İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
27.10.2002
Pazar
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 
 

YAZARLAR


SELÇUK GÜLTAŞLI s.gultasli@zaman.com.tr
 

Prodi ile Verheugen’in suratları neden sirke satıyordu?

Dün Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Romano Prodi ile Komisyon’un genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen pek bir neşesizdi, suratlarından düşen bin parçaydı.


AB’yi takip eden gazetecilerin gözünden kaçmadı iki üst düzey bürokratın sıkıntılı halleri. Geçtiğimiz salı günü Lüksemburg’da yapılan Genel İşler Konseyi’nde etrafa gülücükler dağıtan Verheugen’in yerinde sinirli, gazetecileri tersleyen bir komiser vardı bu kez. Oysa her ikisinin de mutlu olması için çok sebep vardı. Genişleme Zirvesi büyük bir başarı ile sonuçlanmış, Ortak Tarım Politikası’ndaki sorunlar giderilmiş, genişlemenin finansmanına ilişkin pürüzler halledilmişti. Dönem Başkanı Danimarka Kopenhag Zirvesi’ne kadarki 7 haftalık süre içerisinde 10 aday ülke ile üyelik müzakerelerini sonuçlandırma yetkisini Konsey’den koparmıştı.

Basın toplantısında Danimarka Başbakanı Rasmussen’in sağında oturan AB Konseyi Genel Sekreteri ve Yüksek Temsilci Javier Solana ile Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Moller tebessüm ederlerken, masanın diğer tarafındaki Prodi ile Verheugen etrafa sert bakışlar gönderiyorlardı.

İnsanların tabii ki asık suratlı olmak için birçok haklı gerekçeleri olabilir. Ancak ben her iki bürokratın sıkıntılı hallerinde Türkiye’nin de payı olduğunu düşünüyorum. Verheugen zaten sinirli tavırlarının bir kısmının Türkiye yüzünden olduğunu saklamamış. Abhaber internet sitesine yaptığı açıklamada her mahfilde Türkiye’den bahsedilmesine bozulduğunu ve gündeme taşınmasına içerlediğini ilan etmiş. Habere göre bunları anlatırken “vücut dilini” de kullanmış. Türkiye’ye ilişkin kararın Kopenhag’da alınacağını ve bunu birçok kez Başbakan Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel’e aktardığını söylerken el kol hareketleri ile sözlerinin anlamını güçlendirmiş genişleme komiseri.

Verheugen’in haklı olduğu bir konu var. Haftalar öncesinden Brüksel Zirvesi’nde Türkiye’ye ilişkin nihai kararın tartışılmayacağının açıklanmasına rağmen Türklerle ilişkiler yine de toplantının en çok sorulan suallerinden biri haline geldi. Son bir hafta içinde ne olduysa oldu AB liderleri dün arka arkaya Türkiye’ye çok sıcak mesajlar gönderdiler. Daha geçen hafta Almanya’nın Türkiye’ye ilişkin kaygılarının “büyük” olduğu yazılıp çiziliyordu. Ama dün Alman Şansölyesi Gerhard Schröder şaşırtıcı açıklamalar yaptı. Ankara’ya müzakere tarihi verilmesinin yaklaştığını söyleyen Schröder, Türkiye karşıtlarını da kavramları manipüle etmekle suçladı. Yüksek Temsilci Javier Solana, Kopenhag’da Türkiye’ye “iyi haberler vermek istiyoruz” dedi. Yani, bir hafta öncesine kadar Türkiye üzerinde dolaşan kesif bulutlar bir anda dağılmaya başladı.

Komisyon’un bütün olumsuz raporlarına ve gereksiz açıklamalarına rağmen hava Türkiye lehine dönüyor. Kopenhag’dan “Türkiye’ye tarih çıkar mı?” sorusu hâlâ cevapsız ama çıkabileceğine ilişkin işaretlerinin son birkaç günde hızlı bir şekilde arttığını not etmek gerekiyor.

Prodi’nin sıkıntısı da biraz bundan. Sen Zirve’nin başlamasına saatler kala “vakitsiz horoz” misali “Türkiye’ye tarih yok” de ardından hem AB liderlerinden hem de Yüksek Temsilci’den tekzip ye! Kim olsa bozulur bu işe.


27.10.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (20.10.2002) - Brüksel’i sıkıntı bastı

> (13.10.2002) - Yeşil Türkiye

> (06.10.2002) - Eyvah! Türkler yine Viyana kapılarında

> (29.09.2002) - İstatistiklerde halimiz perişan

> (22.09.2002) - Kopenhag yolunda Erdoğan pürüzü

> (15.09.2002) - Yılmaz’ın ardından

> (25.08.2002) - Rehavet, yerini mesaiye bırakırken

> (18.08.2002) - ‘Türkler Allah’ın gazabıdır’

> (11.08.2002) - AB bizi alacak mı?

> (04.08.2002) - Arayı kapatan Türkiye




GAZETE SAYFALARI


 




Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.