|
30 milyarlık maaş
Dün özel bir bankada çalışan arkadaşı ziyaret ettiğimde, sordum: “3,5 milyar liraya bir kamu bankasının başkanlığını yapar mısın?” Kabul etmedi... Sonra konu Kamu Bankaları Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın’ın maaşına geldi.
İki üç hafta önce Zeki Sayın, sabah evden çıkma hazırlıkları yaparken, eşi kendisine sesleniyor: “Biraz para bırakır mısın?” Sayın şaşırıyor. “Eve para bırakmadım mı?” Hanımı mütebessim, “Daha fazla istiyorum” ... Sayın şaşkınlıkla “Niye ki?” diyor. Eşi o zaman açıklama ihtiyacı hissediyor. “Bak televizyonda maaşının 30 milyar lira olduğuna dair altyazı geçiyorlar.” Dönüp bakıyor. İşte o an, bir gazetenin manşetinde kendisinin 30 milyar lira maaş aldığını görüyor.
Bankacı arkadaşıma sordum: Ne dersin?.. Kendi genel müdürlerinin daha fazla aldığını söyledi. Banka yöneticileri 5–6 sıfırlı dolarlarla maaşlarını alıyor. Ayrıca ikramiye ve yıl sonu primleriyle milyon dolar alan yöneticiler bile var, aralarında. Pek çoğunun masraflarını ve çocuklarının eğitim paralarını da, banka karşılıyor. Özelde durum böyle...
Gelelim, şu andaki kamu bankalarının yönetimine. Zeki Sayın, geçen haftaki basın toplantısında durumu açıkladı. 3 milyar civarında bir maaşı var. Bankanın iştirakleri önemli. Başak Sigorta, Ziraat Leasing gibi çok önemli iştirakleri var, yurtdışında en fazla şubesi ve kurulu bankası olan da yine Ziraat.
Zeki Sayın, bir işadamı olmasına karşılık yıllarca bürokrat gibi kamuda görev aldı. Türkiye Kalkınma Bankası olan DESİYAB’ın kuruluşunda bulundu. Vakıflar Bankası’nda genel müdür yardımcılığı görevi yaptı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Nahcıvan’da, Türk Nahcıvan Bankası’nı kurdu. İSKİ’deki yönetim kurulu başkanlığından sonra Faysal Finans Kurumu’nda yönetim kurulu başkanlığını üstlendi. Sadece Sayın değil, 27 Mart 2003’te kamu bankalarına getirilen yeni yöneticilerin çoğu bankacılık kökenli. Ya özel bankalarda, ya başbakanlık yeminli murakıplığı ya da üniversitede bu alanda kariyer yapmış kişiler.
Hatta Halk Bankası’nın yönetim kurulundaki bir üye, Anadolu Grubu’ndan yani TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan’ın grubundan geldi.
Yönetmeliğin elverdiği iştiraklerdeki yönetim kurulu üyeliklerinden doğan istihkakları, önceki yöneticiler de almamış.
‘Rahatsızlığın nedeni ne olabilir?’ diye düşününce bir iki nokta öne çıkıyor.
Öncelikle, yeni yönetimin aldığı kararlı tavırda aramak lazım bunu. Ziraat Bankası ve Halk Bankası Kasım 2003 tarihine kadar özelleştirmeye hazırlanacak. Elden çıkarmak değil, özelleştirilme sürecine sokulacak. Ama şimdiki yönetimin elinde iki seçenek var: “Hemen özelleşecek gibi hazırlanacak ya da hiç özelleşmeyecek şekilde özel bir banka gibi çalıştırılacak.” Sadece bankalar değil, iştirakleri de en kısa zamanda kaynak transferi sağlanarak, rekabet güçleri artırılacak.
Eğer birileri rahatsız olmuşsa, bana göre iki neden var: Yönetim kurulu üyeleri ve danışmanlardan rahatsızlıkları oldu veya Türkiye’nin en büyük bankasının serbest rekabet ortamında kendini gösterme gayreti onları kaygılandırdı.
Eğer kamu bankalarının yöneticilerinin maaşında hakkaniyet aransaydı, 3,5 milyarlık maaşı duyunca, daha büyük manşet atılmalıydı: “Bu kadar az maaşa bu iş yapılmaz.”
Anadolu’nun parlayan yıldızı
Boydak ailesini izlemeye devam edin. Ben izliyorum. Her yıl, Türkiye’nin en büyük 500 şirketi sıralamasında birkaç adım daha yukarı çıkıyor. Gözlemlerimde gördüğüm bir diğer nokta da, birkaç yılda bir yeni bir sektöre girmeleri dikkatimden kaçmadı.
Hafta başında, Boydak ailesinin sahibi olduğu Anadolu Finans’ın ISO 9001 kalite belgesi töreninde, yönetim kurulu başkanı Hacı Boydak’a bu tespitimi aktardım. Sırada ne olduğunu sordum. Boydak, gülerek tespitimi doğruladı. Türkiye’nin içinde bulunduğu krizde, ancak yeniden yapılanma ve bulundukları sektörlerde konumlarını sağlamlaştırdıklarını belirtti. Ben ısrarcı olunca, şu anda yaptıklarını anlattı. Hes Kablo grubun şirketlerinden. Fiber kabloda iddialı konumlarını güçlendirmek istediklerini belirterek, Kayseri’de yeni bir fiber kablo fabrikası kurduklarını ve iki aya kadar açılışını yapacaklarını belirtti. Fiber kabloda, hedefin yurtdışı olduğunu söylemeyi ihmal etmedi.
Bursa’da ev tekstili alanında 65 makinelik bir dokuma fabrikası kurduklarını ve önümüzdeki ay açılacağını vurguladı. Şimdiye kadar dokumalık kumaşta, İtalya’dan çok büyük alımlar yaptıklarını belirten Boydak, dünyanın en kaliteli kumaşlarının dokunacağı bu fabrikanın büyük bir boşluğu dolduracağını belirtti.
İstikbal olarak mutfak üretimine başladıklarını vurgulayan Boydak, daha önce Alman mobilya şirketi Hukla ile yaptıkları anlaşmanın bir benzerini yine dünyanın en büyük mutfak üreticilerinden biri olan bir İtalyan marka ile yaparak onun lisansıyla mutfak üretimini hızlandıracaklarını açıkladı...
Boydaklar’ın yeni faaliyet alanını öğrenemedim; ama yine de “Anadolu’nun yıldızı” tanımlamasını hak ettiklerini düşünüyorum...
08.05.2003
|