İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
04.06.2003
Çarşamba
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

ZAMAN KiTAP

Eğitim...(Bütün Haberler)

egitim@zaman.com.tr

 

İlahiyat fakültesi mezunları yine din dersi öğretmeni olamayacak

Din dersi öğretmenliğine dahi başvuru şansı verilmeyen ilahiyat mezunları MEB’e tepki gösteriyor. Öğretmenlik sınavının sadece 13 ilde yapılması da adayları mağdur ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın alacağı öğretmen kadroları arasındaki din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği ile imam hatip liselerindeki meslek dersleri öğretmenliği için yine ilahiyat fakültesi mezunlarına başvuru hakkı tanınmıyor. Bakanlığın alacağı 700 kişilik kontenjanı olan din dersi öğretmenliğine sadece bazı ilahiyatlar bünyesinde bulunan din kültürü ve ahlak bilgisi öğrentmenliği programı mezunları, meslek dersi öğretmenliklerine ise daha önce formasyonu olan veya tezsiz yüksek lisans praogramını bitiren ilahiyat mezunları başvuru yapabilecek.

İlahiyat fakültesi öğrencileri bu karara tepki göstererek bir anlam veremediklerini söylediler. Öğrenciler ilahiyatlar için tezsiz yüksek lisans programının çok az ilahiyat fakültesinde olduğunu, bu programın olduğu üniversitelerin de çok az sayıda kontenjan ayırdığını belirttiler. Diğer öğretmenlik kontenjanları için başvurabilecek bölümler KPSS öğretmenlik sınavı kılavuzunda yer alacak.

Ayrıca çok sayıda öğretmen adayı tezsiz yüksek lisans eğitiminin bir buçuk yıl olması nedeniyle ağustos ayına tamamlanması planlanan atamalara yetişmeyecek. İstanbul, Selçuk, Muğla, Dokuz Eylül üniversiteleri, öğrencilerin atamalara yetişmesi için yaz aylarında da eğitimlerine devam ederken İnönü, Marmara, Kara Elmas, Atatürk üniversiteleri öğrencileri bir sene beklemek zorunda kalacak. Öğrenciler üniversitelerin farklı zamanlarda tezsiz yüksek lisans eğitimini bitirmesini anlayamadıklarını belirterek bu durumun haksızlık meydana getirdiğini ifade ettiler. Yükseköğretim Kurulu tezsiz yüksek lisans programlarında üniversiteleri serbest bırakıyor. Bu nedenle bazı üniversiteler öğrencilerinin öğretmen atamalarına yetişmesi için yaz aylarında da eğitim yaparak programlarını tamamlıyor. Marmara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi gibi bazı üniversiteler de tezsiz yüksek lisans öğrencilerine öğretmen atamalarını hesaba katmadan normal akademik yıl içerisinde eğitimlerini tamamlatıyor. Bu durumda şubat ayında eğitimlerini tamamlayan öğrenciler ağustos ayına kadar beklemek zorunda kalıyor. Tezsiz yüksek lisans programı fen edebiyat fakültesi mezunlarının formasyon eğitimi vererek öğretmen olmalarını sağlamak amacıyla açılmıştı.

Sınav niçin sadece 13 ilde?

13 Temmuz’da yapılacak öğretmenlik sınavına başvurular yarın başlıyor. Sınavın sadece 13 il merkezinde yapılacak olmasına öğretmen adaylarından tepki geldi. Yaklaşık 100 bin kişinin başvurması beklenen öğretmenlik sınavının Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir, Malatya, Samsun, Trabzon, Van ve Lefkoşa olmak üzere 13 ilde gerçekleşmesi öğretmen adaylarını sıkıntıya sokuyor. Adaylar zaten uzun süre atama beklediklerini ve maddi anlamda çok yıprandıklarını ifade ederek başka ile gidip yol, konaklama ve benzeri masrafları karşılamakta güçlük çekeceklerini ifade ediyor. ÖSYM ise sınav maliyetini düşürmek için böyle bir yönteme başvurduğunu açıkladı.

KPSS öğretmenlik sınavı iki oturumda gerçekleştirilecek. Sınavın sabah oturumunda genel yetenek ve kültür soruları öğleden sonraki bölümünde ise eğitim bilimleri soruları yer alacak. Sınav sonuçları iki yıl geçerliliğini koruduğu için halen mezun durumda olmayan öğrenciler mezun olabilecekleri tarihi göz önünde tutarak sınava girebilecek. Geçtiğimiz yıl KPSS sınavına giren öğretmen adaylarının da aldıkları puanlar geçerli sayılacak ve bu puanları ile başvuru yapabilecekler.

M. İsmail Sağıroğlu / İstanbul

04.06.2003


 

Fen ve Anadolu lisesini kazanmak için kaç soru yapmalı?

Orta Öğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı’na hazırlanan öğrenciler bugünlerde en fazla ‘Acaba kaç soru yaparsam fen lisesini, kaç soru yaparsam da Anadolu lisesini kazanırım?’ sorusunun cevabını merak ediyor.

Geçen yılın verilerine göre fen lisesini kazanabilmek için en az 100 sorudan 70’ini net cevaplamak gerekiyor. Çünkü en düşük puanla öğrenci alan Batman Fen Lisesi 69,33 net ile öğrenci almıştı. Hedefinde Ankara, İstanbul ve İzmir gibi yerlerdeki fen liseleri olanlar ise 100 soru üzerinden en az 92’sini yapmak zorunda. Anadolu liselerinde ise illere göre durum değişiyor. İstanbul’da en düşük puanla öğrenci alan bir liseyi kazanabilmek için 60–65 civarında net gerekli. İstanbul’un en düşük puanla öğrenci alan Silivri’deki Hasan–Sabriye Gümüş Anadolu Lisesi, geçen yıl 58 net ile öğrenci aldı. İstanbul’daki bazı Anadolu liselerini kazanmak için fen liseleri için gerekli netlerin bile üzerinde net yapmak lazım. Örneğin, Galatasaray Lisesi için 89, İstanbul Lisesi için 88, Kabataş Erkek Lisesi için ise en az 85 net gerekiyor. Ankara’da en düşük Anadolu lisesi (Kazan) için en az 28 net yapmak gerekirken İzmir’in en düşük net ile öğrenci alan yeri Çeşme Sami Sarı ve Torbalı Anadolu Lisesi geçen yıl en az 35 net ile öğrenci aldı. Ancak merkezdeki liseler için en az 60 civarı net yapılmalı. Tuncer Çetinkaya, İstanbul

04.06.2003


 

MEB’deki vekil kadrolar iptal edildi

Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki yönetim kadrolarında vekaleten, tedviren veya geçici olarak görevde bulunanların asli görevlerine döndürülmesine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu.

Gerekçede, ‘’Asaleten atama yapılmadan ve her görevlendirme işlemi ayrı ayrı değerlendirilmeden hizmet dışı bir nedenle başka kişilerin aynı yönetim görevlerinde görevlendirilmesine olanak sağlanmak üzere alındığı anlaşılan dava konusu genel karar, açıkça hukuka aykırıdır.’’ denildi. Karara göre, bir yerde vekaleten görev yapılırken, görevden alınıp yeniden vekaletle görevlendirilme işlemleri iptal edilmiş oldu. MEB’in, bu karara itiraz etmesi bekleniyor. Ankara, aa

04.06.2003


 

Diploması marka haline gelmiş bir üniversite: Boğaziçi

Boğaziçi Üniversitesi’nin öğrencilere sunduğu en iyi imkan dünya çapında tanınan ve iş bulmada tercih sebebi olan diploması.

Öğrenciler, Boğaziçi Üniversitesi’ne geldiği zaman önce kampüs alanından etkileniyor. Üniversitenin 6 kampüs alanı var; ama tarihî binaların bulunduğu, Boğaz’ın en güzel yerlerinden Rumeli Hisarı’nın hemen üstündeki Güney Kampüs, tanıtım için gelen lise öğrencilerini adeta büyülüyor. Yeşillikler içindeki kampüs alanı insanları o kadar etkiliyor ki okul çağı geçtiği halde kampüsü gören pek çok kişinin ‘Böyle bir üniversitede okunur be kardeşim’ dediğine çok kez şahit olmuşumdur. Bahçedeki seyir yerinde oturan hazırlık sınıfı öğrencilerine üniversitenin bu durumunu sorduğumda neredeyse 8 aylık zaman dilimi geçmesine rağmen kampüsün büyüleyici atmosferinden kurtulamadıklarını söylüyorlardı.

Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye’nin dünya standartlarını yakalamış sayılı üniversitelerinden biri. İsmi ve verdiği diploma adeta marka olmuş. Üniversite, her ne kadar devlet üniversitesi olsa da 1863 yılında kurulan Amerikan Robert Kolej’in devamı gibi algılanıyor. Robert Kolej’in etkisiyle kısa sürede ABD ve Avrupa ülkelerinde kendini kabul ettirmiş. Verdiği diploma önemli bir referans. Yurtdışındaki üniversitelerde akademik kariyer yapmak isteyenler için Boğaziçi Üniversitesi diploması ayrıcalık oluşturuyor. Rektör Prof. Dr. Sabih Tansal’a ‘Öğrencilerin sizi tercih etmeleri için en önemli sebep nedir?’ diye sorduğumda şu cevabı verdi: “Biz öğrencilere altın bilezik veriyoruz. Öğrenciler bize gelirken onlara iyi bir hayat sağlayacak diploma verdiğimizin farkındalar. Biz öğrencilere iyi bir gelecek için diploma veriyoruz.”

Boğaziçi’nde elektrik–elektronik, endüstri ve bilgisayar mühendislikleri ile işletme en popüler bölümler. Mühendislik eğitiminde Türkiye’nin en iyileri arasında. Mühendisliğin bütün bölümleri bu alanda dünya standartlarının belirlendiği ABET isimli akreditasyon kuruluşundan onay almış. Ayrıca işletme dendiği zaman ilk akla gelen üniversitelerden. Üniversitenin popüler olan bu bölümlerine yerleşen öğrenciler çoğunlukla ilk tercihlerinde ve Türkiye’nin en başarılı öğrencileri arasından seçiliyor. Mezunları da piyasanın aranan elemanı oluyor.

ÖSS şampiyonlarının tercih ettiği üniversite

Boğaziçi’ni üniversite yapan en önemli unsurlar şöyle sıralanabilir: Güçlü bir eğitim kadrosu, geçmişten gelen tarihî değerlerle örülmüş akademik tecrübe, eğitim öğretim programlarının çağdaş standartlarda olması, fizikî donanım ve altyapı imkanlarının mükemmelliği ve en önemlisi kaliteli öğrenci topluluğu. Üniversite, Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) sonunda Türkiye’nin en başarılı öğrencilerini bünyesinde topluyor. Üniversitenin neredeyse bütün bölümleri ÖSS’ye giren 1,5 milyon öğrenci arasından ilk 500’e girenlerden seçiliyor. 2002 yılında sayısal alandan ilk 500 içinden 166, sözelden 148, eşit ağırlıktan 160 ve yabancı dil alanından ise 126 öğrenci Boğaziçi’ni tercih etmiş. Bu rakamlar aşağı yukarı her yıl tekrarlanıyor. Rakamlar gösteriyor ki, ilk 500 içine giremeyen öğrencilerin bu üniversiteyi kazanma şansları az. Öğrencilerin ortaöğretimlerini nerede yaptıklarına baktığınızda da kaliteli öğrenci topluluğu hemen ortaya çıkıyor. Geçen yıl üniversiteye yerleşen öğrencilerin yüzde 41’i Anadolu liselerinden, yüzde 16’sı fen liselerinden, yüzde 16’sı özel liselerden, yüzde 13’ü Anadolu öğretmen liselerinden, yüzde 2’si özel fen liselerinden ve yüzde 12’si ise diğer liselerden gelenlerden oluşuyor.

Rektör Prof. Dr. Sabih Tansal, üniversitenin çok tercih edilmesini ve kaliteli oluşunu mezunlarının kalitesi ile açıklıyor. Mezunları gerek Türkiye gerekse dünyanın değişik ülkelerinde önemli görevler üstlenen üniversite, akademik kariyer yapmak isteyenler için de önemli avantajlar oluşturuyor. Ayrıca, lisans eğitimi esnasında yurtdışındaki çok sayıda üniversite ile değişim programı anlaşmalarının olması, öğrencilere öğrenimleri süresince yurtdışı üniversitelerinin tecrübelerinden yararlanma imkanı sağladığı gibi dil gelişimlerine de katkıda bulunuyor.

Üniversitede kredili ders geçme sistemi uygulanıyor. Ders geçme, çan eğrisi olarak nitelendirilen sınıftaki ortalama başarının üzerinde puan alanın geçme esasına dayandığı için öğrenciler arasında rekabet yaşanıyor. Öğrenciler ders geçmek için mutlaka birbirleriyle yarış yapmak zorundalar. Üniversitede kulüpler aracılığı ile yapılan sosyal ve kültürel aktiviteler öğrenciyi hayata hazırlıyor. Üniversiteler arasında en aktif öğrenci topluluklarına sahip üniversitelerden biri Boğaziçi. Her öğrenci ekip çalışmalarında öyle ya da böyle mutlaka görev alıyor. Bu da onları sosyal hayata hazırlıyor. Üniversitenin kütüphane ve araştırma imkanları ise öğrenciler için en önemli unsur. Türkiye’nin en büyük üniversite kütüphanesi burada, öğrenciler her an istediklerinde yurtiçi ve yurtdışındaki istedikleri bilgi kaynaklarına ulaşıp, araştırma yapabiliyorlar. Üniversitede başarılı öğrenciler için çift anadal programına katılıp aynı anda iki fakülteyi bitirme imkanı da veriliyor.

Üniversitede son yıllarda kontenjanların artması sebebiyle bazı sıkıntılar başgöstermeye başlamış. Üniversite, sadece öğrencileri büyüleyen Güney Kampüs’ten oluşmuyor. Kilyos’a açılan kampüste şu an yurt imkanları kullanılıyor; ama önümüzdeki yıllarda öğrencilerin bir bölümü eğitim öğretim görecek. İlk yıl öğrenciler genelde 150–200 kişilik kalabalık sınıflarda ortak dersler alıyorlar. İkinci yıldan itibaren sınıf mevcutları azalıyor ve mesleki eğitim başlıyor. Üniversitede genelde barınma problemi yok. 7 bin 500 civarındaki lisans öğrencisinin 1/3’üne yakını üniversitenin yurtlarında barınıyor.

 

 


Önceki Bölümler:

30.05.2003: İTÜ’de iki fakülteyi aynı anda bitirmek daha kolay

28.05.2003: Dünyada

benzeri olmayan bir üniversite modeli: Sabancı

23.05.2003: Başarılı

öğrenciye maaş gibi burs veren üniversite: Fatih 

21.05.2003: Dünya

standartlarında bir üniversite: ODTÜ

TUNCER ÇETİNKAYA

04.06.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.