İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
20.03.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

 

YAZARLAR


İBRAHİM KIBRIZLI i.kibrizli@zaman.com.tr
 

Kime inanacağız?

Yetkili veya yetkisiz kişilerin spekülatif amaçlı kamuoyunu yanlış bilgilendirmeleri, tutarsız açıklamaları ekonominin daha doğrusu piyasaların negatif etkilenmesini artırıyor.


Çıkartılan bu söylentiler ve yabancı yatırımcıların portföylerini boşaltarak piyasadan çıkma eğilimine yönelmesi ile borsa 10 bin puanın altına düşüyor. Dolar 1 milyon 700 binin üzerine fırlıyor. Faiz oranları bileşikte yüzde 60’lar seviyesinin üzerini görüyor.

Aslında ekonomiyi bu kadar derinden etkileyecek derecede bir yapı söz konusu değil. Ayrıntıda kalan küçük anlaşmazlıklara rağmen IMF ile uygulanan program devam ediyor. Türkiye, TBMM’de görüşmeye açtığı bütçeyi, ABD’den beklenen ekonomik yardımı hesaplara dahil etmeden hazırlamış. Merkez Bankası para politikası uygulamalarını aksatmadan yürütüyor. Net kullanılabilir döviz rezervlerinde bir sıkıntı yok. Geçmiş dönemlerle karşılaştırıldığında, gerek bankaların gerekse piyasaların döviz veya TL bazında açık pozisyonlarının tedirginlik verecek düzeyde olmadığı bir gerçek. Hazine, her ne kadar yüksek borçlanma ihtiyacı içinde olsa da, piyasalardan borçlanabiliyor. Borçlarını rahatlıkla çevirebiliyor. Yani, ekonominin temel göstergelerinde hiçbir problem olmadığı açık. Tek sorun, ekonominin reel gerçeklerini bir tarafa iten ve tezkere karşılığı ABD’den gelmesi söz konusu olan ekonomik yardımın peşine takılan piyasaların bu beklentisinin boşa çıkması gösterilebilir.

Fakat, bu da gerçek durumla bire-bir örtüşmüyor. Çünkü, orta yerde Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı ile Hükümet Sözcüsü bakanın açıklamaları var.

Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı hafta başındaki açıklamasında, ABD ile görüşmelerin sürdüğünü ve Kongre ekonomik yardım paketini onaylayıncaya kadar, ABD Hükümeti’nin Türkiye’ye kısa vadeli program adı altında geçici olarak 8,5 milyar dolar kredi kullandıracağını açıklıyor. Kongre’den karar çıktıktan sonra ise, bu kredinin kullanılan kısmının geri ödeneceğini ve 2 milyar doları askeri amaçlı hibe ve 4 milyar doları ise ekonomik yardım olmak üzere toplam 6 milyar dolarlık ekonomik paketin devreye gireceğini net bir biçimde ifade ediyor. 4 milyarlık bölümün ise 1’e 5, 1’e 6 kat sayı uygulaması ile 20-24 milyar dolara kadar uzun vadeli düşük faizli ABD Hazine kredisine dönüştürülmesinin söz konusu olduğunu tüm içtenliği ile söylüyor.

Ama, aynı saatlerde ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Türkiye’nin artık 6 milyar dolar olarak belirlenen yardımdan faydalandırılmasının gündem dışı olduğunu açıklıyor. Şimdi, doğruyu söyleyen kim? Powell mı? Yoksa, Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı mı? Hükümetin bakanının açıklamalarına güvenmeyeceğiz, sözlerinin doğruluğundan şüphe edeceğiz de, kimin sözlerine inanacağız?

Özellikle borç sorununu yeniden yapılandırılmasını ABD’nin açacağı ekonomik yardım paketine endeksleyen piyasalar, Powell’ın açıklamasını doğru kabul ediyor. Ekonominin reel gerçeklerini bir yana itiyor. ABD’den mali yardımın gelme ihtimalinin zora girdiği endişesi ile paniğe kapılıyor. Bu konudaki beklentilerin kısa zamanda gerçekleşmemesi üzerine, Türkiye’nin kredibilitesinin azaldığı, dolayısıyla risk priminin yükseldiği, uygulanan programın uzun vadede neler getireceğinin belirsiz olduğu havası piyasaları etkisi altına alıyor.

Hükümet kanadından gelen açıklamalar da artık piyasalar için doyurucu olmuyor. Hükümetin açıklamaları soğukkanlılığını yitiren piyasalar tarafından ciddiye alınmıyor...

Bu yapı zaten sığ ve derinlikten yoksun olan piyasalara anlamsız bir panik havasının hakim olmasına yol açıyor. Aslında, bu gibi zamanlarda paniğe kapılmanın bir getirisi olmadığı, tam tersi böyle dönemlerde en doğru yöntemin, her zamankinden daha fazla soğukkanlılığın muhafazası olduğu bilinen bir gerçek. Bu başarılamadığı takdirde, yakın geçmişimizde gösterilen tüm fedakarlığa rağmen hâlâ yaralarını saramadığımız ekonomi bugünkünden çok daha zora girebilir. İçinden çıkılması daha güç bir yapı ekonomiyi etkisi altına alabilir...


20.03.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (19.03.2003) - Tur, Beşiktaş’a daha yakın...

> (13.03.2003) - Chhibber’in söyledikleri...

> (12.03.2003) - Sakin ol, sinirlerine hakim ol...

> (06.03.2003) - Bu hükümet de sosyal boyutu unuttu...

> (05.03.2003) - 2. Lig’de de iyi oyuncular var...

> (27.02.2003) - Kurtuluş, ulusal programda...

> (26.02.2003) - Futbolculara yeni vitrin imkânı

> (20.02.2003) - Irak operasyonunun ekonomik maliyeti

> (19.02.2003) - No Logo...

> (10.02.2003) - Oğuz’un stajı devam ediyor...




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR  



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

ORHAN OKAY

RASİH YILMAZ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.