|
Prodi ile Verheugen’in suratları neden sirke satıyordu?
Dün Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Romano Prodi ile Komisyon’un genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen pek bir neşesizdi, suratlarından düşen bin parçaydı.
AB’yi takip eden gazetecilerin gözünden kaçmadı iki üst düzey bürokratın sıkıntılı halleri. Geçtiğimiz salı günü Lüksemburg’da yapılan Genel İşler Konseyi’nde etrafa gülücükler dağıtan Verheugen’in yerinde sinirli, gazetecileri tersleyen bir komiser vardı bu kez. Oysa her ikisinin de mutlu olması için çok sebep vardı. Genişleme Zirvesi büyük bir başarı ile sonuçlanmış, Ortak Tarım Politikası’ndaki sorunlar giderilmiş, genişlemenin finansmanına ilişkin pürüzler halledilmişti. Dönem Başkanı Danimarka Kopenhag Zirvesi’ne kadarki 7 haftalık süre içerisinde 10 aday ülke ile üyelik müzakerelerini sonuçlandırma yetkisini Konsey’den koparmıştı.
Basın toplantısında Danimarka Başbakanı Rasmussen’in sağında oturan AB Konseyi Genel Sekreteri ve Yüksek Temsilci Javier Solana ile Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Moller tebessüm ederlerken, masanın diğer tarafındaki Prodi ile Verheugen etrafa sert bakışlar gönderiyorlardı.
İnsanların tabii ki asık suratlı olmak için birçok haklı gerekçeleri olabilir. Ancak ben her iki bürokratın sıkıntılı hallerinde Türkiye’nin de payı olduğunu düşünüyorum. Verheugen zaten sinirli tavırlarının bir kısmının Türkiye yüzünden olduğunu saklamamış. Abhaber internet sitesine yaptığı açıklamada her mahfilde Türkiye’den bahsedilmesine bozulduğunu ve gündeme taşınmasına içerlediğini ilan etmiş. Habere göre bunları anlatırken “vücut dilini” de kullanmış. Türkiye’ye ilişkin kararın Kopenhag’da alınacağını ve bunu birçok kez Başbakan Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel’e aktardığını söylerken el kol hareketleri ile sözlerinin anlamını güçlendirmiş genişleme komiseri.
Verheugen’in haklı olduğu bir konu var. Haftalar öncesinden Brüksel Zirvesi’nde Türkiye’ye ilişkin nihai kararın tartışılmayacağının açıklanmasına rağmen Türklerle ilişkiler yine de toplantının en çok sorulan suallerinden biri haline geldi. Son bir hafta içinde ne olduysa oldu AB liderleri dün arka arkaya Türkiye’ye çok sıcak mesajlar gönderdiler. Daha geçen hafta Almanya’nın Türkiye’ye ilişkin kaygılarının “büyük” olduğu yazılıp çiziliyordu. Ama dün Alman Şansölyesi Gerhard Schröder şaşırtıcı açıklamalar yaptı. Ankara’ya müzakere tarihi verilmesinin yaklaştığını söyleyen Schröder, Türkiye karşıtlarını da kavramları manipüle etmekle suçladı. Yüksek Temsilci Javier Solana, Kopenhag’da Türkiye’ye “iyi haberler vermek istiyoruz” dedi. Yani, bir hafta öncesine kadar Türkiye üzerinde dolaşan kesif bulutlar bir anda dağılmaya başladı.
Komisyon’un bütün olumsuz raporlarına ve gereksiz açıklamalarına rağmen hava Türkiye lehine dönüyor. Kopenhag’dan “Türkiye’ye tarih çıkar mı?” sorusu hâlâ cevapsız ama çıkabileceğine ilişkin işaretlerinin son birkaç günde hızlı bir şekilde arttığını not etmek gerekiyor.
Prodi’nin sıkıntısı da biraz bundan. Sen Zirve’nin başlamasına saatler kala “vakitsiz horoz” misali “Türkiye’ye tarih yok” de ardından hem AB liderlerinden hem de Yüksek Temsilci’den tekzip ye! Kim olsa bozulur bu işe.
27.10.2002
|