|
Moral FM radyosunda doğum kontrol konuşması
On senedir Moral FM radyosunda (cuma günleri öğleden sonra saat ikide, pazar günleri de akşamdan sonra dokuzda) sohbetler yapmaktayım.
Bu sohbetler az çok ilgi de görmüş olacak ki, konuşmalar kitaplaştırılarak (Müslüman Nasıl Yaşamalı?) adıyla okuyucu ve dinleyicilere kitap olarak da sunuldu. Zannederim (Nesil Yayınları) kitabın baskılarını da tekrarlamaktadır.
Böylece ben de on senedir neler konuştuğumu kitaptan tekrar inceleme imkanı bulmuş oldum. Hatta zaman zaman da bu kitaptaki bazı mühim konuları tekrar sohbet konusu ettiğim de oldu.
Radyodaki son konuşmalarımda ise, artık sizin de bildiğinizi sandığım yeni hazırladığım (Aile İlmihali)’nden alıntılar yaparak doğum kontrolünün caiz olan, olmayan kısımlarını anlattım.
Çok çocuk sahibi olmak istemeyenlere bilgiler sundum. Tabii bu arada ilmihalde etraflıca anlattığım kordon bağlatmanın (sıhhi bir mazereti olmadığı takdirde) caiz olmayacağı konusunu da ilmihalden aynen okudum:
– “Çok çocuk sahibi olmayayım diye doğumdan sonra kordon bağlatarak kadının kendini tümüyle kısırlaştırmasının caiz olmayacağını alimlerimiz ifade etmekteler.” dedikten sonra, gerekçelerini de ilave ettim:
– “Çünkü bugünkü düşüncenle çocuk istemeyebilirsin. Ama yarın şartlar değişebilir. Allah korusun çocuk sayısında bir azalma olabilir. Bir kaza, bir hastalık sonunda istediğin sayı düşebilir. Bu defa çocuk sahibi olmayı istersin ama bu imkanı kendi isteğinle yok etmiş, kendini kısırlaştırmışsın!.”
Saat üçte konuşmayı bitirip de elimde ilmihalle mikrofonun başından ayrılınca, salondaki telefonlar arka arkaya çalmaya başladı. Sorular.. tekrar sorular.. derken son telefonun ilk cümlesi beni düşündürdü. Şöyle sızlanıyordu meçhul muhatabım:
– Aile İlmihali’nden okuduğunuz kısırlaştırmanın caiz olmayacağı konusuyla yarama öyle bir parmak bastınız ki, şimdi bir daha kanamaya başladı. Keşke sizi daha önce dinlemiş olsaydım. Ya da bu ilmihalden daha önce haberim olsaydı. Ama artık vakit geçti! Bana bir faydası olmayacak.
– Neden faydası olmayacak? Yaş meselesi mi?
– Keşke yaş meselesi olsaydı, diyerek başladı derdini dökmeye.
– Aslında bizim çocuklarımız oldu. Bey ‘Daha fazlasını istemiyorum, bunları iyi terbiye ederek yetiştirebilirsek yeter.’ dedi. Tuttu kordonumu bağlattı. Yani artık çocuk doğuramaz duruma geldim. Sonra olaylar beni iki büklüm etti. Tek hastalıklı çocukla kaldım. Ötekileri yok artık!. Şimdi ise okuduğunuz ilmihalden kordon bağlatmanın caiz olmayacağını duyunca, yarama parmak basmış oldunuz. Demek caiz de değilmiş bizim yaptığımız tüp bağlatma olayı!. Moral FM’deki sohbetlerinizle birçok konuda bizi aydınlatıyordunuz. Bu konuda da aydınlattınız, kordon bağlatmanın caiz olmadığını da öğrenmiş olduk. Ama benim için çok geç artık.
Muhatabım burada derinden bir nefes alarak öfkeli kararını açıkladı:
– Akşam olunca konuyu gündeme getireceğim. Beni kısırlaştıran beyime söyleyeceklerimi biliyorum!..
– Bence konuyu gündeme hiç getirmeyin artık. Olay yaşanmadan önce tedbir alınırdı. Ancak yaşandıktan sonra kader olmuştur. Kadere razı olmanın dışında yapılacak bir şey yoktur. Belki hakkınızda hayırlısı böyledir.
– Diyorlar ki, yeniden bir ameliyat daha ol, çocuk doğuracak duruma gelmeyi dene. Siz ne dersiniz?
– Onu ben bilemem. Sizinle doktorlarınızın bileceği iştir.
– İzin verin de buradan hanımlara bir şey söyleyeyim vasıtanızla.
– Buyurun, ben duyurabilirim diyeceklerinizi.
– Diyorum ki, hanımlar! Sakın kendinizi kısırlaştırıp da bir daha çocuk doğuramaz hale getirmeyin. Sonra bir gün gelir benim gibi bin pişman olabilirsiniz!..
* * *
Sizlere bu telefon sohbetini takdim etmiş oldum. Doğru da bulabilirsiniz eğri de...
Takdim bize, ama tercih size aittir...
24.04.2003
|