İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
08.12.2002
Pazar
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

Kadın-Aile...(Bütün Haberler)

kadinaile@zaman.com.tr

 

Allah davranışlarımızla nasıl anlatılabilir?

Çocuklar başlangıçta kendilerine anlatılan şeyleri düşünmeden, itiraz ve şüphe duymadan kabul ederler. Çünkü çocukta kendine anlatılanlara kolayca ve samimiyetle inanma özelliği vardır. Kaldı ki çocuk sadece kendine anlatılmasını beklemez ve merak ettiği inançla ilgili soruları büyüklerine sorar. Çocuk sorduklarında samimidir ve söylenilen her şeyi doğru olarak algılar. Bu nedenle ana–babalar çocuklarının özellikle dini konulardaki sorularına kesin ve doğru cevap vermeye özen göstermelidirler. Çocuklar sorularına aldıkları cevaplarla, kendilerine öğretilenlerle kendi dini dünyasını kurmaya çalışır. Eğer çocuğunuzun iç dünyasının doğru bilgilerle dolmasını istiyorsanız, onları uyduruk ve yalan şeylerle doldurmayın.

Çocukta oluşmakta olan dini inanç her ne kadar ana–babasının yaşadığı inanca ya da dindarlığa benzese de bu, onların aynen çocuğa aktarılması değildir. Çocuğun inancı ana–babasınınkine benzese de muhteva bakımından farklıdır. Çocukların yetişkinlere benzemesi sadece bir dış görünüştür. Çünkü onlar çocuğun Allah’a yönelmesinde sadece bir vasıtadır. Ebeveyn çocukta var olan Allah’a inanma kabiliyetini geliştirme yönünden önemlidir. Ama bunun tersi de olabilir. Çocuğun inanma istidadı ailesi tarafından yıkılabilir de. Çocuğun büyükleri dini yönde taklit etmesinin arkasında çocukların Allah’ı içten gelen bir istek ve samimiyetle kabul etme ve ona kendini gösterme arzusu yatar. Çocuk büyüklerinden aldığı bilgileri ve fiilleri kendi iç dünyasında benim diyebileceği yeni bir formata getirir.

SORUN:

3, 5 ve 8 yaşındaki çocuklarıma Allah inancını vermek istiyorum. Bunu ona nasihat etmeden nasıl anlatabilirim?

NE YAPMALI?

Çocuklar anne–babalarından gördüklerini duyduklarını taklit ederek öğrenir. Kişiliği de böyle oluşur. Eğer sağlıklı bir dini temeli olmasını istiyorsanız onun dini hayatın yaşandığı bir aile ortamında bulunmasını sağlamalısınız.

NASIL DAVRANMALI?

Çocuk ilk günlerden itibaren anne–babasından Allah sözcüğünü duymalı. Bunu da Allah lafzının geçtiği “Maşallah, Allah bağışlasın, Allah’a emanet ol, Allah’a ısmarladık” gibi sözler söyle-yerek yapabilirsiniz. Yine zaman zaman dilinizde dualara yer vermelisiniz. Çocukların bu sözlerden olumlu bir etkileşim alacağını göreceksiniz.

08.12.2002


 

Çocukları omzunda taşırdı

Peygamber Efendimiz (sas), alemlere rahmet olarak gönderilmişti ve insanlar yıllarca O’nu görebilmek uğruna neleri feda etmezlerdi ki. Ama o öyle bir resuldü ki; bugün bizler bile çocuklarımızı o kadar sevmiyor ya da şefkat göstermiyoruz.

Bir gün Hz. Peygamber (sas) torunu Ümame sırtında olduğu halde mescide girer ve namaz kılar. Rükua gittiğinde onu yere bırakıp, kalkınca da onu yeniden kaldırır. Yine secdede torunları Hasan ve Hüseyin Peygamber Efendimiz (sas)’in sırtına çıkar ve Nebi (as) onlar düşmesin diye secdesini uzatır ve ayağa kalkınca da düşmemeleri için eliyle tutardı. Hatta hutbede iken bile minberden inerek torunu Hasan’ı kucakladığını ve yanına aldığını sahabeler nakleder. Merkür Yayınları’ndan çıkan Peygamber Güncesi, Peygamber Efendimiz (sas)’in günlük hayatının yanı sıra bugünkü yaşadıklarımızı da içine alıyor. Bir annenin çocuğuna karşı şefkatini tam manasıyla takdir eden Hz. Peygamber (sas), “Uzun kılmak niyetiyle namaza dururum, derken bir çocuk ağlaması işitir; annesine sıkıntı vermesin diye kısa keserim.’’ buyurmaktadır.

08.12.2002


 

Sağlığımızı 10 şey tehdit ediyor

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, “zayıflık, korunmasız cinsel ilişki, yüksek tansiyon, tütün, alkol, sağlıksız su, hıfzıssıhha, yüksek kolesterol, demir eksikliği ve obezite” sağlığı tehdit eden 10 temel sorun. Önlem alınmazsa 2020 yılına kadar, bugün 5 milyon olan tütünden kaynaklanan ölümün 9 milyon, bugün 3 milyon olan aşırı kilo ve obezitenin sebep olduğu ölümün 5 milyon olacağı tahmin ediliyor.

Dünya Sağlık Raporu 2002’de yer alan “sağlık tehditlerini önleme, sağlıklı yaşamı iyileştirme hedefinde”, dünyadaki hastalığa, sakatlığa ve ölüme karşı bazı temel küresel tehditler tanımlanarak, bu tehlikelerin bölgeden bölgeye kesin etkileri ve bu tehditleri azaltmak için uygulanabilecek modellere yer verildi. Raporda, yoğun çalışma için seçilen 25’ten daha fazla önlenebilir sağlık tehdidinden küresel çapta en önemli 10 tanesinin şunlar olduğu belirtiliyor:

“Zayıflık, korunmasız cinsel ilişki, yüksek tansiyon, tütün, alkol, sağlıksız su, hıfzıssıhha, yüksek kolesterol, demir eksikliği ve obezite.” Rapora göre, bu sağlık tehditlerinin hepsi, dünya çapında her yıl meydana gelen 56 milyon ölümün yaklaşık yüzde 40’ını ve sağlıklı yaşam yılı kaybının 3’te 1’ini oluşturuyor. Zenginler ve fakirler arasındaki gelir dağılımındaki çarpıcı eşitsizliğe de değinilen rapora göre, sağlık tehditleri yükünün çoğu gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanıyor. Fakir ülkelerdeki yaklaşık 170 milyon çocuk, özellikle besin ihtiyacı nedeniyle düşük kiloluyken, orta ve yüksek gelirli ülkelerdeki 1 milyondan fazla genç aşırı kilolu veya obez.

Kuzey Amerika ve Doğu Avrupa’da yaklaşık yarım milyon insan her yıl aşırı kilodan (obezite) kaynaklanan hastalıklardan ölüyor. Rapor, coğrafya ve sağlıkta kaydedilen ilerlemelere dayanarak dünyayı 14 farklı bölgeye ayırıp, her bölgedeki en önemli sağlık tehdidini ve başarılabilen sağlıklı yaşam süresindeki kazanımları inceliyor. Başlıca sağlık tehditleri, Afrika’nın pek çok ülkesindeki zayıflık ve korunmasız cinsel ilişkiden Kuzey Amerika, Doğu Avrupa ve Japonya gibi gelişmiş Doğu Pasifik ülkelerindeki tütün kullanımı ve yüksek tansiyona kadar değişiklik gösteriyor.

Rapora göre, zayıflık, Afrika’da gerçekleşen 14 ölümden yaklaşık 1’inin sebebi. Kötü beslenme ise gelişmekte olan ülkelerdeki bütün çocuk ölümlerinin yarısından fazlasına sebep oluyor. Kötü beslenme ve etkilerini azaltmanın en etkin yolu, vitamin A, çinko ve demir gibi destekli beslenme programlarının etkin kılınması.

Korunmasız cinsel ilişki sebebiyle HIV virüsünden etkilenen pek çok kişi bu virüsü taşıdığından habersiz. Bu durum da AIDS’in önlenmesini ve kontrolünü zorlaştırıyor. Birçok cinsel ilişki, cinsel yolla bulaşan enfeksiyon tehditlerine sebep oluyor. Raporda, bunun önlenmesi için basın aracılığıyla sağlığın iyileştirilmesi, gönüllü danışmanlığı ve testleri, okul temelli AIDS eğitimi, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların tedavisi, HIV virüsü taşıyan annelerin tedavisi, antiretroviral terapinin değerlendirilmesi ve müdahalelerin birleştirilmesi” uyarıları yapılıyor.

08.12.2002


 

Yüksek tansiyon, sağlıksız su ve demir eksikliği, hayatı etkiliyor

Sağlığı etkileyen 10 tehditten biri olan yüksek tansiyonun da dünyada 7,1 milyon ölüme sebep olduğu tahmin ediliyor. Felçlerin yaklaşık yüzde 92’sine ve kalp krizlerinin yüzde 40’ına yüksek tansiyon sebep oluyor. Yüksek kolesterol ise yaklaşık 4,4 milyon ölümün sebebi. Dünya çapında ölümlerin yüzde 3,1’ine sağlıksız su, hıfzıssıhha ve hijyen sebep oluyor.

Demir eksikliği ise tahminen 2 milyar insanı etkileyen ve doğum, doğum sonrası ölüm ve çocuk gelişiminde olumsuz etkileri olan dünyadaki en yaygın beslenme eksikliği.

08.12.2002


 

Kemerinizi çok sıkmayın, mide kapağınız gevşeyebilir

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yücesoy, “Çok sıkı bağlanan kemer ya da korse, asitlerin geriye kaçmasına ve mide kapağının gevşemesine neden olabilir.” dedi. Yücesoy, yiyecek ve içecekler kadar, kullanılan eşyaların da mide sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kemerlerin çok sıkı bağlanmaması ve şişman kişilerin korse takmaması gerektiğine işaret eden Yücesoy, şunları anlattı:

“Çok sıkı bağlanan kemer ya da korse, asitlerin geriye kaçmasına ve mide kapağının gevşemesine neden olabilir. Karabiber, acı biber, çiğ soğan ve sarmısak ise asit salgısını artırdığı için yemek borusu kapağının gevşemesine yol açar. Ayrıca, sigara midenin hareketlerini bozar. Safra asitleri ve pankreastaki asitler geriye kaçar ve görevlerini yapamaz. Aşırı sıcak ve soğuk yiyecekler ile içecekler de midede yaralara neden olur. Sık sık tekrarlayan bu yaralar, kanser riskini artırmaktadır.”

08.12.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 


   BÜTÜN YAZARLAR  



Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.