|
Rusya, Tacikistan ve başka şeyler
Rusya’nın Orta Asya’ya ilgisi yeniden canlanıyor, artıyor. Bunu da Rus lider Putin’in son zamanlarda bölgeye dönük attığı önemli adımlardan anlıyoruz. Geçen ay yaptığı son derece önemli hamleyle Türkmen doğalgazını 25 yıllığına Rusya’ya kazandıran Putin, geçen ayın son günlerinde Tacikistan’a yaptığı 3 günlük resmi ziyaretle birtakım yeni başka kazançlar da elde etmeyi başardı.
Tacikistan Orta Asya’nın en uzak köşesinde yer alan oldukça küçük, fakir bir ülke ama Özbekistan’a, Kırgızistan’a, Afganistan’a komşu ve ayrıca Çin’in Doğu Türkistan’ı ile son derece uzun bir sınıra sahip olması sebebiyle stratejik bakımdan çok önemli bir ülke de aynı zamanda...
İşte bu stratejik önemi bakımından Rusya Tacikistan’a Sovyetler Birliği döneminde de çok önem veriyor, bu uzak ülkede 1945 yılından bu yana askeri birlik bulunduruyordu. Sovyetler’in 1991’de dağılmasına rağmen Rusya bugün de Tacikistan’daki askeri varlığını aynı sebeple devam ettiriyor. Bugün bu ülkede Afgan sınırını koruyan 7–8 bin Rus sınır muhafızı ve bir de başkent Duşanbe’de bulunan 201. Motorize Tümen var. Bu tümenle birlikte ülkedeki Rus askeri varlığı tahminen 25 bin civarında.
Tacikistan’dan askeri bakımdan çekilmeyi hiç düşünmeyen Rusya bugün bu ülkedeki askeri varlığını bir kalıcı üs çerçevesinde daha güçlü, köklü ve resmi hale getirmeyi planlıyor. Başkan Putin’in son ziyaretinin temel amacı da bu üs anlaşmasının zeminini oluşturmaktı. Haberlerden bu zeminin oluştuğu, ayrıntılar ve hukuki statü üzerinde anlaşıldığı ve anlaşmanın bu ayın sonuna doğru resmen imzalanacağı anlaşılıyor. Bu sonuçla Rusya Tacikistan’daki askeri varlığını her yönden sağlamlaştırmış oluyor şüphesiz.
Putin’in Tacikistan ziyaretinin diğer yönlerine gelince; ticari, insani ve enerji yönleri bunlar. Enerjide Tacikistan Rusya’nın ülkeye yeni yatırımlar yapmasını ve bazı yarım kalan enerji projelerini tamamlamasını istiyor. Bunlardan birisi ülkenin doğusundaki Rogun hidroelektrik barajı ve santralı. Yapımına 1980’li yıllarda başlanan ama kaynak yetersizliği yüzünden bugüne kadar bir türlü tamamlanamayan Rogun esasen çok büyük bir proje. Tamamlandığında saatte 3,2 milyon kilowatt elektrik üretecek olan bu proje Asya’nın en büyük hidroelektrik projesi de. Tacikistan’ın komşuları tarafından büyük bir dikkatle izlenen bu projenin üreteceği elektriğe daha şimdiden Afganistan, İran, Türkmenistan ve Pakistan talip olmuş bulunuyorlar ki bu da bize Rogun’un ne kadar büyük ve önemli olduğunu açıkça gösteriyor.
Rogun’un bir başka önemi de var ayrıca. Vakş Nehri üzerindeki Rogun aynı nehir üzerindeki Norak ve Sangtuda enerji santrallarıyla ele alındığında bölgesel suların koordinasyon ve kontrolü bakımından da çok önemli sayılır. Orta Asya’nın hayatiyeti bakımından suyun ne kadar önemli olduğu bilindiğine göre Rogun ve diğerlerinin Rus yatırımları sayesinde yine bu ülkenin kontrolüne geçme ihtimalini düşündüğümüzde Putin’in ziyaretinin çok önemli bir süreci başlattığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Putin’in ziyaretiyle Rogun ve diğerlerinin yatırımlar ve anlaşmalar bakımından hangi aşamaya geldiğini bugün tam bilmiyoruz; ama bu konuda önümüzdeki dönemde önemli gelişmeler olabileceğini de tahmin ediyoruz şimdiden.
Ayrıca mesela, Tacikistan’ın çok önemli bir gelir kaynağı olan Tursunzade alüminyum tesisinin de Rus yatırımcıların eline geçmesi de büyük bir ihtimal olarak ortada duruyor. Tacik kaynaklar Rusya’ya olan 250 milyon dolarlık borç karşılığında bu tesisin Rus sermayesinin eline geçebileceğine şimdiden işaret ediyorlar (ki bu bapta Rus alüminyum oligarkı Oleg Derepaska’nın adı geçiyor).
Putin’in Tacikistan ziyaretinde bu ülkeyle ilgili olarak başlıca bu gelişmeler oldu; ama bu ziyarette Orta Asya’nın tamamı ve Avrasya’yı da ilgilendiren başka önemli gelişmelere de imza atıldı. Sırası geldiğinden bunları da ele almaya çalışacak ve böylece bakışımızı uzun süredir ihmal ettiğimiz Orta Asya ve Avrasya’ya çevireceğiz. Bunu biz yapmazsak kimse yapmayacak anlaşılan. Suriye muhabbetine kapılan hükümetten ve başkalarından bunları beklemek muhal de..
07.05.2003
|