İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
05.06.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

ZAMAN KiTAP

Politika...(Bütün Haberler)

politika@zaman.com.tr

 

Erdoğan’ın, ‘sağ elle yemek’ haberi oramiralin hatırlatmasıyla yapılmış

Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Tufan Türenç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çatalı sağ eliyle tutarak, sağ elle yemek yemesi haberini, emekli Oramiral Nejat Serim’in uyarısı ile yaptıklarını açıkladı.

3 Haziran Salı günkü Hürriyet gazetesinde birinci sayfadan kullanılan haberde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yemekte çatalı sağ elle tuttuğu ve bıçağı da sol eline aldığı belirtildi. Haberde, “Başbakan Erdoğan’ın yemek yerken, bilinen görgü kurallarının aksine çatal için sağ, bıçak için de sol elini kullanması dikkat çekti. Erdoğan’ın bu yemek yeme yöntemi, Batı kaynaklı görgü kuralları yerine Doğu kökenli İslam geleneğini yeğlediği yorumlarına neden oldu.” ifadelerine yer verildi.

Hürriyet Gazetesi’ni Başbakan Erdoğan’ın sağ elle yemek yemesi noktasında uyaran emekli Oramiral Nejat Serim’in aksine, yemek adabı ile ilgili olarak Korgeneral Erdoğan Öznal’ın hazırladığı Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayınlanan, ‘Protokol, Görgü ve Nezaket Kuralları’ adlı kitapta, yemeğin sağ elle de yenebileceği belirtiliyor.

Hürriyet Yazı İşleri Müdürü Tufan Türenç, dün yayımlanan yazısında, Erdoğan’ın yemekteki fotoğrafını, pazartesi sabahı birinci sayfadan başka bir haber vesilesiyle kullandıklarını, bunun üzerine kendisini emekli Oramiral Nejat Serim’in aradığını belirterek, paşanın hatırlatması ile aynı fotoğrafı ikinci kez birinci sayfadan, ancak bu defa çatal–bıçağa dikkat çekerek farklı bir anonsla kullandıklarını kaydetti.

Türenç, yazısında şu ifadelere yer verdi: “Biz bu konuşmadan sonra Recep Bey’in fotoğrafından hareket ederek bu uygulamayı araştırıp haber yaptırdık ve fotoğrafı bir kez daha kullandık. Bu fotoğraf ve haber, Tayyip Bey’in nerelere takılı kaldığını ve dinsel açıdan katılığını ısrarla nasıl sürdürdüğünü ortaya koyuyor. 21. yüzyılda başbakan olan ve ülkesini yöneten bir insanın günün koşullarına uymamakta bu kadar direnmesi düşündürücüdür. İşin sakıncalı yanı budur. Yoksa Tayyip Bey’in yemek kurallarını kendi inancı veya takıntıları doğrultusunda kendine göre değiştirmesi kimseyi ilgilendirmez. Çok çok resmi yemeklerde, yabancı devlet adamları Tayyip Bey’in solak olduğunu sanırlar.”

‘Yemek adabı tercih meselesi’

Görgü ve nezaket kuralları üzerine kitabı bulunan Dr. Ayşenur Kurtoğlu, tartışma konusu olan çatal kullanımının çok eskilere gitmediğini belirtiyor. Fransa’da ilk önce Kral 5. Charles’ın çatal kullandığı bilgisini veren Kurtoğlu, “Bu anlamda çatalın geçmişi Avrupa’da 14. asra uzanır. Bizim medeniyetimizde ise 11. asırda İmamı Gazali yemek adabı üzerine kitap yazmış ve pek çok Avrupa ülkesinde onun görüşleri örnek alınmıştır. Yani bizim yemek adabı geleneğimiz Avrupa’dan çok daha eskidir.” yorumunu yaptı. Yemek adaplarının kültürlere göre farklılık gösterdiğini vurgulayan Kurtoğlu, “Örneğin İngilizler ile Fransızların yemek masası düzenleri çok farklıdır. Yemek yemede asıl görgü, bir toplumda çoğunlukla uygulanan geleneklere uygun davranmadır. O açıdan çatal için hangi elin kullanılacağı kişiler için dayatma konusu yapılamaz.” ifadesini kullandı.

‘Sağ elle yemek sünnet’

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Karlığa da, yemek yeme adabını dinî çerçeveden değerlendirirken, “İslamiyet’te sağ elle yemek yemek, Peygamber Efendimiz’in sünnetidir. Hatta sağ elle yemek, Peygamber’imizin ısrarla vurguladığı bir sünnetidir.” dedi. Karlığa, “Yine İslamiyet’te bir yere girilirken önce sağ ayakla girilmesi, insanlara sağdan yol verilmesi de güzel görülmüştür. Bunların sağcılıkla–solculukla da hiç alakası yoktur.” yorumunu yaptı.

Sağ elle yemek yemeyi çağdaşlık karşıtlığı veya görgü kurallarına aykırılık şeklinde nitelendirmenin yanlış olacağını vurgulayan Karlığa, şöyle devam etti: “Her dinin ve her kültürün kendine özgü kuralları vardır ve yöneticilerin de bu kurallara riayet etmeleri toplumlarıyla birleşme ve buluşmalarının ifadesidir. Toplumsal değerleri yok sayarak ya da önemsemeyerek toplumla bütünleşmek mümkün değildir. Bu bakımdan bu olay eleştiri konusu yapılmak yerine kişiye özgü tavır olarak algılanmalı.”

Zafer Özcan / Ankara

05.06.2003


 

Askerî görgü kitabına göre çatal sağ elde tutulabilir

Hürriyet Gazetesi’ni Başbakan Erdoğan’ın sağ elle yemek yemesi noktasında uyaran emekli Oramiral Nejat Serim’in aksine, yemek adabı ile ilgili olarak Korgeneral Erdoğan Öznal’ın hazırladığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayınlanan, ‘Protokol, Görgü ve Nezaket Kuralları’ adlı kitapta, yemeğin sağ elle de yenebileceği belirtiliyor.

Kitapta çatal ve bıçak bölümünde şu ifadeler yer alıyor: “Memleketimizde yemek iki şekilde yenmektedir. Birincisi bıçak kullanmak zorunluluğu olduğunda çatal sol ve bıçak sağ elle tutulur. İşaret parmağı bıçağın keskin olmayan tarafına dayatılıp, kesme işi yapılır. Ve çatal sağ ele verilerek yemek yenir. İkincisi ise kesme işi yukarıdaki gibi yapılır ve yemek bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi sol elle yenir. Her iki yöntem de geçerli olmakla beraber resmi çevrelerde ikinci yöntemin tercihi tavsiye edilir.”

(Sayfa 178, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, İkinci Baskı, Ankara, Genelkurmay Basımevi, 1992.)

05.06.2003


 

Köşe yazarları: Anlamsız dayatma

Hürriyet Gazetesi’nin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yemekte çatalı sağ, bıçağı sol elle tutmasını eleştirmesi, kimi köşe yazılarına da konu oldu.

Zaman Gazetesi köşe yazarlarından Eyüp Can, “Çatal kullanma ve traji–komik dayatmalar!” başlıklı köşesinde 3 Kasım seçimlerinden bu yana başörtüsü ile başlayıp 23 Nisan krizi ile zirveye çıkan tüm sorunların kaynağında “semboller savaşı ve dayatmasının” belirleyici unsur olduğunu ifade etti. İşin özüne eğilmek yerine sembollerin kolaycı ve şabloncu limanına sığınıldığını aktaran Can, “Ve işi Emine Erdoğan’ın ‘kar beyazı romantik’ sözlerinden Ahsen Unakıtan’ın boynunu açıkta bırakan başörtüsünü bağlama biçimine, Tayyip Erdoğan’ın devlet protokolünde içinde su olan içki kadehi ile ürkek kadeh tokuşturmasından, yemek yerken çatalı sağ eliyle kullanmasına kadar vardırdık. Doğrusu artık işin tadını kaçırdık!” ifadelerine yer verdi.

Sabah Gazetesi’nden Emre Aköz de çatal–bıçak kullanımının ülkeler ve toplumlar arasında farklılıklar arz ettiğine işaret ederek şunları kaydetti: “Bizim kültürümüzde sağ ele özel bir önem verilir. Yemeğin sadece kaşıkla ve elle yenildiği dönemlerde ‘hayırlı ve temiz’ kabul edilen sağ el kullanılmıştır. Sorgusuz sualsiz Batı’ya öykünülmesinden rahatsız olan kesimler çatalı kullanmaya başladıklarında sağ eli tercih etmiştir. O kesimlerin temsilcisi sayabileceğimiz Tayyip Erdoğan’ın bu çizgiyi devam ettirmesi gayet normaldir.” Aköz, yazısını “O halde: Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım; bu tip şeyleri kafamıza fazla takmayalım.” şeklinde bitirdi.

05.06.2003


 

Alaeddin Kaya’nın babası ebedî yolculuğa uğurlandı

Önceki gün gece nefes darlığı sonucu vefat eden gazetemiz eski imtiyaz sahibi Alaeddin Kaya’nın babası Hacı İbrahim Kaya, ebedi istirahatgâhına uğurlandı.

Hacı İbrahim Kaya, Ankara Hacı Bayram Camii’nde dün kılınan öğle namazını müteakip Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki aile kabristanında toprağa verildi. Hacı İbrahim Kaya’nın cenaze namazına Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, Saadet Partisi eski Genel Başkanı Recai Kutan, Milli Eğitim eski Bakanı Hasan Celal Güzel, birçok milletvekili, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, belediye meclis üyeleri, bürokratlar, işadamları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze namazının ardından Hacı İbrahim Kaya için gecenin ilerleyen saatlerine kadar evinde Kur’an–ı Kerim’ler de okutuldu.

Bir süredir nefes darlığı nedeniyle tedavi gören Hacı İbrahim Kaya, 5 aydır da Altınoluk’ta ikamet ediyordu. Şanlıurfa, Siverek doğumlu olan Hacı İbrahim Kaya 85 yaşında vefat etti. Ulus Hacı Bayram Kitapçılar Çarşısı’nda esnaflık yapan ve çevresi tarafından çok sevilen Hacı İbrahim Kaya’nın Hacı Bayram Kitapçılar Çarşısı’nda bir kitabevi bulunuyor. Ankara, Zaman

05.06.2003


 

TIR şoförleri ile peşmergeler anlaştı

Kuzey Irak’ta peşmergelerin Türk TIR ve kamyon şoförlerinden 150 dolar geçiş ücreti istemesi sebebiyle başgösteren gerginlik, yapılan anlaşmayla sona erdi.

Bölgeye hakim peşmergelerin, Türkiye’den Irak’a mal taşıyan TIR ve kamyon şoförlerinden 150 dolar geçiş ücreti istemesi üzerine kamyonlar kontak kapatmış, Habur’dan Silopi’ye kadar 20 kilometrelik kuyruk oluşmuştu. Ortaya çıkan gerginlik sonrası firma sahipleri ile peşmergeler arasında görüşmeler yapıldı. Görüşmeler sonucunda geçiş ücreti olarak 150 dolar yerine daha önceden olduğu gibi 45 dolar alınması kararına varıldı. Peşmergelerle anlaşma sağlanmasından sonra şoförler araçlarıyla Habur’dan giriş çıkışa başladılar.

Irak’a Türk firmalarınca ihraç edilen mallar ve Birleşmiş Milletler’in yardımlarını götüren kamyon ve TIR şoförleri, buradan yasal hakları olan 450 litrelik ucuz fiyatlı mazot alarak Türkiye’ye dönüyor. Halil Bağıran, Cizre

05.06.2003


 

Şok iddia: Örümcek Ağı’nın tepesindeki kişi Turgut Yılmaz’dı

Çok sayıda ünlü işadamı ve firmanın adının karıştığı ‘Örümcek Ağı Operasyonu’nu yürüten; ancak bir süre sonra görevden alınan polis müdürü Şerafettin Bural, dün Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’nda şok iddialarda bulundu.

ANAP eski Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın kardeşi Turgut Yılmaz’ın operasyonun önünü kestiğini ileri süren Bural, “Seçime gidilirken bu işin tepe noktasına ulaşıldı. Tepe noktasındaki kişinin kardeşine de ulaşıldı. Bu kişinin adı Turgut Yılmaz’dır.” dedi. Bural, “İşin kendilerine uzanacağını anlayınca operasyon ekibini dağıttılar.” ifadesini kullandı.

Edinilen bilgilere göre açıklamalarıyla komisyon üyelerini hayretler içinde bırakan Bural, operasyonun şirketler ve dosyalar aşamasını tamamladıktan sonra “üçüncü kata” geldikleri noktada engellendiklerini savundu. ANAP eski lideri Yılmaz’ın kardeşi Turgut Yılmaz’ın adını veren Bural, şu çarpıcı iddiaları seslendirdi: “3 Kasım seçimlerine gidilirken, bu işin tepe noktasına ulaşıldı. Tepe noktasındaki siyasetçinin kardeşine de ulaşıldı. Bu kişinin adı Turgut Yılmaz’dır. Biz üçüncü kattayken, işin kendine dayanacağını gören Yılmaz, ekibi dağıttı. Soruşturmanın önünü kesti.”

Operasyonu tamamlarız

Bu sözler üzerine araya giren CHP’li Komisyon Üyesi Mahmut Yıldız, “Yolsuzluk olaylarını çözmek istiyorsak, bu ekibi göreve iade etmek gerek. Bunu, komisyon olarak isteyelim.” önerisini ortaya attı. Bural, buna “Eğer, yeniden atanırsak yarım kalan operasyonları tamamlarız.” karşılığını verdi.

Malî boyut 56 milyar dolar

Komisyona 4 saat boyunca bilgi veren Şerafettin Bural, Türkiye’de yasadışı 40 organizasyon bulunduğunu, bunlardan ancak ikisinin Balina ve Örümcek operasyonlarıyla deşifre edilebildiğini bildirdi. Bu organizasyonların mali boyutunun 56 milyar dolar olduğunu belirten Bural, şunları kaydetti: “Daha 38 tanesi var, şekilsiz olarak da devam ediyor. 2 dosyayı çözerek devletin hayali ihracat ve naylon fatura boyutlarıyla 5 milyar dolar dolandırıldığını ortaya çıkardık.

Seçim öncesinde, görevden el çektirilenlere, seçim öncesinde Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yapılan atamalara dikkat etmek lazım. Bu işlerde sacayağı 4’e çıktı. Siyasetçi, bürokrat, işadamı ve bunları bir araya getirecek birileri. Örümcek Operasyonu’nun yasadışı ithalat ayağı da var. Akaryakıt ithali sırasında trilyonları aşan haksız kazanç var. İthal edilen mazotla birlikte, solvent ve vazelin de tespit edildi. Bu, sahte akaryakıt üretiminde kullanılıyor.”

Zekai Özçınar / Ankara

05.06.2003


 

Amiri ödüllendirdi ANAP'lı bakan görevden aldı

İzmir Mali Şube Müdürlüğü görevindeyken peş peşe başarılı operasyonlara imza atan Şerafettin Bural, İzmir Emniyet Müdürü Hasan Yücesan tarafından takdirname ile ödüllendirildi.

Ancak dönemin İçişleri Bakanı ANAP’lı Rüştü Kazım Yücelen, 2002’deki Örümcek Ağı Operasyonu’yla Yılmaz ailesine komplo kurulduğunu ileri sürerek, Bural’ı görevden aldı ve hakkında soruşturma başlattı. Bural, soruşturma neticesinde aklanarak yeniden görevine döndü. Şerafettin Bural, halen İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı Şube Müdürlüğü görevini yürütüyor.

05.06.2003


 

‘Hodri meydan; şimdi gücüm yok, gereğini yapsınlar’

Örümcek Ağı Operasyonu’nu yürüten eski polis şefi Şerafettin Bural’ın ağır suçlamalar yönelttiği ANAP’ın eski lideri Mesut Yılmaz’ın kardeşi Turgut Yılmaz, suçlamalara karşı “Hodri meydan.” dedi.

Kendisine ‘alçakça’ iftiralar atıldığını öne süren Turgut Yılmaz, “Beni neyle itham ediyorlarsa karşıma çıksınlar. Ben buradayım. Madem müdahale etmişim, şimdi gücüm yok. Ne biliyorlarsa yapsınlar.” dedi.

Örümcek Ağı Operasyonu’nun ardından Yılmaz ailesine komplo kurduğu gerekçesiyle ANAP’lı İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen tarafından görevden alınan Şerafettin Bural’ın iddiaları Turgut Yılmaz’ın sert tepkisini çekti. Bural’ın, kendisi ve abisiyle ilgili sözlerini Zaman’dan öğrenen Yılmaz, “Bu şahsı hiç tanımam. Kimdir, ne iş yapar? Polis mi, savcı mı?” diye sordu. Yılmaz, Bural’ın Meclis’e gelerek Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’nda söylediği, “Operasyona Turgut Yılmaz müdahale etti.” iddiasına, “Madem müdahale etmişim, şimdi gücüm yok. Ne biliyorlarsa yapsınlar.” karşılığını verdi. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kimin ne karın ağrısı varsa ortaya koysun, biz buradayız kardeşim. Yalan söyleyenin, iftira atanın canı çıksın, boynu altında kalsın. Beni neyle itham ediyorlarsa karşıma çıksınlar.”

Turgut Yılmaz, davet gelmesi halinde Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’na gidip bilgi vereceğini de söyledi ve ekledi: “Seve seve Meclis’e gider, sorulan sorulara cevap veririm. İstiyorlarsa buyursunlar gelsinler; neyi istiyorlarsa araştırsınlar.” Ömer Şahin, Ankara

05.06.2003


 

Erbakan, beğenmediği iktidarı sınıfta bıraktı

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Necmettin Erbakan, 6 aylık icraatlarını değerlendirdiği hükümeti sınıfta bıraktı. Erbakan, “Sınıfı geçemedikleri ortada.

54. Hükümet 10 puan almış. Bunlar dörtte birini yaptıklarına göre 2,5 aldılar. Ecevit 3 alıyor.” dedi.

Partisinin Ankara il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında AK Parti iktidarını eleştiren Erbakan, buğday taban fiyatının 310 bin lira olarak belirlenmesine tepki gösterdi. IMF’nin Türkiye’deki tarımı yok etmeye yönelik politikalarının aynen uygulandığını savunan Erbakan, şöyle konuştu:

Gömleği çıkardın hapı yuttun

“Değişen sadece Başbakanlık’taki fotoğraftır. Taklitçilerin biri gidip biri geldikçe işbirlikçilik değişmiyor. Çiftçiyi perişan ediyorlar. Bunu yapanların sağcısı–solcusu yok. Geçen sene Ecevit yaptı, şimdi bu gömleksizler yapıyorlar, aralarında hiçbir fark yok. Sen o Milli Görüş gömleğini çıkarttın mı hapı yuttun. Ne hidayet, ne feraset kalır. Şaşkına döner, hayır yerine şer işlersin. Bunların hepsi figüran, paçayı kaptırdılar. Rejisör müsaade etmiyor.” Ankara, Cihan

05.06.2003


 

AK Parti, hükümete 100 üzerinden 60 verdi

AK Parti, seçimden hemen sonra açıklanan ‘Acil Eylem Planı’ çerçevesinde hükümetin 6 aylık icraatlarını masaya yatırdı.

Yapılan inceleme sonucunda hedeflerinin yüzde 60’ının yerine getirildiği tespit edildi. Avrupa Birliği’ne uyum konusunda hükümetin hedeflerinden ileride olduğu belirtilirken, IMF ile yaşanan anlaşmazlıklar sebebiyle bazı ekonomik düzenlemelerin geciktiği sonucuna varıldı.

AK Parti, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) önceki gün, Acil Eylem Planı ile hükümetin 6 aylık icraatlarını karşılaştırdı. Atılan bütün adımları masaya yatıran parti yönetimi, 1 ve 3 aylık süreçte yapılması gerekenlerin çok büyük ölçüde gerçekleştiği; ancak 6 aylık hedeflerde ‘yavaşlık’ olduğunu tespit etti. Toplantıda, “Bazı hedeflerde gecikme var. Ancak bunların birçoğu için altyapı hazırlanması gerekiyor. Altyapı çalışmaları devam ediyor.” görüşü ortaya konuldu. AK Parti, 6 aylık icraatlar göz önüne alındığında hükümetin yüzde 60 oranında başarılı olduğunu kaydetti.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da pazartesi günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında konuyu gündeme getirerek, “Acil Eylem Planı’mızda bazı eksiklerimiz var. Bu açıkları kapatmadan tatile giremeyiz.” dediği öğrenildi. Erdoğan’ın 3 ve 6 aylık hedefleri gerçekleştiremeyen bakanları uyarıdığı ifade edildi.

Tutmayanlar ekonomik

Hükümetin yaptığı ilk üç aylık planlara göre, Kamu Tek Hesabı’na geçilmesi, Vergi Reformu’nu çıkarmak ve Bor Araştırma Enstitüsü kurulması hedefleri gerçekleşmedi. 6 aylık hedeflerden yerine getirilmeyenler ise şunlar: “Kamu İhale Yasası’nın çıkarılması, ekonomi yönetiminin tek çatı altında toplanması ve Ekonomi Bakanlığı kurulması.”

Sosyal tesislerin özelleştirilmesine haziran ayı içinde başlandı ve toplam 600 tesisin 2003 yılı sonuna kadar satılması kararlaştırıldı. Özelleştirme ile ilgili hedeflerin büyük oranda gerçekleştiği tespit edildi. Yabancı yatırımcıların teşvik edilmesini öngören yasa tasarısı Meclis’te komisyon gündeminde bulunuyor. Döner sermayeli kurumlarda gelir ve harcamaların düzenlenmesi Bütçe Kanunu ile birlikte çıkarıldı. Yatırımcılara teşvik ve yabancı sermayenin özendirilmesi konusundaki düzenlemeler TBMM’de bulunuyor. Sosyal güvenlik kuruluşlarının birleştirilmesi, sağlık kurumlarının Sağlık Bakanlığı’na bağlanması ve havuz sistemi oluşturulması çalışmalarına başlandı; ancak henüz tamamlanmadı. Yerel Yönetimler Reformu konusunda Başbakanlık bünyesinde oluşturulan bir komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Reformun bu ay içinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Emine Dolmacı, Ankara

05.06.2003


 

Ağar, parti içindeki operasyonu askıya aldı

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, parti içinde yapmak istediği operasyondan itirazlar sebebiyle vazgeçti.

Gençlik Kolları başkanını değiştireceğini deklare ettikten sonra geri adım atan Ağar’ın Erzurum ve İstanbul il başkanlıklarına atadığı isimler de görevlerinden istifa etti. Sivas’a yapılan atama ise geri alındı.

Mehmet Ağar, genel başkan seçildikten sonra Gençlik Kolları başkanını değiştirmek için harekete geçti. Başkanlık Divanı toplantısında bu kararını açıklayan Ağar, Turizm eski bakanlarından Barlas Küntay’ın oğlu Burak Küntay’ı başkanlığa atayacağını bildirdi. Ancak buna itiraz eden Gençlik Kolları üyeleri istifa tehdidinde bulundu. Genel Başkan Yardımcısı Saffet Arıkan Bedük de DYP’li gençlere destek verdi. Ağar, bunun üzerine sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek Kuntay’ı genel başkan danışmanlığına atadı.

Ağar, son olarak DYP’nin yeni binasına taşınmasının ardından parti yönetiminde yapılan atamaları yeniden düzenlemek istedi. Bu çerçevede bir genelge yayınlayan Ağar, genel başkan yardımcılarının yaptığı 15’i aşkın “başkan yardımcıları” atamalarının büyük bölümünü iptal etti. Bununla da yetinmeyen Ağar, bundan sonra kendi onayı dışında atama yapılmamasını istedi. Ancak parti içinden itirazlar yükselince Ağar, bir hafta önce yayınladığı genelgeyi iptal eden ikinci bir genelge yayınladı. Ahmet Bıyık, Ankara

05.06.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.