|
Türkmenbaşı niçin 3 milyon Türk istedi?
Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı, önceki gün kendisini ziyaret eden dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’e 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dan 2–3 milyon nüfus istediğini söyleyince, Bakan Tüzmen, “Bizde adam çok, 5–6 milyon kişi gönderebiliriz.” demiş.
Türkmenbaşı, göçmen mi istedi, yoksa 1960’larda Almanya’nın talep ettiği gibi çalışacak adam mı istedi tam olarak bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey var, o da 488 bin kilometrekare yüzölçüme sahip Türkmenistan’a 6 milyonluk nüfusun az geldiği.
Bize sürekli “Nüfusunuz hızlı artıyor o yüzden iki yakanız bir araya gelmiyor” denildiği için garip gelebilir, ama nüfus azlığı da ayrı bir dert. Doğan her bebek, tüketen yeni bir “boğaz” olduğu kadar, üreten “iki el” demek. Cumhuriyetin ilk yıllarını düşünün.
Orta Asya’da nüfusunu sorun olarak gören tek ülke Türkmenistan değil. Dünyada geniş coğrafyaya sahip birkaç ülkeden birisi olan Kazakistan ve Moğolistan da aynı sorunla karşı karşıya. Rusya’nınki ise biraz farklı. Nüfus 145 milyon olmasına rağmen, gerilemeye başladı. Mevcut nüfusun korunması için ortalama olarak her 10 annenin, 10 kız çocuğu dünyaya getirmesi esas kabul edilirken, bu ülkede oran 10’a karşılık 6’ya inmiş bulunuyor.
Türkiye’de ise henüz bir sorun yok. 70 milyon nüfusumuz var. Kilometrekareye de 88 kişi düşüyor. Bakan Tüzmen’in de belirttiği gibi yurtdışına milyonlar gönderecek kadar zenginiz. Ancak şunu da belirtmekte fayda var; bundan böyle kalkınmada önemli bir unsur olan “genç ve dinamik bir nüfusa sahibiz” diye çok fazla övünemeyeceğiz.
Son istatistikler Türkiye’de nüfus artış hızının kesildiğini, nüfusun giderek yaşlanmakta olduğunu gösteriyor. Hatta bazı batı illerinde nüfusun gerileme kaydettiğini bile söyleyebiliriz. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre, Türkiye genelinde ortalama 4,5 kişi olan hane halkı büyüklüğü, ilk sırada olan Şırnak’ta 8,2 kişi iken, en alt sıradaki Çanakkale’de 3,3 kişi.
Türkmenistan’a tekrar dönecek olursak. Zengin doğalgaz ve petrol yataklarına sahip bu ülkede kilometrekareye 12 kişi düşüyor. Topraklarının önemli bir bölümü çöl olsa da daha fazla nüfusu barındırabilecek potansiyele sahip. Uygulamaya konulan ekonomik programların sağlıklı bir şekilde uygulanması, yerüstü ve yeraltı zenginliklerinin işlenebilmesi eğitimli genç ve dinamik nüfusla olacak. Bugün de, yarın da. Onun içindir ki, Türkmenbaşı “daha çok nüfus” diyor.
1999 yılı 25 Şubat’ında dünyaya gelen bir kız çocuğu, 5 milyonuncu Türkmen vatandaşı olarak ilan edilmiş, adına da Saparmurat Türkmenbaşı’nın annesi Gurbansultan’ın adı verilmişti.
Geçen 16 Nisan tarihinde de, dünyaya gelen bir erkek çocuğu 6 milyonuncu Türkmen olarak ilan edildi. Aygözel ve Ozarmurat Kakabayev çifti, 52 cm boyunda 3,1 kg ağırlığındaki ilk çocuklarına Türkmenbaşı’nın
babasının adı olan Atamurat ismini verdiler. Bu olaydan bir ay sonra da Türkmenbaşı’nın Özal’dan istediği nüfus gündeme geldi.
Özal’ın vefat ettiği yıllarda, bağımsızlığın ardından başlayan göçle Türkmenistan’ın nüfusu 4 milyon civarına gerilemişti. Ancak şimdi tersine göç ve doğumlarla neredeyse yüzde 50’ye varan bir artış söz konusu. Ona rağmen Türkmenbaşı, sayıyı yeterli görmüyor.
Kazakistan için de benzer bir durum geçerli. Hatta Türkmenistan’dan daha çok nüfusa ihtiyacı var. Ülke, 2,7 milyon kilometrekare toprağa sahip. Türkiye’nin 3,5 katı büyüklükte ama, kilometrekareye sadece 5,5 kişi düşüyor.
Bağımsızlığın kazanılmasının ardından başta Ruslar ve Almanlar olmak üzere bazı azınlıkların ülkeden ayrılması, bunun yanında doğum oranının azalması sebebiyle ülkenin nüfusu düşüşe geçmişti. 1989’da 16,2 milyon olan nüfus şu anda 14,8 milyon. Diğer cumhuriyetlerden farklı olarak nüfusun yarıya yakını, çoğunluğu Ruslar olmak üzere farklı etnik gruplardan oluşuyor.
Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in, geçen nisan ayında parlamentoda yaptığı bir konuşmada, nüfusun artırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirterek, “2015 yılına kadar nüfusumuzu 20 milyona çıkarmadığımız takdirde, ekonomik durum kötüye gidebilir.” dediğini hatırlıyorum.
Onun içindir ki, Kazakistan SSCB’nin dağıldığı ilk yıllarda ülkeyi terk edenlerin geri dönüşünü kolaylaştıran tedbirleri artırmış. 2004 yılında, kabul ettiği göçmen sayısını ikiye katlamayı planlıyor. Bu maksatla hükümet, 13 milyon dolar harcayacak. Kazakistan’a dönenler arasında, SSCB döneminde çeşitli yollarla Türkiye’ye göç etmiş Kazaklar da bulunuyor.
Bunun yanında doğum oranının artışını teşvik, ölüm oranını azaltmaya yönelik tedbirler de hayata geçirilmeye çalışılıyor.
Kısacası Orta Asya’nın, hatta Rusya’nın nüfus problemi bizdekinden çok farklı ve ciddi bir durum. O yüzdendir ki, Türkmenbaşı’nın açıklamasını iyi okumak gerekiyor. Orta Asya ekonomilerinde beklenen sıçrama, nüfusla çok yakından alakalı.
21.05.2003
|