İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
03.04.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


AHMED ŞAHİN a.sahin@zaman.com.tr http://www.ahmetsahin.org
 

At eti yenir, kımız içilir mi?

–Bizler Kırgızistan, Kazakistan.. gibi Orta–Asya ülkelerinde çalışan, vazife icabı buralarda dolaşan kimseleriz. Çevremizde farklı âdet ve alışkanlıklarla karşılaşıyor, hatta halkla da bazen ters düşüyoruz.


Bu ters düşmelerin başında at eti yemek, at sütü, yani kımız içmek geliyor. Bizim âdetimizde at eti yemek, kımız içmek bulunmadığından bazımız, bunlar haramdır, yenmez, içilmez diye diretiyorlar. Bazımız da, haram değildir, yenir de, içilir de, diyor, uyum sağlıyorlar. Biz şaşkınlığımızı gidermek için konuyu bazı hocalara da soruyoruz. Onlar da farklı şeyler söylüyorlar. “Kımız içilmez” diyen olduğu gibi, “içilir” diyen de oluyor. Bu farklı cevaplardan daha da şaşırıyoruz.. Sizin kitaplarınızı okuyup, Zaman’daki yazılarınızı takip edenler, zihinleri karıştırmayacak cevabı sizden alacağımızı söyleyerek ısrarla size sormamızı istediler. Hocaların farklı cevapları bizi iyice şaşırttı. Burada at eti yiyip at sütü içen Müslümanlara karşı nasıl davranacağımızı bilemez olduk.. Bu konuyu bize açıkça anlatabilir misiniz?..

Efendim, soru sahipleri, aldıkları farklı cevapları eksik anlamış olacaklar ki:

–Hocalarımızın farklı cevapları bizi şaşırttı.. diye şikayet ediyorlar.

Halbuki aldıkları farklı cevaplar İslam fıkhının farklı bakışını ifade eden doğru cevaplardır. Ancak anlatım eksiktir. Açıklamaya ihtiyaç vardır. Şöyle ki: İslam belli bir coğrafyanın, belli bir âdet ve alışkanlık sahiplerinin dini değildir.

Dünyanın her yanında her türlü âdet ve alışkanlıklara sahip olan tüm insanlar, bu geniş ve müsamahalı dinde yerlerini alabilirler. İslam hepsini de tatmin edecek esneklikte hükümlere sahiptir.

Çünkü (dinin temelinde değil) teferruatında içtihad vardır. Geçmişte selahiyetli müçtehitlerimiz bu içtihadı yapmış, farklı ihtiyaçları karşılayacak esnek hükümler ortaya çıkmışlardır...

Peygamberimiz bu farklı görüşleri yasaklamamış, tam aksine: –Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır! buyurarak, faydasına işarette de bulunmuştur.

İşte bu anlayış içinde baktığımızda görüyoruz ki, farklı içtihad sahibi İmam–ı Azam Hazretleri, at etinin yenip sütünün içilmesine (haram) dememiş, ama (mekruh) olduğu içtihadında bulunmuştur.

İmam–ı Ebu Yusuf ile İmam–ı Muhammed ise (mekruh değildir) demişler, at etinin ihtiyaç halinde yenip kımızın da içilebileceği içtihadında bulunmuşlardır. İmam–ı Şafii Hazretleri de iki imamın görüşünü doğrulamıştır.

Hal böyle olunca ortaya fevkalade özel ve güzel, esnek ve müsamahalı bir sonuç çıkmaktadır. Denebilir ki:

–Senin alışkanlığında at eti yemek, sütü kımızı içmek yok mudur?. Sana haram gibi mi geliyor?. Tartışmaya, ters düşmeye hiç gerek yoktur.. Sen İmam–ı Azam’ın görüşüyle amel et. At eti yeme, kımız da içme. Konuyu bitir.

–Ötekinin alışkanlığında da bunlar yer mi tutmuş, alışmışlar mı? Mutlaka at eti yeyip kımız mı içmek istiyorlar? Öyle ise buyursun onlar da yesin, içsinler. Çünkü onlar da iki imamla, İmam–ı Şafi’nin görüşüne göre amel etmiş olsun, huzur bulsunlar. Tartışmaya, ters düşmeye gerek olmadığını anlasınlar.. Demek ki, kimsenin kimseye bir diyeceği yok! Herkes dilediğini tercih serbestisine sahip..

Öyle ise, hocaefendilerin verdikleri farklı cevaplar yanlış değildir. Ancak anlatımı eksiktir. Birileri, İmam–ı Azam’ın görüşünü anlatarak olmaz, demişler. Ötekileri de iki imamla İmam–ı Şafi’nin görüşünü esas alarak olur, demişler. Tercihi muhataplara bırakmışlar.

İsterseniz bahsimizi büyük fıkıhçı İmam–ı Serahsi’nin sözleriyle bağlayalım. El–Mebsut’unda konuyu şöyle özetlemiş:

–“Ebu Hanife’nin içtihadı ihtiyata daha uygundur!. Diğer iki imamın içtihadında ise genişlik ve kolaylık vardır. Her iki içtihatla da amel etmek caizdir!. Şafii’nin içtihadı da iki imamın görüşüne uygun düşmektedir.”

(Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, c. 4.)

Demek ki, kafa karıştıracak, çevre halkıyla ters düşürecek bir darlık ve zorluk yoktur. Aksine dilediğini tercih ederek bulunduğu yere uyum sağlayacak genişlik ve kolaylık vardır. Yeter ki meselenin özü anlaşılsın, açıkça da anlatılabilsin. Bilmem olayın özünü ben anlatabildim mi?


03.04.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (02.04.2003) - Soğan, sarımsak ve Efendimiz (sas)’in tutumu

> (01.04.2003) - Doğru düşündüğünüzden emin misiniz?

> (27.03.2003) - Aklınıza gelen şey şevkinizi azaltıyor mu, artırıyor mu?

> (26.03.2003) - Sakal, bıyık, kolonya kullanmak ve bağımlı beye sabretmek...

> (25.03.2003) - Kuvvet kimde ise söz ondadır

> (20.03.2003) - Birden fazla evlilik yapan hanım cennette hangi kocasıyla olacak?

> (18.03.2003) - Farklı düşünce yumuşak üslup içinde güzel, sert üslupta çirkin

> (13.03.2003) - Farklı bir kitap: Yeni Aile İlmihali

> (12.03.2003) - Yarın Aşure günü

> (11.03.2003) - Trafik kazasında ölenin yakınları tazminat alırsa haram mı olur?




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR  



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.