|
Bu tür zihniyetlerle mücadele edilmeli
3 Haziran tarihli gazetenin birinci sayfasından verilen ‘Demokratik olmayan yolları da kullanıyorum’ başlıklı haberde kaymakamın; “Her yol ve yöntem hukuka uymayabilir.
Hakkımda 52 dava açılırken idare mahkemesinin yargıçları hepsini reddetti. Hepsine teşekkür ediyorum.” sözleri tam anlamıyla dehşet verici. Türkiye demokrasi standardını yükseltmeye çabalarken nasıl da bazıları tarafından hukuk hiçe sayılıyor, demokrasiye köstek vurulmaya çalışılıyor. Bu tür zihniyetler demokrasinin en büyük engelidir. Gerçek demokrasiyi isteyen her bir insan bu tür zihniyet sahipleriyle mücadele etmeli.
Mehmet Altuğ, İstanbul
,
2003/06/05
Çok güzel
Son haftalarda Akademi sayfasında görsel açıdan çok güzel gelişmelerin olduğunu gözlemliyoruz.
Yazıların her zamanki güzelliğine başarılı illüstrasyon çalışmaları da eklenince Akademi sayfası çok büyük keyif veriyor. Emeği geçenleri ve özellikle de Osman Turhan’ı kutlarım.
Nihal Şen
,
2003/06/05
Futbol ve efendilik
Mütevazı kişiliği, beyefendiliği ve profosyonel futbolculuğuyla herkes tarafından takdir edilen, Milli Takım’ın ve Beşiktaş’ın eski oyuncusu Samsunsporlu Ertuğrul Sağlam nasıl futbolcu olunması gerektiğinin en güzel misalini sergiledi futbol yaşamı boyunca.
Biz onu maç sonrası yapılan röportajlarda ‘’rakip arkadaşa istemeyerek faul yaptım, hakkını helal etsin’’ derken tanıdık. Onca çirkefliğin, kavganın, gürültünün yaşandığı futbol sahalarında o efendiliğinden hiç taviz vermedi. Keşke futbol sahalarımızda böyle kişilerin sayısını dahada artırabilsek. Teknik direktörlük hayatında da tertemiz bir sayfa açacağını ve büyük başarılara imza atacağını ümit ediyoruz. Seni hep efendiliğinle hatırlayacağız... Teşekkürler Ertuğrul...
Recep Turen, Kırşehir
,
2003/06/04
Bu nasıl bir önyargı?
Fatih hakkında Babinger’in söyledikleri son derece üzücüdür. Toplumumuzun yetişen genç kuşaklarının zihinlerinde olumsuz etki bırakmasa bile “çamur at izi kalsın” düşüncesinin işletilmesi mantığıyla hareket edilmiş olabilir.
Batılı toplumları kendi yaşantıları açısından kralları için veya kendi insanlarından birisi için “onun özel yaşantısıdır” diyebilirler. Bizim geçmişten bugüne taşıdığımız temellerimize aykırıdır. Fatih için söylenmiş olması bir önyargının ürünüdür.
İsa Yavuz, Ankara
,
2003/06/04
Eurovision yarışmasını doğru okuyalım!
Ülkemiz son zamanlarda bir dil yozlaşmasına doğru gidiyor . Hayatımızın her alanına; “Dil bilmeyen adam olamaz” kafasıyla başka dilleri soktuk.
Bu saçmalık o kadar ileri gitti ki Eurovision Şarkı Yarışması’na Türkiye adına katılan sanatçı, şarkıyı hazindir ki Türkçe yerine İngilizce seslendirdi. Yarışmayı da birinci olarak bitirdi. Kendisini can–ı gönülden kutlamak gerekir (!). Çünkü büyük (!) bir iş başardılar. Bizi en iyi (!) şekilde temsil ettiler. Yalnız bir farkla; bir Türk gibi ve Türkçe ile değil. Yabancı bir dil ve yabancı bir oyunla. Oynadıkları oyunu da bir Türk oyunu gibi sunmaya çalışan iri gazeteler de buna çanak tutuyor, alkışlıyorlardı. Sertab Erener bana göre ne beni, ne de herhangi bir Türk’ü temsil etmiştir.
Yaşar Kaymak, Burdur Eğitim Fakültesi
,
2003/05/31
|