|
Kaygıları umuda çevirmek Amerika’nın elinde...
Saddam’dan kurtulmak için Iraklılar yıllardır dua ettiler. Saddam buna bin defa müstahaktı. Bugünkü sonuca; “demek ki Allah, adaletini şimdiye kadar erteledi” diye bakabiliriz.
Ancak Irak halkının büyük çoğunluğu şimdi başka bir endişe içindedir: “Acaba yeni zalimler için de yıllarca dua etmemiz mi gerekecek?”
Bu endişelerin kaynağı Amerika’nın tutumudur. Zira Washington’daki yöneticiler daha en başta bu savaşın meşrûiyeti konusunda dünya kamuoyunu ikna edemediler. Amerikan halkının önemli bir bölümü de bu savaşın haklılığı konusunda tereddüt içerisindedir. Avrupa’da gösterilen tepkiler ise Batı dünyası içindeki ayrışmayı gözler önüne sermiştir.
ABD, kuvvet üstünlüğü ile Irak’taki savaşı kolay kazanmıştır. Sırada başka ülkeler de olabilir. Onlarla savaşı da Amerika kolay kazanabilir. Ama Amerika’nın asıl problemi kolay savaş kazanması değildir.
Dünya kurulduğundan beri, karşısına çıkılamaz kadar büyük bir gücün tek başına denge unsuru olduğu görülmedi. İnsanlık tarihinde yeni bir gerçekle karşı karşıyayız. Sadece Amerika’nın değil, insanlığın da merak ettiği şudur: ABD, rakipsiz kalırken sahip olduğu gücü, adaletli davranma adına kullanabilecek midir?
Yoksa tam tersine Amerika, küreselleşen dünyada öncülüğünü yaptığı iddiasındaki özgürlükler, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları konularında kendisini inkâr mı edecektir?
Irak savaşında yaşananlar, Amerika’nın kendini inkâr ile ilgili soruyu daha fazla gündeme getirmektedir?
Acaba Başkan Bush ve üst yöneticileri etkileyen Hıristiyan çevreler, yeni bir Haçlı zihniyetini bu büyük gücün ruhu mu yapmak istiyorlar? Hatta, Saddam rejimini bahane ederek Bağdat’ı hususen ele geçirmeyi, Hz. Mesih’in Bağdat’a ineceğine inandıkları için mi çok istediler? Hz. Mesih için kendilerince zemin mi hazırlıyorlar?
Acaba bu savaş, 11 Eylül 2001’deki o meş’um terör olayının şokuyla, tehlike gördükleri İslâm dünyasını sindirme ve İslâm’ı dünyadan dışlama adına mı çıkartıldı? Bu savaşla petrolün, servetlerin üstüne konma mı hesaplandı? Acaba bu savaş, İsrail–Filistin ihtilâfı tamamen İsrail lehine, tek taraflı bir çözüme kavuşsun ve bölgedeki 20 devletin sayısı 40’a çıksın diye mi devam ettirilecek?
Evet ABD artık Ortadoğu’dadır ve önünde iki yol var: Kendisiyle birlikte bütün Batılı değerleri inkâr edebilir veya yeni bir çığır açabilir...
ABD, kukla hükümetler kurup petrolün üzerine oturabilir veya bölgeye yeni bir düzen vaadini tutarak demokrasi söyleminde samimi olduğunu kanıtlar. Böylelikle de bugüne kadar göz yumulan diktatörlüklerin ve bir avuç insanın ülkelerini soyma düzenlerinin yıkılmasını sağlar.
Ortadoğu’da kaygıları umuda çevirmek Amerikan yöneticilerinin elindedir.
Amerika, bu savaşı başlatırken BM ile işbirliği yapmayı reddetti ve dünya kamuoyunun baskılarına aldırış etmedi. Acaba Washington’dakiler şimdi soğukkanlı olmayı başarıp BM ile çalışma ferasetini göstererek Batılı ölçülere göre içine düştükleri tezattan kurtulabilecekler mi?
17.04.2003
|