Her savaştan sonra, tarihçiler, harbin gerçek sebeplerini öğrenmek için belgeleri ve dosyaları araştırırlar. Tarihçiler genellikle iki grupta toplanırlar: Bir grup tarihçiler savaş mimarlarının tarafında yer alarak savaşı savunurken, diğer grup ve kesim ise, muhalif tarafta yer almak suretiyle, savaş kararı alanları tarih mahkemesi önünde yargılıyorlar.
Bu durum ABD’nin giriştiği İkinci Dünya Savaşı’nın gerekçelerinde de oldu, Vietnam Savaşı’nda ve Birinci Körfez Savaşı’nda da oldu.
Başkan Bush’un adamları, öldürücü bir tehlikeyi izale eden Irak Savaşı’nı, zaruri ve adil diye nitelendirdiler. Ancak Irak zaferi vebal olarak bize döndüğünde, Beyaz Saray ‘Biz oraya niçin gittik?’ sorusunu ikinci defa açıklamak zorunda kalacak.
Başkan Bush, Abraham Linchon uçak gemisinde halka yaptığı konuşmada ‘Teröristler ve destekçileri 11 Eylül saldırılarıyla Amerika’ya savaş ilan ettiler. Bu savaş o savaşın bir sonucudur.’ dedi. Bu ifade, Irak işgalinin, 11 Eylül saldırısına bir cevap olduğu anlamına geliyor. Peki bu doğru mudur? Gerçek şu ki, Irak istihbaratıyla El Kaide terör örgütü arasındaki ilişki iddiaları bir propagandadan başka bir şey değildir.
Bize denildi ki, Saddam’ın kimyasal silahları var, nükleer silahlar geliştirmeye çalışıyor ve onları elde eder etmez bize karşı kullanacak veya Usame bin Ladin’e verecek. Şimdi Amerikalılar soruyor: Dışişleri bakanının iddia ettiği Saddam’ın elindeki binlerce füzeler ve korku silahları derede?
Bir ay boyunca Irak’ı bombaladık, inceden inceye tetkik ettik ancak ne kimyasal, ne biyolojik ve ne de silah üretim tesisleri bulamadık. Irak’ın nükleer silah geliştirdiği veya kitle imha silahları bulundurduğuna dair deliller nerede? Kolin Powell’ın BM önünde Irak’ın elinde silah olduğuna dair ileri sürdüğü deliller zamanla delil olmaktan çıktı. Eğer Powell bir hakim olsaydı, yalan söylediği ve belgelerde sahtekarlık yaptığı gerekçesiyle yargılanacaktı. Powell’ın ileri sürdüğü İngiliz kaynaklı bir belgenin, daha sonra bir üniversite öğrencisinin on yıl önce hazırladığı bir mezuniyet tezi olduğu anlaşıldı. Nitekim başka sahte belgeler de ortaya çıktı. Kim bunlarda sahtekarlık yaptı? Neden bize haber vermediler?
Şayet Irak işgali aleyhimize bir kâbusa dönüşürse, Amerikan askerleri bir sene sonra arkadan bir ateşe maruz kalırsa, Amerikan halkı soracak ve şunu öğrenmek isteyecek, acaba Başkan ve dışişleri bakanı bizi yanıltıyor mu yoksa bizi aldatıyor mu? Başkan ve dışişleri bakanı hata yaptıklarını söyleyemeyecekler elbette, ancak başkan veya başkanın adamları Irak’ta bu silahları bulmak zorunda.
Geçen sonbaharda Başkan Bush’a savaş yetkisini veren Kongre, eğer görevini yapacaksa, savaşa girmemizin arkasındaki gerçekleri ortaya çıkarmalıdır ve savaşın resmi gerekçeleri gerçek midir yoksa Amerika emperyalizmi savaşı için siyasi bir kamuflaj mıdır? Bunu açıklamalıdır.
(Ukkaz gazetesi, Suudi Arabistan, 13 Mayıs 2003)
2000 başkanlık seçiminde Reform Partisi’nden ABD başkan adayı.
15.05.2003
|