İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
15.05.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi

ZAMAN KiTAP

YAZARLAR


HÜSEYİN GÜLERCE h.gulerce@zaman.com.tr
 

Akıl, teknoloji ve kalp el ele tutuşunca...

Bugün siyasî konulardan uzak kalarak hayatın, monotonluklara neşter vuran sürprizlerinden birine bizzat nasıl tanık olduğumu anlatmaya çalışacağım.Birkaç yıldan beri yüksek tansiyon rahatsızlığım var.


Bir de son aylarda özellikle merdiven çıktığımda kalbim daha hızlı çarpıyor ve adeta tıkanıyorum.

Sevip saydığım bir büyüğüm, “ihmal etmeseniz iyi olur” deyince, yakın arkadaşlarımın tavsiye ettiği İzmir Şifa Tıp Merkezi’ne gittim. Şifa Hastaneler Grubu Başkanı Opr. Dr. Mahmut Akdoğan, Bornova’daki merkezi gezdirirken gerçekten farklı bir yere geldiğimi anladım. Sağlık alanında en ileri teknoloji ile karşı karşıyaydım. Kalbimle ilgili ilk tetkik için “Multidetector 16 Slice CT” cihazına girdim. Hiç mübalağasız, karşınızda uzay teknolojisi var. Orada öğrendim ki bu cihaz Türkiye’de tek ve dünyada aynısından daha sadece 4 merkezde varmış. 20 saniye gibi kısa bir sürede katetersiz orijinal renkleri ile kalbimin üç boyutlu görüntüleri alındı. Bana sonra bilgisayarda kalbimin değişik açılardan onlarca görüntüsünü izlettirdiler. Ama benimle ilgili olay da başladı. Radyoloji uzmanı Dr. Dilek Öncel, o görüntülerden benimle ilgili problemler olduğunu söyledi. Sonuçlara bir de kalp, damar ve iç hastalıkları uzmanı Dr. Bülent Gürçay baktı. “Efor testi”m de pozitif (yani rahatsızlık adına pozitif) çıkınca doktor bey “Yarın anjiyo olmanız gerekiyor.” deyiverdi.

Ben ise öğlen 2’den beri Yalova’ya kaç otobüsüyle döneceğimi hesaplayıp duruyordum. İlk tepkim “Hemen yarın mı?” oldu. “Televizyonda bir canlı yayın programım var, haziran sonrası gelsem” diyecek oldum. “Bu riski göze alamayız.” dedi. Ben tekrar “Yani yarın anjiyo olmam şart mı?” dedim. Bülent Bey büyük bir kararlılıkla “Evet şart.” dedi. Kabul ettim. Ve salı günkü ilk operasyon için ismimiz yazdırıldı.

Karışık duygularım belki bir roman malzemesi bile olur. Hayatın bir film şeridi gibi gözümün önünden geçmesinden tutun da, “abartma yahu, bu tıp merkezinde günde 40–50 anjiyo yapılıyor; Dr. Mahmut Bey’in demesine göre buradaki uzman doktorlar ABD’de bile yok, hele biraz rahat ol” dedim. Ama salı sabahı yeşil ameliyat elbisesini giyince başka bir boyutta yürümedim desem yalan olur.

Anjiyo nedir bilmeyenler olabilir. Kasığınızdan damara önce 7–8 santim uzunluğunda 1–1,5 milimetre çapında plastik bir boru takılıyor. Sonra o borunun içinden içi boş ince bir tel gönderiliyor. Kan damarlarında dolaştırılan o tel ile kalbinize kadar gidiliyor. Operasyonu yapan Kardiyolog Doktor Hasan Yılmaz Bey, 10 dakika sonra bana “Tamam Hüseyin Bey.” dedi. Şaşırmış; ama sevinmiştim. Demek çok büyük bir problem yoktu.

Tabii merakla sonucu bekledim. Hasan Bey şema üzerinde de izah etti. Ana damara bağlı yan damarlardan birinde (tıp dilinde D1 diyorlar) yüzde 70 oranında tıkanma vardı. Yine ana damar üzerinde LAD denilen bölgede yüzde 30’luk bir daralma vardı. Artık ben bir koroner arter hastasıydım. Şimdi verilen ilaçları ve yapılan tavsiyeleri ciddiyetle yerine getirecektim. (Bir de operasyonun CD’sini verdiler. Henüz bilgisayarda izleyemedim.)

Bir gün içerisinde iki önemli şey öğrendim. Birincisi, arabalarımızın bakımına gösterdiğimiz hassasiyeti kendi sağlığımız için göstermiyorduk.

İkincisi, Türkiye’de özel sağlık kurumları arasında İzmir Şifa Tıp Merkezi gibi sağlık sektöründe gerçekten öncülük yapan ve ileri teknolojiyi kullanan şifa merkezleri yurt çapında yeterince bilinmiyorlar. Bir de onların kıymeti bilinmiyor. Ama halk onların değerinin farkında. Çünkü bu merkez artık aşırı teveccühten İzmir’e dar geliyor.

Sağlığımla ilgili olarak gösterdikleri yakın ilgiden dolayı Başhekim Sayın Mahmut Akdoğan’ın şahsında bütün hastane personeline, güleryüzlü, sevgi dolu doktor ve hemşirelere kalbî şükranlarımı sunuyorum.

İzmir Şifa Tıp Merkezi; akıl, teknoloji ve kalbin el ele tutuştuğu örnek bir sağlık kuruluşu olmuş. Emeği geçen herkesi kutlamak gerekiyor...


15.05.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (08.05.2003) - Türkiye–ABD ilişkilerinin geleceği...

> (01.05.2003) - MGK’da durum bu defa farklı...

> (24.04.2003) - Gücün sınırlarını bilmek...

> (17.04.2003) - Kaygıları umuda çevirmek Amerika’nın elinde...

> (10.04.2003) - Bağdat düşerken...

> (03.04.2003) - ABD’nin ayakları yere basarken...

> (27.03.2003) - Milletçe duruşumuzu sorgulamalıyız

> (20.03.2003) - Çiçek ve Aksu’dan tezkere değerlendirmesi

> (13.03.2003) - Gül ve Erdoğan

> (06.03.2003) - TSK ve yetki tezkeresi




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.