|
Peygamberimiz ve adam yetiştirmek
Henüz İslâm’ı iyi bilmeyen bir adam gelmiş, Resûlüllah’tan sualler soruyor, cevaplar alıyordu. Bir ara şöyle bir teklifte bulundu:
– Yâ Resulâllah, madem ki cennet öyle güzel bir şeydir, dua et de Allah ikimizden başkasını koymasın oraya!
Efendimiz bu teklifi yapan adamı ayıplamadı. Tebessüm buyurarak:
– Allah’ın uçsuz bucaksız rahmetine dar bir çember çektin, demekle yetindi.
Bir başka gün mescidde bir gürültü oldu. Hane–i Saadet’ten çıkıp gelen Efendimiz, bu adamın mescidin bir köşesine idrar ettiğini anladı. Ashâb bu yüzden adamın başına üşüşmüş, ayıplayıp, sitem ediyorlardı.
Davasına adam kazanmak isteyen Resûlüllah Hazretleri, sitem edenlere şunu söyledi:
–Görüyorsunuz ki yaptığı şeyin mahiyetini bilmiyor, bilmediğinden yapmış bulunuyor. Size düşen ayıplayıp, azarlamak değil, belki oraya bir kova su döküp temizlemek, sonra da ona bu işin mânâsını anlatmak.
Nitekim bir kap su getirten Efendimiz oraya suyu döküp temizletir, bundan mahcup olan adam bir daha böyle bir hatâya düşmez. Ancak ondan sonra isminin “bailül–mescid” mescide bevleden adam, diye konmasına mani olamaz.
Bir başka gün bir haşîn adam gelir, yardım ister. Efendimiz ona bir şeyler verir, sonra da sorar:
– Memnun oldun mu? Adam pek memnun olmaz.
Efendimiz biraz daha yardımda bulunur. Adamda yine belli başlı memnuniyet eseri görülmez.
Hatta münâsip olmayan sözler de söyler. Bunu duyan ashâb adamı ayıplar, azarlamak isterler. Ama mâni olan Efendimiz gidip bir şeyler daha getirerek adama verir ve tekrar sorar:
–Şimdi memnun musun? Adam razı olur.
– Şimdi git ve kardeşlerine de memnun olduğunu anlat, diyen Efendimiz ashabına şöyle hitap eder:
– Sizinle benim hâlim, devesini kaybeden adamın hâli gibidir. Ben devemin huyunu bilir, onu memnun ederek yakalarım, ama siz devenin huyunu bilmediğinizden etrafını çevirir, ürküterek kaçırırsınız. İşte her bakımdan insanların üstün ve eşsizi olan Efendimizin bazı tavırları, örnek hareketleri.
23.04.2003
|