|
Divan Edebiyatı Müzesi
22.05.2003 tarihli gazetenizin birinci sayfasında okuduğum DİVAN EDEBİYATI MÜZESİ’NDE OSMANLICA BİLEN YOK başlığıyla vermiş olduğunuz haber gerçekten çok üzücü.
Bence Divan Edebiyatı Müzesi’nde Osmanlıca bilen bir müze uzmanının olmaması gerçekten çok vahim. Bu olay müzelere, edebiyata, kısaca sanata ne kadar değer verdiğimizin bir göstergesi. Bu olayın sorumlularını bir SANAT TARİHİ öğrencisi olarak kınıyorum. VE yetkililerin doğru bir adım atarak en kısa zamanda bu müzemize OSMANLICA bilen bir uzman atayacağını umut ediyorum.
Emre Doğuşlu, İstanbul
,
2003/05/24
Matrix efsanesi
Geçenlerde son yılların en önemli kült filmlerinden olan Matrix’e gittim. Doğrusunu söylemek gerekirse filmden çok etkilendiğimi belirtmeliyim, zihnimdeki birçok önyargıyı değiştirdi diyebilirim.
Sonra dedim ki, eğer ben eğitimli bir insan olarak bir filmden bu kadar etkilendiysem, hatta inançlarım bile bundan etkilendiyse, acaba gençler özellikle çocuklar bu filmden nasıl etkilenmiştir, diye düşündüm. Doğrusu bu konunun üzerinde özellikle durmak gerekiyor; zira bazı filmler insanların eşik altı bilinç düzeyine yönelik çok derin mesajlar içerebileceği gibi, bazı filmlerin beyin yıkama ve inanç değiştirme amaçlı olabileceği de mutlaka değerlendirilmelidir.
Ahmet Doğan, İstanbul
,
2003/05/23
İyi yolculuklar...
Herkes merkeze aday. CHP de merkeze aday, AKP de merkeze aday. Peki o kadar kolay mı şu merkeze gelip orada kalmak?
DP’den sonra DYP ve sonra Özal’ın ANAP’ı merkezde oynuyordu. Özal’ın vefatından sonra Özal’sız ANAP, Demirel’li ve Demirel’siz DYP hızla merkezden kopmaya başladılar. O kadar koptular ki, şimdi neredeyse siyaset sahnesinde yoklar. Merkeze yolculuk iyi bir tespit ve iyi bir gelecek teminatı siyasiler için. Peki ama merkez yolculuğunu tamamlayıp, orada demir atmak o kadar kolay mı?.. Onu da zaman gösterecek. Umarım merkezi şaşırmazlar. İyi yolculuklar AKP, iyi yolculuklar CHP.
Umut Saraç, İstanbul
,
2003/05/23
İstismar kapısı
Sayın Bedrettin Dalan’ın “Annem babam Kürt’tür; ama ben Türk’üm” ifadesini manşet yapmanız çok iyi oldu, tebrik ederim.
Dalan Bey’le yapılan röportaj gibi Kürtçe Kur’an meali yazmış bir şahsiyetle de bir röportaj yapmanız, sizin için bir gazetecilik görevi sanırım. Biz okurların elinde de bir koz olacak. Şimdi buradan bir başka istismar kapısı açılmamalı; çünkü Türk olduğu halde Kürtlük maskesi takarak Kürtlüğü istismar edenler ve Kürt olup da, Türklük “maskesini” takarak onu da istismar edenler çıkabilir. Bu ülke bir bütündür unutmamak gerek. Bin yıldır birlikte yaşadığımıza göre ayrıntılarda boğulmak niye?
Şükrü Aslan, Malatya
,
2003/05/22
Ciddiye almıyorum
Kürt kökenli bir vatandaş olarak Sayın Dalan’ın pazar günü yayınlanan söyleşide dile getirdiği ifadeleri, bir fikir değeri taşımadığı için ciddiye almıyorum.
Baksanıza adam diyor ki: ‘Annem Kürt, babam Kürt; ama ben Türk’üm.” Artık ne söylerse söylesin anlamsızlaşıyor. Bence gazetenin bu röportajı birinci sayfasından daha görünür vermesi, bu ironiyi görmemiz açısından önemliydi.
Ali Uğur, Diyarbakır
,
2003/05/22
|