|
Futbol ve efendilik
Mütevazı kişiliği, beyefendiliği ve profosyonel futbolculuğuyla herkes tarafından takdir edilen, Milli Takım’ın ve Beşiktaş’ın eski oyuncusu Samsunsporlu Ertuğrul Sağlam nasıl futbolcu olunması gerektiğinin en güzel misalini sergiledi futbol yaşamı boyunca.
Biz onu maç sonrası yapılan röportajlarda ‘’rakip arkadaşa istemeyerek faul yaptım, hakkını helal etsin’’ derken tanıdık. Onca çirkefliğin, kavganın, gürültünün yaşandığı futbol sahalarında o efendiliğinden hiç taviz vermedi. Keşke futbol sahalarımızda böyle kişilerin sayısını dahada artırabilsek. Teknik direktörlük hayatında da tertemiz bir sayfa açacağını ve büyük başarılara imza atacağını ümit ediyoruz. Seni hep efendiliğinle hatırlayacağız... Teşekkürler Ertuğrul...
Recep Turen, Kırşehir
,
2003/06/04
Bu nasıl bir önyargı?
Fatih hakkında Babinger’in söyledikleri son derece üzücüdür. Toplumumuzun yetişen genç kuşaklarının zihinlerinde olumsuz etki bırakmasa bile “çamur at izi kalsın” düşüncesinin işletilmesi mantığıyla hareket edilmiş olabilir.
Batılı toplumları kendi yaşantıları açısından kralları için veya kendi insanlarından birisi için “onun özel yaşantısıdır” diyebilirler. Bizim geçmişten bugüne taşıdığımız temellerimize aykırıdır. Fatih için söylenmiş olması bir önyargının ürünüdür.
İsa Yavuz, Ankara
,
2003/06/04
Eurovision yarışmasını doğru okuyalım!
Ülkemiz son zamanlarda bir dil yozlaşmasına doğru gidiyor . Hayatımızın her alanına; “Dil bilmeyen adam olamaz” kafasıyla başka dilleri soktuk.
Bu saçmalık o kadar ileri gitti ki Eurovision Şarkı Yarışması’na Türkiye adına katılan sanatçı, şarkıyı hazindir ki Türkçe yerine İngilizce seslendirdi. Yarışmayı da birinci olarak bitirdi. Kendisini can–ı gönülden kutlamak gerekir (!). Çünkü büyük (!) bir iş başardılar. Bizi en iyi (!) şekilde temsil ettiler. Yalnız bir farkla; bir Türk gibi ve Türkçe ile değil. Yabancı bir dil ve yabancı bir oyunla. Oynadıkları oyunu da bir Türk oyunu gibi sunmaya çalışan iri gazeteler de buna çanak tutuyor, alkışlıyorlardı. Sertab Erener bana göre ne beni, ne de herhangi bir Türk’ü temsil etmiştir.
Yaşar Kaymak, Burdur Eğitim Fakültesi
,
2003/05/31
Asker AB’ye karşı değil
Harp Akademileri’nde düzenlenen ve Genelkurmay II. Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın açılış konuşmasını çok doyurucu buldum.
Yaşar Paşa’nın konuşması, Türkiye’nin gerek geleceği ile ilişkili vizyonları bakımından gerekse demokrasi kültürümüzün gelişmesi bakımından çok başarılıydı. Bu konuşma ‘askerlerin demokrasinin önünde engel olduğunu’ düşünen bazı Avrupalı’lara da ders olmuş oldu. Yonca Gül, İstanbul
,
2003/05/30
Oktay Ekşi’ye teşekkürler
Oktay Ekşi’nin akredite konusunda gösterdiği cesaret ve demokratik tavırdan dolayı kendilerini kutluyorum.
Açık söyleyeyim ki, Sayın Ekşi’den bu düzeyde bir demokrat tavır beklemiyordum. Şaşırdım. Ne güzel şey, insanların yanlış bir davranış ve tavır karşısında dik durmaları. Hele bu yanlış kendilerine bir olumsuzluk olarak dönmediğinde de dik duruyorlarsa, o duruşu takdir etmemek mümkün değil. Akredite bir gazetenin başyazarı olarak, basına dönük ayrımcılıktan duyduğu rahatsızlığı ifadesi bir ilkelilik göstergesidir. Kamuoyunun beklentisi, ilgili kurum, şimdi bu davranışının ölçütlerini ortaya koymalı. Mesut Uzak, İstanbul
,
2003/05/29
|