|
[LOBBY] Kredi kartında en güvenilir Türkler
Almanya ve Belçika’da kredi kartına Alman, Belçikalı veya Türk müracaat ettiğinde, Türklerin talebi öncelikle karşılanıyor. Dünün “En Alttakiler”ini öncelikli kılan nedir?
Güvenilirlik, borca sadakat ve dürüstlük. Bu bir söylenti değil. Visa EU yani Visa Avrupa ülkeleri CEO’su Hans Van Der Velde’nin bir itirafı bu.
Rakamlarla bunun izahı şu: Kredi kartı faizlerine uygulanan yüksek oranlara, ekonomik krize rağmen kredi kartı bataklarındaki rakamlarla Türkiye, AB’nin altında seyrediyor. AB, kredi kartı sahteciliğinde de dünya ortalamasının üstünde. Harcamalardaki kredi kartı sahteciliği binde 75. Dünya ortalaması ise binde 68. Türkiye’de bu oran binde 60. Güvenilirliği, borca sadakati ve dürüstlüğün kaynağı konusunda bir sosyolojik veri ellerinde olmamasına rağmen, Türkler, diğer ülkelerden daha tercih edilir durumda.
Avrupa’da önümüzdeki yıldan itibaren akıllı kart olarak isimlendirilen chip’li kartlar kullanılması zorunlu hale gelecek. Visa Türkiye Genel Müdürü Gregf Twitcher, eğer Türkiye, bu alanda değişimi hızlandırmazsa, Avrupalı sahtekârların faaliyet alanı olarak Türkiye’yi seçebileceğini vurguluyor.
Ben, chip’li uygulamanın çok kısa zamanda yaygınlaşacağını veya yaygınlaştırılacağını düşünenlerdenim. Nedeni basit: Türkiye, 2002’de kredi kartı harcamalarını yüzde 60 artırarak 8,2 milyar dolara ulaştı. Yani Türkiye, kredi kartı ile artışta Avrupa birincisi. İnanılmaz bir artış kaydetti. Dahası, Almanya’dan daha fazla kredi kartı sahibi var Türkiye’de. İngiltere ve İspanya’dan sonra 3. sırada yer alıyor.
Chip’li uygulama, kartlı alışverişlerde güvenilirliği artırıyor. Bu nedenle Visa, bu alana 168 milyon Euro’luk yatırım yapıyor. Bankaların yapacağı yatırım buna dahil değil. Çok ciddi bir pazar. Ancak bundan da önemlisi, kredi kartıyla internet üzerinden yapılan satış artışında da inanılmaz bir genişleme var. Avrupa’da 2002’de bir yıl öncesine göre yüzde 100’ün üzerinde bir artış gerçekleşerek, e–ticaret 10 milyar Euro’ya ulaştı. Bundan dolayı, Visa, yeni konseptinde üç noktaya büyük önem veriyor:
1. Güvenliğin arttırılmasına yönelik yeni yazılımlar oluşturmak. Artık, işyerleri kredi kartı numaranızı göremeyecek.
2. Elektronik ticaretin artırılmasına yönelik çalışmalar.
3. Bütün işyerleri online sisteme bağlanacak.
Aslında, Avrupa’nın kapasitesi ve esnekliği açısından Visa yeni bir karar aldı. O da, Avrupa birimini Visa EU adıyla farklı bir şirket olarak konumlandırdı. Bundan böyle Amerika’dan bağımsız hareket edecek.
Bütün bunları anlatmamın farklı bir nedeni var. Dünya değişirken, alışveriş alışkanlığımızda kredi kartı kullanımı artacak. Zaten Visa’nın yöneticileri de bunu kabul ediyor.
Toplam tüketim alışkanlığı içinde kart kullanımını yüzde 8’den yüzde 16’ya çıkarmayı hedeflemişler. Bonuslu, kazandıranlı, taksitli gibi birçok alışveriş kartına yenileri gelecektir. Plastik kart, kredi kartı, taksitli kart veya ne derseniz deyin, kart vazgeçilmezliğini, zorunluluğunu artıracak.
Benden söylemesi... Türklerden daha güvenilirini mi bulacaklar...
Trafikte digital eskort
Amsterdam’da arkadaşın arabasıyla şehri geziyoruz. Uzun yıllardır burada yaşamasına rağmen, her yeri bilecek diye bir kural yok... Böyle olunca, gideceğimiz yeri nasıl bulacağız?.. Adres bulmanın çilesini İstanbullular daha iyi bilir.
Sorun şöyle çözülüyor: Oto kasetçalar veya radyosuyla birlikte yüklenen bir cihaz, size yolu tarif ediyor. Daha önce, bunun digital haritasını görmüştüm; ama bu seferki daha ilginçti. Gidilecek yerin adresini yazıyorsunuz, o kadar. Gerisini digital eskortunuz hallediyor. Hem de Türkçe tarifle. “50 metre sonra sola dön... 100 metre sonra kavşaktan sağa dön” gibi ifadelerle sizi yönlendiriyor. Dahası ilk dönüşü kaçırdığınız zaman, hemen yeni konumunuza göre, yönlendirme başlıyor.
Niye bu trafik rehberinin hâlâ İstanbul’a gelmediğini anlamıyorum. İnanılmaz bir kolaylık. Benzeri uygulamalar artık pek çok ülkede olmasına rağmen. Bu konudaki çalışmaların küçük bir boyutunu biliyorum; ama şimdilik susmayı tercih ediyorum.
28.03.2003
|