İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
26.10.2002
Cumartesi
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 
 

YAZARLAR


ALİ ÇOLAK a.colak@zaman.com.tr
 

Siyasi partiler kültür ve sanata nasıl bakıyor?

Türkiye, bir hafta sonra seçime gidiyor. 3 Kasım’da, ülkeyi yönetecek yeni iktidar belirlenecek. Seçim sürecine girileli beri, siyasi partiler meydanlarda ekonomik ve sosyal konulardaki vaatlerini sıralıyor.


Bu uçuk kaçık ve hakikaten cezbedici vaatler arasında, her zaman olduğu gibi yine kültür ve sanat konuları ne yazık ki yer almıyor. İnsanlarının büyük bölümü açlık sınırında bulunan ve işsizlikle boğuşan bir ülkede, vaatler doğal olarak daha çok ‘karın doyurma’ konusuna odaklanıyor. Başka türlüsünü beklemek, zaten hayal olurdu. Fakat evrensel şartlarda ve kaliteli bir yaşam standardı için ‘karın doyurmak’ kadar, kültür ve sanat alanında geliştirilecek temel politikalara, özellikle de özgürlükçü yaklaşımlara ihtiyaç var. Gelmiş geçmiş tüm iktidarların, programlarının en sonuna bıraktıkları ve ellerinin ucuyla tuttukları kültür sanat konularında, ülkeyi yönetmeye talip siyasi partilerin ne düşündüğünü, muhtemel bir iktidarda neler yapacaklarını, ancak partilerin seçim beyannamelerinden öğrenmek mümkün. Seçim günü oy vereceği partiyi onun kültür sanat politikasına ve vaatlerine bakarak belirleyecek kaç seçmen vardır bilinmez; ama ülkeyi yönetmeye talip partilerin görüşlerini bilmek, sanırım hepimizin hakkıdır. Partilerin seçim beyannamelerinde, dünya görüşlerine ve temel politikalarına uygun olarak kültür–sanat alanındaki düşünceleri de yer alıyor. Alışık olduğumuz ‘cek ve cak’ ekleriyle biten bu vaatler, aslında kağıt üzerinde hoş duruyor. Uygulamada nelerle karşılaşacağımızı ise bekleyip görmekten başka çaremiz yok sanırım.

Partilerin kültür sanat politikalarına ve vaatlerine bakıldığında, en bariz farkın ‘devletçi ve korumacı’ anlayışla ‘liberal’ söylemde odaklandığını görüyoruz. AK Parti, CHP, DSP, MHP ve YTP kültürde devletçi korumadan ve ‘geliştirme’den yana politikalar öngörüyor; ‘milli/ulusal’ bir çizgiyi benimsiyor. AK Parti, “Milli kültürdeki esas yapı, üslubu korunarak evrensel değerlerle milli kültür arasındaki etkileşim en üst düzeye çıkartılacak.” derken, CHP “Anadolu kültür mirasına sahip çıkacağını” vaat ediyor. DSP, ‘ulusal sinemayı desteklemeyi; opera, bale ve klasik müziği halka sevdirmeyi’ ilke ediniyor. MHP ise ‘Milli kültür endüstrisi’ kurmayı düşünüyor; ‘Türk mimarisi, musikisi, tiyatrosu, sineması ve edebiyatının korunması ve geliştirilmesinin devlet politikası haline getirilmesini’ hedefliyor. YTP de sinema ve tiyatroyu destekleyecek, ‘eğitimin her aşamasında’ kültür ve sanata yer verecek. Liberal söylemi seslendiren partiler ise LDP, BBP, SP ve kısmen DYP. Besim Tibuk’un LDP’si, “Devletin tüm sanat faaliyetlerine son verilecek.” diyor. Milliyetçi ve muhafazakâr bir çizgide olmalarına rağmen BBP ve SP’nin liberal ve özgürlükçü vaatleri gerçekten ilginç. BBP, “Sivil kültürel kurumlara mevzuat kolaylığı yoluyla tam serbestlik sağlanacak.” derken SP, ‘kültür sanat faaliyetlerini ifade özgürlüğü çerçevesinde serbest bırakmayı’ vaat ediyor ve “Devlet, kültür sanat üretmeyecek.” diyor. DYP ise ‘devletin kültür politikasının revize edilip AB standartlarına uygun hale getirilmesini’ düşünüyor; bir yandan da devlet tiyatroları, opera ve orkestraların özerkleştirilmesini ilke ediniyor.

Seçim beyannamesinde “Türkçe” konusuna yer veren partiler ise DSP, MHP ve CHP. “Türkçe, yabancı dillerin etkisinden korunacak” vaadi DSP’nin bildirgesinde yer almış. CHP ise “Türk dilinin korunması, geliştirilmesi, tarih araştırmalarının yaygınlaştırılması için” bir kurum oluşturulacağını söylüyor. MHP de “Türkçenin doğru kullanılmasını özendirmeyi” planlıyor. “Kitap”a özellikle vurgu yapan partiler ise AK Parti, ANAP ve YTP. AK Parti, “kitabın hayatımızdan her gün biraz daha uzaklaşmasıyla öncelikle mücadele etmeyi”, ANAP, “kitap basımı, sinema ve müzik eserlerinin üretimini desteklemeyi, YTP “kitabı KDV kapsamından çıkararak, kağıda, kitapçıların ulaşım masraflarına sübvansiyon sağlamayı” vaat ediyor. Kültür sanat dünyasının sorunlu alanı telif hakları konusu ise BBP, DSP ve DEHAP’ın bildirgesinde özellikle vurgulanıyor. MHP, YTP, DYP ve DEHAP, sanatçılara sosyal güvence sağlamayı vaat ediyor. CHP, sansüre en açık karşı çıkan parti. Yerel yönetimlerin kültür sanat faaliyetlerinde aktif hale getirilmesi konusunu ise AK Parti, BBP, DYP önemsiyor.

Türkiye, ‘vaat’lerle ‘uygulama’ların birbirini tutmadığına alışık bir ülke. Türk siyasetçileri de ‘vaat’lerini ‘uygulama’ya dönüştürme konusunda doğrusu temiz bir sabıka kaydına sahip değiller. Kağıt üstünde ‘hoş’ duran bu vaatler, ‘gerçek hayata’ nasıl yansır, bilinmez. Kültür–sanat alanında kafa yoran, bu ülkeden evrensel ölçülerde sanatçılar yetişmesini, sanat ürünleri ortaya çıkmasını arzu eden insanların beklentisi, kültürde ve sanatta ideolojik tutumların, üretimin önündeki siyasi ve keyfi yasakların ortadan kalkması. Üzerinde yaşadığımız toprakları önemseyen, çoksesliliğe açık kültür politikalarının oluşturulup hayata geçirilmesi... Bunun için de, bizi yönetmeye talip olan siyasilerin, en başta, kültür ve sanatın ‘karın doyurmak’ kadar hayati önem taşıdığını kabul etmeleri, bu bilinçte olmaları gerekiyor. Yoksa değişen hiçbir şey olmayacak ve biz bir sonraki seçimde yine özenle yazılmış seçim bildirgelerinden parlak vaatler okumaya devam edeceğiz.


26.10.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (19.10.2002) - Gökyüzünden doğru gelirler öldürmeye çocukları

> (12.10.2002) - Hoş geldin Müteferrika!

> (05.10.2002) - Yazarlar gizemini yitiriyor mu?

> (28.09.2002) - Bu ne yaman çelişki Ahmet Altan?

> (14.09.2002) - İçinden güz güneşi geçen yazı

> (07.09.2002) - Bilişimse, bilişelim...

> (31.08.2002) - Yalın şeylerin ardında

> (17.08.2002) - İyidir, kadınların çay şöleni!

> (10.08.2002) - ‘Kendine iyi bak’, benden sana fayda yok!

> (03.08.2002) - Sadako’nun kağıtları turna kuşları




GAZETE SAYFALARI


 




Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.