|
İran’ın endişeleri
Irak krizi ve savaşı pek çok şeyi değiştirdi. Değişenlerin bir kısmı aşikar bir kısmı daha tam belli olmuş değil. Bölgemizde de pek çok değişen şey ve bunlardan şöyle veya böyle etkilenen bölgesel aktörler, ülkeler var...
Bölgenin önemli güçlerinden İran, kriz ve savaştan etkilenen ülkelerin başında geliyor şüphesiz. Amerika’nın bütün askeri gücüyle hemen sınırlarının yanına yerleşmesi, İran’la ne kadar süreceği bilinmeyen komşu olması bu ülkeyi derinden endişelendiriyor. İran’ın endişeleri Amerika’nın hemen yakınına gelip yerleşmesi ve kendisiyle ilgili muhtemel planlarından ibaret de değil; İran mesela Kafkaslar’daki yeni durumdan ve gelişmelerden de endişeli.
Kafkaslar’daki yeni durum da Amerika’nın Kafkaslar’la ilgili gelişen politikalarıyla doğrudan bağlantılı. Amerika Irak krizi ve savaşı bağlamında Kafkaslar’da yeni politikalar geliştirmeye çalışıyor. Bu köşede daha önce ayrıntılarla ele aldığımız Amerika ile Gürcistan arasındaki yeni askeri işbirliği anlaşması bu yeni durumun önemli bir dinamiği elbette. Bu anlaşmayla ilgili muhtemel gelişmeler ve sonuçlar İran’ı da şüphesiz ilgilendiriyor ve tabii ki endişelendiriyor da; zira söz konusu anlaşma çerçevesinde Gürcistan’da kurulabilecek Amerikan üslerinin İran üzerinde ister istemez bir baskı oluşturacağı şimdiden belli. Zaten haritaya şöyle bir bakmakla bile Gürcistan’daki muhtemel üslerin İran için ne anlama geleceği kolaylıkla anlaşılabilir.
İran’ı endişelendiren sadece Gürcistan–Amerika yakınlaşması da değil; Kafkaslar’ın diğer iki önemli ülkesi olan Azerbaycan ve Ermenistan’ın da Amerika ile mevcut olan ve belki de bundan sonra daha da gelişecek olan birtakım ilişkileri de İran’ı oldukça rahatsız ediyor.
Nitekim, bu endişe ve rahatsızlıklardan olsa gerek İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi bu hafta başında Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’ı kapsayan bir acil Kafkas turuna çıkmak zorunda kaldı. Harrazi’nin Kafkas turuna önemli bir İran heyeti de eşlik etti. Heyette İran’ın Hazar Denizi ile ilgili özel temsilcisi Mehdi Safari, İran Meclisi’nin Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Fazıl Emir Cihani gibi önemli şahsiyetler de vardı.
Turun amacı ise resmen şöyle açıklandı: ‘Tahran’ın Kafkas ülkeleriyle olan bağlarını ve özellikle siyasi ve ekonomik ilişkilerini, bölgesel işbirliğini güçlendirmek, geliştirmek ve Irak krizi ile ilgili en son gelişmeleri ele almak.’
Kemal Harrazi, çerçevesi ve muhtevası resmen böyle açıklanan Kafkas turunu önce Bakü, sonra Tiflis ve en sonunda da Erivan’da ilgili ülkelerin devlet başkanları, dışişleri bakanları, bürokratları ile kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerle tamamladı. Bu görüşmeler hakkında haber ajansları bildik, rutin şeyleri söylediler, o kadar. Açıklanan resmi bildiriler de bilinen formatı tekrarlamaktan öteye gidemedi. Dolayısıyla bugün Harrazi’nin Kafkas turu hakkında bir iki yeni şeyin dışında ne yazık ki fazla bir şey öğrenememiş durumdayız. Bu yeni şeyler de, Azerbaycan–İran ilişkileriyle ilgili. Bunlardan birisi İran’ın Azerbaycan’a birtakım ortak ekonomik projelerde kullanılmak üzere vermeyi planladığı 130 milyon dolarlık yeni kredi, diğeri ise İran ve Azerbaycan arasında halen devam etmekte olan Hazar Denizi’nin hukuki statüsü ile ilgili müzakerelerde önümüzdeki aylarda olumlu bir sonuca ulaşma ihtimalinin belirmiş olması.
Sözünü ettiğim 130 milyon dolarlık kredi önemli bir kredi. Bununla iki ülke arasındaki karayolları, demiryolları alanlarında birtakım yeni işler yapılacak ve ayrıca Nahcivan ile Çulfa arasında İran’dan gelecek doğalgaz için 50 kilometrelik yeni bir hat çekilecek. Bu krediye ek olarak İran Azerbaycan’a 2 milyon dolarlık bir hibe de veriyor. Bu hibe, ilgili projelerin fizibilite çalışmalarında kullanılacak.
Verdiğim bu iki somut yeni gelişmenin dışında Harrazi’nin Kafkas turundan pek fazla bir somut gelişmenin çıktığını söyleyemem; ama İran’ın Kafkaslar’daki muhtemel gelişmelerden endişe ettiğini ve bunları gidermek için çaba gösterdiğini rahatlıkla iddia edebilirim.
03.05.2003
|