İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
26.04.2003
Cumartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


FİKRET ERTAN f.ertan@zaman.com.tr
 

Şimdi ne olacak?

Türkiye’de yıllardır tekrarlanan bir kanaat var. Buna göre, 1991 Körfez Savaşı sonrasında Kuzey Irak’ta ortaya çıkan otorite boşluğundan yararlanan terör örgütü PKK, Irak ordusunun geri çekilirken bıraktığı çeşitli silahları yağmalamış, bunlara el koymuş ve bu silahlarla Türkiye’ye saldırarak yıllarca süren bir terör hareketini başlatmıştı.


PKK’nın Türkiye’ye çok pahalıya mal olan terör hareketinin başlangıç noktası işte bu şekilde ortaya konmuştu. Bu kanaat şüphesiz büyük ölçüde doğru; PKK, Irak ordusundan kalan çok miktarda silahla elbette güçlendi ve bunların sayesinde Türkiye’ye saldırdı; ama diğer yandan belki bu silahlar olmasa da PKK elindeki silahlarla yine saldıracaktı ve sonuç çok fazla değişmeyecekti...

Aradan geçen 12 yıldan sonra Amerika’nın zaferiyle biten Irak Savaşı’nın hemen ertesinde Kuzey Irak yine Irak ordusunun geride bıraktığı silahların yağmasına sahne oluyor. Birkaç gündür gazetelerimiz bu yağmayı ve boyutunu ayrıntılarıyla veriyorlar. İşte bu yağma haberlerinden birisi aynen şöyle:

“... Amerika’nın Irak operasyonu sırasında Kerkük ve Musul’a giren IKDP lideri Mesut Barzani ve IKYP lideri Celal Talabani yönetimindeki peşmergelerin, Iraklı askerlerden kalan 61 tank, 64 top, 55 zırhlı araç ile çok sayıda mühimmat ve silaha el koyarak, kendi bölgelerine götürdükleri bildirildi. IKDP ve IKYP, silahları Duhok, Zavita, Atruş, Sipilik ve Süleymaniye’deki depolara ve ağaçlık alanlara götürdü. Amerika’dan Irak operasyonu sırasında 35 bin silah alan IKDP ile 4 bin silah alan IKYB’nin Musul ve Kerkük’te el koyduğu silahların dökümü ise şöyle:

IKDP: 34 tank, 21 zırhlı muharebe aracı, 14 zırhlı personel taşıyıcı, 37 çeşitli çapta top, 78 çeşitli çapta havan, 27 çok namlulu roketatar, 84 uçaksavar, 254 roketatar, 3.800 tüfek, 288 karadan havaya füze, 1.544 el bombası, 400 bin çeşitli çapta mühimmat, 70 adet kamyon, cip ve pikap türü askeri araç, 2.800 mayın ve 4.700 gaz maskesi.

IKYB: 21 tank, 9 zırhlı muharebe aracı, 11 zırhlı personel taşıyıcı, 24 çeşitli çapta top, 60 çeşitli çapta havan, 9 çok namlulu roketatar, 46 uçaksavar, 125 roketatar, 110 tüfek, çok miktarda çeşitli tüfek, top ve uçaksavar mühimmatı, 25 kamyon, 5 cip, 4 pikap, çok sayıda mayın ile jeneratörler.

Bu arada IKYB kontrolündeki Berzenci grubunun ise 6 tank, 3 top, 7 uçaksavar, 500 tüfek ve 5 cipe el koyduğu da kaydedildi.

Söz konusu silahlardan bir bölümünün Türkiye sınırına yerleştirilen peşmergelere dağıtıldığı, bir bölümünün ise PKK–KADEK terör örgütünün Suriye–Irak sınırındaki dağlık bölgede yeni açtığı kampa gönderildiği öğrenildi.”

Bu haberi, ayrıntıların tam öğrenilmesi bakımından bu köşeye aynen koydum. Aynı konudaki başka haberler de aşağı yukarı bu ayrıntıları veriyor. Ayrıntılara dikkat edildiğinden ağır silahlar sayılan tank, top ve zırhlı araçların yanı sıra çeşitli uçaksavarların, karadan havaya füze bataryalarının ve bunlara ait önemli miktarda mühimmatın da yağma edilen silahlar arasında olduğu anlaşılıyor. Tabii bu uçaksavarlar ve karadan havaya füzeler, askeri bakımdan çok önemli ve tehlikeli; zira Türkiye savaştan çok önce de bunlardan endişe duyduğunu defalarca açıklamış; özellikle Amerika nezdinde bu konuda girişimlerde de bulunmuştu.

Şimdi, Amerika’nın savaş öncesi taahhütlerine rağmen IKYB ve IKDP’nin çok önemli ağır silahlara kavuştuğu, hatta bunlardan bir kısmının KADEK (PKK)’in eline geçtiği, sözünü ettiğim haberlerden anlaşılıyor.

Bir başka haberde ise IKDP lideri Mesut Barzani ve IKYB lideri Celal Talabani’nin Erbil’in güneyinde Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı, yaklaşık bin yıldır Altınköprü diye anılan ilçenin adını ‘Nehreynin Kalesi’ olarak değiştirdikleri ve Türk askeri gözlemcilerin raporuna göre bölgedeki Türkmen varlığını asimile etmeye dönük bir stratejinin izlendiği bildiriliyor.

Savaş öncesi Kuzey Irak’ın Amerika tarafından silahlandırılmasına şiddetle karşı çıkacaklarını, Türkmenlerin asimilasyonuna izin vermeyeceklerini defalarca söyleyen yöneticilerimiz, ortaya çıkan son fiili durum karşısında ne yapmayı düşünüyorlar acaba? Daha da kısa sorarsak, ‘Şimdi olacak, ne yapacaklar, ne yapabilecekler acaba?..’


26.04.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (24.04.2003) - Meir Dagan

> (23.04.2003) - Türkmen gazı

> (19.04.2003) - Beşinci ülke, üçüncü ülke...

> (17.04.2003) - SVR Bağdat’ta...

> (16.04.2003) - Irak’ın borcu

> (12.04.2003) - Bağdatograd

> (10.04.2003) - Kara Şahin düşmedi

> (09.04.2003) - İran ve yeni rejim

> (05.04.2003) - Musul-Hayfa hattı...

> (03.04.2003) - Gürcistan’daki üsler...




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.