İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
20.03.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

 

YAZARLAR


İSKENDER PALA i.pala@zaman.com.tr
 

[TAVAN ARASI] Konan göçer ya!..

Sultan III. Selim, Türk hükümdarları içindeki en sanatkâr ve en ince ruhlu padişahtır. Zarafet onun çağında imbikten geçip sanat olmuş sanılır.


O kadar ki bizzat kendisine ait görüş ve düşüncelerini, İlhamî mahlasıyla yazdığı şiirlerinde, bir sanat üslubuyla dillendirildiğine şahit oluruz. Aşağıdaki gazele, dünya saltanatı için başını vermiş bir hükümdarın dünya hakkındaki değerlendirmesi gözüyle bakmak bize, işte bu yüzden anlamlı geldi. Herkesin birbirini kırmaya, yok etmeye, aldatmaya ve coğrafyadan silmeye çalıştığı şu zamanda, söz konusu şiiri sizlerle paylaşmanın iyi olacağını düşündüm.

Okuyalım:

Gerçi kim ehl-i dile hoşça mekandır dünya

Gehi zevk ü tarab ü gâhi yamandır dünya

Kendi ahvâline bak âlemi ma’mûr sanma

Herkesin kavline aldanma yalandır dünya

Andelîb kûşe-i hırmende kalırmış nâlân

Zevkde zâğ u zağan turfe mekandır dünya

Münkesif şems ü kamer ebr-i mezâlim bürümüş

Dîde-i gayret ile girye-künândır dünya

Her gelen kondu vü göçdü bu cihan mülkünde

İsnâd eyleme İlhamî ki handur dünya

Şöyle demek olur:

Gerçi şu dünya, gönül ehli olanlara bir hoşça mekan; ama yine de bazan zevk ve neş’e, bazan yaman mı yaman, vesselam!..

Gönül ehli olanlar dünyanın zevkine de, hüznüne de itibar etmedikleri, yani dünyaya sırtlarını döndükleri için onlar burada kâr elde eder, gerçek Sevgili’ye yakınlık kazanırlar. Gönül ehli olanların dışındakiler için ise dünya, zorlu bir imtihan meydanıdır. Çünki onlar dünya ilgileri dolayısıyla hem acı çeker, hem yollarını kaybederler. Mallar, evlatlar ve dünya ile devamlı bir imtihan halini yaşadıklarının farkında olan gönül ehli kişilerdir ki gerçeklere ulaşır ve dünyayı bir kazanç yurduna dönüştürürler.

O halde sen kendi durumuna bak, dünyayı mamur (mutlu ve şen) sanma... Herkesin sözüne aldanma, (altı üstü bir) yalandır işte şu dünya!..

(O kadar yalan ki...) Bülbül, harman köşesinde inleyişler içinde; karga ile çaylak ise taze bahçelerde zevk sürmede...

Baharda yaşaması gereken bülbülü sonbahara (harman zamanına) atıp çaylak ile kargayı da baharın baş köşesine oturtan talihe yüzlerce sitem...

Güneş ve ay tutulmuş, çevrelerini zulmet (zalimlik) bulutları bürümüş. Gayret gözüyle bakılacak olsa (bu hâle) dünyanın da gözyaşı döktüğü görülür.

Bu cihan yurduna gelen herkes bir gün göçüp gitti... Ey İlhamî! Başka bir şeye yorma ki bu dünya bir handan ibarettir (konan, göçer).

Berceste

Sayın Tayyip Erdoğan’ın başbakan olması üzerine, Sultan III. Selim’in aşağıdaki beytini hatırladık. Tebrik ve teberrüken kaydediyoruz.

Kesb eder mi vuslatın yek yılda bir âşık anın

Meyl eder kim görse amma bîvefadır saltanat

İktidar, her görenin tutulduğu vefasız bir sevgilidir. Bu durumda gerçek âşıklar için onun vuslatını kaç yıllar beklemek gerekir!.. (Hemen öyle bir yılda ele girivermez; ama unutmamak gerekir ki vefasızdır.)

Bır kıtap okudum - Hasbihâl-i Safî

Yıllardır, Divan şiirinin toplum hayatıyla nasıl yakın durduğunu, halktan uzak düşüncesinin ne kadar hatalı olduğunu dillendirmeye çalıştık. XVI. yüzyıl şairlerinden Safî’’in Hasbihal adlı kitabı, bu düşüncemizde ne kadar haklı olduğumuzu göstermeye yeter delillerden bir yenisi olmak üzere yayınlandı. Osmanlı toplumunun hayatını, değer yargılarını, mesleklerini, tarihsel ve kültürel birikimini, toplumda görülen aksaklıkları, toplumun ve insanın geçirdiği değişimi, onların hayata bakışını, toplum eleştirisini, meslek tercih ve tavsiyelerini vs. pek çok açıdan inceleyen kitap günümüz diliyle ve Osmanlı Türkçesi ile yayınlanıp başına geniş tahliller de konulmuş. Sayın Batislam’ın bir sonraki adımda eserini sadeleştirerek yayınlamasını ve bilimsel çalışmasını kültürel okumalara da açmasını temenni ederiz.

Hasbihâl-i Safî

Hanefi Dilek Batislam

Kitabevi Yayınları

0 212 512 43 28

Tarıhın Dıpnotlari - Bir helva tarifi

Haysem oğlu Hayyan, Bağdat’ın delilerinden biriydi. Zaman zaman çok akıllıca sözler eder, insanlara ibret sahneleri gösterirdi. Aşağıdaki satırları Atâ Selemî anlatıyor:

“Bağdat’ın dışında arkadaşlarımdan birine uğradım. Yeminini yerine getirmem için bana yalvar yakar oldu. Bana şeker, yağ ve nişasta verip “Bunlardan bana helva yap!” dedi. Ben de bir yerde helva yaptırıp ona götürmek üzere elbisemin altına koydum. Yolda Hayyan ile karşılaştım. Hayyan sordu:

– Ne taşıyorsun öyle örtünün altında?

– Arkadaşlarımdan birisi için hazırladığım bir şey.

– Açsana üzerini.

Ben helvayı gösterince de atıldı:

– Kaldır onu, bizim nefislerimiz onu yemekten tiksinir.

– Peki sen ne istiyorsun?

– Ariflerin peltesini.

– Nedir o pelte?

– Sadakat balını, güzellik yağını, rıza safranını ve murakabe suyunu al, keder tenceresine dök, altında aşk odunlarını yak, haya kepçesiyle karıştır, şevk ateşinde sabır köpüğü atana kadar pişirip tevekkül köpüğü köpürene kadar pelteleştir. Sonra ünsiyet tabaklarının üzerine koy. Afiyet olsun.

– Eğer onu yersem?

– Kalbinin acıları çığlık atarak gider.”

(Akıllı Deliler Kitabı’ndan)


20.03.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (13.03.2003) - [TAVAN ARASI] Türkiye gündemini işgal eden bir kelime: Tezkere

> (06.03.2003) - [TAVAN ARASI] Bağdat... Bağdat...

> (20.02.2003) - TAVAN ARASI - Bağdat... Bağdat...

> (13.02.2003) - Bağdat... Bağdat...

> (06.02.2003) - TAVAN ARASI - Bağdat... Bağdat...

> (30.01.2003) - TAVAN ARASI - Bağdat... Bağdat...

> (23.01.2003) - TAVAN ARASI - Bağdat... Bağdat...

> (16.01.2003) - TAVAN ARASI - Bağdat... Bağdat...

> (09.01.2003) - TAVAN ARASI - Külün içinde saklı ateş

> (02.01.2003) - Zarafet




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR  



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

ORHAN OKAY

RASİH YILMAZ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.