|
TSK ve yetki tezkeresi
Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün dünkü açıklaması, Türk Silahlı Kuvvetleri’yle ilgili birtakım spekülasyonları sona erdirmiş bulunuyor.
TSK’nın, Meclis’e sevk edilen yetki tezkeresi konusunda hükümeti yalnız bıraktığı, dolayısıyla MGK’nın milli güvenliği en çok ilgilendiren bir konuda sessiz kaldığı yorumları, en yetkili ağızdan cevabını almış oldu. Sayın Özkök çok açık bir ifadeyle, “TSK’nın görüşü, hükümetle aynıdır ve tezkerede yansıtıldığı gibidir.” demiştir.
Genelkurmay Başkanı’nın açıklaması her şeyden önce muhtevası ve üslûbuyla demokratik olgunluk açısından askerin yeni ve ileri bir duruşunu sergilemektedir. Bu olumlu merhalenin, önümüzdeki zor günler için altını çizmekte yarar vardır.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yetki tezkeresine bu açıklıkta sahiplenmesi muhtemel bir savaş eşiğinde Türkiye’nin kendi milli menfaatleri açısından doğru çözümü bulacağı umutlarını bir hayli güçlendirmiştir.
Savaşa hiç katılmamakla da Türkiye’nin aynı zararları göreceğinin net olarak ifade edilmesi ve bugün karşı karşıya bulunduğumuz durumun “kötü ile daha kötü” arasında bir tercih yapmak olduğu gerçeği, sanırız konuya sadece “savaşa hayır” slogancılığı ile yaklaşanları da uyarma adına bir değer ifade etmelidir. Nitekim Sayın Özkök; Irak konusunun “savaşa evet mi, hayır mı?” konumuna getirilmesinin yanlışlığına dikkat çekerek, “savaşın şiddet boyutunu bilen askerler olarak” kendilerinin de savaşa karşı olduklarını belirtmiş, ancak tek başımıza önlememizin mümkün olmadığı bu savaşın çıkması halinde, yapılması gerekenleri yapma sorumluluğundan da TSK’nın kaçamayacağını hatırlatmıştır.
Türkiye’nin ABD’ye yardım etmek suretiyle sürece dahil olacağının, böylelikle hem zararlarımızın bir bölümünü telafi edeceğimizin, hem de savaşta daha az insanın öleceğinin, askerin en yetkili komutanından ifadesi, kanaatimizce yetki tezkeresi konusundaki tartışmaları ve kararsızlığı da artık sona erdirmelidir.
Burada şunu da ifade etmeliyiz ki, Meclis’te tezkereye karşı yaptığı muhalefetle CHP yöneticilerinin CHP ve Meclis Grubu’nun, Türk Silahlı Kuvvetleri’yle farklı bir konumda bulunduklarını da Org. Özkök’ün açıklamalarıyla anlamış bulunuyoruz. Sanırız bu konuda, CHP ile aynı çizgide görüş beyan eden Sayın Cumhurbaşkanı’nın da şimdi bir açıklama yapması mecburiyeti vardır. Değilse devlet katında Çankaya ile Genelkurmay’ın en hayatî bir milli güvenlik konusunda farklı değerlendirmelerin içinde oldukları yorumları doğruluk kazanacaktır.
Sayın Genelkurmay Başkanı, Meclis’in kararına saygı duyulması gerektiğini ifade ederken, hatta “egemenliğin kayıtsız şartsız ulusun olduğu” inancını yenilerken, çözüm adına çok önemli bir noktaya işaret etmiştir. Milli menfaatlerimiz adına savaşan taraflar ile karşı karşıya gelecek bir konuma düşme ihtimalinin önlenmesi uyarısını da yapmıştır.
O halde gelinen bugünkü noktada çözüm nasıl bulunacaktır?
Çözüm yine Meclis’tedir. Yetki tezkeresi konusunda TSK’nın görüşü açıkça belirtildiğine göre Meclis, Sayın Genelkurmay Başkanı’nın açıklamalarını dikkate almak durumundadır. Daha önce yeterince ikna olmadıklarını söyleyen sayın milletvekillerinin ikna olması açısından bu açıklama çok şey ifade etmelidir.
Sözün kısası yetki tezkeresi yeniden Meclis’e gelmeli, bir daha oylanmalıdır. Türkiye; hem milli menfaatleri açısından doğru olanı yapmalı, hem de hükümet edenlerin kararlılığına kavuşmalıdır. Ayrıca, AK Parti’nin; siyasî rüştü, iktidar gücü ve parti disiplini konusundaki spekülasyonların sona ermesi için böyle bir oylamaya acilen ihtiyacı vardır.
ABD’ye karşı onurunu koruyan Meclis’imiz, şimdi de milli menfaatlerimizi de koruduğunu dost düşman herkese göstermelidir.
06.03.2003
|