İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
15.05.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

ZAMAN KiTAP

Haberler...(Bütün Haberler)

haberler@zaman.com.tr

 

Türkiye SARS için teyakkuzda

Sağlık Bakanlığı, turizm sezonunun açılması sebebiyle, şu ana kadar binlerce kişinin karantina altına alınmasına, yüzlerce kişinin ölümüne yol açan akut solunum yetmezliği sendromu (SARS) ile ilgili önlemleri artırdı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tüm valiliklere ve diğer ilgili birimlere gönderdiği bir genelgeyle, Türkiye’de SARS görülmediğini vurgulayarak, ancak seyahat bağlantılı olarak hastalığın görülme ihtimali göz önüne alınarak önlemler almaya devam ettiklerini belirtti. Genelgede, hastalık ortaya çıkmadan önce sağlık müdürlükleri düzeyinde yapılacak çalışmalar şöyle sıralandı:

Hastalıktan korunma, hastalığın erken belirtileri konularında toplum bilgilendirilecek. Özellikle seyahat öyküsünün önemi vurgulanarak, basit üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle halkın paniğe kapılması engellenecek.

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda, riskli bölgelere zorunlu olmadıkça seyahat edilmemesi, mümkünse seyahatlerin ertelenmesi konusunda toplum bilgilendirilecek.

Her ilde İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Şubesi’nde ekip oluşturulacak ve bu ekip erken uyarı sisteminin kurulmasından sorumlu olacak.

Şüpheli SARS vakalarının değerlendirilebilmesi için, il sağlık müdürlüklerince bu konuda belirlenen hastanelerde özel üniteler oluşturulacak.

Şüpheli SARS vakası ihbarı olduğunda, bu vakayı yerinden alacak ve hastaneye nakledecek ambulans ve bir sağlık ekibi belirlenecek.

Hudut kapılarında sağlık personeli görevlendirilecek ve riskli bölgelerden gelen kişilerin sağlık kontrolleri yapılacak. Riskli bölgelerden gelen kişiler, telefonla aranarak SARS bulguları yönünden sorgulanacak.

Uluslararası uçuş trafiğine açık tarifeli uçakların indiği Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Dalaman, Adana, Trabzon, Bodrum, Isparta ve Nevşehir ile uluslararası ticari uçakların indiği Bursa, Denizli, Tekirdağ, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Kars, Konya, Samsun ve Van havaalanlarına giriş yapan kişilerin takipleri yapılacak.

Riskli bölgelerden gelen Türk vatandaşları, 10 gün süreyle evden çıkmamaları, mümkün olduğunca eve ziyaretçi kabul etmemeleri, SARS belirtileri başlayacak olursa sağlık müdürlüğüne haber vermeleri konularında uyarılacak.

Hastalık çıktıktan sonra veya salgın sırasında sağlık müdürlüğü düzeyinde yapılacak çalışmalar ise şöyle:

Merkez İzleme ve Denetim Ekibi bildirimleri değerlendirilecek ve yerinde incelemelerde bulunacak.

Şüpheli vaka belirlendiğinde, daha önceden belirlenen hastaneye hastanın nakli sağlanacak.

Laboratuvarda incelenmek üzere hastadan numune alınacak, alınan numuneler Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı’na gönderilecek. Başkanlık gerekirse numuneleri uluslararası bir referans laboratuvarına göndererek teyit ettirecek.

Şüpheli vakanın yakın temaslıları belirlenecek ve takipleri yapılacak.

Ankara, aa

15.05.2003


 

SARS’ın öyküsü - Corona virüs ailesi

SARS’ın öyküsü Corona virüs ailesi SARS virüsü ortaya çıkıncaya kadar insanları etkisi altına alan 2, hayvanları etkisi altına alan 12 corona virüsü biliniyordu.

İnsanlarda görülen virüsler soğuk algınlığı hastalıklarının üçte ikisine sebep oluyordu ve hayvan virüsleri insana sıçramıyordu. Hayvanlarda görülen bu virüsler belirli bir süreçten sonra birbirleriyle gen alışverişi yapmaya başladı. Sonuç olarak hem hayvanda hem insanda etkili olan bir virüs doğdu. Bu yeni virüsler yeni taşıyıcılara da geçmeye başladı.

Dünyada şimdilik 588 kişinin ölümüne neden olan SARS virüsü bilim adamlarınca tanımlandı. Virüsün nasıl ortaya çıktığı hâlâ gizemini koruyor. Virüsün hayvanlardan insanlara geçtiği düşünülüyor.

1. aşama

Her corona virüsünün kendi genetik kodu bulunuyor. Bazen iki virüs birden tek bir hücreyi etkileyebiliyor.

2. aşama

Virüs bir hücreye girdiğinde kendi genetik kodunu kopyalayarak değişmeye başlıyor. Ortaya melez bir genetik koda sahip yeni virüs çıkıyor.

3. aşama

Oluşan virüs yeni alıcısının vücuduna giriyor. Değişim yoluyla ortaya çıkan yeni virüsün yol açtığı hastalığı anlamak ve tedavi yolunu bulmak için virüsün genetik şifresini çözmek gerekiyor.

15.05.2003


 

Ölenlerin sayısı 588

İlk kez Çin’de tespit edildikten sonra dünyaya yayılmaya devam eden akut solunum yetmezliği sendromundan (SARS) ölenlerin sayısı dünya genelinde 588’e ulaştı. Dünya genelinde bildirilen vaka sayısı da 7.500’ü buldu.

Hastalıktan ölenlerin dağılımı şöyle: Çin: 267, Hong Kong: 227, Tayvan: 31, Singapur: 28, Kanada: 24, Vietnam: 5, Malezya: 2, Filipinler: 2, Tayland: 2, Dünya geneli: 588

15.05.2003


 

Yarın Ay’ın sol kenarı ısırılmış gibi gözükecek

Ay’ın sol kenarının ısırık alınmış gibi görüneceği parçalı Ay tutulması, yarın sabah gerçekleşecek. Tutulma, Türkiye’den de izlenebilecek.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Amatör Astronomi Topluluğu üyesi Tunç Tezel’den alınan bilgiye göre, 7 Mayıs Çarşamba günü öğleden önce Merkür’ün Güneş’in önünden geçmesinden 9 gün sonra, bu kez yarın sabah Ay, Dünya’nın uzaydaki gölgesinin içinden geçecek ve tam Ay tutulması gerçekleşecek.

Tam Ay tutulması, Türkiye’den ‘parçalı’ olarak gözlenebilecek. Çünkü, Ay bütünüyle gölgenin içine girmeden, yani saat 06.14’ten önce batacak ve Güneş doğacak. 16 Mayıs Cuma sabahı batan Ay’ın sol kenarından bir ısırık alınmış gibi görünecek. Bu ısırığın büyüklüğü ise Türkiye’de bulunduğumuz yere göre değişecek.

Ay, Türkiye’nin batısında, doğusuna göre daha sonra, yani tutulmanın daha ileri bir evresinde batacağı için, bu ısırık batıda daha derin görülecek. Samsun–Şanlıurfa hattının doğusunda ise tutulma izlenemeyecek.

Bir sonraki Ay tutulması ise 9 Kasım 2003 Pazar sabahı gerçekleşecek. Tam Ay tutulması, Türkiye’den de gözlenebilecek.

Tutulmanın izlenebileceği yerler ve saatleri

Adana, 05.10, Afyon 05.25, Ankara 05.10, Antalya 05.25, Aydın 05.40, Balıkesir 05.35, Bursa 05.30, Denizli 05.35, Eskişehir 05.25, Edirne 05.35, Gaziantep 05.05, İstanbul 05.25, İzmir 05.35, Konya 05.15, Muğla 05.40, Samsun 05.05.

Ankara, aa

15.05.2003


 

Kural: İnsanoğlu dünyayı yaşanmaz hale getiriyor

Çevreciliğiyle ünlü gazeteci–yazar Orhan Kural, Coşkun Lisesi’nde öğrenciler ile çevre konusunda bir söyleşi yaptı.

Gezginler Kulübü başkanı olan Kural, bütün çabasının daha yaşanılabilir bir çevre için olduğunu söylerken, “Bu güzel dünyayı yaşanmaz ve çekilmez bir hâle getiren, insanoğlunun ne yazık ki kendisidir. Çünkü akıllıdır.” dedi. Doğal yaşamanın önemi üzerinde duran Kural, gençlere kurulmak istenen bir yığın tuzağın bulunduğuna da dikkat çekti. Bazı sanatçıların, film yönetmenlerinin sigara firmalarıyla ne kadar içli dışlı ve menfaat ilişkisi içerisinde olduklarını söyleyen Kural, “Sizler onların dediklerini yapmayarak, onların istedikleri oyuna gelmeyiniz.” uyarısında bulundu.

Davetli olarak geldiği Kasımoğlu Coşkun Lisesi öğretmenlerinin hiçbirinin sigara içmediğini öğrenen Orhan Kural, öğrencilere öğretmenlerini alkışlattı. İstanbul, cha

15.05.2003


 

Danimarka’da Hz. İsa resimli sandalete protesto

Danimarka’da, Vordingborg Katolik Kilisesi Kurulu, Kvickly süpermarketleri zinciri hakkında, Hıristiyanlık dinine küfür gerekçesiyle polise suç duyurusunda bulundu.

Katolik Kilisesi Kurulu, Kvickly süpermarketlerinde, Meryem Ana ile Hz. İsa’nın resimlerini taşıyan sandaletleri satmasını Hıristiyanlık dinine karşı küfür olarak değerlendirdi. Kvickly süpermarketlerinin bağlı olduğu Coop Danimarka şirketi ise, sandaletlerin iyice düşünüldükten sonra satılması kararı aldıklarını bildirdi.

Danimarka Halk Kilisesi’nden bazı rahipler de, Kvickly’nin, söz konusu sandaletlerin satılmasının, yanlış sinyal verdiğini gerekçe göstererek satışları protesto ettiler. Arhus’ta yaşayan Ortadoğu kökenli Hıristiyanlar da, Kvickly’nin Meryem Ana ve Hz. İsa resimlerini taşıyan sandaletleri satmasına tepki göstererek Viby semtindeki Kvickly süpermarketinde bulunan sandaletleri parçaladılar. Kopenhag, cha

15.05.2003


 

‘5 yıl ceza alır, 2 yıl yatar çıkarım’ dönemi sona eriyor

TBMM Başkanlığı’na sunulan Yeni Türk Ceza Kanunu, erken tahliyeyle cezaların caydırıcılığını yok eden şartla salıverilme uygulamasının değiştiriyor. Mahkumlar artık cezanın az bir bölümünü çekip kurtulamayacak.

Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) köklü değişiklikler öngören tasarı, önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Yeni infaz yöntemleri getiren tasarı ile ceza süreleri de değiştiriliyor.

Mevcut uygulamada 5 yıl ceza alan bir hükümlü 2 yıl cezaevinde yattıktan sonra otomatik olarak şartla salıverilirken yeni düzenlemeye göre hiçbir mahkum cezasının 3’te 2’sini çekmeden hapisten çıkamayacak. Hürriyeti bağlayıcı cezaların tamamının yarıdan fazla oranında artmasını sağlayacak düzenlemeye göre suçu alışkanlık haline getirmiş kişiler artık “5 yıl ceza alır, 2 yıl yatar çıkarım” hesabıyla rahat rahat suç işleyemeyecek. 5 yıl ceza alan bir suçlu ancak 3 yıl 4 ayını cezaevinde geçirdikten sonra şartla salıverme koşullarına sahipse tahliye edilecek. Bu çerçevede yeni tasarıda bazı suçlarda cezalar düşüyormuş gibi gözükse de fiili olarak suçların tamamının cezası yüzde 66 oranında artacak. 10 yıl hapis cezasına çarptırılan bir kişi şu anda 4 yıl yatıp çıkarken tasarının yasalaşması halinde ancak 6 yıl 8 ayını cezaevinde geçirdikten sonra şartla tahliye edilebilecek.

Tasarının 67’nci maddesinde yapılan düzenlemeye göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılanlar en az 30 yıllarını, müebbet hapiste ise 25 yıllarını, diğer hürriyeti bağlayıcı cezalarda da hükümlülük süresinin üçte ikisini cezaevinde geçirmeden şartla salıverme imkanından yararlanamayacak. Ancak iyi halli hükümlü niteliğini kazanmış olan hükümlüler erken tahliye edilecek. İyi halli oldukları belirlenen mahkumlar kendileri istekte bulunmasalar bile cezalarının üçte ikisini çektikten sonra serbest bırakılacak.

Şartla tahliye edilerek cezaevinden çıkan mahkumların sivil hayata adapte olmaları ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesi için patronaj rejimi uygulamaya geçirilecek. Bu çerçevede mahkumlara iş bulunması ya da kendi işlerini kurmaları konusunda yardımcı olunacak.

Şartla salıvermeden yararlanarak cezaevinden çıkan bir mahkum kasıtlı bir suç işleyerek tekrar mahkum olursa veya yükümlü olduğu şartları yerine getirmezse şartla salıverme kararı geri alınarak kalan cezası aynen çektirilecek.

Öte yandan, mahkum sayısının artması sebebiyle sık sık af çıkarılmasına yol açan cezaevlerinin kapasite sorunu, suçluların hapse girmeden cezalandırılmasını öngören özel infaz yöntemleriyle aşılacak. Yeni TCK tasarısı ve Cezaların İnfazı Hakkında Kanun tasarısıyla ‘elektronik pranga, bir işte zorunlu çalışma, bir yere gitmeme’ gibi özel infaz şekilleri getiriliyor. Tasarıda öngörülen düzenlemeye göre bazı kısa süreli hapis cezalarına çarptırılanlarla, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya hükümlü olanlardan geriye kalan cezaları altı ay ve daha az olanlar istekleri üzerine özel infaz şekillerinden yararlanabilecek. 65 yaşını geçen mahkumlar ile yaşı ne olursa olsun sağlık durumu cezaevinde kalmasına engel olacak kadar bozuk olanlar doktor raporuyla hükümlülük süresi 6 ayı aşmaması halinde oturdukları yerde cezalarını çekebilecek. Bazı kadın hükümlülerin cezalarını oturduğu yerde çekmesi elektronik bilezik suretiyle kontrol edilecek.

Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların yerine bazı tedbirler de uygulanabilecek. Mesela mahkeme tarafından hapis cezası yerine bir eğitim veya iyileştirme kurumuna devam etmeye ve kamuya yararlı bir işte çalışmaya ilişkin bir tedbir kararı verilebilecek. Ya da hakim, bazı faaliyetlerin, meslek veya sanatın icrasının geçici olarak durdurulmasına, her türlü ehliyetname veya ruhsatnamenin geçici olarak geri alınmasına karar verebilecek.

Murat Aydın / Ankara

15.05.2003


 

Sezer Tokat’ta halkla kucaklaştı

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kelkit Platformu Toplantısı’na katılmak üzere dün Tokat’a geldi.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu ile Tokat’a gelen Sezer, helikopterle Tokat Gaziosmanpaşa Stadyumu’na indi. Sezer, stadyumdan çıkışında Türk bayraklarıyla bekleyen ilköğretim öğrencileri ve vatandaşların yanına giderek, ellerini sıktı. Sezer, toplantıda yaptığı konuşmada, Tokat’ta olmaktan ve büyük bir kültürel zenginliğin izlerini taşıyan Kelkit Havzası’nın korunması, geliştirilmesi konusunda kapsamlı bir çalışma başlatılmasından büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Tokat’ta yetkililerle görüşen Sezer, bir dizi etkinliğe katıldı. Ahmet Akkoç, Tokat

15.05.2003


 

‘Eurovizyon’da önemli olan kültür değil performanstır’

Devlet Bakanı Beşir Atalay, Türkiye’den Eurovizyon Şarkı Yarışması’na Türkçe yerine İngilizce bir eserle katılmasına yönelik eleştirilere ilk kez cevap verdi.

Yarışmada, ‘Everyway That I Can’ isimli şarkı ile Türkiye’yi temsil edecek ünlü popçu Sertab Erener’e sahip çıkan Beşir Atalay, “Eurovizyon bir pop şarkı yarışmasıdır. Burada en önemli unsur ülkelerin kültürlerini sergilemesi değil, iyi bir performans sergilenmesidir.” dedi.

Türkiye, Letonya’da yapılacak Eurovizyon Şarkı Yarışması’na Sertab Erener’in seslendireceği İngilizce şarkı ile katılacak. Erener’in, uluslararası yarışmada Türkçe yerine ‘Everyway That I Can’ isimli eserle Türkiye’yi temsil edecek olmasını eleştiren AK Parti Samsun Milletvekili Suat Kılıç, konuyu TBMM gündemine taşımıştı. TRT’den sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay, Kılıç’ın soru önergesine verdiği cevapta, yarışmaya 1999 yılından itibaren ülkelerin istediği dille katılmasına imkan sağlandığını söyledi. İngilizce ile yarışmaya katılan ülkelerin daha başarılı olduğunu belirten Atalay, Sertab Erener’in İngilizce eserini şöyle savundu: “Eurovizyon Şarkı Yarışması bir pop müzik yarışmasıdır. Uluslararası pop müzik yarışmalarında en önemli unsur ülkelerin kültürlerinin sergilenmesi değil iyi bir performans sergilenerek birinci olmak ya da ilk üç sırada yer almaktır.”

16 ülke İngilizce eserle katılıyor

Avrupa Yayın Birliği (EBU)’nin organize ettiği Eurovizyon Şarkı Yarışması, 24 Mayıs’ta yapılacak. Bu yıl, 26 ülkenin katıldığı yarışmada, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerden 16’sı İngilizce eser seslendirecek. İsrail ise yarı İngilizce bir eserle temsil edilecek. Devlet Bakanı Atalay, yarışmaya Türkiye’den Sertab Erener’le birlikte sunucu, makyajcı, vokalist dahil toplam 11 sanatçının ve TRT’den ise 7 görevlinin katılacağını açıkladı. Atalay, 18 kişilik Türk heyetinin toplam 36 bin 750 Euro ve 11 bin dolar tutarındaki ödenek ve yolluklarının TRT bütçesinden karşılanacağını bildirdi. Ömer Şahin, Ankara

15.05.2003


 

Avukatlar, sokakta cübbe giyip vatandaşa haklarını anlattı

Kocaeli Barosu’na bağlı avukatlar, gözaltına alınan vatandaşları Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) hakkında bilgilendirmek amacıyla avukat cübbelerini giyerek sokaklarda el ilanları dağıttı.

Kocaeli Barosu’na bağlı CMUK ve İnsan Hakları Komisyonu üyesi avukatlar, polis ve jandarma tarafından gözaltına alınan vatandaşları CMUK’un 135. maddesine göre haklarının olduğu gerekçesiyle bilgilendirme kampanyası başlattı. Komisyonlara üye avukatlar, cübbelerini giyerek İzmit şehir merkezinde en yoğun olduğu Fethiye ve İstiklal caddelerinde uyarıcı el ilanları ile afişler dağıttı. Avukat Tuygun Serdar, vatandaşların haklarını bilmediklerine dikkat çekti ve yapılan kampanya ile vatandaşları bilinçlendirmek istediklerini söyledi.

CMUK’un 135. maddesine göre gözaltına alınanların hakları şöyle:

Kişi gözaltına alındığında yöneltilen suçun açıkça anlatılmasını ve hakların bildirilmesini isteyiniz.

Yakalandığınızda yakınlarınıza ve avukatınıza bildirilmesini isteyiniz.

Suç ile ilgili şüphe sebeplerini ortadan kaldırabilecek lehinize olan delilleri ileri sürebilirsiniz ve delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz.

Yaşınız kaç olursa olsun her an avukat isteme hakkına sahip olduğunuzu unutmayınız.

Avukatın hukuki yardımından yararlanmadan önce ifade vermeyiniz.

İsnat edilen suç ile ilgili olarak yapılan yer gösterme, teşhis, yüzleştirme ve diğer tüm işlemlerde avukatınızın yanınızda bulunmasını isteyiniz.

İmza atacağınız tüm belgeleri okuyunuz ya da okunmasını isteyiniz.

İfadeniz sizin serbest iradenize dayanmalıdır.

Eğer yakınlarınız gözaltına alındıysa derhal avukata başvurunuz, avukat seçecek durumda değilseniz, Kocaeli Barosu CMUK Uygulama Servisi’ne başvurunuz, size ücretsiz bir avukat tayin edilecektir.

Fikri Kaya, İzmit

15.05.2003


 

Doğum izni bir ay arttı 1,5 saat süt izni geldi

Kadın işçilere doğum ve emzirme izni müjdesi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilen İş Kanunu Yasası ile mevcut yasada 12 hafta olan doğum izni bir ay artırıldı.

Kadın işçiler doğumdan önce 8 hafta, doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere 16 hafta doğum izni kullanacaklar. Meclis’te kabul edilen yasa ile, kadın işçilere bir yaşın altındaki çocuklar için günde 1 saat 30 dakika emzirme izni çıktı. Kadın işçilerin doğum izinleri artırılırken, emzirme izni de ilk kez yasal güvenceye kavuşturuldu. AK Parti Hükümeti’nin hazırladığı İş Kanunu’nda 12 haftalık doğum iznini 14 haftaya çıkaran madde, Meclis Genel Kurulu’nda değiştirildi. AK Parti ve CHP’nin ortaklaşa verdikleri önergeyle doğum izni 16 haftaya çıkarıldı. Buna göre, kadın işçiler doğumdan önce ve sonra 8’er hafta izinli sayılacaklar. İkiz, üçüz gibi çoğul gebelik halinde ise kadın işçiye doğumdan önce iki hafta fazla izin verilebilecek.

Sağlık durumu iyi olan kadın işçiler, istedikleri takdirde doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışmaya devam edebilecekler. Bu durumda kullanılmayan izinler doğum sonrasındaki izinlere eklenecek. Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilecek.

Doktor raporu ile kadın işçi gerekirse ücret indirimi yapılmadan hafif işlerde çalışabilecek. 16 haftalık doğum iznini tamamlayan kadın işçiler, istedikleri takdirde 6 aya kadar ücretsiz izin alabilecekler.

Meclis’in kabul ettiği İş Kanunu ile ‘emzirme izni’ yasal güvence altına alındı. CHP’nin önergesiyle kabul edilen düzenlemeye göre, kadın işçilere bir yaşın altındaki çocuklar için her gün 1 saat 30 dakika ‘emzirme izni’ verilecek. İşçiler emzirme izni için verilen süreyi nasıl kullanacağını kendisi belirleyecek. Ömer Şahin, Ankara

15.05.2003


 

Milli Eğitim, taşımalıdaki servis şoförlerinin parasını ödeyemiyor

Milli Eğitim Bakanlığı, taşımalı eğitimde kullanılan servis araçlarına 3 aydır ödeme yapamıyor. Şoförlerin mağduriyetini kabul eden bakanlık, eğitime katkı payı gelirlerinin geç ulaşması ve bütçedeki kesintiler sebebiyle ödemelerin aksadığını ifade ediyor

Milli Eğitim bütçesinde taşımalı eğitim için 180 trilyon lira ayrılması öngörülmüş, ancak tasarruf gerekçesiyle bu ödenekte 30 trilyonluk kesintiye gidilmişti. Bu yıl 35 bin araç 660 bin öğrenciyi okullara taşıyor. Öğrencilerin nakliyesi bakanlığa 170 trilyon liraya mal oldu. Bakanlık aradaki 20 trilyonluk açığı gidermenin yollarını araştırıyor. İllere şu ana kadar taşımalı eğitim için 95 trilyon aktarıldığı kaydedildi.

Bayburt’ta Gümüşsuyu köyünden merkeze öğrenci taşıyan Hüseyin Tuluk, üç aydan beri para almadıklarını söyledi. Tek gelir kaynaklarının servis şoförlüğü olduğunu belirten Tuluk, para alamamaları sebebiyle ekonomik sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi. Tuluk, “Eskiden parayı Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alıyorduk. Bize birer bankamatik kartı verildi ve bundan sonra parayı bu kartlar aracılığı ile çekeceğimiz söylendi. Üç aydır maaşlarımız yatmadı. Ben üç çocuk babasıyım. Bu iş dışında gelirim yok. Yetkililerden yardım ve anlayış bekliyorum.” şeklinde konuştu.

Sözleşme gereği araçlarının yakıtını kendilerinin aldığına dikkat çeken Tuluk, “3 aydır para alamadığımızdan benzin almakta zorlanıyoruz. Sürekli borç yazdırıyoruz. Artık buna daha fazla dayanamayacağız.” dedi.

Taşımalı eğitim nedir?

İlköğretim okulu bulunmayan, nüfusu az ve dağınık yerleşim birimlerinde bulunan ilköğretim çağındaki çocuklar ile birleştirilmiş sınıflarda okuyan öğrenciler, ‘daha kaliteli eğitim imkanı sunmak ve 8 yıllık ilköğretimi yaygınlaştırmak’ amacıyla, merkezi okullara taşınıyor. Taşınan öğrencilerin kitap ve kırtasiye ihtiyaçları MEB tarafından ücretsiz olarak karşılanıyor. Ayrıca bu öğrencilere Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’ndan gönderilen ödeneklerle öğle yemeği veriliyor. Bu yılki öğle yemeği masrafı 70 trilyonu buluyor.

Bu arada taşımalı eğitim uygulaması, azalacağına artıyor. Geçen sene 636 bin öğrenci taşımalı sistemle eğitimini sürdürürken, bu yıl sayı 660 bini buldu. 1989’da 305 öğrenciyle başlayan taşımalı eğitim her yıl artarak devam ediyor. Köy ve köy altı yerleşim birimlerindeki ilköğretim okullarında, ‘1, 2, ve 3. sınıflarda toplam öğrenci sayısının 15’ten az, 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıflar için yeterli sayıda derslik bulunmaması ve sınıflardaki öğrenci sayısının 60’tan az olması durumunda taşıma yapılıyor.

Taşımalı eğitimi azaltmak için planlanan yatılı ve pansiyonlu ilköğretim okulları da bu sene deprem nedeniyle yara aldı. Okullar normal şartlarda da öğrenci bulmakta zorlanırken, Bingöl depreminde pansiyon binasında çok sayıda yatılı öğrencinin ölmesi ve okulların depreme dayanıklılığının şüphe uyandırması, velileri çocuğunu yatılı okullara göndermekte tereddüde düşürüyor. Önlem alınmaması durumunda, yatılı ve pansiyonlu ilköğretim okullarına gitmeyecek öğrencilerin de taşımalı kapsamına alınması gündeme geliyor. İbrahim Asalıoğlu, Öner Erek; Ankara, Bayburt, cha

15.05.2003


 

Emniyetteki 2 imam kadrosu 6 yıldır boş bekletiliyor

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki imam kadrolarına 1997 yılından bu yana atama yapılmadığını söyledi.

Aksu, AK Parti Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın “Emniyet kadrolarında var olan din görevlisi kadroları neden boşaltıldı? Mensuplarınızın inançları ve idealleri dahilinde psikolojik yardım almasını nasıl karşılıyorsunuz?” şeklindeki yazılı soru önergesine cevap verdi. Aksu, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 2 imam kadrosunun bulunduğunu, bu kadroların 1997 yılından beri boş bekletildiğini söyledi. Aksu, “Bu kadrolardan biri 1997 yılına kadar dolu olup, görevlinin emekliliği nedeniyle boşalmıştır. Kadroya atama yapılabilmesi için Devlet Memurluğu Sınavı şartı aranmakta olup, açıktan atama yapılması izne tabidir. Naklen atama talebi olması durumunda İstanbul Polis Hastanesi’nde boş bulunan imam–gassal kadrosuna atama yapılabilecektir.” dedi. Ankara, cha

15.05.2003


 

Savcı kırmızı kart görünce olay çıktı

Aydın’ın Germencik ilçesinde oynanan Kaymakamlık Kupası Voleybol Final maçında hakeme itiraz edince kırmızı kart gören savcı sebebiyle maça devam edilemedi.

Germencik ilçesinde 1 Mayıs’ta başlayan Kaymakamlık Kupası voleybol maçlarının finali, olaylı geçti. Germencik Spor Salonu’nda Adaletspor ile Hürriyet İlköğretim Okulu arasında oynanan final maçının ilk setini, Adaletspor 25–19 kazandı. Hürriyet İlköğretim Okulu, ikinci seti alarak durumu eşitledi. Bu arada, Adaletspor’da oynayan İlçe Cumhuriyet Savcısı Turan Güzeloğlu, sürekli itiraz ettiği için hakemden sarı kart gördü. Son sette de itirazlarını sürdüren Güzeloğlu, kırmızı kartla oyun dışı bırakılınca saha karıştı. Adaletsporlu oyuncular sahayı terk edince, maçı hükmen kazanan Hürriyet İlköğretim turnuvanın şampiyonu oldu. Germencik, aa

15.05.2003


 

Sarp Kuray’a 12 yıl ağır hapis

Sarp Kuray, yasadışı ‘16 Haziran Hareketi’ adlı örgütün yöneticisi olduğu ve Anayasa’yı zorla ihlale teşebbüs ettiği gerekçesiyle 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.

Daha önce yapılan yargılamada ‘itirafları’ sebebiyle ceza verilmeyen Kuray hakkındaki karar, Yargıtay’ca bozulmuştu. İstanbul 1 No’lu DGM’deki duruşmaya, Sarp Kuray katılmadı. Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanığa yasadışı ‘16 Haziran Hareketi’ adlı örgünün üyesi olmak suçundan 12 yıl 6 ay ağır hapis cezası verdi. 16 Haziran Hareketi’ni kuran Kuray, bu örgütün dağılmasından sonra, 1993 yılında döndüğü Türkiye’de yakalanarak, 2 ay hapis de yatmıştı. İstanbul, aa

15.05.2003


 

Uluslararası eroin şebekesi, uydu destekli operasyonla çökertildi

Gaziantep merkezli uyuşturucu kaçakçılığını, bir yıllık takip sonucunda düzenlenen ‘Sıcak Deniz’ operasyonu ile çökerten emniyet güçleri, toplam 128 kilo eroin ele geçirdi. 4 kişinin gözaltına alındığı operasyon, yeni uluslararası uyuşturucu nakil güzergahlarını da ortaya çıkardı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Gaziantep’te ürettikleri uyuşturucuyu Suriye üzerinden Ürdün ve Suudi Arabistan’da pazarlayan şebekeyi uydu desteği ile takibe aldı. ‘Sıcak Deniz’ adı verilen operasyon sonucu uyuşturucu tacirlerinin yeni rotalar üzerinden uyuşturucu dağıtımı yaptıkları ortaya çıktı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile S. Arabistan polisi, Amerikan filmlerine taş çıkartacak bir operasyona imza attı. 7 aylık bir çalışma sonrasında polis, Gaziantep’te üretilen uyuşturucunun Suriye üzerinden Ürdün, Arabistan ve diğer ülkelere dağıtımının yapıldığını belirledi. Suriye’de ve Türkiye’de bazı isimleri tespit eden narkotik polisi, Gaziantep’te üretilen uyuşturucuyu Suriye’ye götürmek amacıyla yola çıkan 34 VV 0346 plakalı aracı takibe aldı. Cilvegözü’ndeki operasyonda 43 kilogram eroin ele geçirildi. Şebekenin Suriye bağlantılarının tespiti için operasyon düzenlenen araç, sınır kapısından çıkış yapmadığı halde çıkış yapmış gibi gösterildi. Bu arada şebekenin Suriye’deki bağlantıları ile irtibat kuran polis, buluşma noktasının belirlenmesinin ardından GPRS vericisi takılı iki aracı yola çıkardı. Araçları uydudan takibe alan güvenlik birimleri, Gaziantep’teki imalathane ile Suriye’deki alıcılara eşzamanlı operasyon düzenledi.

Gaziantep’teki Küsket Sanayi Sitesi’ne düzenlenen operasyonda eroin imalathanesi olarak kullanılan 3 katlı bir işyerinde 85 kilo eroin, 80 kilo bazmorfin, 2 ton asetikanhidrit, 230 kilogram sodyum karbonat, Suriye’ye gitmek üzere hazırlanmış 4 zulalı araç ele geçirildi. Olayla ilgili olarak işyeri sahibi Mehmet Ali Sarı (36), Abdi Kurt, Selahattin Dana ve Yaşar Denizdelen gözaltına alındı. Uyuşturucu rotasının daha önce kullanılmayan yeni bir rota olduğu belirtildi. Ele geçirilen uyuşturucunun piyasa değerinin yaklaşık 2 trilyon lira olduğu bildirildi.

Sedat Güneç - Mehmet Şahin / Ankara - Gaziantep

15.05.2003


 

Gaziantep ABD hattı

Operasyona katılan üst düzey bir emniyet yetkilisi, ortaya çıkartılan eroin imalathanesinin perde arkasında uluslararası bir şebekenin olduğunu söyledi.

Yetkili, ele geçen kişilerin yeri kiralayan, imal eden ve taşıyan kişiler olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Kiralanan, gözden uzak yerde, 3–4 aydır faaliyet yapıyorlarmış. Asitanhidrit Bulgaristan’dan, sodyum klorür ve afyon sakızı ise İran’dan ülkeye girmiş. Gaziantep’te üretilen eroinler, araçlarla Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan Ürdün’e, oradan Lübnan’a kadar gidiyor. Eroinin, Lübnan’dan gemi yoluyla ABD ve çeşitli Avrupa ülkelerine gönderildiğini tespit ettik. Şebekenin içlerinde kimler var, kimler finanse ediyor hepsini belirledik.”

Gaziantep Valisi Lütfullah Bilgin de uluslararası çapta yapılan operasyonun yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını, Bulgaristan, İran, Pakistan, Lübnan ve Ürdün'ü de kapsadığını açıkladı.

15.05.2003


 

Yarış atları, tatil için Ereğli’ye götürülüyor

Konya’nın Ereğli ilçesinde, at çiftlikleri ve pansiyonlarının sayısı her geçen yıl artıyor.

Birbirinden gösterişli olan ve yarışlarda dereceler alan atların önemli bölümü, Ereğli’de yetişiyor. Değeri trilyonlarla ifade edilen yarış atlarının bakımı, yetiştirilmesi, dinlenmesi, gözde sporculara verilen önemi aratmıyor. Hatta yarış atları, birçok konuda daha fazla özen istiyor. Ereğli Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Aydıngenç, ilçelerinin, yarış atlarının ter atmasını kolaylaştıran yayla havası, içildiğinde rahatsız etmeyen İvriz suyu ve atlar için ideal yiyecek olan ayrık otuyla, yarış atlarının merkezi konumuna geldiğini belirtti. Aydıngenç, çiftliklerin, üretimin yanı sıra pansiyon görevi de gördüğünü anlatarak, şunları söyledi: “İlçemiz adeta yarış atlarının Antalya’sı oldu. Nasıl diğer spor dallarında sporcular için en iyi kamp yeri Antalya’daki tesisler ise yarış atları da burada kamp yapıyor. Yarışlardan sonra aşırı yorulan, rahatsızlanan ve zayıflayan atlar çiftliklere gelerek dinlendiriliyor ve beslenmelerine ağırlık veriliyor. Sağlıklarına kavuştuklarında ise tekrar yarışlar için hazırlanıyor. Pansiyonlarımız atlar için en iyi tatil mekanı oluyor.” Konya, aa

15.05.2003


 

Tarihî flamanın değerini ölçecek uzman çıkmadı

Ankara polisi, Kocaeli’nden getirdikleri tarihî altın işlemeli flamayı 4 milyon dolara satmaya çalışan 8 tarihî eser kaçakçısını gözaltına aldı.

Flamanın hangi zamana ait olduğu ve değerinin ölçülmesi için uzmanlar çağrıldı; ama bir şey söyleyebilen çıkmadı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, Ankara’da bazı tarihî eser kaçakçılarının Kocaeli’nden getirdikleri tarihî eser niteliğindeki flamayı satmaya çalıştığını belirledi. Operasyonda 50 cm x 75 cm ebadındaki, her iki tarafında Hıristiyan din adamlarına ait portre bulunan işlemeli ve altı baraklı tabir edilen flama ele geçirildi. Flamayı Kocaeli’nden Ankara’ya getirdiği belirlenen Süleyman Ünal Akyıldız’ın da aralarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. Tarihî eser kaçakçılarının yakalanmasıyla ele geçirilen flamanın hangi döneme ait olduğunun ve değerinin belirlenebilmesi amacıyla flama, Ankara’daki uzmanların tamamına gösterildi. Ancak uzmanlar bir müzeden çalınmış olabileceğinin dışında tarihî eserle ilgili herhangi bir tahminde bulunamadı. Sedat Güneç, Ankara

15.05.2003


 

Eylemci, Başbakanlık önünde kendini yaraladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek isteyen bir kişi, Başbakanlık önünde kendini yaraladı.

Başbakanlık Merkez Binası önüne saat 17.30 sıralarında gelen şahıs, Başbakanlık ile Yargıtay binası arasında bulunan yolda kıyafetlerinin üst kısmını çıkararak bağırmaya başladı. Borcu olduğunu belirten ve Başbakan Erdoğan ile görüşmek istediğini söyleyen bıçaklı kişi, “Başbakan ile görüşmek istiyorum.” diye bağırdı. Bu sırada, bıçakla göğsüne derin bir çizik atan vatandaş, Başbakanlık Koruma Müdürlüğü’ne bağlı polislerce gözaltına alındı. Eylemci ile birlikte olay yerine gelen bir kişi de gözaltına alındı. Ankara, aa

15.05.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.