|
Sivil gazetecilik olmadan sivil toplum olmaz
Son birkaç haftadır medya, bilinçaltı okumalar sağlayacak olaylarla yüz yüze. Milli Görüş Genelgesi ile başlayan, 23 Nisan resepsiyonunun ‘boykot’ edilmesiyle devam eden gerilim, geçen hafta gerçekleştirilen MGK toplantısıyla doruğa erişti. Öyle ki herkes nefesini tutmuş, devletin en üst düzey toplantısını bekler olmuştu.
Bu arada MGK Genel Sekreteri’nin Brüksel’de yaptığı konuşma gündeme geldi. Hürriyet’in ‘Yobaz Tartışması’ sürmanşetiyle gündeme getirdiği haber, bir kripto çözümüne dayanıyordu. Ardından Zaman, onlarca katılımcısı olan toplantıda serd edilen düşünceleri şahitlerinin dilinden aktardı. Radikal bu konuşulanları daha da derinleştirince enteresan bir tablo çıktı karşımıza. Genel Sekreter’in çalışmalarını, sanırım, ilk defa Milliyet yazarı Fikret Bila kaleme almıştı; ama yılların yazarı tartışma doğuracak detaylardan hiç bahsetmemişti...
Konuyu gündeme getiren gazetelerden hiçbirinin asker karşıtı olma gibi bir takıntısı yok. Neden olsun ki; bizim askerimiz, bizim medyamız. Zaten büyük bir ihtimalle Brüksel’de dile getirilenler, Genelkurmay’ın resmi görüşü değildi. Çünkü pek çok konuda süratle açıklama yapan askeri makamlar, bu olay karşısında susmayı tercih etti. Genelkurmay’ı anlamak hiç de zor değildi. Alevi dernekleri bölücülükle suçlanıyor, Avrupa’da yaşayan Türklerin giyimi sert bir dille eleştiriliyor, AB ile ilgili devlet politikalarının tam tersine açıklama yapılıyordu... Hele Hürriyet’in sürmanşetten verdiği ‘Alırsın boyayı basarsın parayı’ ifadesi savunulacak bir düşünce değildi.
Neydi konunun özeti? İddialara göre Kılınç Paşa, Avrupa’daki Türk kuruluşlarını örgütlemek üzere bir geziye çıkmıştı.
Başta Ertuğrul Özkök ve İsmet Berkan olmak üzere pek çok yazar, hadiseye tam bu noktada yeni bir boyut kazandırdı. Devlet eliyle halk ne kadar örgütlenebilir? Şayet böyle bir örgütlenme olursa bunun adına sivil toplum kuruluşu denebilir mi?
Aslında bu soru, birkaç haftadır hop oturup hop kalktığımız diğer konularla da yakından ilgili. Mesela, yurtdışındaki Türk okulları ile ilgili hükümet bir genelge yayınladı diye kıyameti koparanlar, bazı gerçekleri ısrarla göz ardı ediyor. Bir kere bu kuruluşlar genelgelerle kurulmadı genelgelerle ayakta durmuyor. Şayet geçmişte birçok hükümetin yaptığı gibi bu hükümet de Türk milletinin yüz akı bu kuruluşlara manevi destek olacaksa bu bir kadirşinaslık olur. Fakat bilinen bir gerçek var ki bu okullar Türk işadamlarının ve eğitimcilerinin yiğit gayretleriyle kuruldu. Devletimizle çatışmayı asla düşünmedi, bulunduğu ülkelere evrensel barış mesajı taşıdı. Üstelik bunları yaparken ne devletin parasını istedi, ne de gücünü istismara yeltendi. Bu işin nasıl bir millet sevgisi, nasıl bir insanlık sevdası olduğunu geleceğin tarihçileri ancak anlayabilecek...
Öyleyse sorun ne? Öteden beri gayr–ı milli her taşın altından çıkan küçük ama etkin bir zümre, kıskançlıkları da kullanarak bu okulları asker başta olmak üzere devletimize gammazlıyor. Halbuki bu okullar Türk halkının göz nuru. Eğer bu okullar, dokunulmaz zümrelere ait olsaydı yere göğe sığdıramayacaktılar...
Bazılarına göre sivil toplum kuruluşu demek, resmi bazı çevrelerin güdümünde çalışmak anlamına geliyor. Bu tür apoleti bol kuruluşlar, her nasılsa kendilerine sivil toplum kuruluşları da diyebiliyor. Daha geçenlerde Akkan Suver’in Zaman’a verdiği röportajda gördük ki 28 Şubat’ın muktedir kadrosu ‘konsey’ kurmuş. O kadronun bir kısmı, daha sonra büyük eleştiri alan emekli subaylar, diğer bir kısmı da 28 Şubat’ın ‘sivil toplum kuruluşu’ üyeleri. Siz o röportajdan ne anladınız bilemem; ama benim tüylerim diken diken oldu, konsey kelimesini duyar duymaz Show TV’de yayınlanan Kurtlar Vadisi’ni hatırladım. Her neyse, bekleyip göreceğiz konsey üyeleri ne kadar sivil toplum projesine katkıda bulunacak...
Anlaşılan o ki bazılarına göre devletin kendi eliyle kurup büyütmediği hiçbir sivil çalışma, sivil sayılmaz; velev ki o kuruluşlar devletle çatışmayı akıllarından bile geçirmemiş olsun...
Her kavramın böyle tepetaklak olduğu bir başka ülke var mı acaba!
Genelge ve resepsiyon vesilesiyle psikolojik harp tekniklerinin âlâsını ortaya koyanların MGK toplantısını ellerini ovuşturarak beklediğini gördük. Yeni bir 28 Şubat olsun diye neredeyse yüreği çatlayacak. Hatta bir ‘İslamcılık uzmanı’ fütürist bir kehanetle artık ‘30 Nisan süreci’nden bahsedileceğini söylemekte beis görmedi.
MGK toplantısı 7,5 saat sürdü; ama bazılarının umduğu gibi kavgalı geçmedi. Bazı bilgi kırıntılarını parlatıp derinleştirmeyi düşünenlerin hevesi de kursağında kaldı. Üstelik Türk askeri, Türk siyaseti ve dahi Türk medyası 28 Şubat’a göre çok daha dikkatli ve duyarlıydı...
Bingöl yardımlarınızı bekliyor
Ülkemiz deprem acılarını bir türlü aşamıyor. Tam yaralar sarılıyor derken ülkemizin bir köşesinden yeni bir feryat işitiyoruz. Bingöl depremi de öyle oldu, milletimizi yüreğinden yaraladı. Herkes yıkılan yatılı okulun altında kalan yavrularımız başta olmak üzere depremde hayatını kaybeden kardeşlerimiz için gözyaşı döktü.
Deprem vesilesiyle yazılacak çok şey var. Tenkit etmek belki de işin en kolayı. Acil olan konu, depremzedelerin yaralarının bir an önce sarılması. O yüzden ZAMAN, Bingöl için yardım kampanyası başlattı. Başta İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu olmak üzere, devlet büyükleri bu samimi gayrete destek verdi. Daha sonra duyan, bu kutsal yardımlaşmaya destek verdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın ilk yardımcılar olduğunu bunu diğer siyasi parti başkanlarının takip ettiğini gördünüz. Dün yardım kuşağı daha da genişledi. Sanat dünyamızdan iş çevrelerine, spor camiasından siyaset âlemine kadar herkesten yoğun destek bulduk bağış kampanyası için.
Şimdi Bingöl halkının acılarına ortak olma zamanı. Yakınlarını kaybetmiş, evsiz barksız kalmış kardeşlerimize yardım etmenin şimdi tam zamanı. Bu tarihî yardımlaşmaya katkıda bulunan herkesi şimdiden alkışlıyoruz ve inanıyoruz ki tarih de onları alkışlayacak...
|
Haftalık ortalama gazete satışları ( 21-27 Nisan ) |
| 1 |
Gazeteler |
Fiyatı (TL) |
H.Ortalama
Net Satış |
Önceki Hafta |
Fark |
| 1 |
Hürriyet |
300.000 |
431.564 |
430.523 |
+1.041 |
| 2 |
Posta |
200.000 |
418.929 |
417.723 |
+1.206 |
| 3 |
Star |
200.000 |
367.998 |
376.244 |
+8.246 |
| 4 |
Sabah |
300.000 |
340.943 |
330.150 |
+10.793 |
| 5 |
ZAMAN |
300.000 |
319.789 |
318.371 |
+1.418 |
| 6 |
Milliyet |
200.000 |
255.387 |
254.542 |
+845 |
| 7 |
Akşam |
200.000 |
195.379 |
197.662 |
+2.283 |
| 8 |
Fanatik |
200.000 |
188.134 |
180.470 |
+7.664 |
| 9 |
Vatan |
200.000 |
174.594 |
184.785 |
+10.191 |
| 10 |
Takvim |
200.000 |
138.846 |
138.715 |
+131 |
| 11 |
Güneş |
150.000 |
135.354 |
136.256 |
-902 |
| 12 |
Türkiye |
300.000 |
129.272 |
128.363 |
+909 |
| 13 |
D.B. Tercüman |
150.000 |
128.373 |
129.069 |
-696 |
| 14 |
Fotomaç |
200.000 |
122.036 |
121.507 |
+529 |
| 15 |
Gözcü |
150.000 |
118.936 |
120.713 |
+1.777 |
| 16 |
Şok |
150.000 |
113.662 |
114.585 |
-923 |
| 17 |
Y.Şafak |
300.000 |
108.847 |
107.821 |
+1.026 |
| 18 |
A.Vakit |
300.000 |
55.999 |
56.001 |
-2 |
| 19 |
Radikal |
300.000 |
44.438 |
45.397 |
-959 |
| 20 |
Cumhuriyet |
500.000 |
43.351 |
43.166 |
+185 |
| 21 |
Bulvar |
150.000 |
43.107 |
43.276 |
-169 |
| 22 |
H.O. Tercüman |
150.000 |
41.564 |
46.634 |
-5.070 |
| 23 |
Dünya |
500.000 |
40.508 |
----- |
----- |
| 24 |
Habertürk |
150.000 |
32.295 |
34.575 |
-2.280 |
| 25 |
Yeniçağ |
200.000 |
28.331 |
28.376 |
-45 |
| 26 |
Milli Gazete |
300.000 |
13.814 |
13.787 |
+27 |
| 27 |
F.Form |
500.000 |
8.975 |
9.425 |
-450 |
| 28 |
Yeni Asya |
350.000 |
7.461 |
7.431 |
+30 |
| 29 |
Y.Özgür Gündem |
350.000 |
6.730 |
6.866 |
-136 |
| 30 |
G.Evrensel |
400.000 |
5.936 |
5.039 |
+897 |
| 31 |
Y.Mesaj |
300.000 |
4.004 |
2.237 |
+1.767 |
| 32 |
Önce Vatan |
150.000 |
3.370 |
3.173 |
+197 |
| 33 |
Ortadoğu |
250.000 |
3.332 |
3.391 |
-59 |
| 34 |
T.Daily News |
1.000.000 |
1.874 |
1.819 |
+55 |
| 35 |
Hürses |
50.000 |
1.542 |
1.541 |
+1 |
| |
Toplam |
|
4.076.919 |
4.041.892 |
-5481 |
05.05.2003
|