|
Kandil hediyeniz geçici simit değil kalıcı ‘Aile İlmihali’ olsun!
Mevlid kelimesinde “doğum” mânâsı vardır. Kandil kelimesinde de, belli günlerde yakılan aydınlık mânâsı bahis mevzuu. İkisini bir araya getirip de Mevlid Kandili dediğimizde, Rasûlullah’ın doğum gecesinde minarelerde yakılan kandiller hatıra gelmektedir.
Müslümanlar, her sen Rebiü’l–evvel ayının on ikinci gecesine giriş teşkil eden geceyi dinî merasimlerle ihyâ eder, farklı bir huzur ve neş’eyle tes’id etme titizliği gösterirler. Kandillerle donatılan camiler bu niyetle dolar, taşar...
– Neler yaparlar?
Geceyi bir kendi açılarından, bir de çocukları, aileleri açısından düşünürler.
Kendi açılarından düşünürken ibâdetleri, çevredeki konu komşuya yardımları, çeşitli iyilikleri hatırlar, farklı bir yardım anlayışında olurlar.
Çocukları açısından ise çok dikkatli olurlar. Masum dimağlarda gecenin güzel bir hatıra olarak kalmasını temin edecek çarelere başvururlar.
Nitekim o günde çocukların sevineceği şeyler alırlar, hoşlarına gidecek sohbetler tertip ederler, gecenin, zihinlerinde tatlı bir hatıra olarak kalmasını temin ederler.
Bunun ikisini de Mevlid Kandili’ni ihyâ mânâsı içinde yer alan tutum olarak mütalâa etmek gerekir. Nitekim çocuklarımıza bu alâkayı göstermediğimiz içindir ki, onları çalmak, yabancı ideolojilere bağlamak daha kolay hâle gelmektedir. Hazreti Ali (radıyallâhu anh) buna pek veciz bir cümle ile şöyle işaret etmiştir. Der ki:
– Allimû evlâdeküm, li–zemâni gayriküm!
– Çocuklarınızı bendi zamanınıza göre değil, onların zamanına göre yetiştirin.
Demek ki, ileride mâruz kalacakları telkinleri düşünecek, daha çocuk yaşta iken fitnelere mukavemet edecek bilgi ve imanla teçhiz edeceğiz. Etmezsek, bazı yerlerde olduğu gibi olur. Dindar babanın ihmal edilmiş evlâdı, yabancı ideolojilere kurban olmaktan zor kurtulur, yahut da hiç kurtulamaz...
Aslında Mevlid Kandili’ni ihyâ ederken ailenin sadece büyüğünü, yahut küçüğünü hesaba katmak yanlıştır. Aile, beyi, hanımı, çocuğu ile bir bütündür.
Asrımızın fitnesine hepsi de mâruz, zararlı telkine cümlesi de mâkes...
Öyle ise aile fertlerinin tamamına karşı koruyucu çareler bulmak, mâruz kalınan yabancı telkinlere karşı zırh mahiyeti alacak bilgilerle hepsini de teçhiz etmek gerek.
Gazetemizi bunun için çıkarmalıyız. Kitaplarımızı bunun için neşretmeliyiz. Çocuk dergilerimizi bunun için hazırlamalıyız. Gayemiz, ailenin tamamına hitap etmek olmalıdır.
Öyle sanırım ki, aile reisi, aile fertlerinin hepsine hitap edebilen neşriyatı ihmal etmez, her birisi kendisine hitap eden kısmı okuyarak kendini teçhiz ederse; herhalde asrî fitnelere mukavemet edecek bilgiyi elde eder, imanî ve İslamî hayatını korur. Kandil gecelerini ihya etme zevkini ruhunun derinliklerinde tatlı bir meşguliyet olarak duyarlar.
Tebrik eder, nice kandillere ulaşmanızı niyaz ederiz.
Not: Uzun bir çalışmadan sonra okuyucularımıza sunduğumuz yabancı kültüre karşı aileyi koruyucu ‘Yeni Aile İlmihali’, yurtiçinde ve dışında rekor derecede ilgi gördüğünden, bir ay içinde tam üç baskı yaparak ‘her aileye bir Aile İlmihali’ kampanyasına dönüşmüştür. Bu başarıda, ilmihali okuyanların, kendi istekleriyle tanıtma görevini üstlenmelerinin de büyük çapta etkisi olmuştur. Nitekim ‘kandil hediyeniz Yeni Aile İlmihali olmalıdır’ kampanyasını duyurmamızı da, ilmihalin etkisine inanmış bu gönüllüler istemekteler. Zaten ilmihale kısa bir göz atmanız da bir fikir verecektir size. Rekor derecede ilgi görmesi sebepsiz olmasa gerektir. ‘Her aile bu ilmihali en azından görmelidir’ görüşüne olanca isteğimle iştirak ediyorum. Aile bu ‘Yeni Aile İlmihali’ni görmelidir.
Gökkuşağı Dağıtım, N.T. (Nil–Tuna) şubeleri ve diğer kitapçılarda sorulmalıdır... (0212) 511 61 62
13.05.2003
|