İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
04.11.2002
Pazartesi
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 
 

Politika...(Bütün Haberler)

politika@zaman.com.tr

 

AK Parti tek başına iktidar

3 Kasım seçimi, anketlerde öngörüldüğü gibi siyasi tarihimizde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. AK Parti’nin yüzde 34’lük oy oranına karşılık, barajı geçen ikinci parti CHP yüzde 19’da kaldı. Gece saat 24:00 itibarıyla DYP barajın kılpayı altında görünüyordu.

3 Kasım 2002 seçimi, AK Parti’nin ezici üstünlüğü ile sonuçlandı. AK Parti’nin yüzde 34’lük oy oranına karşılık, barajı geçen ikinci parti CHP yüzde 19’da kaldı. Gece saat 24 itibarıyla DYP barajın kılpayı altında görünüyordu. AK Parti yaklaşık 364 milletvekilliği kazanırken, CHP 178 sandalye elde edebildi. Sekiz bağımsız aday da Parlamento’ya girme hakkını kazandı. Geçen seçimde yüzde 15 gibi bir oy alan FP’den kopan AK Parti’nin başarısı Türk siyasi hayatında bir ilk oldu. 1991 seçimlerinden beri hüküm süren koalisyonlar dönemine son noktayı koyan sonuçlar, yüzde 30 bandının aşılması açısından da 80’li yıllara dönüş anlamı taşıyor.

Oy kullanan seçmenin yüzde 45’inin iradesinin Parlamento’ya yansımaması dikkat çekti. Bu sonuçlar ilk dakikalardan itibaren meşruiyet tartışması başlattı. Seçimin diğer önemli sonuçları, merkez sağ partilerin yaşadığı yıkım ve üç buçuk yıl boyunca ülkeyi yöneten koalisyon ortaklarının rekor düzeyde oy kaybederek barajın altında kalmaları oldu. Geçen seçimde yüzde 22,19 ile patlama yapan DSP, yüzde 1,5’lik oy oranına geriledi. Gene 18 Nisan’ın sürpriz partisi MHP 17,8’den 8,5’e kadar irtifa kaybetti. Halk bir önceki seçimde iktidara getirdiği DSP, ANAP ve MHP’den desteğini çekti. Üç partinin bir önceki seçime göre oy kaybı yüzde 70 civarlarında. ANAP yüzde 5 ile tarihi bir hezimet yaşarken, anamuhalefet partisi DYP yüzde 9,5’te kalarak barajı geçmeyi başaramadı.

04.11.2002


 

Liderlerin sandığından CHP çıktı, Erdoğan kendi sandığında da fark attı

Siyasi parti liderlerinin oy kullandığı sandıklardan ezici bir çoğunlukla CHP birinci parti olarak çıktı. CHP lideri Deniz Baykal ve AK Parti lideri R. Tayyip Erdoğan oy kullandıkları sandıklarda birinciliği kaptırmadı.

CHP, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın, YTP Genel Başkanı İsmail Cem’in, Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün yanı sıra Genelkurmay 2. Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ile Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Cumhur Asparuk’un, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Tufan Algan’ın, TBMM Başkanı Ömer İzgi’nin, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin’in oy kullandığı sandıklarda birinci parti oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Üsküdar’da oy kullandığı 2156 no'lu sandıktan ise kendi partisi birinci çıktı. Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan’ın oy kullandığı Beykoz Çubuklu Atatürk İlköğretim Okulu’ndaki sandıktan ise en çok oyu AK Parti aldı. DEHAP Genel Başkanı Abbasoğlu’nun oy kullandığı sandıkta ise DEHAP birinci çıktı.

Sandık mesajları umut doluydu

Siyasi parti liderleri oy kullanırken yaptıkları açıklamalarda ortak bir söylem kullanarak iyi niyet ve “hayırlı olsun” mesajları verdiler. Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, oylarını Çankaya Oyak Sitesi'ndeki Ahmet Andiçen İlköğretim Okulu’nda kullandılar. Vatandaşlarca alkışlanan Sezer ve eşi, kuyrukta beklemeyerek oy kullanacakları 2155 numaralı sandığın bulunduğu sınıfa geçtiler. Sezer okuldan ayrılırken vatandaşlar tarafından alkışlarla uğurlandı.

Erdoğan: Tek başına iktidarız

AK Parti Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan, oyunu Üsküdar Burhaniye İlköğretim Okulu’nda kullandı. Erdoğan, oy kullandığı okuldaki kalabalık tarafından “Başbakan Tayyip” sloganlarıyla karşılandı. 2181 no’lu sandıkta oyunu kullanan Erdoğan, “Ülkemiz ve demokrasimiz için hayırlı olsun; insanlığa barışa ve sevgiye vesile olsun diyorum.” dedi. “Nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?” şeklindeki soruya Erdoğan, “İnşallah çok büyük bir başarı bekliyorum. Tek başına iktidar bekliyorum.” diye cevap verdi.

DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit, Or–An'daki Perihan İnan İlköğretim Okulu’nda oy kullandı. Ecevit çifti, okulun bahçesinde vatandaşlarla tokalaştı. 2465 no’lu sandıkta önce Başbakan Ecevit daha sonra da eşi Rahşan Ecevit oyunu kullandı. Bir İtalyan televizyonu muhabirinin seçimlerden neler beklediğini sorması üzerine Ecevit, “Seçimlerden demokrasimizin daha güçlenmiş olarak çıkacağına inanıyorum” dedi.

Baykal: Mutluyum

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, oyunu mezun olduğu Antalya Lisesi’ndeki 260 no'lu sandıkta kullandı. Oy pusulasını alırken kimliğini ve seçim belgesini göstermeyi unutan Baykal, kimliğini ve seçim belgesini sandık görevlisine oyunu kullandıktan sonra gösterdi. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Baykal, “Kesin sonuç belli olmadan bir açıklama yapmayacağım. Benim için çok mutlu bir gün; mezun olduğum okulda oy kullanmam beni çok mutlu etti.” diye konuştu. DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, oy kullanacağı Sarıyer Yeniköy İlköğretim Okulu’na saat 09.45 sıralarında, eşi Özer ve küçük oğlu Berk Çiller ile geldi. Ardından kayıtlı olduğu 1640 numaralı sandığın bulunduğu sınıfa geçen Çiller, oy kullandıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “Ülkemiz için çok önemli bir seçim. İnşallah sağduyu hakim olacaktır. Bütün isteğimiz o... Hayırlı olmasını diliyorum.” ANAP lideri Mesut Yılmaz, eşi Berna Yılmaz ile Gaziosmanpaşa Reşit Galip İlköğretim Okulu’nda oyunu kullandı. Yılmaz, oy verme işleminden sonra, “Biz söyleyeceğimizi söyledik, bundan sonra bize konuşmak yasak. Sandık açıldıktan sonra değerlendiririz. Şimdi vatandaş konuşacak.” dedi. Bir gazetecinin, “İstediğiniz sonucu elde edemezseniz ne olur?” sorusuna Yılmaz, “Onu yarın konuşuruz.” cevabını verdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, oyunu Ankara’da Anıttepe İlköğretim Okulu’nda kullandı. 4443 numaralı sandıkta oyunu kullanan Bahçeli, zarfı sandığa atarken, “hayırlı olsun” dileğinde bulundu. Bahçeli, “Huzur ve güven ortamında yüce Meclis'imizin almış olduğu karar doğrultusunda ülkemiz erken bir seçimi uygulamaya koymaktadır. Milletimize, bütün siyasi partilerimize hayırlı uğurlu olmasını Cenab–ı Allah’tan niyaz ederim.” dedi.

Kutan: Dört dörtlük bir sandık

Memleketi Malatya’da ilin plaka numarası olan 44 numaralı bir sandıkta oy kullanan Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, “Dört dörtlük bir sandıkta oy kullandım!” dedi. Kapatılan RP’nin Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ise, oyunu Balgat’ta kullandı. Erbakan, “Katılım yüksek. Demek ki, yüreği yanan sandığa koşmuş.” dedi.

YTP lideri İsmail Cem, Çankaya İlköğretim Okulu'nda oy kullandı. Cem, “Böyle güzel bir günde Türkiye'mizi, aydınlık bir geleceğe götürecek bir seçim olmasını ve hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Seçimlere DEHAP çatısı altında giren HADEP’in eski Genel Başkanı Murat Bozlak ise, 'Önemli olan DEHAP'ın Meclis'e girmesi.' derken, seçim sonuçlarının da ülkenin menfaatleri doğrultusunda olmasını diledi.

Org. Özkök oy sırası bekledi

Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök ile kuvvet komutanları Çankaya İlköğretim Okulu’nda oyunu kullandı. Bazı vatandaşların sırasını verme teklifleri üzerine Orgeneral Özkök, fazla kalabalık olmadığını belirterek, sırasını bekledi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu, oyunu kullandıktan sonra bir gazetecinin “AKP’nin kapatılması ile ilgili bir dava var. Bunun demokrasiye gölge düşürdüğünü düşünüyor musunuz?” şeklindeki soruya “Hayır” cevabını verdi.

Meclis Başkanı Ömer İzgi'ye ise, “Giderayak TBMM’ye eleman aldınız mı?" sorusu soruldu. İzgi, "İhtiyaç vardı." cevabını verdi.

an Acar, Ercan Gün, Birol Aydı

04.11.2002


 

Seçim gecesi parti merkezleri

Seçim sonuçlarının artık belli olduğu bir saatti. Kazananlar ve kaybedenleri gözlemek için parti genel merkezlerini dolaştım.

Ak Parti binasındaki ışıklandırma, amblem olarak ampulu seçen bir partiye yakışmacak kadar sönüktü. Ama tek başına iktidara gelmenin coşkusu binanın önünde biriken kalabalığın yüzünde ışıl ışıl parlıyordu.

Dışarıda maytaplar patlıyordu ama içeride coşku yoktu, odalar boştu. Genel başkanın ve parti yöneticilerinin binada olmayışının getirdiği bir şaşkınlık, dağınıklık ve kargaşa hakimdi. Görevliler halkı içeriye alıp almamakta uzun süre tereddüt ettiler. Sonunda izdiham önce kadınların ardından da erkeklerin binanın üst katları dahil her yerine yayılmasını engelleyemedi.

Uğur Işılak’ın Haydi Anadolu türküsü eşliğinde bir süre hoplanıldı, zıplanıldı.

Kapının önündeki dev ekrana seçim sonuçları yansıtılıyordu ancak görüntü çok fluydu. Halk alkışlarını, partinin aldığı oyu pastadaki sarı dilimin büyüklüğüne göre ayarlıyordu.

Kazanan ama kazandığına sevinemeyen CHP’nin de kapısında dev bir ekran vardı. Meclis’te bile yokken birden anamuhalefet Partisi olma sonucu, partinin önünde bu sonuçla çelişen kadar sayıda insan toplayabilmişti. Yönetcileri binada olmayınca medyanın da fazla ilgisi yoktu. Bütün kameralar “işsiz kalmış” gibi bir köşede sessiz bir şekilde bekliyordu.

Konuştuğum partililer, alınan sonucun iktidara yetmemesini, medyanın seçim kampanyası sırasında CHP’den çok AK Partiyi konuşmasına bağladılar. Özetle suç, kendilerinde değil başkalarındaydı.

Binadan çıkarken dev ekrana seçimin galibinin görüntüsü belirdi. Küskün CHP’liler kıskançlıklarının gizleyemeyen bir ses tonuyla “Söyle bakalım Kasımpaşalı! Başbakan adayını söyle!” diye bağırdılar. Oyunu AK Partiye verdiği anlaşılan bir şöfor, “Paylaşacak iktidar olmayınca böyle konuşursunuz işte” diye konuştu. “Allah kimseye kendi başarısını kutlayamama cezası vermesin.” dedi bir başkası.

Ama bir teselli ikramiyesi vardı bu seçimin: DSP ve YTP’yi 15’e katlamışlardı.

Kaybeden partilerden ANAP ve MHP’nin ortak özelliği, ikisinin de bu sonuçları sürpriz olarak nitelendirmesi, aldıkları “kötü” sonucu hiçbir şekilde öngörmemeleriydi.

ANAP binası, dışı itibariyle karanlık değildi, iyi aydınlatılmıştı ama içi loş bile değil karanlıktı. Sadece seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı binadaydı. İnsanlar Tv başında sessiz bir şekilde oturmuştu. Partili bir danışman yaptığı yorum, siyasi körlüğün en dramatik örneklerinden birini sundu bana. Bu insan önce dedi ki, “Kendimizi zeki sanmışız, vatandaşa tepeden bakmışız”. Sonra ekledi, “Ama Allah Mesut Yılmaz’ı başımızdan eksik etmesin. Tek devlet adamı o. Bir başkası olsaydı bu sonuç bile alınmazdı”

Bir başka partilinin “Millet bizi anlamıyor. Manyak bu millet be!” deyişi beni hüzünlendirse de kaybetme psikolojisini çok güzel veriyordu.

MHP’de seçim sonuçlarının değerlendirilmesi için özel bir çalışma yapılmamıştı, ne dev bir ekran vardı kapının önünde ne de bilgi işlem merkezinde bir hareket...

Yüzde 18 beklerken baraja takılmak büyük bir şok yaratmıştı. Bina önünde davul zurna çalınması 3 dakikadan fazla sürmedi. Gençler de sloganlarını çabuk tükettiler. Devletin başına Devlet gelememişti. Herkes ortadan yokoldu.

Öfkeli “ülkücü” çehreler, sigara üstüne sigara içiyor, gruplar halinde binaya girip çıkıyor, burunlarından sanki “dumanlar” çıkıyordu. Konuştuğum insanların büyük bölümü teşkilatları yeterince çalışmamakla suçluyordu.

Parti yöneticilerden birinin sekreteri hüngür hüngür ağlıyor, “Devlet Bey bunu hak etmedi” diyordu.

Parti yöneticileri ortada yoktu, odalarına gizlenenler basınla konuşmuyordu.

Binanın altındaki kebapçıda Ülkü Ocakları Genel Başkanı Atilla Kaya acısını bastırmak için acılı lahmacun yiyordu.

O da önce vakur bir şekilde “ Millete öfkelenilmez” dedi ama sonra “Ah ulan demokrasi ah! Faşizmi getireceksin bu memlekete!” diye yarı şaka yarı ciddi serzenişte bulundu. “Bak yazarım ha bunları” dediğimde acıyla “Artık ne farkeder ki!” dedi.

NURİYE AKMAN

04.11.2002


 

Kritik seçimin tablosu

Türkiye siyasi hayatının en ilginç ve kritik sonuçlarına sahne olan seçimleri tamamladı. Ortaya çıkan tablo, önümüzdeki dönemin yoğun tartışmaları beraberinde getirdiğinin habercisiydi.

Meclis dışında kalan oy oranının yüksekliği meşruiyet tartışmalarını hemen başlatırken, alışılmışdan daha önce bir seçimin de işaretlerini veriyordu. Genç Parti'nin aldığı yüksek oy, koalisyon ortaklarının baraj altında kalışı, merkez sağ ve solun klasik tabanlarında bile yaşanan erime yeni siyasi yapılanmaları mümkün kılıyor.

04.11.2002


 

CHP ‘sevinçli; ama göbek atamıyor’

Deniz Baykal liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bir önceki seçimlerde barajın altında kaldığında genel merkezde büyük bir üzüntü vardı. Baraj, bu seçimlerde CHP için bir “başarı” kriteri değildi.

Katlarda bütün ışıklar yanıyor, televizyon ekranlarından sonuçlar izleniyordu. Örgütten ilk gelen sonuçlara göre oylar yüksekti, hatta AK Parti’nin önündeydiler. Ancak her genel merkezde olduğu gibi CHP’de de örgüt her zaman iyi haberi önce veriyordu.

Saatler ilerleyip sonuçlar hemen hemen ortaya çıktığında tablo netleşti. Koridorlarda da endişeli bir bekleyiş başladı. Deniz Baykal, “Türkiye için tek başına iktidar” sloganı ile meydanlara çıkmıştı. Tek başına iktidar olmasa da, barajı aşacak üç ya da dördüncü parti ile bir koalisyon ortaklığı gerçekçi bir hedef gibi duruyordu. AK Parti’nin bu kadar yüksek bir oranda oy olması CHP’liler için kelimenin tam anlamıyla bir sürprizdi.

Bu nedenle CHP için kendi aldığı oyun ötesinde ortaya çıkan tablo önem taşıyordu. Yüzde 20 dolaylarında bir oy “başarı” olarak kabul edildi. Bir partilinin ağzından dökülen, “Sevinçliyiz ama göbek atamıyoruz!” sözleri dün gecenin bir özeti gibiydi. Bir başka partili de, “Partimiz için seviniyoruz ama ülkemiz için kaygılıyız” sözleriyle bir anlamda önümüzdeki günlerde yaşanması muhtemel tartışmalara işaret ediyordu.

Parti yöneticileri seçim sonuçlarını genel merkezdeki odalarında izledi. Partililer de, genel merkezin önündeki dev ekranlarda sonuçları takip edebildiler. Partililerdeki, “AK Parti ile aradaki fark kapanabilir” umudu ise zaman ilerledikçe azaldı. Parti koridorlarında, “İnşaallah DYP barajı geçer” temennisi yüksek sesle dile getirildi. DYP’nin barajı geçmesi halinde AK Parti’nin milletvekili sayısının düşeceği yönündeki hesap bu temenninin kaynağıydı. Saatler ilerledikçe DYP’deki küçük yükselişler CHP’lileri umutlandırıyordu. “Haydi Kırat’ım! Haydi!” diyordu bir CHP’li...

CHP için Parlamento’ya girmenin ötesinde, tartışmasız biçimde solun tek partisi haline gelmeleri önemli. Ancak sosyal demokratların toplam oyları bir önceki seçimlere göre düştü; 1995’in bile gerisinde kaldı. Yarından itibaren, “Solun oyları neden bu kadar düştü?” tartışması yaşanacak. CHP’de bu tablonun sorumlusu olarak DSP ve ondan kopanların kurduğu YTP gösteriliyor. CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın yorumu da, “Bu yöndeki soruları bana değil solda bu sonucu yaratan, iktidar olanaklarını kullanan partilere sorun” şeklinde.

Süleyman Kurt / Ankara

04.11.2002


 

Baykal’ın A Takımı Meclis’e girdi

18 Nisan 1999 seçimlerinde başında bulunduğu partinin barajı aşamaması üzerine milletvekili seçilemeyen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, üç buçuk yıl aradan sonra yeniden Meclis’e girdi. Baykal’ın yanısıra CHP’nin “A Takımı” da Parlamento’da olacak.

İstanbul’dan Kemal Derviş, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Mehmet Sevigen, Bülent Tanla, Ali Topuz, sanatçı–yazar Zülfü Livaneli, Hasan Fehmi Güneş, Onur Öymen, Şükrü Elekdağ; Ankara’dan Genel Sekreter Önder Sav, Eşref Erdem, Oya Araslı, Bayram Meral; İzmir’den Bülent Baratalı, Kemal Anadol; Hatay’dan İnal Batu, Kocaeli’den Sefa Sirmen, Eskişehir’den Cevdet Selvi, Meclis’e giren isimler arasında yer aldı. Süleyman Kurt, Ankara

04.11.2002


 

Abdullah Gül ismi başbakan adayı olarak öne çıkıyor

Kamuoyu araştırmalarında 3 Kasım seçimleri için açık ara birinci parti gösterilen AK Parti beklenen sonucu aldı. Seçimlere 59 milletvekili ile giren AK Parti, çıkarması beklenen 364 milletvekili ile hükümeti kurma görevini üstlenecek.

Ancak AK Parti’yi bugünden itibaren önemli bir sorun bekliyor. Gözler daha öncede tartışma konusu olan AK Parti’nin başbakan adayının kim olacağı konusuna çevrildi. AK Parti’de muhtemel başbakan adayları arasında Abdullah Gül’ün ismi öne çıkıyor. Başbakan adayının önümüzdeki günlerde toplanması beklenen MKYK veya Kurucular Kurulu’nda belirlenmesi bekleniyor. Başbakan adayının partinin yetkili kurularında belirlenmesinden sonra Cumhurbaşkanı Sezer’in bu ismi dikkate alıp almayacağı da merak ediliyor. AK Parti tüzüğünde genel başkandan sonra en güçlü isim olarak Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Abdullah Gül işaret ediliyor. Tüzükte net bir ifadenin bulunmamasından dolayı seçimlerden önce partide, Abdullah Gül’ün başbakan adaylığını destekleyenler tüzük değişliği önerisinde bulunmuşlardı. Ancak, bu öneri parti organları tarafından kabul görmemişti. Önümüzdeki günlerde toplanacak Kurulucular Kurulu’nda bu değişikliğin tekrar gündeme getirileceği belirtiliyor. Parti tüzüğüne göre yekti sıralamasında Abdullah Gül’ün arkasından Abdüllatif Şener ve Vehdi Gönül geliyor.

Emine Dolmacı / Ankara

04.11.2002


 

Ecevit Köşk’e çıkmak için kesin sonuçları beklemeyecek

Seçim sonuçlarını değerlendiren Başbakan Bülent Ecevit hükümet ortaklarının erken seçim kararı alarak intihar etmiş olduğunu söyledi.

Milletin kararına saygılı olduklarını belirten Başbakan, Çankaya Köşkü’ne çıkmak için kesin seçim sonuçlarını beklemeyeceğini açıkladı.

Partisinin baraj altı kalacağının kesinleşmesinin ardından DSP Genel Merkezi’ne gelen Başbakana Ecevit, yaklaşık bir saat parti kurmaylarıyla biraraya geldi. Burada yaptığı kısa değerlendirmenin ardından kameraların karşısına geçen Başbakan’ın oldukça üzüntülü olduğu dikkat çekti. “Söyleyecek birşey yok” diyerek söze giren Başbakan, parti olarak seçim sonuçlarından memnun olmadıklarını kaydetti. Milletin takdirine saygı duymak gerektiğinin altını çizen Ecevit, “DSP son bir yıl içerisinde ağır darbelerle karşı karşıya kaldı. Geride bıraktığımız üç buçuk yıl içerisinde Türkiye’nin geleceğini kurtarabilmek için yasa çalışmaları yaptık. Tam bunların olumlu semerelerini almaya başlayacakken bu duruma geldik. Eğer seçimler zamamnında yapılmış olsaydı çok şeyler değişebilirdi. Ama koalisyon ortakları seçime karar verdiler. Bu büyük bir hata oldu. Kendi kendimize hata yaptık. bu bir anlamda intihar oldu” dedi.

Başbakan ekonomik konularda gerekli düzenlemelerin yapıldığını ancak bunların sonuçlarının önümüzdeki yıllara kaldığını belirtti. Başbakan Ecevit, “AKP’nin rejim açısından tehlike olduğu fikrini hala taşıyor musunuz?” şeklindeki soruya, “Bu kaygıyı taşımaya devam ediyorum. Bu parti iktidara geldiğinde ne yapacağını hala söylemedi. Onun için iyimser birşey söyleyemiyorum” dedi. DSP’nin hiçbirşey olmamış gibi yoluna devam edeceğiin altını çizen Başbakan, bir başka soru üzerine ise istifasını sunmak üzere Çankaya Köşkü çıkmak için kesin seçim sonuçlarını beklemeyeceğini açıkladı. Başbakan Ecevit’in bugün Çankaya Köşkü’ne çıkarak istifasını Cumhurbaşkanı Sezer’e sunması bekleniyor.

Edip Ali Yavuz / Ankara

04.11.2002


 

Analiz - Yeni bir döneme girerken

Aylardır süren seçim telaşı nihayet sona erdi. Apar topar girdiğimiz seçim atmosferinde kimi zaman “Acaba seçim yapılabilecek mi?” endişeleri yaşandı. 3 Kasım’a yaklaşıldıkça meydanlar doldu taştı, heyecan doruğa ulaştı.

Ve sonunda halk, tercihini sandığa yansıttı. Şimdi yeni bir döneme giriyor Türkiye. Ufukta tek başına iktidara koşan AKP, muhalefet görevini üstlenecek olan CHP var.

Bir önceki hükümeti oluşturan üç parti artık Meclis’te değil. Halk birini diğerinden ayırmadan bu üç partiyi de barajın altına itti.

Bir de öteden beri Meclis yüzü görmemiş; ama her seçimde ekranlara şenlik iktidar nutukları çekenler var. Hatta bunlardan bir kısmı o televizyon senin, bu meydan benim diyerek “iktidara yürüyüş” destanları bile söyledi.

4 Kasım sabahı, herkes ellerini şakaklarına götürüp halkın verdiği mesajı doğru yorumlamak için düşünmeli. Öncelikle iktidar koltuğundan uzaklaşanlar “Nerede hata yaptık acaba?” demeli. Rahmetli Özal da sürpriz bir olumsuz seçim sonucunda “Halk bizi cezalandırdı; ama kantarın topuzu fazla kaçtı” demişti. En azından bu kadarcık bir iç sorgu ile yaklaşmalı mağluplar.

Seçimin galiplerinin de halk iradesiyle resmedilen tabloyu iyi değerlendirmesi gerekiyor; çünkü halk her seçimde iradesini umdukları ve buldukları ölçüsünde ortaya koyuyor.

Bir kere unutmamak gerekiyor ki Türkiye, yeni bir döneme giriyor. Bu yeni dönemde gerginlik meydana getirecek çekişmelerden kaçınmakta fayda var. Zaten AKP lideri Tayyip Erdoğan da ilk mesajında bu gerçeğin altını çizdi. Millet iradesine teşekkür eden Erdoğan, temel hak ve özgürlükler konusunda duyarlı olacağını, zafer sarhoşluğuna düşülmeyeceğini ifade etti. Belli ki yazılı bir metinden yaptığı konuşma dikkatlice hazırlanmıştı, Türkiye’nin beklentileriyle örtüşüyordu.

Seçim sonuçlarının sımsıcak atmosferi çok kısa süre içinde herkes için, özellikle de iktidara yürüyen partiler için, sağduyulu değerlendirmelere dönüşecektir.

Milletimizin iradesi, bugün karşımıza bu tabloyu çıkarmıştır. Bu tablo karşısında iyi bir değerlendirme yapılması ülkemizi daha doğru bir noktaya taşıyacaktır.

Hayırlı uğurlu olsun!

Bu arada bir gerçeği söylemeyi tarihi sorumluluk sayıyorum: ZAMAN, seçim gibi hararetli bir gündemi büyük bir sosyal sorumlulukla ele aldı. Hadiselere hep duyarlı; ama objektif yaklaştı. Aylardır süren bazı kısır çekişmelere hiç tenezzül etmedi. Seçim sonuçlarını da aynı soğukkanlılıkla sizlere duyuruyoruz. Haberle yorumun birbirinden tamamen ayrılmasını referans gazete olmamızın değişmez bir düsturu olarak görüyoruz. Köşe yazarlarımızın düşünce zenginliği içinde ortaya koydukları yazılar –gazetenin politikalarını bazen yansıtmasa bile– gazetemize ayrı bir güzellik kattı ve katıyor. Bu güzelliğe yorumsuz haberleriyle, nezaketli yorumlarıyla katkıda bulunan ZAMAN mensuplarına teşekkür ederim.

Ekrem Dumanlı

04.11.2002


 

Meclis, 20 Kasım’da toplanacak, yeni hükümet 1 ay sonra

YSK’nın milletvekili seçimi kesin sonuçlarını en geç 15 Kasım’a kadar açıklaması bekleniyor.

Kesin sonuçların TRT’de ilan edilmesini takip eden beşinci gün yani 20 Kasım’da TBMM Genel Kurulu çağrısız olarak toplanacak. Bu birleşimde milletvekilleri il sırasına göre yemin edecek. İlk oturumdan itibaren Meclis başkanı seçilinceye kadar en yaşlı milletvekili, geçici başkanlık görevi yapacak. En yaşlı üye olarak CHP’den İstanbul Milletvekili seçilen 1926 doğumlu emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ’ın geçici başkan olması bekleniyor. Daha sonra Meclis başkanlığı seçimi yapılacak ve başkanlık divanı oluşturulacak. Başkan seçiminin partilerin aday göstermesinden itibaren 10 gün içinde tamamlanması gerekiyor. Meclis başkanlık divanının oluşturulmasından sonra Cumhurbaşkanı hükümet kurmak için bir milletvekilini görevlendirecek. Cumhurbaşkanı’nın görevlendirdiği milletvekili bakanlar kurulunu oluşturararak bir hafta içinde güvenoyuna başvuracak. Hükümetin, görevlendirme tarihinden itibaren en geç 45 gün içinde kurulması gerekiyor. Seçim sonuçlarına göre tek parti iktidarı mümkün olduğu için hükümetin Aralık ayının ilk haftasında kurulması tahmin ediliyor.

Murat Aydın / Ankara

04.11.2002


 

Erdoğan, ilk mesajında sağduyu çağrısı yaptı

Seçim sonuçları açıklanırken, kamuoyu AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın nasıl bir açıklama yapacağını merak ediyordu. Erdoğan, partisinin İstanbul il merkezinde basın mensuplarının karşısına geçerek ilk mesajını verdi.

Konuşması boyunca ‘sağduyu ve itidal’ çağrısı yapan Erdoğan, vatandaşların yaşam hakkına saygılı bir programı hayata geçireceklerini söyledi. Erdoğan, seçmenlere, medyaya ve partililere teşekkür etti. Seçim sonuçlarını değerlendirirken Atatürk’ün sözüne atıf yapan Erdoğan, “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” dedi. Provokasyonlar konusunda AK Partilileri uyaran Erdoğan, anayasal kurumları daha iyi çalıştıran, AB’ye giriş sürecini hızlandıran ve dünya ile entegrasyonu güçlendiren bir anlayışı benimseyeceklerini kaydetti. Laiklik ilkesini anayasada yazıldığı gibi uygulayacaklarını vurgulayan Erdoğan, yabancı yatırımcılara her zamankinden daha açık olacaklarını söyledi.

Milletin iradesinin sandığa yansıdığını belirten AK Parti lideri R. Tayyip Erdoğan şunları kaydetti: “Atatürk’ün dediği gibi, ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.’ Bu saatten sonra hepimize önemli görevler düşüyor. Bütün Türkiye’nin sağduyuya ihtiyacı var. Kimse kamu düzenini bozacak, emniyeti zedeleyecek, insanları rahatsız edecek davranışa tevessül etmesin. Seçimden başarılı çıkan partiler ve taraftarları bunu kutlamak isteyebilir; ama bunlar huzur içinde yapılmalı. Hiçbir vatandaşımız rahatsız edilmemeli, kimsenin burnu kanamamalı. Provakatif hareketlerle karşılaşabilirsiniz. Bunlara kapılmayın, diğer partilere ve genel başkanlarına karşı saygı ve sevgi gösterin. Buna aykırı davrananların AK Parti'yle bir ilgisi yoktur.”

Yeni bir dönem başlıyor

Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini, ülkenin önünde yeni bir ‘ak sayfa’ açılacağını vurgulayan Erdoğan, bu çerçevede AK Parti’nin üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini sözlerine ekledi.

Bir gazetecinin “Daha önceki bir ifadenizde millet iradesinin yüzde 35’i Meclis’in dışında kalırsa yeniden seçim yapılacağını söylemiştiniz. Şu anki tabloda böyle bir sonuç görünüyor. Ne yapacaksınız?” sorusuna Erdoğan şu karşılığı verdi: “Ben böyle bir ifadeyi hiçbir yerde kullanmadım. Tam aksine bu yasayı biz değil, ANAP hazırladı. Muhalefet partisi durumunda gözüken siyasi partiyle beraber yüzde 50’nin üzerinde bir oyun Meclis’e girdiği gözüküyor. Böyle bir durumda partimiz işinin başındadır. Siyasi Partiler Kanunu, seçim yasalarının değiştirilmesiyle ilgili bugüne kadar olan oyalama taktiklerinin dışında, bizim bu konuda da ne kadar kararlı olduğumuz ve seri bir şekilde bunu düzenleyeceğimiz görülecek. Ve inanıyorum ki katılımcı bir demokrasi anlayışı bizimle beraber çok daha farklı bir dönemi yaşayacaktır.”

Erdal Şen, Mehmet Özdemir,

İstanbul

04.11.2002


 

AK Parti Genel Merkezi şölen alanına döndü

Yüksek Seçim Kurulu’nun yayın yasaklarını kaldırmasından bir süre önce AK Parti kendi verileri ile kapalı devre yayına geçti.

Parti Genel Merkezi’nde bulunan Basın Koordinasyon Merkezi’ndeki dev ekrana sonuçlar alfabetik sıraya göre yansıtılırken, vatandaşların sonuçları izleyebilmesi için parti önünde TIR üzerine de benzer ekran yerleştirildi. Sonuçlar, partinin seçim kampanyasında kullandığı ‘Bundan Böyle’ şarkısı eşliğinde verildi. Sonuçları, oy verme işleminin bitmesinden sonra çok sayıda yerli ve yabancı basın mensubu izledi. Sonuçların büyük oranla belli olmasından sonra genel merkezden havai fişekler fırlatıldı. Emine Dolmacı, Ankara

04.11.2002


 

Analiz - Seçmen ampulü yaktı; koalisyonun sigortaları attı!

3 Kasım Sandığı, Türk siyasetinde yepyeni bir dönemi açtı... Sürpriz yok: AK Parti ‘TEK BAŞINA’ iktidar; CHP açık ara ikinci...

Özal sonrasında ilk kez bir parti yüzde 30’lu oyları yakalayarak, hayli parlak bir seçim zaferine imza attı: AK Parti, en yakın rakibine yüzde 15 civarında bir fark yapmayı başardı.

Koalisyon partileri ise tarihi bir yenilgiye uğrayarak, barajın altında kaldı...

DSP tamamen çökerken, ANAP beklendiği gibi baraja yaklaşamadı bile...

MHP başlarda barajı zorladı, fakat çok geçmeden havlu attı...

Genç Parti’nin özellikle MHP’yi vuracağı kampanyanın başında belli olmuştu: MHP’nin yaşadığı büyük erimeyi yeni seçmenlerden gelebilecek oylarla telafi etme şansını, yüzde 7 gibi yüksek bir oy alan Genç Parti ortadan kaldırdı.

DYP, bu satırların yazıldığı esnada, yüzde 9,5’le barajın altından kurtulamıyordu.

3 Kasım, merkez sağın çöktüğü seçimler olarak kayıtlara geçti: Sürekli birbirlerinin ekseni etrafında siyaset yapan DYP ve ANAP’ın toplam oyları yüzde 15’i bile bulmadı!

Bugüne kadar tek bir genel seçim kazanamayan Mesut Yılmaz; yüzde 45’le siyasi hayatına başlayan ANAP’ı yüzde 5’e indirerek muazzam bir yenilgiye uğradı. (ANAP Genel Merkezi’nin önünde ve bahçesinde tek bir kişiye dahi rastlamak mümkün değildi!)

Merkez sol oyların toplamı da tarihinin en düşük seviyesinde seyretti. Oyların iki kümede toplanacağının çok önceden belli olması, CHP’yi kendi potansiyelinin bir parça ilerisine taşıdı, sol oylar CHP’de toplandı; fakat yüzde 19’luk bu performans, yüzde 34’ü bulan AK Parti rüzgarının karşısında pek bir şey ifade etmedi.

Özetle, seçmen 3 Kasım Sandığı vesilesiyle siyasette yeniden yapılanma için çok önemli bir mesaj verdi...

Merkezdeki partilerin –özellikle merkez sağdakilerin–kendilerini tepeden tırnağa yenilemesi için gerekeni fazlasıyla söyledi, seçmen...

Başta ANAP olmak üzere DYP ve MHP’de, bu yenilenme fırsatının değerlendirilip değerlediremeyeceğini kısa bir süre içinde göreceğiz...

Tek başına iktidara gelerek, çok büyük bir başarı elde eden AK Parti cephesinde ise, dün ilk sonuçların alındığı andan itibaren gerçek anlamda bir bayram yaşandı. Olgunluk içinde cereyan eden bu büyük sevincin yanı sıra, Erdoğan’ın yaptığı son derece aklı başında konuşma, ‘gerilim avcıları’nı geriletirken, yeni dönem için ümit vericiydi.

AK Parti’nin bu tavrını bozmadan, hatta daha da geliştirerek, önümüzdeki günlerde çıkabilecek muhtemel sorunlara karşı üzerine düşeni yapması, öncelikli şart... İlk elde, genel başkanlık meselesini halledip, başbakan adayını deklare etmeli, AK Parti...

Tamer Korkmaz

04.11.2002


 

Anadolu, tek başına iktidarda

Her iki parti de aynı şarkıyı seçti. Anadolu’nun yağız insanlarına bu şarkıyla el uzattı. Ve Anadolu’nun vefakar insanı kucak açtı bu çağrıya. AK Parti ve CHP, Uğur Işılak’ın şarkısında buluştukları gibi Anadolu insanını Meclis’e taşımış oldular. Hem de ezici bir üstünlükle...

Tüm Türkiye, günler öncesinden biliyordu aslında neticeyi. Sadece bir sandık prosedürünün uygulanması ve resmen gerçeğin tescili gerekiyordu. AK Parti, daha bir sabırsızdı bu tescil anına. Zafer şarkılarının söylenmesi için her şey hazırdı partide. Bir ara basın bürosuna bir pasta getirildi. Herkes “başarıyı kutlama pastası” yorumları yaparken gerçek açıklandı. Bir muhabirin doğum günüydü. Onun pastasıydı getirilen. AK Partililer, zafer kutlamasında her ayrıntıyı düşünmüştü.

Genel merkeze ilk olarak Abdullah Gül geldi. Önce basın bürosuna uğradı. Gazetecilere “merhaba” dedi. Yöneltilen sorulara kendinden emin bir biçimde, “Tek başına AK Parti hükümetini kuracak çoğunluğa ulaştık. Beklentimiz bu yöndeydi.” dedi. Genel merkez yöneticileri büyük zaferi seçim bölgelerinde kutlamayı tercih etmişti. Kimsecikler yoktu ilk başlarda. Daha sonra tek tek gelmeye başladılar merkeze.

AK Parti’nin Balgat’taki genel merkezinde, oy verme işleminin Türkiye sathında sona ermesinden sonra sabırsızlık hakimdi. Zafer maytaplarının yakılması için sonuçların açıklanması bekleniyordu. Binanın önü televizyonların canlı yayın araçlarının istilasına uğramıştı. Basın bürosu yerli ve yabancı medya mensuplarıyla dolup taşmıştı. Partililer, genel merkez yöneticileri, halk, basın mensupları malumun ilamı için YSK’dan gelecek “yayın yasağı kalkmıştır” açıklamasını bekliyordu. Gözlerde sevinç, yüreklerde heyecan hakimdi.

Nihayet “yasak kalktı.” Zaten bilinen ancak resmi olarak açıklanamayan neticeler dev ekranlara yansımaya başladı. Genel merkez önü bir anda ana-baba gününe döndü. Maytaplar yakıldı. Şarkılar daha bir gür sesle çalınmaya başlandı. Partililer coşkuyla eşlik etti şarkılara. Her gelen sonuç yüzleri iyice güldürdü. Bahçedeki dev ekrana yansıyan rakamlara göre AK Parti, yüzde 40’ın üzerinde bir oy yüzdesine ulaşmıştı. Sevinci artıran bu oranlar daha sonraki saatler gerilese de artık tek başına iktidar yolu açılmıştı. Partililerin keyfine diyecek yoktu. Zafer şarkılarına maytaplar eşlik etti. Dumanlar havaya karıştı. Havai fişek gösterileri için ise Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’dan dönüşü beklendi. En büyük zafer anı genel başkan ile kutlanmalıydı.

Türk siyasi tarihi AK Parti ile yeni bir dönemece daha girdi. Uzun yıllardır unutulan tek parti iktidarı geri geldi. Koalisyonlar dönemi en azından bir başka bahara terk edildi. Seçimden çıkan neticeye göre halk koalisyonlara hayır dedi. Anadolu insanı sandık ile siyasilere gereken dersi vermişti. Anadolu insanı bu sandık oyununu çok sevdiğini bir kez daha gönlü rahat biçimde göstermişti.

Cemil Kartal

04.11.2002


 

İktidar partileri barajın altında kaldı

İktidar partileri, DSP, MHP ve ANAP seçimden büyük bir yenilgi ile çıktı. Üç parti de barajın altında kaldı. Bu arada ANAP’la birlikte merkez sağın diğer bir partisi DYP de dünkü seçimlerde barajın altında kaldı. Hükümetin küçük ortağı ANAP, 18 Nisan 1999’daki seçime göre yüzde 8 oy kaybetti.

Anamuhalefet partisi DYP’nin oyları ise yaklaşık yüzde 4 geriledi. Kesin olmayan sonuçlara göre ANAP dünkü seçimleri yüzde 5,1’le tamamladı. DYP ise, oyların yüzde 9,6’sını alarak dördüncü parti oldu. Böylece merkez sağ Meclis gücünü AK Parti’ye kaptırdı.

Seçim sonuçları iktidar ortağı ANAP’ta ölüm sessizliğine yol açtı. ANAP lideri Mesut Yılmaz, seçim sonuçlarını Nene Hatun Caddesi’ndeki konutundan izledi. Yılmaz, ANAP’ın oylarının yüzde 5’lerde seyretmesi üzerine konutuna kapandı. Mesut Yılmaz, Türkiye genelinden gelen sonuçları evine kurulan özel bilgisayar sisteminden anında takip etti.

Mesut Yılmaz, Türkiye genelinden gelen sonuçları evine kurulan özel bilgisayar sisteminden anında takip etti. ANAP’ın barajı aşacak oy oranına ulaşması durumunda parti genel merkezine gelmeyi planlayan Yılmaz, alınan sonuçların ardından evinde kalmayı yeğledi. ANAP Genel Merkezi’nde bekleyen tek isim seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Pehlivanoğlu oldu. Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu da kısa bir süre için parti genel merkezine uğradı. Karakoyunlu, sonuçların belirgin hale gelmesiyle birlikte Mesut Yılmaz’ın konutuna geçti. ANAP’lı hiçbir milletvekilinin partiye uğramaması dikkat çekti. Seçim sonuçları ANAP Genel Merkezi’nde partinin girişine kurulan dev ekranda izlendi.

ANAP’ın iki numaralı ismi olan Genel Başkan Yardımcısı Cengiz Altınkaya, alınan sonuçta yaşanan ekonomik krizin ve kamuoyunda oluşturulan iki partili havanın etkili olduğunu söyledi. Altınkaya, “Milletin iradesine saygı gösteriyoruz. ANAP, bu ülkeye çok hizmet etmiş bir partidir. Programımızın ve yaptıklarımızın doğru olduğuna inanıyoruz.” dedi. ANAP Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Pehlivanoğlu ise, “yüzde 50’ye yakın seçmenin tercihinin yansımadığı bir Parlamento’nun meşruiyetinin tartışılabileceğini” söyledi. Türkiye’de “uzun süredir oluşturulmaya çalışılan kutuplaşmanın başarıya ulaştığını”, seçmenin sağda ve solda bir partiye yüklendiğini belirten Pehlivanoğlu, “Tepki oylarını bu kadar beklemiyorduk. Ama bir sürü psikolojisi ile ciddi bir tepki oluştu. Rasyonel değil, irrasyonel bir davranış olarak gerçekleşti.” şeklinde konuştu. Pehlivanoğlu, milletin verdiği karara saygılı olduklarını, bundan sonra da doğruları söylemeye, ayakları yere basan projeleri anlatmaya ve Türkiye’nin geleceği için mücadele etmeye devam edeceklerini kaydetti. Bu sonucun ANAP’ta olağanüstü kongreye neden olup olmayacağının sorulması üzerine de Pehlivanoğlu, bu konuyu kendi aralarında tartışacaklarını söyledi.

Çiller, yalısından çıkmadı

Seçime umutla hazırlanan DYP ise, ilk sonuçlarla birlikte büyük bir şok yaşadı. Sonuçları izlemek amacıyla DYP Genel Merkezi’nde seçim bürosu oluşturuldu. İllerden gelen sonuçlar 15 telefon aracılığıyla 30 parti çalışanı tarafından alınarak, sinevizyon ekranına yansıtıldı. Seçimle ilgili ilk sonuç Mardin’in Kızıltepe ilçesi Soğanlı köyünden geldi. Partiyi birinci gösteren ilk sonuçlar alkışlarla karşılandı. DYP, 23 ilde açılan 61 sandıktan en fazla oyu alan parti olarak açıklandı.

Ancak ilerleyen saatlerde, DYP’ye gelen sonuçlar farklılaşmaya başladı. DYP’nin yüzde 10 barajının altında seyretmesi, ilk başlarda görülen sevincin yerini endişeli bir bekleyişe bıraktı.

DYP lideri Tansu Çiller seçim sonuçlarını İstanbul’da yalısından izlerken, parti yöneticileri de genel merkeze gelmedi. Parti genel merkezinde görevli elemanların dışında yetkili kimsenin olmaması, seçim sonuçlarını izleyen ve canlı bağlantı yapmaya çalışan televizyonları zor durumda bıraktı. Televizyonlar, canlı yayına çıkarmak için partide yetkili isim bulamadı. DYP’de parti çalışanlarıyla, polisler ve basın mensupları kaldı.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, ANAP lideri Mesut Yılmaz’ın istifa etmesi gerektiğini söyledi. ANAP’lı Durak, AK Parti’nin birinci parti olmasının kendileri açısından sürpriz olmadığını belirterek, ancak bu sonucun CHP açısından sürpriz şekilde değerlendirilebileceğini kaydetti. DYP’nin baraj altında kalmasının merkez sağda yeni oluşumu gerektirebileceğini dile getiren Durak, şöyle konuştu: “Seçim sonuçlarıyla millet 57. hükümete bir mesaj vermiştir. Ayrıca bazı kesimlerin ortaya attığı (AK Parti’nin önünü ancak CHP keser) senaryoları da böylelikle boşa çıktı. Ben 57. hükümet kurulduğu zaman gazetenin birinde (Aytaç Durak MHP’yi uyardı; Bayındırlık Bakanlığı pimi çekilmiş bomba gibidir. Eğer arpalık gibi kullanılırsa bomba kucaklarında patlar) şeklinde beyanatım çıktı. Aynı şekilde vaktiyle Refah Partisi’ni de uyarmıştım. Tavsiyemi dinlemediler her iki parti de duvara tosladı. MHP pimi çekilmiş bombayı pencereden dışarı atamadı. Kucağında bomba patladı, İnşallah AK Parti aynı hataya düşmez.” dedi.

04.11.2002


 

Doğru Yol kılpayı barajın altında kaldı

DYP, Tansu Çiller’in genel başkanlığında girdiği 3. genel seçimden de oylarını düşürerek çıktı. Seçim öncesi ATP ve DTP ile yaptığı seçim ittifakı, DYP’nin irtifa kaybetmesine engel olamadı.

23 Haziran 1983 tarihinde kurulan DYP, Milli Güvenlik Konseyi tarafından veto edildiği için 6 Kasım 1983 seçimlerine giremedi. DYP‘nin 1985 yılında yapılan büyük kongresinde Hüsamettin Cindoruk genel başkan seçildi. Siyasi yasakların, 6 Eylül 1987 referandumuyla kalkması üzerine genel başkanlıktan ayrılan Cindoruk’un yerine Süleyman Demirel seçildi. DYP, 20 Ekim 1991 seçimlerinden birinci çıkarak 182 milletvekilliği elde etti. Dönemin DYP lideri ve Başbakanı Süleyman Demirel, Turgut Özal’ın vefatı üzerine Cumhurbaşkanlığına aday oldu. Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine, 13 Haziran 1993’teki DYP kongresinde rakipleri İsmet Sezgin ve Köksal Toptan’ı geride bırakan Tansu Çiller, genel başkan seçildi. 1991 seçimlerinde yüzde 27,03 oy alan DYP, Çiller’in genel başkanlığında girdiği bütün seçimlerde oy kaybetti. 1995 seçimlerinde yüzde 19,14 oyla üçüncü, 1999’da ise yüzde 12,01 ile beşinci parti oldu. DYP, dünkü seçimlerde ise 9,5’le barajın altında kaldı. Sandıkların açılması ile birlikte yüzde 8’lerde görülün DYP ilerleyen saatlerde oylarını yavaş yavaş yükseltti. DYP’liler son sandık açılana kadar yüzde 10 barajını aşma ümidi içinde oldu. Merkez sağı DYP’de çatısı altında birleştirmeye çalışan Çiller, bu amaçla DTP ve ATP ile seçim ittifakı yaptı. ANAP’ın eski genel başkanı Yıldırım Akbulut’u partisine transfer etti. DYP, seçim propagandasını da ‘merkez sağ’da birlik üzerine oturtturdu. Ancak, yapılan bu ittifak seçim sonuçlarına beklendiği kadar yansımadı. Mehmet Ali Bayar’ın DYP ile iş birliğine girmesi partisinden tepki görürken, listelerde yerlerini beğenmeyenler ve DTP’de kalanlar, DYP ve Bayar aleyhine çalışmaya başladı. Bayar, memleketi Sakarya yerine İzmir’den aday olurken, Tuğrul Türkeş aday olduğu Kayseri’de DYP teşkilatının tepkisiyle karşılandı. Ahmet Bıyık, Ankara

04.11.2002


 

ANAP’ta liderlik senaryoları başladı

ANAP’ın baraj altında kalmasıyla birlikte gözler Genel Başkan Mesut Yılmaz’ın parti liderliğini bırakıp bırakmayacağı üzerine çevrildi.

Yılmaz, partisinin Başkanlık Divanı’nı toplayarak durum değerlendirmesi yapacak. ANAP yönetiminin önde gelen bir ismi, “Mesut Bey, bu sonuctan sonra liderlikte ısrar etmez.” dedi. Yılmaz, seçimler öncesi barajı aşamamaları durumunda kendi durumunu gözden geçireceğini açıklamıştı.

ANAP’ta Mesut Yılmaz’ın parti liderliğini bırakması durumunda iki senaryo tartışılmaya başlandı. Yılmaz’ın, Baykal modeliyle önce koltuğu bırakıp sonra geri dönme ihtimali üzerinde duruluyor. Bu durumda Yılmaz’ın kendisinin yerine Çalışma Bakanı Nejat Arseven veya Ahmet Özal’ı getirebileceği öne sürülüyor. Ancak Lütfullah Kayalar, Ali Talip Özdemir ve Işın Çelebi’nin liderlik mücadelesi için olağanüstü kongre çağrısı yapacakları öğrenildi.

1983 yılında yüzde 45’le geldiği iktidarı 1991 yılına kadar tek başına sürdüren ANAP, Mesut Yılmaz’ın genel başkan olduğu 15 Haziran 1991 yılından sonra girdiği her seçimden küçülerek çıktı. Yılmaz’ın başbakanlığında girilen 1991 seçiminde yüzde 23,21 oy alan ANAP, 1995’te 18,83, 1999’da ise 12,66 oy alabildi. 3 Kasım seçimlerine Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne sokacak parti iddiası ve Arif Ahmet Denizolgun ve grubunun desteğiyle giren ANAP, beklediği sonuçları alamadı. Yılmaz, yüzde 50 oylarla geldiği memleketi Rize’de yüzde 30’un altına düştü. Denizolgun da aday olduğu Antalya’da ANAP yüzde 10’u aşamadı.

Turgut Özal’ın liderliğinde girilen 1989 yerel seçimlerinde yüzde 21,75 oy alınması üzerine, “üzerimizden silindir geçti” yorumunu yapan ANAP’lı Oltan Sungurlu’nun kulakları çınlatıldı. Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu, Sungurlu’nun sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Silindirden daha ağır ne var?” diye sordu. Oyunu İstanbul’da kullanan Karakoyunlu, sonuçlara hazırlıklı olduğunu, “Kimsenin gelmeyeceği düşüncesiyle partiye geldim” sözleriyle izah etti.

04.11.2002


 

Reklamın gücü Genç Parti’yi yüzde 7’ye taşıdı

Seçimlerden birkaç ay önce kurulmasına rağmen yürüttüğü reklam ve propaganda kampanyasıyla anketlere damgasını vuran Genç Parti, barajı geçemese de kaydadeğer bir oy oranına ulaştı. Parti lideri Cem Cengiz Uzan, siyasi partiler arasında pazarlama yöntemlerini çok iyi kullanarak özellikle genç seçmenlerin oyunu almayı başardı ve yüzde 7, 2 oy aranıyla ipi 5. sırada göğüsledi.

Oyunu İstanbul’da kullanan Cem Uzan, seçim sonuçlarını da İstanbul’da izlemeyi tercih etti. Uzan’ın yerine parti merkezinde ise Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı Orhan Uğuroğlu görev yaptı. İllere göre oy oranlarına bakıldığında, Genç Parti’nin özellikle Batı’daki illerde seçmenin desteğini aldığı ortaya çıktı. Manisa, Muğla, Uşak ve Eskişehir gibi Batı illerinde de Genç Parti yüzde 10’un üzerinde oy alarak sürpriz çıkış yaptı. Bilhassa Bursa, Edirne, Balıkesir ve Tekirdağ gibi Balkanlar’dan göçmen vatandaşların yoğun olarak yaşadığı illerden gelen seçim sonuçları partilileri memnun etti. Cem Uzan’ın memleketi Sakarya’da ise Genç Parti, AK Parti’nin ardından yüzde 25 oyla ikinci sıraya yerleşti. İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirler de de Genç Parti, önemli oranda oy alarak üçüncü oldu. Ankara’nın Çankaya ilçesinde açılan sandıklarda en yüksek oyu CHP alırken, Genç Parti ikinci sıraya yerleşti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün oy kullandığı seçim sandığından da Genç Parti’ye 20 oy çıktı. Cem Uzan’a, aşırı milliyetçi söylemi yüzünden Doğu illerinden pek fazla oy çıkmadı. Batman, Iğdır, Tunceli, Hakkari ve Bitlis illerinde Genç Parti’nin oyları yüzde 1’in altında kaldı.

Aydın Haskebapçı / Ankara

04.11.2002


 

DEHAP’ın milletvekillerini AK Parti aldı

Seçimin mağlup partilerinden olan DEHAP, geçen seçimlerde HADEP’in aldığı yüzde 4,9 oranında oyu sadece yüzde 1,5 oranında artırabildi.

DEHAP çatısı altında seçime giren HADEP, EMEP ve SDP’nin aldığı yüzde 6,5’lik oran, daha çok Güneydoğu illerindeki blok oylardan geldi. Özellikle Diyarbakır, Batman, Van gibi illerde oyların yarısına yakınını alan DEHAP, barajı aşamaması nedeniyle burada çıkaracağı milletvekillerini de bölgenin 2. partisi konumundaki AK Parti’ye kaptırdı.

HADEP’in eski genel başkanı Murat Bozlak seçim sonuçlarını değerlendirirken, az sayıda partinin Meclis’e girebilmesinin temsilde adaleti ortadan kaldırdığını öne sürdü. Seçim sonuçlarının yeni bir seçimin habercisi olduğunu savunan Bozlak, “Yüzde 10 barajı ciddi sorunlara yol açacak. Çünkü halkın büyük bir kısmının iradesi Meclis’te temsil edilemeyecek.” dedi. AK Parti’nin başarısını, yaşanılan mağduriyetlere bağlayan Bozlak, CHP’nin oylarını ise ‘beleş oylar’ olarak nitelendirdi: “CHP’nin başarısı değil, DSP’nin başarısızlığı nedeniyle sol oylar CHP’ye kaydı.”

Öte yandan, DEHAP Genel Merkezi sonuçların belli olmasından sonra tüm il örgütlerine bir genelge göndererek, milletvekili adaylarının bölgede kalmasını ve 4 Kasım günü halka teşekkür toplantıları düzenlenmesini istedi.

Habib Güler / Ankara

04.11.2002


 

MHP yarı yarıya eriyince Bahçeli, çekilme kararı aldı

Bir önceki seçimin sürpriz partisi MHP, dün baraja takıldı. Bu durumdan kendini sorumlu tutan Devlet Bahçeli, çekilme kararı aldı. Bahçeli, 2003’te yapılacak büyük kurultayda görevini yeni bir genel başkana devredeceğini açıkladı.

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin seçimde aldığı kötü sonuçtan kendisinin sorumlu olduğunu belirterek, 2003’te yapılacak büyük kurultayda görevinin yeni bir genel başkana devredeceğini açıkladı.

Bahçeli, saat 22.30’da yaptığı basın toplantısında seçim yenilgisinin sorumluluğunu üstlendi ve çekilme kararını açıkladı. MHP’nin yüzde 10 oranında oy kaybettiğini hatırlatan Bahçeli, “Bu sonuç, MHP açısından beklenen bir durum değildir. Sorumluluk şahsıma aittir. 2003 yılında toplanacak olan büyük kurultayda MHP’yi yeni bir yönetime kavuşturmak ve yeni bir genel başkan önderlğinde kutsal davamızı ve hedefe taşıyacak bir yapıyı oluşturmak görevim olacaktır.” dedi.

Gazetecilerin, “2003 kurultayında aday olacak mısınız?” sorusuna Bahçeli, “Bunu açıkça söylüyorum. 2003 yılında MHP’nin kurultayı toplanacak. Artık MHP genel başkanı olarak, büyük bir kurultay toplamak ve partimizi hedefe taşıyabilecek yeni bir yönetime kavuşturmak olacaktır.” karşılığını verdi. Bahçeli, “Aday olacak mısınız?” sorusu tekrarlanınca da “Böyle bir açıklamayı yapan aday olmayı düşünür mü efendim.” dedi. Açıklamanın ardından genel merkeze gelen partililer, Bahçeli’ye sevgi gösterisinde bulundu.

MHP, seçim yenilgisinin şokunu yaşıyor. Hüzünlü bir havanın hakim olduğu parti, daha ilk sandık neticelerinin alınmasıyla birlikte “kurtların sessizliğine” büründü. Partililerin ağzını bıçak açmazken, parti içi dengelerin artık eskisi gibi gitmeyeceğinin işaretleri alındı.

MHP, 18 Nisan seçimlerinde sürpriz oy patlaması yapınca parti genel merkezi, büyük bir coşkuya sahne olmuştu. Dün ise, bunun tam tersi bir görüntü hakimdi. Resmi olmayan ilk neticeler gelmeye başladığında, partide moraller bozuldu. Parti binasının ne önünde ne de içinde 18 Nisan’dan eser yoktu. Davul–zurna eşliğinde slogan atan bir grup partilinin coşkusu da kısa sürdü.

Oyunu kullandıktan sonra partiye geçen MHP lideri Devlet Bahçeli, kurmayları Deniz Bölükbaşı, Şefkat Çetin ve Şevket Bülent Yahnici’yle illerden gelen sonuçları değerlendirdi. Bahçeli’nin yanından çıkan parti yöneticileri, “yüzde 8 ile 9 arasında gidip gelen” bıçak sırtı tablo karşısında sessiz kalmayı tercih ettiler.

Saatler ilerledikçe, “sandık nasıl ilerlediyse öyle gider” havası hakim oldu. Bu noktadan sonra, dolaylı da olsa tepkiler dışa vuruldu. “Partiyi mahvettikleri” belirtilen suçlular aranmaya başlandı. Kimi, parti yönetiminden kimi liste birincisi adayların çalışmamasından ve aday belirlemede teşkilat eğilimlerinin değiştirilmesinden yakındı. Keçiören’den gelen bir partili, halkın Avrupa Birliği’ne duruşlarını değil “geçimi” öne çıkardığından yakınırken, “Millet aç. Brüksel sevdalılarına da Türkiye sevdalılarına da geçit vermedi. Mide öne çıktı.” dedi.

Bahçeli’nin seçim bölgesi Osmaniye’de bile AK Parti’nin birinci gitmesi karşısında ise, “Cık cık. Ne yapalım millet böyle.” hayıflanmaları duyuldu.

Dünkü sessizliği, MHP’de yeni gelişmelerin habercisi olarak görenler çıktı. Partideki kalabalığın azlığına dikkat çeken bir partili, “Misafirler gitti, davanın gerçek sahipleri burada. Şerde hayır vardır. Hayır için gayret gösterilir.” derken, bunun işaretini verdi. Ülkü Ocakları Başkanı Atilla Kaya da, en fazla Bahçeli’ye üzüldüğünü belirtirken “yeniden başlarız” görüşünü seslendirdi.

Devlet Bahçeli, seçim öncesi anketlere güvenmediğini belirtirken sürpriz yapacaklarını açıklamıştı. Ancak, sürpriz “partisinin barajın atında kalması” oldu. Bahçeli, “barajın altında kaldıklarında genel başkanlıktan çekileceğini” açıklamış, arkasından da bunun birkaç seçim sonrası için geçerli olacağını da vurgulamıştı. MHP, uzun bir aradan sonra geldiği Meclis’te artık yok. Tıpkı, geçen seçimleri ısrarla istediği halde barajın altında kalan CHP’nin akıbetini yaşadı. MHP, 3,5 yılın muhasebesini yapmaya hazılanıyor.

Zekai Özçınar - Selim Kuvel / Ankara

04.11.2002


 

18 Nisan’ın galibi DSP, 20 kat küçüldü

Başbakan Bülent Ecevit’in liderliğinde girdiği 99 seçimlerinden birinci parti olarak çıkan DSP, seçimde en çok kaybeden parti oldu.

99 seçimlerinde yüzde 22 oy alan DSP, dünkü seçimlerde yüzde 2 oy oranına bile ulaşamadı. Bu şok sonuç, partide matem havası estirdi. Oy verme işleminin başlamasından sonra partide başlayan umutlu bekleyiş, sandıkların açılmasıyla birlikte yerini gözyaşı ve öfkeye bıraktı. Devlet Bakanı Melda Bayer sonuçları gözyaşları arasında izlerken, bir grup partili de DSP Genel Merkezi önüne gelerek yöneticileri protesto etti. DSP Genel Merkezi’nde hareketlilik öğle saatlerinde başladı. Başbakan Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit seçim sonuçlarını Oran’da bulunan çalışma ofisinden takip etti. DSP Genel Merkezi’nde ise Devlet bakanları Tayfun İçli, Zeki Sezer ve Melda Bayer, basın mensupları ile birlikte televizyonların karşısına geçti. Seçim sonuçları, DSP Genel Merkezi’nin yanına kurulan Bilgi İşlem Merkezi’nden parti merkezine aktarıldı. İlk sonuçların alınması ile birlikte DSP’de matem havası esti. Kötü neticeler alındıkça, mateme gözyaşı ve öfke eşlik etti. Devlet Bakanı Melda Bayer, gözyaşlarına hakim olamadı. DSP Genel Merkezi önüne gelen bir grup partili de parti yöneticilerini protesto etti. ‘Halkçı Ecevit’ şeklinde slogan atan partililer, tepkilerini “Örgütümüz parti yöneticileri tarafından içeri alınmadı.” sözleriyle ortaya koydu. Devlet Bakanı İçli gazeteciler ile sohbet ederken ilginç bir olay yaşandı. Devlet Bakanı İçli’nin kendisini telefon ile arayan kızı, “Baba inanamıyorum. Herkes AKP’ye oy vermiş.” dedi. DSP’nin baraj altında kalmasıyla ilginç bir tablo çıktı ortaya. Ecevit başta olmak üzere DSP’li bakanların tamamı milletvekili sıfatını kaybetti. Böylece uzun yıllardan sonra ilk kez milletvekili olmayan bir başbakan yeni hükümet kurulana kadar görevini sürdürecek.

Edip Ali Yavuz / Ankara

04.11.2002


 

YTP de umduğunu bulamadı

DSP’den ayrılan milletvekilleri tarafından büyük umutlarla kurulan Yeni Türkiye Partisi (YTP) de 3 Kasım seçimlerinden hayal kırıklığı ile çıkan bir parti oldu.

Neticeler belli olduktan sonra yazılı bir açıklama yapan YTP Genel Başkanı İsmail Cem, partisinin bu seçimde olumlu bir sonuç alamadığını belirterek, “Türkiye tercihini yapmıştır. Memleketimize hayırlı olsun” dedi. YTP’de seçim sonuçlarını Genel Merkez binasında yalnızca Milli Eğitim eski Bakanı Metin Bostancıoğlu ve Amasya Milletvekili Gönül Saray Alphan izledi. Bostancıoğlu, seçimden önce yaptığı tahminlerin aynen ortaya çıktığını ifade ederken, Alphan kendi köyü olan Amasya’nın Ballıdere köyünde YTP’ye oy çıkmamasına hayret etti.

Kendisini telefonla arayanlara ‘orada Saray soyadında kimse yok mu?’ şeklinde cevap veren Alphan, yakınlarının kendisini halen daha DSP’de olduğunu zannettiklerini öğrenince şaşırdı. “Biz seni DSP’de bildiğimiz için oylarımızı DSP’ye verdik.” diyen yakınlarına verecek cevap bulamayan Alphan, köyünde DSP’ye oldukça fazla oy çıkmasının nedeni de bu yanılgıya bağladı. Diğer taraftan Ak Parti Lideri Erdoğan’ın televizyonda yapıtığı açıklamayı dikkatlice dinleyen YTP’liler, “Bir maraton yarışındayız, yarından itibaren araziye çıkacağız.” değerlendirmesinde bulundular.

Seçim sonuçlarının yazılı bir açıklama ile değerlendiren YTP Genel Başkanı İsmail Cem ise, sonuçların Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi. “Türkiye tercihini yapmıştır. Memleketimize hayırlı olmasını diliyorum.” ifadesini kullandı.

Özcan Yağmur / Ankara

04.11.2002


 

Fadıl Akgündüz bağımsız olarak Meclis’te

Hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan ve İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan Fadıl Akgündüz, Siirt’ten bağımsız milletvekili seçildi.

Akgündüz, avukatı aracılığıyla mazbatasını alabileceği için Türkiye’ye geldiğinde gözaltına alınamayacak.

YSK yetkililerinden alınan bilgiye göre hakkında arama kararı bulunan Fadıl Akgündüz, milletvekili seçildiğine dair tutanağı avukatı aracılığıyla alabilecek. Akgündüz seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra Türkiye’ye gelmesi durumunda havaalanına mazbatasını getirterek gözaltına alınmaktan kurtulabilecek. YSK’-nın kesin sonuçları en geç 15 Kasım tarihine kadar açıklaması bekleniyor.

Yasalara göre milletvekilleri, mazbatalarını vekilleri aracılığıyla alabiliyor. 1999 seçimlerinden sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, memleketi Osmaniye’den mazbatasını vekalet yoluyla almıştı.

Kesinleşmiş hapis cezası olmayan, ancak İstanbul Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hakkında çıkarılmış gıyabi tutuklama kararı bulunan Akgündüz, Siirt’ten bağımsız milletvekili adayı olmuştu. Akgündüz’ün adaylık başvurusu önce reddedilmiş; ancak Yüksek Seçim Kurulu’nun kararıyla adaylık daha sonra kabul edilmişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da Fadıl Akgündüz’ün milletvekili adayı olamayacağına ilişkin YSK’ya ihbar yazısı göndermiş; ancak YSK, Akgündüz’ün adaylığına onay vermişti. Akgündüz, hakkındaki gıyabi tutuklama kararı nedeniyle seçim kampanyası sürecinde seçim bölgesi olan Siirt’e hiç gelemedi. Akgündüz’ün seçim kampanyasını, Siirt’e 20 kişilik bir grupla gelen avukatı Veysi Yaşar yürüttü. Yurtdışında zaman zaman telefonla Siirtlilere hitap eden Akgündüz’ün Meclis’e girmesiyle Türkiye’de daha önce hiç yaşanmamış bir ilk de gerçekleşmiş oldu.

Murat Aydın / Ankara

04.11.2002


 

Meclis’e 8 milletvekili bağımsız olarak girdi

Kesin olmayan seçim sonuçlarına göre Türkiye genelinde 7 kişi bağımsız olarak Meclis’e girdi.

Siirt’ten Fadıl Akgündüz’ün yanısıra, Elazığ’dan Mehmet Ağar, Kars’tan Gürcan Dağdaş, Bayburt’tan Ülkü Güney, Bitlis’ten Edip Safder Gaydalı, Iğdır’dan Dursun Akdemir ve Şırnak’tan Mehmet Tatar ve Mardin’den Süleyman Bölünmez bağımsız olarak Meclis’e girmeyi başardılar.

04.11.2002


 

CHP'li Sözen ve Bolu Valisi Türker yanlış oy kullandı

Cumhuriyet Halk Partisi Sivas 1. sıra milletvekili adayı Nurettin Sözen yanlış oy kullandı, fark edince yeni oy pusulası alarak düzeltti.

Sivas İl Halk Kütüphanesi’nde oy kullanan Sözen, CHP dışında başka bir partiye oy verdiğini farkedince, görevlilerden yeni oy pusulası isteyerek hatasını düzeltti. Sözen, konuyla ilgili olarak, “Oy pusulasına ‘Evet’ mühürü bastıktan sonra, CHP’nin dışında bir partiye oy verdiğimi farkettim. İlk pusulada hangi partiye oy verdiğimi bilmiyorum.” dedi.

Bu arada, gözlüklerini evde unutan Bolu Valisi Mehmet Ali Türker, parti amblemlerini seçemeyince yanlış oy kullandı. Bolu Valisi Mehmet Ali Türker, gözlüklerini unuttuğu için oy kullanırken “Evet” mührünü yanlış yere bastı.

Bolu Valisi Mehmet Ali Türker ile eşi Aynur Türker, oylarını kullanmak üzere 50. Yıl İzzet Baysal İlköğretim Okulu’na geldi. 1033 No'lu sandıkta oy kullanmak üzere “Evet” mührü ve oy pusulasını alan Vali Türker, oy kullanmak için geçtiği paravanın ardından bir süre sonra geri çıkarak, “Evet mührünü yanlış yere bastım. Yeni oy pusulası alabilir miyim?” dedi.

1033 No'lu seçim sandığı başkanı Raif Yaşar, “Sayın valim yeni oy pusulası veremeyiz. Oy pusulası seçmen sayısı kadar. Oy pusulasında yanlış yere bastıysanız oyunuz geçersiz olur.” cevabını verdi.

Bu cevap üzerine Bolu Valisi Mehmet Ali Türker, “Gözlüklerimi evde unutmuşum. Gözlükler olmayınca oyumu yanlışlıkla oy vereceğim partinin amblemi yerine, başka partinin amblemine bastım. Artık kime niyet, kime kısmet diyelim.” diyerek, oy pusulasını sandığa attı. Vali Türker’in eşi, Aynur Türker ise, “Ben oyumu yanlış kullanmadım.” dedi.

Mehmet Kuru - Mehmet Güler / Sivas - Bolu

04.11.2002


 

Ecevit istifa için kesin sonuçları beklemeyecek

Başbakan Bülent Ecevit, istifasını sunmak üzere Çankaya Köşkü çıkmak için kesin seçim sonuçlarını beklemeyeceğini açıkladı. Ecevit’in bugün istifasını Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e sunması bekleniyor.

Partisinin baraj altı kalacağının kesinleşmesinin ardından DSP Genel Merkezi’ne gelen Başbakana Ecevit, yaklaşık bir saat parti kurmaylarıyla biraraya geldi. Burada yaptığı kısa değerlendirmenin ardından kameraların karşısına geçen Başbakan’ın oldukça üzüntülü olduğu dikkat çekti. “Söyleyecek birşey yok. Bu kadarını da beklemiyordum.” diyerek söze giren Ecevit, seçim sonuçlarından memnun olmadıklarını kaydetti. Milletin takdirine saygı duymak gerektiğinin altını çizen Ecevit, şöyle konuştu:

“DSP son bir yıl içerisinde ağır darbelerle karşı karşıya kaldı. Geride bıraktığımız üç buçuk yıl içerisinde Türkiye’nin geleceğini kurtarabilmek için yasa çalışmaları yaptık. Tam bunların olumlu semerelerini almaya başlayacakken bu duruma geldik. Eğer seçimler zamamnında yapılmış olsaydı çok şeyler değişebilirdi. Ama koalisyon ortakları seçime karar verdiler. Bu büyük bir hata oldu. Kendi kendimize hata yaptık. bu bir anlamda intihar oldu.”

Edip Ali Yavuz / Ankara

04.11.2002


 

‘Milli Görüş’ tarihinin en düşük oyunu aldı

Siyasi yasaklı Necmettin Erbakan’ın önderliğini Milli Görüş hareketinin partisi SP, seçim şoku yaşayan partilerin başında yer aldı.

Yüzde 5’lerin üstünde oy bekleyen SP yöneticileri, 2,5’larda çıkan sonuç karşısında şaşkınlık geçirdi. Oylarını seçim çevrelerinde kullanan parti yöneticileri, sonuçları Ankara’da takip etmek için çıktıkları yollarda ilk sonuçları öğrenince Genel Merkez’deki, makamlarına gelmekten vaz geçti.

SP, seçim sonuçlarını genel merkezde Mustafa Köylü’nün başkanlığında oluşturduğu Seçim Koordinasyon Başkanlığı ile takip etti. Alınan ilk sonuçlar ise partide adeta soğuk duş etkisi yaptı. Kötü sonuçlar üzerine parti genel merkezine hiç bir üst düzey yetkilisi uğramadı. Genel merkeze sadece partinin ağır toplarından Oğuzhan Asiltürk kısa bir ziyarette bulundu. Asiltürk, gazetecilere yaptığı değerlendirmede, sonucu “28 Şubat sürecine” bağladı. Asiltürk, “Seçimin ilk neticelerine göre söylüyorum. Bütün darbelerden sonra olan, bir kere daha oluyor. 28 Şubat’ın etkisiyle vatandaş belli bir değerlendirme yaptı. Bütün darbelerden sonra olan neticeyi çıkardı. 60 ihtilalinden sonra Demirel’de toplandı. 12 Eylül ihtilalinden sonra Özal’da, 28 Şubat’tan sonra bir yerlere teslim ediliyor. 28 Şubat’ın neticesinde bir sonuç oldu bu.” dedi. Asiltürk, ‘28 Şubat’tan sonra 99 seçimlerinde neden böyle bir sonuç elde edilmedi?’ şeklindeki soruyu ise, “O zaman 30 bin kişinin ölümüne neden olan ve 15 yıldan beri terör estiren terörist yakalanıp Türkiye’ye getirilmişti. Oylar böyle yönlendirilmişti.” diye cevapladı.

“Oylar neden AK Parti’de toplandı?” sorusuna “Bu konuya hiç girmeyeceğim.” karşılığını veren Asiltürk, “Sayın Tayyip Erdoğan sizin içinizden ayrıldı..’ hatırlatması üzerine de, “Özal da bizim içimizden ayrılmıştı.” şeklinde konuştu.

Milli Görüş tabanının AK Parti’ye oy verip vermediğine yönelik sorulara cevap vermeyen Asiltürk, SP olarak bugün başkanlık divanında geniş sir değerlendirme yapacaklarını, sonuçları kamuoyuna deklare edeceklerini ifade etti. Partiden başka resmi bir duyuru yapılmayacağının açıklanması üzerine de basın mensupları SP Genel Merkezi’ni erken saatlerde terk etti.

Sadullah Özcan / Ankara

04.11.2002


 

PARTİLERE GÖRE İL İL (KESİN OLMAYAN) MİLLETVEKİLİ LİSTESİ

Adana

(AKP)Ömer Çelik

(AKP)Abdullah Çalışkan

(AKP)Ziyaettin Yağcı

(AKP)Vahit Kirişci

(AKP)Recep Garip

(AKP)Abdullah Torun

(AKP)Ali Küçükaydın

(AKP)Ayhan Zeynep Tekin

(CHP)Nevin Gaye Erbatur

(CHP)Mehmet Ziya Yergök

(CHP)Tacidar Seyhan

(CHP)Kemal Sağ

(CHP)Uğur Aksöz

(CHP)Atilla Başoğlu

Adıyaman

(AKP)Mehmet Özyol

(AKP)Mahmut Göksu

(AKP)Fehmi Hüsrev Kutlu

(AKP)Ahmet Faruk Ünsal

(CHP)Şevket Gürsoy

Afyon

(AKP)Sait Açba

(AKP)İbrahim Hakkı Aşkar

(AKP)Ahmet Koca

(AKP)Mahmut Koçak

(AKP)Halil Aydoğan

(AKP)Reyhan Balandı

(CHP)Halil Ünlütepe

Ağrı

(AKP)Halil Özyolcu

(AKP)Mehmet Kerim Yıldız

(AKP)Mehmet Melik Özmen

(CHP)Cemal Kaya

(CHP)Naci Aslan

Aksaray

(AKP)Ali Rıza Alaboyun

(AKP)Ruhi Açıkgöz

(AKP)Ramazan Toprak

(AKP)Ahmet Yaşar

Amasya

(AKP)Akif Gülle

(AKP)Hamza Albayrak

(CHP)Mustafa Sayar

Ankara 1. Bölge

(AKP)İsmail Alptekin

(AKP)Bülent Gedikli

(AKP)Cemil Çiçek

(AKP)Ali Babacan

(AKP)Ersönmez Yarbay

(AKP)Mehmet Zekai Özcan

(AKP)Remziye Öztoprak

(AKP)Faruk Koca

(CHP)Önder Sav

(CHP)Eşref Erdem

(CHP)Oya Araslı

(CHP)Yılmaz Ateş

(CHP)Ayşe Gülsün Bilgehan

(CHP)İsmail Değerli

(CHP)Mehmet Tomanbay

Ankara 2. Bölge

(AKP)Salih Kapusuz

(AKP)Eyyüp Sanay

(AKP)Mehmet Said Yazıcıoğlu

(AKP)Beşir Atalay

(AKP)Reha Denemeç

(AKP)Haluk İpek

(AKP)Telat Karapınar

(AKP)Nur Doğan Topaloğlu

(AKP)Mustafa Tuna

(CHP)Bayram Ali Meral

(CHP)Yakup Kepenek

(CHP)A. İsmet Çanakçı

(CHP)Zekeriya Akıncı

(CHP)Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu

Antalya

(AKP)Mehmet Dülger

(AKP)Mevlüt Çavuşoğlu

(AKP)Burhan Kılıç

(AKP)Osman Akman

(AKP)Fikret Badazlı

(CHP)Deniz Baykal

(CHP)Tuncay Ercenk

(CHP)Nail Kamacı

(CHP)Osman Kaptan

(CHP)Atilla Emek

(CHP)Feridun Fikret Baloğlu

(CHP)Hüseyin Ekmekcioğlu

(CHP)Osman Özcan

Ardahan

(AKP)Kenan Altun

(CHP)Ensar Öğüt

Artvin

(AKP)Orhan Yıldız

(CHP)Yüksel Çorbacıoğlu

Aydın

(AKP)Atilla Koç

(AKP)Ahmet Rıza Acar

(AKP)Ahmet Ertürk

(AKP)Semiha Öyüş

(CHP)Mehmet Mesut Özakcan

(CHP)Mehmet Semerci

(CHP)Mehmet Boztaş

(CHP)Özlem Çerçioğlu

Balıkesir

(AKP)İsmail Özgün

(AKP)Ahmet Edip Uğur

(AKP)Ali Osman Sali

(AKP)Turhan Çömez

(AKP)Ali Aydınlıoğlu

(CHP)Orhan Sür

(CHP)Ali Kemal Deveciler

(CHP)Sedat Pekel

Bartın

(AKP)Mehmet Asım Kulak

(AKP)Hacı İbrahim Kabarık

Batman

(AKP)Ahmet İnal

(AKP)Memet Ali Suçin

(AKP)Afif Demirkıran

(CHP)M. Nezir Nasıroğlu

Bayburt

(AKP)Fetani Battal

(BAĞIMSIZ)Ülkü Güney

Bilecik

(AKP)Fahretin Poyraz

(CHP)Yaşar Tüzün

Bingöl

(AKP)Mahfuz Güler

(AKP)Fevzi Berdibek

(AKP)Abdurrahman Anik

Bitlis

(AKP)Zeki Ergezen

(AKP)Vahit Kiler

(AKP)Abdurrahim Aksoy

(BAĞIMSIZ)E.Safder Gaydalı

Bolu

(AKP)Mehmet Güner

(AKP)Metin Yılmaz

(AKP)Yüksel Coşkunyürek

Burdur

(AKP)Mehmet Alp

(AKP)Bayram Özçelik

(CHP)Ramazan Kerim Özkan

Bursa

(AKP)Ertuğrul Yalçınbayır

(AKP)Mehmet Altan Karapaşoğlu

(AKP)Faruk Çelik

(AKP)Sedat Kızılcıklı

(AKP)Mehmet Emin Tutan

(AKP)Şerif Birinç

(AKP)Şevket Orhan

(AKP)Niyazi Pakyürek

(AKP)Zafer Hıdıroğlu

(AKP)Mustafa Dündar

(AKP)Faruk Anbarcıoğlu

(AKP)Abdulmecit Alp

(CHP)Ali Dinçer

(CHP)Kemal Demirel

(CHP)Mustafa Özyurt

Çanakkale

(AKP)Mehmet Daniş

(AKP)İbrahim Köşdere

(CHP)İsmail Özay

(CHP)Ahmet Küçük

Çankırı

(AKP)Hikmet Özdemir

(AKP)İsmail Ericekli

(AKP)Tevfik Akbak

Çorum

(AKP)Agah Kafkas

(AKP)Murat Yıldırım

(AKP)Ali Yüksel Kavuştu

(AKP)Muzaffer Külcü

(CHP)Feridun Ayvazoğlu

Denizli

(AKP)Osman Nuri Filiz

(AKP)Mehmet Salih Erdoğan

(AKP)Mehmet Yüksektepe

(AKP)Ümmet Kandoğan

(CHP)Mehmet Uğur Neşşar

(CHP)V. Haşim Oral

(CHP)Mustafa Gazalcı

Diyarbakır

(AKP)Osman Aslan

(AKP)M. İhsan Arslan

(AKP)Aziz Akgül

(AKP)Cavit Torun

(AKP)Ali İhsan Merdanoğlu

(AKP)Mehmet Mehdi Eker

(AKP)Mehmet Fehmi Uyanık

(AKP)İrfan Rıza Yazıcıoğlu

(CHP)Mesut Değer

(CHP)Muhsin Koçyiğit

Düzce

(AKP)Yaşar Yakış

(AKP)Fahri Çakır

(AKP)Metin Kaşıkoğlu

Edirne

(AKP)Ali Ayağ

(CHP)Necdet Budak

(CHP)Rasim Çakır

(CHP)Nejat Gencan

Elazığ

(AKP)Mehmet Necati Çetinkaya

(AKP)Abdulbaki Türkoğlu

(AKP)Zülfü Demirbağ

(CHP)Hayrettin Karamazı

(BAĞIMSIZ)Mehmet Ağar

Erzincan

(AKP)Tevhit Karakaya

(AKP)Talip Kaban

(CHP)Erol Tınastepe

Erzurum

(AKP)Recep Akdağ

(AKP)Muzaffer Gülyurt

(AKP)Mücahit Daloğlu

(AKP)Mustafa Ilıcalı

(AKP)Ömer Özyılmaz

(AKP)Mustafa Nuri Akbulut

(AKP)İbrahim Özdoğan

Eskişehir

(AKP)Murat Mercan

(AKP)Muharrem Tozçöken

(AKP)Fahri Keskin

(CHP)Cevdet Selvi

(CHP)Mehmet Vedat Yücesan

(CHP)Mehmet Ali Arıkan

Gaziantep

(AKP)Kürşad Tüzmen

(AKP)Nurettin Aktaş

(AKP)Ömer Abuşoğlu

(AKP)Ahmet Uzer

(AKP)Metin Özkarslı

(AKP)Mehmet Sarı

(AKP)Fatma Şahin

(CHP)Abdülkadir Ateş

(CHP)Mustafa Yılmaz

(CHP)Ahmet Yılmazkaya

Giresun

(AKP)Nurettin Canikli

(AKP)Hasan Aydın

(AKP)Ali Temur

(AKP)Adem Tatlı

(CHP)Mehmet Işık

Gümüşhane

(AKP)Sabri Varan

(AKP)Temel Yılmaz

Hakkari

(AKP)Fehmi Öztunç

(AKP)Şükrü Gür

(BAĞIMSIZ)Mustafa Zeydan

Hatay

(AKP)Sadullah Ergin

(AKP)Mehmet Soydan

(AKP)Fuat Geçen

(AKP)İsmail Soylu

(AKP)Mehmet Eraslan

(AKP)Ahmet Şanverdi

(CHP)İnal Batu

(CHP)Fuat Çay

(CHP)Abdülaziz Yazar

(CHP)Zübeyr Amber

Iğdır

(CHP)Yücel Artantaş

(BAĞIMSIZ)Dursun Akdemir

Isparta

(AKP)Erkan Mumcu

(AKP)Recep Özel

(AKP)Mehmet Sait Armağan

(AKP)Mehmet Emin Murat Bilgiç

(CHP)Mevlüt Coşkuner

İstanbul 1. Bölge

(AKP)Kemal Unakıtan

(AKP)İrfan Gündüz

(AKP)Tayyar Altıkulaç

(AKP)Mustafa Ataş

(AKP)Mehmet Beyazıt Denizolgun

(AKP)Binali Yıldırım

(AKP)Nusret Bayraktar

(AKP)Gülseren Topuzlu

(AKP)Ali İbiş

(AKP)Hüseyin Besli

(AKP)Mehmet Sekmen

(AKP)Emin Şirin

(AKP)Gürsoy Erol

(AKP)Muharrem Karslı

(CHP)Kemal Derviş

(CHP)Ömer Zülfü Livanelioğlu

(CHP)Algan Hacaloğlu

(CHP)Güldal Okuducu

(CHP)Ali Topuz

(CHP)Hasan Aydın

(CHP)Ali Rıza Gülçiçek

(CHP)Ali Kemal Kumkumoğlu

(CHP)Berhan Şimşek

(CHP)Ahmet Sırrı Özbek

İstanbul 2. Bölge

(AKP)Mehmet Ali Şahin

(AKP)Murat Başesgioğlu

(AKP)Hüseyin Kansu

(AKP)Mustafa Baş

(AKP)Hayati Yazıcı

(AKP)Burhan Kuzu

(AKP)Ekrem Erdem

(AKP)İbrahim Reyhan Özal

(AKP)Egemen Bağış

(AKP)Zeynep Karahan Uslu

(AKP)Alaattin Büyükkaya

(AKP)Recep Koral

(AKP)Nimet Çubukçu

(AKP)Yaşar Karayel

(CHP)Mehmet Sevigen

(CHP)Bülent Hasan Tanla

(CHP)Kemal Kılıçdaroğlu

(CHP)Memduh Hacıoğlu

(CHP)Ersin Arıoğlu

(CHP)Bihlun Tanaylıgil

(CHP)Hasan Fehmi Güneş

(CHP)Onur Öymen

(CHP)Zahit Gürdal

İstanbul 3. Bölge

(AKP)Abdulkadir Aksu

(AKP)Ali Coşkun

(AKP)Nevzat Yalçıntaş

(AKP)Azmi Ateş

(AKP)İdris Naim Şahin

(AKP)Lokman Ayva

(AKP)Nazım Ekren

(AKP)Güldal Akşit

(AKP)Cengiz Kaptanoğlu

(AKP)İnci Gülser Özdemir

(AKP)Yahya Baş

(AKP)Ünal Kacır

(AKP)Mehmet Mustafa Açıkalın

(AKP)Halide İncekara

(AKP)Göksal Küçükali

(CHP)Yaşar Nuri Öztürk

(CHP)Şükrü Mustafa Elekdağ

(CHP)Mehmet Ali Özpolat

(CHP)Birgen Keleş

(CHP)Ahmet Güryüz Ketenci

(CHP)Zeynep Damla Gürel

(CHP)İsmet Atalay

(CHP)Halil Akyüz

İzmir 1. Bölge

(AKP)Mehmet Aydın

(AKP)Mehmet Saim Tekelioğlu

(AKP)Tevfik Ensari

(AKP)Nükhet Hotar

(CHP)Bülent Baratalı

(CHP)Enver Öktem

(CHP)Türkan Miçooğulları

(CHP)Ahmet Ersin

(CHP)Sedat Uzunbay

(CHP)Yılmaz Kaya

(CHP)Abdürezzak Erten

(CHP)Erdal Karademir

İzmir 2. Bölge

(AKP)İsmail Katmerci

(AKP)Serpil Yıldız

(AKP)Fazıl Kahraman

(AKP)Zekerriya Akçam

(CHP)Hakkı Akalın

(CHP)Hakkı Ülkü

(CHP)K. Kemal Anadol

(CHP)Ali Rıza Bodur

(CHP)Oğuz Oyan

(CHP)Canan Arıtman

(CHP)Vezir Akdemir

(CHP)Muharrem Toprak

K.Maraş

(AKP)Ali Sezal

(AKP)Nevzat Pakdil

(AKP)Hanefi Mahçiçek

(AKP)Mehmet Yılmazcan

(AKP)Mehmet Ali Bulut

(AKP)Avni Doğan

(AKP)Fatih Arıkan

(CHP)Mehmet Parlakyiğit

Karabük

(AKP)Mehmet Ceylan

(AKP)Hasan Bilir

(AKP)Ali Öğüten

Karaman

(AKP)Mehmet Asım Kulak

(AKP)Hacı İbrahim Kabarık

(CHP)Hasan Akyol

Kars

(AKP)Zeki Karabayır

(AKP)Yusuf Selahattin Beyribey

(CHP)Selami Yiğit

Kastamonu

(AKP)Musa Sıvacıoğlu

(AKP)Hakkı Köylü

(AKP)Sinan Özkan

(CHP)Mehmet Yıldırım

Kayseri

(AKP)Abdullah Gül

(AKP)Sadık Yakut

(AKP)Mustafa Elitaş

(AKP)Taner Yıldız

(AKP)Adem Baştürk

(AKP)Niyazi Özcan

(AKP)Mustafa Duru

(CHP)Muharrem Eskiyapan

Kırıkkale

(AKP)Vahit Erdem

(AKP)Ramazan Can

(AKP)Murat Yılmazer

(CHP)Halil Tiryaki

Kırşehir

(AKP)Hacı Turan

(AKP)Mikail Arslan

(CHP)Hüseyin Bayındır

Kilis

(AKP)Hasan Kara

(AKP)Veli Kaya

Kocaeli

(AKP)Mehmet Vecdi Gönül

(AKP)Osman Pepe

(AKP)Eyyüp Ayar

(AKP)Nihat Ergün

(AKP)Muzaffer Baştopçu

(AKP)Nevzat Doğan

(CHP)Mehmet Sefa Sirmen

(CHP)İzzet Çetin

(CHP)Salih Gün

Konya

(AKP)Halil Ürün

(AKP)Sami Güçlü

(AKP)Hasan Anğı

(AKP)Özkan Öksüz

(AKP)Remzi Çetin

(AKP)Kerim Özkul

(AKP)Harun Tüfekçi

(AKP)Mustafa Ünaldı

(AKP)Mehmet Kılıç

(AKP)Ahmet Büyükakkaşlar

(AKP)Abdullah Çetinkaya

(AKP)Muharrem Candan

(AKP)Orhan Erdem

(AKP)Ahmet Işık

(CHP)Nezir Büyükcengiz

(CHP)Atilla Kart

Kütahya

(AKP)Hüsnü Ordu

(AKP)Halil İbrahim Yılmaz

(AKP)Soner Aksoy

(AKP)Abdullah Erdem Cantimur

(AKP)Hasan Fehmi Kinay

(AKP)Alaettin Güven

Malatya

(AKP)Ali Osman Başkurt

(AKP)Ahmet Münür Erkal

(AKP)Süleyman Sarıbaş

(AKP)Miraç Akdoğan

(AKP)Fuat Ölmeztoprak

(CHP)Ferit Mevlüt Aslanoğlu

(CHP)Muharrem Kılıç

Manisa

(AKP)Bülent Arınç

(AKP)Hüseyin Tanrıverdi

(AKP)Mehmet Çerçi

(AKP)Süleyman Turgut

(AKP)Hakan Taşçı

(AKP)İsmail Bilen

(CHP)Mustafa Erdoğan Yetenç

(CHP)Nuri Çilingir

(CHP)Ufuk Özkan

(CHP)Hasan Ören

Mardin

(AKP)Nihat Eri

(AKP)Selahattin Dağ

(AKP)Mehmet Beşir Hamidi

(CHP)Muharrem Doğan

(CHP)Mahmut Duyan

(BAĞIMSIZ)Süleyman Bölünmez

İçel

(AKP)Ali Er

(AKP)Dengir Mir Mehmet Fırat

(AKP)Ömer İnan

(AKP)Saffet Benli

(AKP)Mustafa Eyiceoğlu

(CHP)Mustafa Özyürek

(CHP)Ersoy Bulut

(CHP)Şefik Zengin

(CHP)Ali Oksal

(CHP)Hüseyin Özcan

(CHP)Vahit Çekmez

(CHP)Hüseyin Güler

Muğla

(AKP)Hasan Özyer

(AKP)Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu

(CHP)Ali Arslan

(CHP)Gürol Ergin

(CHP)Ali Cumhur Yaka

(CHP)Fahrettin Üstün

Muş

(AKP)Medeni Yılmaz

(AKP)Seracettin Karayağız

(AKP)Sabahattin Yıldız

(CHP)Mehmet Şerif Ertuğrul

Nevşehir

(AKP)Mehmet Elkatmış

(AKP)Rıtvan Köybaşı

(AKP)Osman Seyfi

Niğde

(AKP)Erdoğan Özegen

(AKP)Mahmut Uğur Çetin

(CHP)Orhan Eraslan

Ordu

(AKP)Mehmet Hilmi Güler

(AKP)Eyüp Fatsa

(AKP)Hamit Taşçı

(AKP)Enver Yılmaz

(AKP)Cemal Uysal

(CHP)Kazım Türkmen

(CHP)İdris Sami Tandoğdu

Osmaniye

(AKP)Şükrü Ünal

(AKP)Durdu Mehmet Kasdal

(AKP)Mehmet Sarı

(CHP)Necati Uzdil

Rize

(AKP)Abdülkadir Kart

(AKP)İmdat Sütlüoğlu

(AKP)İlyas Çakır

Sakarya

(AKP)Recep Yıldırım

(AKP)Süleyman Gündüz

(AKP)Hasan Ali Çelik

(AKP)Şaban Dişli

(AKP)Erol Arslan Cebeci

(AKP)Ayhan Sefer Üstün

Samsun

(AKP)Musa Uzunkaya

(AKP)Cemal Yılmaz Demir

(AKP)Mustafa Demir

(AKP)Ahmet Yeni

(AKP)Mustafa Çakır

(AKP)Suat Kılıç

(CHP)Haluk Koç

(CHP)İlyas Sezai Önder

(CHP)Ahmet İhsan Kalkavan

Şanlıurfa

(AKP)Zülfikar İzol

(AKP)Yahya Akman

(AKP)Mehmet Faruh Bayrak

(AKP)Abdurrahman Müfit Yetkin

(AKP)Mehmet Özlek

(AKP)Mehmet Atilla Maraş

(AKP)Mahmut Kaplan

(AKP)İbrahim Halil Peltek

(CHP)Mahmut Yıldız

(CHP)Mehmet Vedat Melik

(CHP)Turan Tüysüz

Siirt

(AKP)Mervan Gül

(AKP)Öner Gülyeşil

(BAĞIMSIZ)Fadıl Akgündüz

Sinop

(AKP)Mustafa Öztürk

(AKP)Cahit Can

(CHP)Engin Altay

Şırnak

(AKP)Abdullah Veli Seyda

(AKP)İbrahim Hakkı Birlik

(BAĞIMSIZ)Mehmet Tatar

Sivas

(AKP)Abdüllatif Şener

(AKP)Selami Uzun

(AKP)Ömer Kulaksız

(AKP)Osman Kılıç

(AKP)Orhan Taş

(CHP)Nurettin Sözen

Tekirdağ

(AKP)Tevfik Ziyaeddin Akbulut

(AKP)Ahmet Kanbur

(CHP)Erdoğan Kaplan

(CHP)Mehmet Nuri Saygun

(CHP)Enis Tütüncü

Tokat

(AKP)Mehmet Ergun Dağcıoğlu

(AKP)Şükrü Ayalan

(AKP)Zeyit Aslan

(AKP)Resul Tosun

(AKP)İbrahim Çakmak

(CHP)Orhan Diren

(CHP)Feramuz Şahin

Trabzon

(AKP)Asım Aykan

(AKP)Faruk Özak

(AKP)Kemalettin Göktaş

(AKP)A.Aydın Dumanoğlu

(AKP)Mustafa Cumhur

(AKP)Cevdet Erdöl

(CHP)Akif Hamzaçebi

(CHP)Şevket Arz

Tunceli

(CHP)V. Sinan Yerlikaya

(CHP)Hasan Güyüldar

Uşak

(AKP)Alim Tunç

(CHP)Osman Coşkunoğlu

(CHP)Fatma Özkumur

Yalova

(AKP)Şükrü Önder

(CHP)Salim Dönmez

Van

(AKP)Hüseyin Çelik

(AKP)Hacı Biner

(AKP)Maliki Ejder Arvas

(AKP)Asuman Yekta Haydaroğlu

(AKP)Cüneyt Karabıyık

(AKP)Halil Kaya

(CHP)Mehmet Kartal

Yozgat

(AKP)Mehmet Erdemir

(AKP)İlyas Arslan

(AKP)Mehmet Çiçek

(AKP)Mehmet Yaşar Öztürk

(AKP)Bekir Bozdağ

(CHP)Emin Koç

Zonguldak

(AKP)Köksal Toptan

(AKP)Fazlı Erdoğan

(AKP)Polat Türkmen

(CHP)Nadir Saraç

(CHP)Harun Akın

04.11.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 




Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.