Rusya’nın başkenti Moskova’da yapılan Dünya Grekoromen Güreş Şampiyonası’nın son gününde Türk Milli Takımı’ndan 96 kiloda Mehmet Özal altın madalya kazandı. Mısırlı Karan Mohammed’i 15–11 yenen Özal, milli takımın gurur kaynağı oldu. Final müsabakasında büyük bir çekişme yaşanırken, güreşçimizin gösterdiği performans sonrasında altın madalya son günde geldi.
Sabah seansında yarı finalde Kübalı rakibi Ernesto Pera ile karşılaşan Özal, müsabakaya iyi başladı ve ilk 30 saniyede üst üste yaptığı oyunlarla 5 puan topladı. Daha kontrollü güreşen Özal, yarı final karşılaşmasını 6–4 sayıyla kazanmayı başardı. Finalde Mısırlı Mohammed ile altın madalya için karşılaşan Mehmet kariyerindeki ilk dünya şampiyonluğunu kazanmış oldu.
Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen 47. Dünya Büyükler Grekoromen Güreş Şampiyonası’nda, 96 kiloda Mehmet Özal altın madalya kazandı. Geçen sene Yunanistan'ın Patras şehrinde düzenlenen dünya şampiyonasında da grekoromen stilde tek madalyamızı bronzla yine Mehmet Özal almıştı. Şeref Eroğlu ve Hamza Yerlikaya gibi favorilerin elendiği Rusya'daki şampiyonada Özal, altın madalya kazanarak Türkiye'nin yüzünü güldürdü.
Özal şampiyonada sırasıyla Yunanlı Georgios’u 3–1, Gürcü Nozadze’yi tuşla yendi. Çeyrek finalde Özbek Cheglakov’u 6–1 ve yarı finalde ise geçen yıl kaybettiği Kübalı Ernesto Pena’yı 6–4 yenerek finale adını yazdırdı. Finalde Mısırlı Karan Muhammed ile karşılaşan Mehmet Özal, müsabakaya çok kötü bir başlangıç yaptı. İlk 30 saniyede verdiği puanlarla bir anda 5–0 yenik duruma düşen Mehmet Özal, daha sonra toparlanarak 6–5 öne geçti. Bu üstünlüğünü müsabaka sonuna kadar korumayı başaran Mehmet Özal, 15–11 galip gelerek dünya şampiyonluğuna ulaştı. Mehmet Özal’a madalyasını FILA Genel Sekreteri Michael Boson taktı.
Müsabaka sonrası büyük bir sevinç yaşayan ve 2 Türk bayrağıyla minderde tur atarak seyircileri selamlayan Gazi Üniversitesi’nde doktora oğrencisi olan Mehmet Özal amacının olimpiyatlarda da aynı başarıyı göstermek olduğunu söyledi. Özal, “Madalyamı ülkeme, beni seven, destekleyen ve emek verenlere, Gazi Üniversitesi’ne, Ankaralılara, hemşehrilerime armağan ediyorum. Aileme ve vatanıma sevgilerimi gönderiyorum.” dedi. Final müsabakasını izleyen Devlet Bakanı Erdoğan Toprak da müsabaka sonrası Mehmet Özal’ı tebrik etti. Mehmet Özal’ın, Dünya Şampiyonası’na gelirken kendisine altın madalya sözü verdiğini ifade eden Bakan Toprak, “Verdiği sözü tuttu. Türkiye’nin gururu oldu.” diye konuştu.
Dün sona eren şampiyonada Rusya takım halinde birinci (45 puan), Gürcistan ikinci (27 puan) ve Kuba üçüncü (26 puan) oldu. Türkiye ise altıncı (21 puan) sırada yer alabildi.
Yeni başkan Türk dostu
Gençlik ve Spordan sorumlu Devlet Bakanı Erdoğan Toprak, yeni FILA Başkanı Raphi Martinetti ile dün Moskova’da görüştü. Toprak, “FILA’nın başında artık değerli bir dostumuz var.” dedi. Bakan Toprak, görüşme sırasında, “FILA’nın başında artık Türkiye’yi yakından tanıyan değerli bir dostumuz var. Bunun anlamı, artık haklarımızın elimizden alınamayacağıdır. Onun görevi döneminde, hakemlerden şikayetler eminim ki ortadan kalkacaktır.’’ şeklinde konuştu.
Martinetti de görüşmede, seçiminde Türkiye’nin de kendisini desteklemesine teşekkür etti ve, ‘‘Türkiye, dünya güreşinde öncü rol üstlenmeli çünkü siz bu alanda çok güçlüsünüz.’’ dedi.
Grekoromen stil korunacak
Martinetti, Bakan Toprak’ın, grekoromen stilin olimpiyat oyunlarından çıkarılmasına karşı çıkılması gerektiği yolundaki isteğine de, ‘‘Benim de amacım grekoromenin olimpik spor olarak kalmasını ve bir daha böyle bir konunun asla gündeme gelmemesini sağlamak.’’ dedi. Bakan Toprak da, ‘‘Biz, Türkiye olarak, branş sayısı ne kadar fazla olursa, olimpiyatların o kadar renkli olacağı görüşüne sahibiz.’’ diye konuştu. Martinetti, serbest stilde bazı kural değişiklikleri için çalışacaklarını, ancak grekoromende kural değişikliklerine gerek olmadığını belirtti. Grekoromen stilde sporcuların hareket imkanlarının serbeste göre sınırlı olduğunu dile getiren Martinetti, hareket olanaklarının çok geniş olduğu serbest stilde kural değiştirmenin bu nedenle mümkün olduğunu anlattı.
Bülent Karadaş
/ Moskova
23.09.2002
Kartal, kan kaybediyor
UEFA Kupası 1. tur ilk maçında Sarajevo maçında taraftarını üzen Beşiktaş, Trabzonspor’la da kendi sahasında golsüz berabere kaldı.
Karşılaşmada iki takım da vasat bir oyun ortaya koydu. Beşiktaş, ilk 45 dakikada rakibine oranla daha atak bir görüntü çizdi. Orta alanda yaptığı presle bu bölgede üstünlüğü ele geçiren Siyah–Beyazlılar, özellikle kanatlardan yaptıkları ataklarda Ahmet Dursun ve Pancu’yu topla buluşturmaya çalıştı. Beşiktaş, son paslarda ve vuruşlarda başarılı olamadı.
Trabzonspor ise öncelikle gol yememeyi amaçlayan bir oyun sistemiyle sahaya çıktı. Savunmasında Beşiktaş forvetine gol şansı tanımayan Bordo–Mavililer, geliştirdikleri ani ataklarla rakip kalede gol aradı. İlk yarının en net ve kritik pozisyonunu Bordo–Mavili takım yakaladı. Ceza sahası önünden topa sert vuran Fatih Tekke’nin şutu direkte patladı. Her iki takım ikinci yarıda da taktiksel anlamda bir değişikliğe gitmedi. Beşiktaş, ilk 45 dakikadaki rakibine kurduğu üstünlüğü ikinci yarıya taşıyamadı.
Trabzonspor, Beşiktaş’ın bu ürkek tavrından da cesaret alarak ikinci yarıda bir çok pozisyon buldu, ancak bunları tehlikeye dönüştüremedi.
Siyah–Beyazlı taraftar, maçın son dakikalarına doğru galibiyetten umudunu kesince, futbolcular aleyhine tezahuratlarda bulundu. Her iki takımın atakları 90. dakikaya kadar gol getirmeyince oyun başladığı gibi sona erdi.
Maçtan sonra bir açıklama yapan Teknik Direktör Lucescu, “İlhan Mansız takıma katılınca, Ahmet Dursun’u sağda oynatmak istiyorum. O da belki zihinsel olarak henüz sağda oynamaya alışkın değil ama çalışarak, bunu da gerçekleştireceğiz.” dedi.
Romen çalıştırıcı, Sarajevo maçı sonrası soyunma odasında yaşananların basına yansımasıyla ilgili olarak, “Soyunma odasında olanların orada kalması gerekiyor. Ahmet Yıldırım, şimdilik PAF takımla çalışacak. Yeniden takıma dönmesine de, uygun görürsem ben karar vereceğim.” diye konuştu. Lucescu, ligde ve UEFA Kupası 1. tur ilk maçında Sarajevo maçında başarısız bir grafik çizen ve hatalı goller yiyen kaleci Cordoba’yı, Trabzon karşısında yedek soyundurdu.
Hakan Şükür alınmıyor
Beşiktaş Asbaşkanı Yıldırım Demirören, Hakan Şükür'ün transfer edileceği söylentilerini yalanladı. Demirören, Hakan'la hiç görüşmediklerini söyledi. Maçın devre arasında ısınırken formasını sırtına dolayan Nouma'yı Asbaşkan Yıldırım Demirören, sahaya inerek uyardı. Fransız futbolcu oyuna girer girmez eski takım arkadaşı Erman Güraçar ile sarılırken, maç sonunda Bushi ile kavga etti.
23.09.2002
Beşiktaş’ın forveti SOS veriyor
Siyah–Beyazlı takımın Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Trabzonspor önüne Pancu ve Ahmet Dursun ikilisiyle çıktı.
Kaan Dobra’yı sağ kanatta görevlendirip, forvetin arkasına da Sergen’i monte etti. Trabzonspor, karşısında gol geciktikçe Romen hocanın endişesi de arttı. Maçın son 34 dakikasında Nouma’yı oyuna sürüp Kaan Dobra’yı çıkartarak forveti üçledi. Ancak bu üçlü arasında paslaşma zaafları kendini gösterince, gol yollarında Kartal’ın sesi çıkmadı.
23.09.2002
Mücadele var, futbol yok
Tribünlerde bir bahar şenliği var. Sarajevo maçında hasretle yad ettiğim o eski İnönü şarkıları bütün ihtişamıyla geri dönmüş. Hem rakibin mazisine duyulan saygı, hem de Beşiktaş taraftarının takımına sahip çıkma güdüsü tribünleri kıpır kıpır yapmış.
Başımı kaldırıp karşımdaki kapalı tribüne baktığımda boydan boya bir nostalji şenliğiyle göz göze geliyorum. Bir ucunda 1903, bir ucunda 2003 tarihlerinin yazılı olduğu 60–70 metrelik pankartın üzerindeki fotoğraflarla 100 yıllık tarih özetlenmiş. Bu his ve sorumluluk ikliminde sahaya çıktı Beşiktaşlı futbolcular. Trabzonspor’un çizgili forma tercihi çok etkileyiciydi. Ancak Bordo–Mavili taraftarların kale arkasında oluşturdukları minicik topluluk hüzün vericiydi. İstanbul’daki maçlarda Trabzonspor’un böyle tribün fukaralığı yaşadığını hatırlamıyorum.
Mircea Lucescu, pozitif hisler beslediğim bir hoca. Görev ihmali yapan futbolculara karşı sanılanın aksine toleranssız. Sahada verimliliği yakalamak için bitmeyen bir arayışın içinde. Dün de Sarajevo maçında iki hatalı gol yiyen Cordoba’ya kesik atmıştı. G.Saray’da iken genelde yedek kulübesinde sükunetle oyunu takip ederdi. Dünkü maçta dikkatimi çekti. Yerinde duramıyordu, her an patlamaya hazır bir barut fıçısı gibiydi. Kah hakeme, kah oyuncularına veriştirip durdu. Sinan Engin ise bir başka alemdi. İlk dakikalarda yan hakeme sürekli taktik verdi. Rakibin zaman çaldığını anlata anlata bitiremedi.
Maçın kolay geçmeyeceği baştan belliydi. Çünkü iki takımda da savunma dürtüsü ön plandaydı. Beşiktaş, Sarajevo sürprizinin tedirginliği yüzünden defanstan ileriye adam çıkartmakta çekimser kalıyordu. Trabzonspor ise tecrübe dezavantajına karşılık enerjik kadrosuyla Beşiktaş’ın etkili top yapan ayaklarını kilitlemeyi başardı. Aurelio, Sergen’i 90 dakika boyunca gözetim altında tuttu. Yasin, oyuna açılım getirmeyi beceremedi. Pancu, Ahmet Dursun ve Kaan Dobra, etkili noktalarda topla buluşma bahtiyarlığını yaşayamadı.
Trabzonspor’da Fatih ve Mehmet Yılmaz ikili forvet oynuyordu. Ancak Samet Aybaba’nın gizli golcüsü Gökdeniz’di. Bu oyuncu Trabzonspor’un her atağa kalkışında, Beşiktaş defansının arkasına bir ok gibi fırlıyordu. Etkili de oluyordu. Beşiktaş’ın daha baskılı oynadığı ikinci yarıda bu taktik sekteye uğradı.
Dün gördük ki Trabzonspor mücadele yönü çok güçlü bir takım. Ne var ki ofansif düşünce henüz gelişmemiş. Ligde dördüncü beraberliklerini aldılar. Birilerinin Samet Aybaba’ya 2 puan sisteminin çoktan tarihe karıştığını hatırlatması lazım. Çünkü, böyle bir futbol mantalitesine 3 puan sisteminde yer yok. Fatih’in sakatlanıp çıkması buna karşılık Pascal Nouma’nın tribünlerin büyük desteği altında sahaya girmesi oyunda kırılma noktası olabilirdi. Çünkü bu iki oyuncu psikolojik açıdan takımlarının en etkili silahları. Trabzonspor, Beşiktaş’ın baskısına boyun eğmedi. Kaleci Petkoviç zor toplar çıkardı. Maçın golsüz sona ermesi yavan futbolun en bariz göstergesiydi.
Şampiyonlar Ligi’nde yarın Barcelona ile karşılaşacak olan G.Saray, iki gündür Florya’ya kapandı. Teknik Direktör Fatih Terim, oyuncularına bu zorlu karşılaşmanın taktiğini adeta ezberletiyor. Barca dün İstanbul’a geldi.
Şampiyonlar Ligi ilk maçında Lokomotiv Moskova’yı deplasmanda 2–0 yenen G.Saray, yarın evinde oynayacağı Barcelona’yı da yenerek, grubundan çıkma yolunda büyük bir avantaj yakalamak istiyor. Teknik Direktör Fatih Terim bu zorlu karşılaşma öncesi Sarı–Kırmızılı futbolcuları iki gün önceden Florya Tesisleri’nde kampa aldı. Tesislerdeki cep sinemasında oyuncularına Barcelona’nın oynadığı son lig ve Şampiyonlar Ligi maçlarını izletiyor. Tecrübeli çalıştırıcı, taktik antrenmanlarında da İspanyol takımının zayıf ve güçlü yönlerine göre oynatmayı planladığı maç taktiğini oyuncularına uygulatıyor.
Lokomotiv Moskova maçında Arif’i tek forvet oynatan Terim, yarınki maçta ise bu oyuncunun yanında Christian’ı oynatacak. Sağ kanatta verimli olamayan Ümit Davala ise orta sahaya çekilecek ve Muhammed Sarr bu mevkide forma giyecek.
Barca geldi, golcü Riquelma yok
G.Saray’ın Şampiyonlar Ligi (H) Grubu’nda yarın karşılaşacağı İspanya’nın FC Barcelona takımı dün akşam İstanbul’a geldi. Futbolculardan Patrick Kluivert, G.Saray’da en çok Hasan’dan çekindiklerini söyledi. Barcelona’nın 23 milyon dolara Arjantin’in Boca Junior takımından transfer ettiği Riquelme, sakatlığı nedeniyle İstanbul’a getirilmedi.
Bu arada G.Saray’ın yarın Barcelona’yla yapacağı maçı İtalyan hakem Domenico Messina’nın yöneteceği açıklandı. Teknik Direktör Fatih Terim bugün bir basın toplantısı düzenleyecek.
28 Eylül, Cumartesi: Trabzonspor – Samsunspor, Ankaragücü – Beşiktaş, Denizlispor – Adanaspor ve Diyarbakırspor – Adanaspor maçları saat 19.00’da.
29 Eylül, Pazar: Malatyaspor – Altay maçı saat 15.30’da. Göztepe – Bursaspor maçı saat 16.30’da. Gaziantepspor – G.Birliği ve F.Bahçe – Elazığspor maçları saat 19.00’da.
23.09.2002
Tugaylı B.Rovers Leeds’i devirdi
İngiltere Premier Ligi’nde Tugay’ın 90 dakika başarıyla mücadele ettiği maçta Blackburn Rovers, kendi seyircisi önünde Leeds United’ı 1–0 yendi. Blackburn’un tek golünü 24. dakikada Flitcroft attı. Tugay, 90 dakika boyunca, etkili oyunu ve attığı paslarla teknik direktör Graham Souness’ın gözüne girdi.
İnter’deki lejyonerimiz Okan ise Emre’nin sakat olduğu haftada Hector Cuper tarafından, Reggina deplasmanında ilk 11’de sahaya çıktı ve kendisine verilen şansı iyi kullandı. İnter’in Reggina’yı 2–1 yendiği maçta 70 dakika oyunda kalan Okan, 63. dakikada yüzde yüzlük bir golü kaçırdı. Inter’in deplasmandaki gollerini 6. dakikada Vieri ve 2. yarının uzatmalarında son saniyelerde Recoba kayderken, Reggina’nın tek golü 90. dakikada penaltıdan Japon Nakamura’nın ayağından geldi. İngiltere’de ise Alpay’ın oynamadığı maçta Aston Villa, kendi evinde Everton’ı 3–2 yendi. Bülent Akın’ın takımı Bolton Wanderers, Arsenal deplasmanında 2–1 mağlup oldu. Bolton’da, eski tanıdık Jay Jay Okocha 66. dakikada oyuna girdi. Alman Ligi Bundesliga’da ise Erhan Albayrak’ın takımı Arminia Bielegeld, deplasmanda Stutgart’a 3–0 yenildi.
23.09.2002
Kocaelispor, evinde İstanbul’a yenildi
Sezon başından bu yana puana hasret kalan Körfez ekibi, tam bir puanı aldım derken sahadan yine boynu bükük ayrıldı. 70 dakika 10 kişi oynayan İstanbulspor, 89. dakikada İlker'in attığı golle deplasmandan üç puanla ayrılmasını bildi.
Kocaelispor, 5 haftadır süren talihsizliğini dün de kıramadı ve İstanbulspor'a 89. dakikada yediği golle 1–0 mağlup oldu. Birinci Süper Futbol Ligi’nde Kocaelispor ile İstanbulspor arasında yapılan karşılaşmanın ilk yarısı 0–0’lık eşitlikle sonuçlandı. Kocaelispor, sezon başından bu yana puan alamayışının getirdiği tedirginlikle başladığı karşılaşmada, savunmada iyi organize oldu ve rakibinin kontrataklarını önledi. Forvette görev yapan Cenker ve Lazarov ise gol için gereken pasları alamadı. Konuk İstanbulspor da savunma güvenliğini ön planda tutan bir anlayışla sahaya yayıldı. İleride, özellikle Mehmet’in sağ kanattan taşıdığı toplarla etkili olmak isteyen konuk ekip de ilk yarıda gol kaydedemedi. İkinci yarıdaki vasat futbol da gol getirmez denirken, 89. dakikada İlker, İstanbulspor'a 3 puan getiren golü kaydetti.
İzmir ekibi, Denizlispor önünde devreyi 1–0 yenik kapadı. İkinci yarıda fırtına gibi esen Siyah–Beyazlılar, Ahmet (2) ve Oktay'ın golleriyle sahadan galip ayrıldı. Denizlispor'un tek golü İlyas'tan geldi.
Süper Lig'in 6. haftasında UEFA Kupası'nda Türkiye'nin gururu olan Denizlispor'u ağırlayan Altay, ikinci yarıdaki oyunuyla maçtan 3–1 galip ayrılmasını bildi.
Karşılaşmanın ilk yarısının bitimine 3 dakika kala İlyas ile 1–0 öne geçen Denizlispor devreyi galip kapadı ama maçı mağlup bitirdi. Maça katı defans sistemiyle başlayan Denizlispor, yakaladığı fırsatları değerlendiremedi. İlk yarı tek bir pozisyon yakalamayan Altay, Denizlispor karşısında ikinci yarıda tek kale oynadı. 53. dakikada Ahmet ile skoru eşitleyen (1–1) Siyah–Beyazlılar, 62. dakikada yine bu oyuncu ile öne geçti: 2–1. Karşılaşmada perdeyi kapatan golü 73. dakikada Oktay ağlara gönderdi: 3–1.
Maçtan sonra büyük sevinç yaşayan Altaylıların sevinci soyunma odasına kadar sürdü. Eski ve yöneticiler soyunma odasına gelerek futbolcuları ve teknik heyeti kutlayarak beraber ‘Altay Marşı’ söyledi.
Maçtan sonra Altay Teknik Direktörü, karşılaşmanın ilk yarısında çok kötü bir oyun sergilediklerini, ikinci yarı ise gerçek Altay gibi mücadele ettiklerini söyledi. Denizlispor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay da maçın ikinci yarısında kötü oynadıklarını ve mağlubiyeti hak ettiklerini ifade etti.
Mustafa Yüksel
/ İzmir
23.09.2002
Kick-boks’ta dünyayı dövdük!
İtalya’nın Caorle kentinde yapılan Kick-Boks Dünya Şampiyonası’nda, 5 sporcumuz altın madalya kazandı.
Kick–Boksçularımız, İtalya’nın Caorle kentinde yapılan Kick–Boks Dünya Şampiyonası’nda, minderde rakiplerinin tozunu atarak, 5 altın madalya kazandılar. Genç bayanlar Semi Contact kategorisinde, 55 kiloda Serap Atalay, genç erkekler 71 kiloda ise Özgür Kaygusuz, dünya birincisi oldu. Büyükler Full Contact kategorisinde ise 75 kiloda Serhan Yılmaz, 54 kiloda Mesut Arslan, 60 kiloda Mustafa Kartop ve 67 kiloda İbrahim Çiçek şampiyonada altın madalya kazandılar. Ayrıca Uygur Ölce, Uğur Yıldız ve Emine Aksoy, dünya ikincisi olurken; Ayşe Şanlı, Kıymet Karpuzoğlu, Hüseyin Oflu, Birol Topuz, Mustafa Aktaş, Ertuğrul Ergezer, Yetkin Akın, Taşkın Kahveci, Mehmet Torun Hakan Demiray, Cemal Daşdan ve Sibel Çilli dünya üçüncülüğünü elde etti.
23.09.2002
Şenol Güneş Varşova’ya gitti
UEFA 5. Milli Takım Teknik Direktörleri Konferansı’na katılacak Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş ile menajer Can Çobanoğlu, Varşova’ya gitti.
Polonya’nın başkenti Varşova’da 23–25 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek toplantıya ayrıca, Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy’un teknik başdanışmanı Gündüz Tekin Onay’ın da katılacağı açıklandı.
Konferansta, 2002 Dünya Kupası’nın teknik analizinin yapılacağı ve 2004 Avrupa Şampiyonası hakkında teknik konuların görüşüleceği bildirildi.
23.09.2002
Başkent derbisinde gülen A.Gücü oldu
Ligin fırtına ekibi G.Birliği, başkent derbisinde A.Gücü’ne tek golle teslim olarak ilk yenilgisini aldı. A.Gücü’nün golü Augustine’den geldi.
Süper Lig başkent derbisinde A.Gücü, G.Birliği’ni 1–0 yendi.
Hafta içinde yaptığı UEFA Kupası 1. tur maçında İspanyol CD Alaves takımına 2–1 yenilen A.Gücü, haftaya lider giren G.Birliği önünde güzel bir futbol sergiledi. Hafta içinde Avrupa kupasında oynadığı karşılaşmanın yorgunluğunun izlerini taşıyan A.Gücü, başkent derbisinde güçlü rakibini devirdi.
Karşılaşmanın ilk pozisyonunu 28. dakikada A.Gücü yakaladı. Bu dakikada İsmet–Augustine ve Hüseyin paslaşmasında en son topla buluşan Hüseyin, kaleci Gökhan ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda sert vurdu. Meşin yuvarlak kalecide kaldı. İlk yarı 0–0 sona erdi. İkinci yarıya A.Gücü hızlı başladı. Sağlı sollu ataklarla G.Birliği kalesini ablukaya alan Sarı–Lacivertliler, arzuladığı gole 68. dakikada kavuştu. Baidoo'nun savunmadan çıkardığı uzun topu önünde bulan Augustine aşırtma bir vuruşla takımını 1–0 öne geçirdi. Karşılaşma da bu skorla sona erdi.
Fuat Özçelik
/ Ankara
23.09.2002
Fener'de gözler Lorant'ın raporunda
Malatyaspor maçı sonrası yaşanan olağanüstü dönemde, yönetimin somut bir karar almaması gözleri bugün yapılacak olan toplantıya çevirdi. Yönetimin, daha önce askıya aldığı Lorant’ın raporu doğrultusunda radikal kararlar alması bekleniyor.
Yönetim, takımın yeni bir oluşum ve yeni bir başlangıç yapması için düzensiz futbol ve özel yaşantısı olan oyuncuları cezalandıracağı ileri sürüldü.
Lorant sakatlandı!
F.Bahçe’de as futolcular iki gün izin yaparken, performansları yetersiz görülen futbolcular Yusuf, Abdullah, Oktay, Cem, Ali Akdeniz, Tuncay, Volkan ve Oğuz çalışmalarını dün yaptıkları idmanla sürdürdü. Yapılan antrenmana belindeki ağrı nedeniyle tedavi olduğu bildirilen Teknik Direktör Werner Lorant katılmazken, idman antrenörler Oğuz Çetin ve Nurettin Yıldız yönetiminde gerçekleştirildi.
Bu arada dün oynanan PAF Ligi’nde Fenerbahçe, ezeli rakibi Galatasaray ile 1–1 berabere kaldı. Karşılaşmayı Başkan Aziz Yıldırım ve bazı yöneticilerin yanı sıra Teknik Direktör Werner Lorant da izledi. Dereağzı'nda oynanan ve 2 bin kişinin izlediği maçta taraftarlar kendilerine daha önceki bir açıklamasında ‘çapulcu’ diyen yönetici Atilla Kıyat’ı protesto etti.
23.09.2002
Ülker, başkentte şampiyon oldu
1. Başkent Basketbol Turnuvası’nın final maçında Ülkerspor, Türk Telekomspor’u 86–67 yenerek birinciliği kazandı. Turnuvada Türk Telekomspor ikinci olurken, Rusya’nın Dinamo Moskova takımı da üçüncülüğü aldı.
Karşılaşmanın ilk yarısını da Turuncu–Yeşilliler 51–26 önde kapadı. Ülkerspor’da Booker attığı 18 sayıyla yıldızlaşırken, diğer ABD'li Blair de 16 sayı attı. Ankara ekibi Türk Telekom ise Ülkerspor karşısında tutunamadı. Turnuvada ilk 3 sırayı alan takımlara ödüllerini TSYD Ankara Şubesi Başkanı Metin Gören verdi. Faal Basketbol Hakemleri Derneği Başkanı Haluk Yeşiloğlu da katılan takımlara birer plaket hediye etti.