|
Cim Bom pes etmiyor
Beşiktaş'ın kazanması Galatasaray'ın kimyasını bozmuş. Ümit Davala, Xavier, Cihan, Berkant ve Hasan Şaş sakat olduğu için benchte oturan Lukunku da olmayınca takımın fiziği de bozulmuş.
Beşiktaş'ın Altay'ı yenmesi Trabzon maçı öncesinde G.Saray'ı etkiledi. Fizik kondisyon zaafı, sakatlarından doğan eksikliklerinin üzerine 6 puanlık farkın baskısı da eklenince G.Saray'ın psikolojik kondisyonu da bitmiş. G.Saray, Trabzon'da yıllar sonra ilk defa böyle agresif bir törenle karşılandı. Adnan Polat inceliği ile kazanılan Trabzon dostluğu, G.Saray yönetiminin ilk yarıdaki maçta Trabzonspor taraftarını Ali Sami Yen'den çıkarmasının verdiği hırs hem Bordo–Mavili taraftarları, hem yönetimi, hem de oyuncuları etkilemiş. Her ne kadar şehir içinde konaklansa da hiçbir yöneticinin Galatasaray kafilesini karşılamaya gelmemesi bunun açık örneğiydi. Galatasaraylı futbolcular sahaya çıktığında tribünler ilk kez bu kadar tepki gösterdi Sarı–Kırmızılı oyunculara.
Bir tarafta illa da 3 puan diye şampiyonluk için kazanmaktan başka alternatifi olmayan G.Saray, diğer tarafta hedefi olan Türkiye Kupası'nı kazandıktan sonra havasını kaybeden Trabzon. Üç büyükler karşısında galip gelememenin verdiği stres ve taraftarlarda oluşan burukluk Trabzon'u kamçılasa da oyuncuların birçoğunun hevesi yoktu oynamaya. Bu kadar eksiği bulunan G.Saray karşısında Avni Aker coşkusunu da arkasına alan Trabzonspor'un gereken oyununu ortaya koyamaması sahadan mağlup ayrılmalarına neden oldu. Bir Aurelio, didiniyor gerisi tribündekiler gibi seyrediyor. Ne Gökdeniz Gökdeniz gibi oynadı, ne de Fatih Tekke.
G.Saray, şampiyonluk yolunda önemli bir viraj olan Trabzon engelini bu kadar sıkıntılı bir konumda iken aşabiliyorsa bunu şansına yormalı, yoksa büyüklüğüne mi, onun yorumunu da siz yapın.
G.Saray, Lukunku'yu ve defansta oynayan Xavier'i çok aradı dün gece. Gerek Mehmet Yılmaz, Gökdeniz ve Fatih üçlüsünün bindirmeleri, gerekse hava hakimiyeti iyi olan Oumar ve Erdinç ile ceza alanı içini mücavir alan ilan eden Petkoviç'i aşmakta zorlandı. Kanat bindirmelerinde Baliç'in ve Volkan'ın ortalarını kaleye vuracak, ya da Ümit Karan'a indirecek Lukunku'nun yokluğu Galatasaray'da pozisyon kısırlığına yol açtı.
Maçın hakemi iki kritik penaltı çaldı. Vedat’ın Mehmet Yılmaz'a yaptığı hareket bizim bulunduğumuz yerden penaltı gibi gözüktü.
Galatasaraylıların itirazlarına bakarsanız bir şey yok gibi gözüküyor; ama Vedat’ın Mehmet Yılmaz'ı formasından çektiği ve ince bir ayak dokunuşu yaptığı aşikâr. Hüseyin'in Baliç'i düşürdüğü pozisyon ise çok basit bir karar gibi geldi bize. Baliç uyanıklığı, ya da İsmet Arzuman tecrübesizliği diyelim. Ya da biz öyle gördük. Sanki ayağa basma var gibi. İsmet’te arzular şelale.
Vedat topu atıyor, Lee'nin suratına dirseğini basıyor, hücum faul, hem de kırmızı kart; ama İsmet Arzuman engelleme diye faulü terse çalıyor. Bu da tribünleri çıldırtıyor. Verdiği ya da vermediği kararları tartışacak değiliz. Hakemdir, öyle görmüştür, saygı duyarız; ama İsmet hoca böylesine bir maçın bile önüne geçiyorsa MHK biraz daha dikkatli davranmalı diyorum.
05.05.2003
|