İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
22.01.2003
Çarşamba
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


MUSTAFA ÜNAL m.unal@zaman.com.tr
 

AK Parti’nin yolsuzluk vurgusu

Önce AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan ‘Yolsuzlukların damarına girdik, gereğini yapacağız göreceksiniz.’ diyerek büyük laf etti.


Sonra Başbakan Abdullah Gül konuştu, ekonomi muhabirlerine ‘Enerji ihalelerini incelemeye aldık.’ dedi ve ekledi: ‘Sonuna kadar gitmeye kararlıyız.’

AK Parti’nin iki güçlü isminden gelen açıklamalar sürpriz değil, bekleniyordu, son derece de yerinde.

Yolsuzluk ekonomisi Türkiye’nin en kronik sorunlarının başında geliyor. Devletin varlığını, milletin geleceğini tehdit etmesine rağmen bugüne kadar yeteri gibi mücadele edilemedi. Devlet, hükümet bütün kurumlarıyla topyekûn üzerine gidemedi.

Yolsuzluk en sinsi tehlike. Devletin hassas kurumlarının tehdit algılamasını buna göre yeniden değerlendirmesine gereksinim var. Sadece hükümetin sorumluluğuyla sınırlı tutulmaması lazım.

Yolsuzlukla mücadelede bugüne kadar hiçbir şey yapılmadı değil, bazı adımlar atıldı ama kesinlikle yeterli değil.

Kamu vicdanı hâlâ yaralı. 3 Kasım seçim sonuçlarını şekillendiren önemli bir unsur da ‘yolsuzluk’ konusuydu.

Kim ne derse desin bazı siyasilerin baraj altına itilerek, tasfiye edilmesinde toplumun yolsuzluk algılaması önemli rol oynadı.

Çünkü kamuoyunda 3 Kasım öncesinin siyasi yapısını oluşturan kadroların yolsuzlukların üzerine dört koldan, sonuç alacak biçimde gitmediğine dair kanaat oluşmuştu. Doğrudur, hiçbir yolsuzluk dosyasının siyasi ayağı deşifre edilemedi. Bir yerden sonra dosyalar rafa kaldırıldı.

Dolayısıyla toplumun AK Parti’ye prim vermesinin temelinde, ‘yolsuzluklar konusunda beklentiler’ var. Böyle olmasa bile siyaset kurumu her türlü yolsuzluğun üzerine gitmek zorunda.

Fakat söz konusu ‘beklenti’ AK Parti’nin yönetim kadrolarına büyük ve ağır görev yüklüyor.

Yolsuzlukla mücadeleyi savsaklama hakkına hiçbir parti sahip değil; ama AK Parti hiç değil. Çünkü varlığıyla doğrudan ilişkili.

Kısa sürede büyüdüğü gibi, bu konuda yapacağı hatalarla çok kısa sürede ‘un ufak’ da olabilir. Yolsuzluklar, AK Parti için hayat–memat meselesi.

Daha hükümet iki ayını bile tamamlamadı ve ilk günden itibaren dış sorunlarla boğuşmak zorunda kaldı. Önce Avrupa Birliği’nin Kopenhag Zirvesi, şimdi Irak savaşı ve Kıbrıs sorunu. Enerjinin büyük çoğunluğu dış politikaya harcanıyor.

Bu kadar kısa sürede kimse AK Parti’den yolsuzluk dosyalarını peş peşe patlatmasını beklemiyor. Yolun başında AK Parti’nin lider kadrosunun kararlılık ifadeleri önemli, geleceğe dönük umut veriyor.

Ancak söz yeterli değil. Geçmiş dönemlerde de yolsuzluk üzerine dokunaklı nutuk atanlar hep oldu, vaatte bulunanlar da.

Ama arkası gelmedi. Sanıyorum AK Parti yöneticileri bunun farkındadır. Sözler eyleme dönüşmez havada kalırsa sahibine daha fazla zarar veriyor.

AK Parti yöneticileri yolsuzluklar konusunda söyledikleri sözü, eyleme dönüştürmek ve sonuçlarını topluma tüm çıplaklığıyla göstermek zorunda. Yolsuzluk dosyalarını bütün unsurlarıyla, bürokrasi siyaset demeden açığa çıkarmak durumunda.

Başbakan Gül, “Sonuna kadar gideceğiz.” diyor. Bakalım, uzun süredir hüküm süren yolsuzluk ekonomisinin siyasi kadroları deşifre edilecek mi hep birlikte göreceğiz.

Vaktiyle eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu Paşa ‘Krizin nedeni hortumculuktur.’ demişti. Ekonominin ayağa kalkabilmesi için önce yolsuzluklardan arınması gerekiyor.

Yolsuzluklar AK Parti’nin en çetin sınavı...


22.01.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (17.01.2003) - Irak’a Küba yaklaşımı

> (15.01.2003) - Eleştirinin dozu

> (10.01.2003) - Özkök Paşa’nın sözleri

> (08.01.2003) - Siirt düğümü

> (27.12.2002) - Şener: Savaşın dışında kalmak daha kötü

> (25.12.2002) - Savaş havası Ankara’yı sardı

> (20.12.2002) - Kâbus geri mi dönüyor?

> (18.12.2002) - Mehmet Ağar’ın şansı

> (13.12.2002) - Kopenhag’ın uğuru

> (11.12.2002) - Erdoğan’dan Emre’ye: Gollerine devam et!




GAZETE SAYFALARI


 


   BÜTÜN YAZARLAR  



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

ORHAN OKAY

RASİH YILMAZ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.