|
Önyargı aşılmadan dünya standartları aşılmaz
Batılı meslektaşlarımız ‘editoryal bağımsızlık’tan ne zaman söz etse, reklam yoluyla şirketlerin basın üzerine kurduğu baskıyı dile getirirler. Haksız da sayılmazlar aslında; çünkü kazanç kapısını gazete satışlarına ve reklam gelirlerine bağlayan ‘liberal medya modeli’nin örneklendiği ülkelerde en ağır baskı aracı reklamlardır. Siyasi tazyiklerden daha etkilidir reklamcıların tercihleri.
Türkiye’de durum başkadır. Medyanın üzerinde daha değişik baskı unsurları vardır. Dokunulamaz, konuşulamaz, sorgulanamaz o kadar çok şey vardır ki, her bir badireyi aşmak için kişilerin ya da kurumların tek başına vereceği mücadele yetmez. Sistem baştan böyle kurulmuştur.
Hatta kimi zaman bizde çarklar tersine de işler. Nasıl mı? ‘Kapitalizmin vahşi kuralları’ reklamı gazeteler üzerine baskı unsuru yapamaz; tam aksine medya, reklam verecek şirketler üzerine tehdit unsuru olarak algılanır. Hatta iş piyasasında ‘Başına iş açmak istemeyen X gazetesine ya da Y televizyonuna reklam vermeli’ gibi medyayı zan altında bırakacak ön kabuller de vardır.
Hatırlar mısınız bilmem; reklam ile basın arasındaki yanlış ilişkinin en kötü örneği Sütaş olayında ortaya çıkmıştı. Bir gazetenin firmaya baskı yaptığı, reklam verilmediği takdirde ‘ürünlerin içinden dışkı çıkıyor’ diye haber tehdidinde bulunduğu iddia edilmişti. Ekim 99’da Saatchi and Saatchi adlı şirketin Genel Müdürü Yiğit Şardan’ın Star Gazetesi hakkında ifşaatta bulunmasıyla ortaya çıkan skandal çoktan unutuldu. Fakat bu ve benzer olaylar, basını –en azından basının bir kısmını– hâlâ zan altında tutuyor.
Gazetecilik mesleğine gönül verenleri derinden yaralayan suçlamalarda Türkiye’nin liberal ekonomiye geçemeyişinin payı olduğu gibi, basının demokrasiler içindeki yerini– her ne kadar 4. kuvvet diye tanımlansa da– henüz kazanmamış olmasının da payı vardır. Zaten siyaset ile sağlıklı bir iletişimi yok medyanın. Zorlu dönemlerde askeri güçlerle ve de sivil bürokrasiyle yaşadığı çetin sınavlardan alnının akıyla çıktığını da söyleyemiyoruz. İlginç bir ülke Türkiye. Dünya çapında problemler dile getirilir, hiçbirisi bizimkine benzemez...
Aslında ‘editoryal bağımsızlık’ı tehdit eden konuları sıraladığımda yukarda arz etmeye çalıştığım pek çok sebep sökün edip geliyor. Fakat bizdeki hiçbir neden, önyargılar kadar etkili, peşin hükümler kadar keskin ve incitici değildir.
‘Düzeni değiştirme’ düşüncesinden gelir bizde basın geleneği. Jön Türklerin, İttihat ve Terakkicilerin açtığı çığır –şayet buna çığır denebilecekse– hep cuntacı olmayı işaretler. Sistemi değiştirmek için kollarını sıvayan idealist nesillerin ilk yapacağı iş hep gazete çıkarmak olmuştur. Kah devletle, kah sermayeyle çatışan ateşli gazeteciler, üzerine aldığını düşündüğü ‘kutsal görev’den dolayı iktidarlar değiştirmeyi de bir vazife saymıştır. Militarist bilinçaltı taşıyan gazetecilik, ideolojiler döneminde daha bir gizem kazanmış, zaman zaman darbelerde görev almış zaman zaman da dolaylı yollardan işin içinde olmuştur.
Uzun yıllar ideolojiler, bizde bir saplantı haline gelmiştir. İki zıt renkten oluşan dünyada ya hainler ya da kahramanlar olduğu vehmedilmiştir. Zaman içinde ne kadar demokratlık ve çoğulculuk denense de hâlâ basının bilinçaltlarında yatan en kalın tortu ideolojilerdir.
Daha geçenlerde Ahmet Hakan, Serdar Turgut’a birkaç soru yöneltecek oldu da demokrat yazılarıyla tanınan Turgut ‘Aydınlanmaya direneceği kesin olan bir kafanın düşündüğü sorulara cevap yazmaya çalışarak vakit kaybetmeye hiç niyetim yok.’dedi . O haşin satırları okuduğumda dondum kaldım. Ahmet Hakan, Serdar Turgut’a benzer bir cevap verseydi aynı üzüntüyü duyardım; çünkü belli bir entelektüel olgunluğa gelmiş kişilerin sadece fikrin namusuna saygı göstermesi yetmez, aynı zamanda o fikir sahiplerine de hürmet etmesi gerekir. Aydınların birbirine saygı duymadığı ülkede ise halk hiç kimseye kulak vermez...
Bazen hayretler içinde soruyorum kendime: Türk medyasının neyi eksik? Gazetecileri tek tek düşündüğümde bizdeki kadar donanımlı insanların dünyanın çok az yerinde bulunduğunu söyleyebilirim. Medyamızın kullandığı teknik altyapı harika... Eksik olan, mesleki kuralları göz ardı etmemiz ve peşin hükümlerden bir türlü kurtulamayışımız...
Çok açık söylüyorum, Türk basını önyargıları aşabilse dünya standartlarını da aşar...
Daha kaç kere sıçrayabilirsin Çekirge?
Star’ın Genel Yayın Yönetmeni durup durup bazı kişilere çatmayı çok seviyor. Olabilir, belki bir problemi var; ya da bir takıntısı. Hazır elinde kalem varken ne düşünüyorsa yazsın; ona da diyecek sözüm yok, nasıl olsa kamu vicdanı ve tarih verecek hükmünü. Yalnız insan kaleme aldığı satırları meslek kurallarına uygun hale getirmeli...
Birkaç gün önce sızdırılmış bir haberi manşet yaptı. Dışişleri’ne göre ‘rutin işlem’, Çekirge’ye göre imalı bir talimat barındıran bir kripto. Kripto dediğin devletin gizli yazışması değil mi? Nedense devletin kriptoları hep bazı gazetelere gidiyor. Neyse, Çekirge bir yolunu bularak yazıda ‘ima edilen’lerin Milli Görüş ve Fethullah Gülen olduğunu iddia etti.
Beni beyefendinin şu satırları çok güldürdü: ‘Eğer yanılmıyorsam, (ki yanılıyorsam Abdullah Gül bunu düzeltsin) bu genelgenin derinlerinde Milli Görüş Teşkilatı’nın Türk büyükelçileri tarafından ‘normal kabul edilmesi’ ve hatta desteklenmesi mesajı da var...
Valla işin ‘derinlerinde’ ne olduğunu ancak kriptocu basın bilir; ama benim bildiğim bir şey var: Bir gazetede yazı yazılırken ‘Eğer yanılmıyorsam, ki yanılıyorsam düzeltin..’ denmez. Madem yazdıklarından şüphen var, yazmadan sor kardeşim; bu meslekte işler böyle yürür.
Öbür türlü, bir sıçrarsın iki sıçrarsın; üçüncüde herkes anlar ki bu işi meslek disiplini içinde yapmıyorsun...
|
Geçen haftanın tiraj raporları |
| Gazete |
Net satış |
Önceki |
| Hürriyet |
436.453 |
441.200 |
| Posta |
419.331 |
424.279 |
| Star |
373.542 |
358.308 |
| Sabah |
327.855 |
334.615 |
| ZAMAN |
316.582 |
317.161 |
| Milliyet |
252.699 |
258.862 |
| Akşam |
197.603 |
197.177 |
| Vatan |
185.002 |
178.559 |
| Fanatik |
178.346 |
161.620 |
| Takvim |
134.186 |
130.143 |
| Güneş |
133.329 |
131.407 |
| D.B.Tercüman |
133.001 |
130.761 |
| Pas Fotomaç |
122.627 |
114.903 |
| Türkiye |
123.392 |
115.205 |
| Gözcü |
114.892 |
115.059 |
| Şok |
114.597 |
114.303 |
| Yeni Şafak |
108.522 |
108.859 |
| H.O.Tercüman |
59.682 |
79.998 |
| A. Vakit |
57.097 |
57.978 |
| Radikal |
45.389 |
45.784 |
| Cumhuriyet |
44.125 |
44.004 |
| Bulvar |
43.113 |
43.238 |
| Yeni Asır |
39.633 |
–––– |
| Habertürk |
35.628 |
36.670 |
| Yeni Çağ |
28.503 |
28.508 |
| Milli Gazete |
13.782 |
13.564 |
| Bursa Olay |
11.488 |
–––– |
| Yeni Asya |
7.440 |
7.453 |
| Y.Ö.Gündem |
7.174 |
7.006 |
| Evrensel |
3.724 |
3.584 |
| Ortadoğu |
3.450 |
3.695 |
| Önce Vatan |
3.225 |
3.268 |
| F.Forum |
2.960 |
3.292 |
| Dünya |
2.294 |
2.289 |
| Yeni Mesaj |
2.222 |
2.042 |
| T.D.News |
1.861 |
1.813 |
| Hürses |
1.547 |
1.542 |
|
(BBD, YAYSAT, Star Grubu dağıtım) |
21.04.2003
|