İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
15.05.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

ZAMAN KiTAP

YAZARLAR


EKREM DUMANLI e.dumanli@zaman.com.tr
 

Askerler ve din adamları

Yozgat Divanı adlı dergiyi görünce içim burkuldu. Yozgat Türk Ocakları tarafından çıkarılan dergi, Ocak 2002’de vefat eden Ahmet Ergin için özel bir sayı hazırlamış. Halk onu Ahmet Efendi diye tanır, sever, sayardı.


Hemen her siyasi liderin ziyaret ettiği bu manevi şahsiyet, millet–devlet barışının sembolüydü. En zor dönemlerde bile sevgiyi, saygıyı, hakkı, sabrı tavsiye ederdi…

Derginin sayfalarında hüzünlü bir seyahate çıkmışken bir fotoğrafa ilişti gözüm. Merhum, beyaz bir gömlek, beyaz bir pardesü, beyaz bir ayakkabı giymiş. Her zamanki gibi yüzünde huzur veren bir tebessüm. Yanında devlet erkanı; polisler, bürokratlar. Merak edip derginin bilim kurulundan Mehmet Ali Çakır’ı aradım, fotoğraftaki kişileri sordum. 1973–74 yıllarında bir fabrikanın açılışı sırasında çekilmiş fotoğraf; yani “siyasal İslam”ın henüz gündeme yoğun bir şekilde gelmediği günler. Dönemin valisi Muhittin Keskin, Efendi Bey Amca’nın koluna girmiş, samimi bir sohbet içindeler. Merhumun diğer yanında Yozgat senatörü Süleyman Ergin. Ve Vali Bey'in hemen yanında alay komutanı.

İşte o an fark ettim. Nice zamandır asker ile din adamını bir arada göremez olduk. 28 Şubat, adeta bu iki zümreyi birbirinden kopardı. Ne kışlaya imam–müezzin giriyor, ne de camiye komutan. Halbuki bu iki zümre de bu milletin asli unsurları. Biri, mesleğinin kutsiyetini dini inançlarla besliyor; diğeri hâlâ ‘peygamber ocağı’ diye bakıyor kışlaya. Ne var ki 28 Şubat, milletimizin genetik kodlarını bozdu. Halkı orduya küskün, askeri dine soğuk gösterdi…

Ahmet Efendi ile alay komutanını aynı fotoğrafta görmem, bana başka bir tabloyu hatırlattı. Isparta Tugay Komutanlığı’na cami yapılırken temel atma törenine onlarca subay katılıyor. Törende dua etmek ve harç atmak için davet edilen Bediüzzaman Said Nursi de var. İnanmayan Tarihçe–i Hayat adlı kitaptaki fotoğrafa bakabilir. Şu feleğin işine bak; bugün birileri güya ordu adına rapor hazırlıyor ve Şeyh Said ile Said Nursi’yi karıştırarak Şeyh Said–i Nursi diyor. Ne bahsi geçen kişileri tanıyor raporcular, ne de onların gerçek fikirlerini.

Isparta’daki temel atma törenine kadar gitmeye gerek yok. Daha yakın zamana kadar din adamlarının toplumsal barışta aldıkları rol ortada. İşte size hemen herkesin hatırlayabileceği bir olay. Sene 1993, Erzurum’un Çiçekli köyüne PKK hain bir saldırı düzenlemiş. Galeyana gelen Erzurumlular, Kürt vatandaşlarımızın oturduğu mahallelere yönelerek gösteri yapıyor. Yaklaşık 15 bin Dadaş'ı durdurmak kolay değil. 4 kişinin kanı daha kurumamışken, Çiçekli’de 6 kişi şehit edilmiş. Halkın sevdiği, saydığı Erzurumlu Naim Hoca’nın öfkeli kalabalığı sakinleştiren konuşmasına kadar sürüyor tehlike. DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın Erzurum valisi iken Naim Hoca’ya ne kadar yakın olduğunu hemen herkes bilir.

Bu iki zümreyi adeta düşman haline getirenler, hep Atatürk’ün arkasına saklanmayı tercih ediyor. Atatürk’ün İstiklal Harbi’nde, cumhuriyetimizin kuruluşunda ve devamında din adamlarıyla yaptığı çalışmaları hiç mi görmez bu adamlar!

Atatürkçülük maskesiyle emellerini gizleyenler, her dindarı “dinci”, her din adamını da “siyasal İslam’ın bir propagandisti” sanıyor. Halbuki durum çok farklı. Daha geçenlerde eski Meclis Başkan Vekili Saadet Partili Yasin Hatiboğlu halka hitap ediyordu. Emekli imam Şaban Yıldız söz aldı ve ‘Siz başörtüsü ve imam hatip sorununa değindikçe bunlar sorun haline geliyor. Bu konuları artık konuşmasanız. Bu ülkenin sorunu iştir, aştır’ dedi. Aslında imam efendinin söyledikleri, dindar insanların genel isteğiydi. Halk, bazı sorunların siyaset malzemesi olarak kullanılmasını istemiyor. Asker de öyle düşünmüyor mu?

En zor dönemlerde bile asker ve sivillerin güvendiği isimdi Prof. Dr. Mehmet S. Aydın. Şimdi Diyanet İşleri Başkanı’nı bile atamakta kendisine zorluk çıkarılan bir bakan o. Nedeni açık, zümreler arası güven bunalımı devam ediyor. Merak ediyorum, ne zaman normalleşecek bu ülke, ne zaman 28 Şubat kâbusundan çıkacak ve kendisiyle barışacak?


15.05.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (12.05.2003) - İnternet gazeteciliği nereye?

> (08.05.2003) - Türkiye’yi anlamak için puzzle bilmek şart

> (05.05.2003) - Sivil gazetecilik olmadan sivil toplum olmaz

> (01.05.2003) - Asker–hükümet geriliminde kıyamet senaryosu

> (28.04.2003) - Anti-demokrat kalemlere duyurulur

> (24.04.2003) - Resepsiyon sendromu

> (21.04.2003) - Önyargı aşılmadan dünya standartları aşılmaz

> (17.04.2003) - Anti–Amerikanizm yayılır mı?

> (14.04.2003) - Objektif yayıncılık yürek ister

> (10.04.2003) - Milli Görüş, terörizm, hukuk




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.