İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
05.05.2003
Pazartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


EKREM DUMANLI e.dumanli@zaman.com.tr
 

Sivil gazetecilik olmadan sivil toplum olmaz

Son birkaç haftadır medya, bilinçaltı okumalar sağlayacak olaylarla yüz yüze. Milli Görüş Genelgesi ile başlayan, 23 Nisan resepsiyonunun ‘boykot’ edilmesiyle devam eden gerilim, geçen hafta gerçekleştirilen MGK toplantısıyla doruğa erişti. Öyle ki herkes nefesini tutmuş, devletin en üst düzey toplantısını bekler olmuştu.


Bu arada MGK Genel Sekreteri’nin Brüksel’de yaptığı konuşma gündeme geldi. Hürriyet’in ‘Yobaz Tartışması’ sürmanşetiyle gündeme getirdiği haber, bir kripto çözümüne dayanıyordu. Ardından Zaman, onlarca katılımcısı olan toplantıda serd edilen düşünceleri şahitlerinin dilinden aktardı. Radikal bu konuşulanları daha da derinleştirince enteresan bir tablo çıktı karşımıza. Genel Sekreter’in çalışmalarını, sanırım, ilk defa Milliyet yazarı Fikret Bila kaleme almıştı; ama yılların yazarı tartışma doğuracak detaylardan hiç bahsetmemişti...

Konuyu gündeme getiren gazetelerden hiçbirinin asker karşıtı olma gibi bir takıntısı yok. Neden olsun ki; bizim askerimiz, bizim medyamız. Zaten büyük bir ihtimalle Brüksel’de dile getirilenler, Genelkurmay’ın resmi görüşü değildi. Çünkü pek çok konuda süratle açıklama yapan askeri makamlar, bu olay karşısında susmayı tercih etti. Genelkurmay’ı anlamak hiç de zor değildi. Alevi dernekleri bölücülükle suçlanıyor, Avrupa’da yaşayan Türklerin giyimi sert bir dille eleştiriliyor, AB ile ilgili devlet politikalarının tam tersine açıklama yapılıyordu... Hele Hürriyet’in sürmanşetten verdiği ‘Alırsın boyayı basarsın parayı’ ifadesi savunulacak bir düşünce değildi.

Neydi konunun özeti? İddialara göre Kılınç Paşa, Avrupa’daki Türk kuruluşlarını örgütlemek üzere bir geziye çıkmıştı.

Başta Ertuğrul Özkök ve İsmet Berkan olmak üzere pek çok yazar, hadiseye tam bu noktada yeni bir boyut kazandırdı. Devlet eliyle halk ne kadar örgütlenebilir? Şayet böyle bir örgütlenme olursa bunun adına sivil toplum kuruluşu denebilir mi?

Aslında bu soru, birkaç haftadır hop oturup hop kalktığımız diğer konularla da yakından ilgili. Mesela, yurtdışındaki Türk okulları ile ilgili hükümet bir genelge yayınladı diye kıyameti koparanlar, bazı gerçekleri ısrarla göz ardı ediyor. Bir kere bu kuruluşlar genelgelerle kurulmadı genelgelerle ayakta durmuyor. Şayet geçmişte birçok hükümetin yaptığı gibi bu hükümet de Türk milletinin yüz akı bu kuruluşlara manevi destek olacaksa bu bir kadirşinaslık olur. Fakat bilinen bir gerçek var ki bu okullar Türk işadamlarının ve eğitimcilerinin yiğit gayretleriyle kuruldu. Devletimizle çatışmayı asla düşünmedi, bulunduğu ülkelere evrensel barış mesajı taşıdı. Üstelik bunları yaparken ne devletin parasını istedi, ne de gücünü istismara yeltendi. Bu işin nasıl bir millet sevgisi, nasıl bir insanlık sevdası olduğunu geleceğin tarihçileri ancak anlayabilecek...

Öyleyse sorun ne? Öteden beri gayr–ı milli her taşın altından çıkan küçük ama etkin bir zümre, kıskançlıkları da kullanarak bu okulları asker başta olmak üzere devletimize gammazlıyor. Halbuki bu okullar Türk halkının göz nuru. Eğer bu okullar, dokunulmaz zümrelere ait olsaydı yere göğe sığdıramayacaktılar...

Bazılarına göre sivil toplum kuruluşu demek, resmi bazı çevrelerin güdümünde çalışmak anlamına geliyor. Bu tür apoleti bol kuruluşlar, her nasılsa kendilerine sivil toplum kuruluşları da diyebiliyor. Daha geçenlerde Akkan Suver’in Zaman’a verdiği röportajda gördük ki 28 Şubat’ın muktedir kadrosu ‘konsey’ kurmuş. O kadronun bir kısmı, daha sonra büyük eleştiri alan emekli subaylar, diğer bir kısmı da 28 Şubat’ın ‘sivil toplum kuruluşu’ üyeleri. Siz o röportajdan ne anladınız bilemem; ama benim tüylerim diken diken oldu, konsey kelimesini duyar duymaz Show TV’de yayınlanan Kurtlar Vadisi’ni hatırladım. Her neyse, bekleyip göreceğiz konsey üyeleri ne kadar sivil toplum projesine katkıda bulunacak...

Anlaşılan o ki bazılarına göre devletin kendi eliyle kurup büyütmediği hiçbir sivil çalışma, sivil sayılmaz; velev ki o kuruluşlar devletle çatışmayı akıllarından bile geçirmemiş olsun...

Her kavramın böyle tepetaklak olduğu bir başka ülke var mı acaba!

Genelge ve resepsiyon vesilesiyle psikolojik harp tekniklerinin âlâsını ortaya koyanların MGK toplantısını ellerini ovuşturarak beklediğini gördük. Yeni bir 28 Şubat olsun diye neredeyse yüreği çatlayacak. Hatta bir ‘İslamcılık uzmanı’ fütürist bir kehanetle artık ‘30 Nisan süreci’nden bahsedileceğini söylemekte beis görmedi.

MGK toplantısı 7,5 saat sürdü; ama bazılarının umduğu gibi kavgalı geçmedi. Bazı bilgi kırıntılarını parlatıp derinleştirmeyi düşünenlerin hevesi de kursağında kaldı. Üstelik Türk askeri, Türk siyaseti ve dahi Türk medyası 28 Şubat’a göre çok daha dikkatli ve duyarlıydı...

Bingöl yardımlarınızı bekliyor

Ülkemiz deprem acılarını bir türlü aşamıyor. Tam yaralar sarılıyor derken ülkemizin bir köşesinden yeni bir feryat işitiyoruz. Bingöl depremi de öyle oldu, milletimizi yüreğinden yaraladı. Herkes yıkılan yatılı okulun altında kalan yavrularımız başta olmak üzere depremde hayatını kaybeden kardeşlerimiz için gözyaşı döktü.

Deprem vesilesiyle yazılacak çok şey var. Tenkit etmek belki de işin en kolayı. Acil olan konu, depremzedelerin yaralarının bir an önce sarılması. O yüzden ZAMAN, Bingöl için yardım kampanyası başlattı. Başta İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu olmak üzere, devlet büyükleri bu samimi gayrete destek verdi. Daha sonra duyan, bu kutsal yardımlaşmaya destek verdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın ilk yardımcılar olduğunu bunu diğer siyasi parti başkanlarının takip ettiğini gördünüz. Dün yardım kuşağı daha da genişledi. Sanat dünyamızdan iş çevrelerine, spor camiasından siyaset âlemine kadar herkesten yoğun destek bulduk bağış kampanyası için.

Şimdi Bingöl halkının acılarına ortak olma zamanı. Yakınlarını kaybetmiş, evsiz barksız kalmış kardeşlerimize yardım etmenin şimdi tam zamanı. Bu tarihî yardımlaşmaya katkıda bulunan herkesi şimdiden alkışlıyoruz ve inanıyoruz ki tarih de onları alkışlayacak...

Haftalık ortalama gazete satışları ( 21-27 Nisan )
 1  Gazeteler  Fiyatı (TL)  H.Ortalama
Net Satış
 Önceki Hafta Fark
 1  Hürriyet  300.000  431.564  430.523 +1.041
 2  Posta  200.000  418.929  417.723 +1.206
 3  Star  200.000  367.998  376.244 +8.246
 4  Sabah  300.000  340.943  330.150 +10.793
 5  ZAMAN  300.000  319.789  318.371 +1.418
 6  Milliyet  200.000  255.387  254.542 +845
 7  Akşam  200.000  195.379  197.662 +2.283
 8  Fanatik  200.000  188.134  180.470 +7.664
 9  Vatan  200.000  174.594  184.785 +10.191
 10  Takvim  200.000  138.846  138.715 +131
 11  Güneş  150.000  135.354  136.256 -902
 12  Türkiye  300.000  129.272  128.363 +909
 13  D.B. Tercüman  150.000  128.373  129.069 -696
 14  Fotomaç  200.000  122.036  121.507 +529
 15  Gözcü  150.000  118.936  120.713 +1.777
 16  Şok  150.000  113.662  114.585 -923
 17  Y.Şafak  300.000  108.847  107.821 +1.026
 18  A.Vakit  300.000  55.999  56.001 -2
 19  Radikal  300.000  44.438  45.397 -959
 20  Cumhuriyet  500.000  43.351  43.166 +185
 21  Bulvar  150.000  43.107  43.276 -169
 22  H.O. Tercüman  150.000  41.564  46.634 -5.070
 23  Dünya  500.000  40.508  ----- -----
 24  Habertürk  150.000  32.295  34.575 -2.280
 25  Yeniçağ  200.000  28.331  28.376 -45
 26  Milli Gazete  300.000  13.814  13.787 +27
 27  F.Form  500.000  8.975  9.425 -450
 28  Yeni Asya  350.000  7.461  7.431 +30
 29  Y.Özgür Gündem  350.000  6.730  6.866 -136
 30  G.Evrensel  400.000  5.936  5.039 +897
 31  Y.Mesaj  300.000  4.004  2.237 +1.767
 32  Önce Vatan  150.000  3.370  3.173 +197
 33  Ortadoğu  250.000  3.332  3.391 -59
 34  T.Daily News  1.000.000  1.874  1.819 +55
 35  Hürses  50.000  1.542  1.541 +1
   Toplam    4.076.919  4.041.892 -5481


05.05.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (01.05.2003) - Asker–hükümet geriliminde kıyamet senaryosu

> (28.04.2003) - Anti-demokrat kalemlere duyurulur

> (24.04.2003) - Resepsiyon sendromu

> (21.04.2003) - Önyargı aşılmadan dünya standartları aşılmaz

> (17.04.2003) - Anti–Amerikanizm yayılır mı?

> (14.04.2003) - Objektif yayıncılık yürek ister

> (10.04.2003) - Milli Görüş, terörizm, hukuk

> (07.04.2003) - [Editörün Notu] Sizi arka kapak güzeli de kurtaramaz

> (03.04.2003) - Yüz Laden mi, bin Laden mi?

> (03.04.2003) - Zafer Türkiye’deki maça kaldı...




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.