İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
27.03.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


HÜSEYİN GÜLERCE h.gulerce@zaman.com.tr
 

Milletçe duruşumuzu sorgulamalıyız

New York– Savaşın çıktığı gün Amerika’ya gelmek varmış. Havaalanında güvenlik görevlilerine basın kartımı gösterirken “Haberin kaynağına gidiyorum.” dedim.


Okyanus ötesine gidince hep böyle oluyor. Dışarıdan, ötelerden meselelere daha geniş açıdan, daha soğukkanlı bakabiliyorsunuz.

Evet, tarihin en önemli dönemeçlerinden birini işaretleyen savaş başladı. ABD ve İngiltere’nin Irak’a yönelik bombardımanlarını, acıları, esaretin şaşkınlıklarını, çocukların hıçkırıklarını, kadınların çaresizliklerini şimdi televizyonlardan canlı yayınlarda bir film gibi izliyoruz. Kanın, gözyaşının gerçek olduğu bir film bu.

Bu savaşın pek çok yönü üzerinde durulabilir. Ancak tarihte hep söz kesen, mühür basan Türk milletinin şu savaştaki duruşunu, milli vicdanımızı sızlatsa da sorgulamalı değil miyiz? Gerçekten bizler Alparslan’ın, Fatih’in çocukları mıyız? Bizim haksızlıklara, adaletsizliklere karşı setler oluşturan, dik duruşumuzu haykıran ahlakımıza ne oldu? Kurt, gövdeye bu kadar girdi de, genlerimizle mi oynandı?

Bu savaş, bize tarih şuurumuzdan uzaklaşmanın sorgulanması gereğini hatırlatmalıdır. Millet olarak neden bu kadar deforme olmuşuz? Bizim genlerimizde “sıvışma ahlakı” yoktu. Neden o zaman vatan için koşma mecburiyeti doğarsa, sanki sıvışacakmış gibi iğreti duruyoruz?

Hayatlarımız neden bu kadar tatlı? Rahatımız, neden bu kadar vazgeçilmez?

Devir, hayatı neden bu kadar birinci gaye haline getirmiş? Keyifli yaşamak, lükse dalmak, daha iyi, daha iyi, daha iyi yaşamak arzusu bizi neden esir almış?

Çünki kendi değerlerimizden koparılmışız. Herkesin, her milletin kendisi olması asalet iken, biz taklidin horlanmışlığını çözüm sanmışız.

Çünki tarih şuurumuzdan uzaklaşmışız. Büyük devlet olma psikolojisinden uzaklaşmışız. Tevarüs ettiğimiz bir tarihimiz vardı. Onu da, itibarımızla birlikte kaybettik. Âlem–i İslam’ın şuuraltındaki itibarımızı kaybettik.

Yitirdiğimiz şeyler başka, ardından şuursuzca koştuğumuz şeyler başka...

Kendi değerlerimizi, özümüzü yitirmişiz yığınlar farkında değil. Farkında olsak yığınlar olmazdı.

Rahatlarımız bozulmasın tamam da, bu savaş Irak’la sınırlı kalmayacak ki... Suriye’ye, İran’a, Suudi Arabistan’a, Türkiye’ye gelmeyecek mi zannediliyor? Ya bulunduğu yerin, konulduğu yerin hakkını veremeyenler cezalandırılıyorsa?

Bizim boşlukta olmamızdan yararlanılıyorsa, bizim kendimizi sorgulamamız lazım değil mi?

Kendimizi sorgulamazsak, zihinlerde kadere taş atmalar başlar. Halbuki günahlar bizim; ama ağlamayı unutanlar da yine biziz.

Acaba kaç kişi, gece sabahlara kadar başını yere koymuş da, “ benim yüzümden ya Rabbi, benim yüzümden ya Rabbi...” diye gözyaşı dökmüş?

Savaşlardan korkmayalım. Kaybettiklerimizi bulamamaktan korkalım.

Millet olarak, özlediğimiz birliğimiz yok. Cehalet, fakirlik, cepheleşmeler, projesizlik, ufuksuzluk belimizi büküyor. Bunların düzeltilmesi için ne yaptık?

Bunların sorgulanması lazım. Bu sorgulama yapılmadıkça suçluyu bulamayacağız. Evet, kendimizi sorgulayıncaya kadar asıl suçluyu kesinlikle bulamayacağız...

Bu sorgulama; karamsarlık, umutsuzluk aşılamak için değil, milletimize sorumluluğunu hatırlatmak içindir.


27.03.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (20.03.2003) - Çiçek ve Aksu’dan tezkere değerlendirmesi

> (13.03.2003) - Gül ve Erdoğan

> (06.03.2003) - TSK ve yetki tezkeresi

> (27.02.2003) - AK Parti’nin ateşle imtihanı

> (20.02.2003) - Savaş çıkarsa siyaset nasıl etkilenir?

> (13.02.2003) - Bayram duyguları

> (06.02.2003) - Savaş kapıda iken Meclis’in sorumluluğu

> (30.01.2003) - Savaş, küresel barış ve Fethullah Gülen

> (23.01.2003) - Kıbrıs için plan mı var, dayatma mı?

> (16.01.2003) - AK Parti’ye gerekli olan, bir siyasî huruçtur...




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR  



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

ORHAN OKAY

RASİH YILMAZ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.