İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
21.07.2003
Pazartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

ZAMAN KiTAP

Doğu Anadolu...(Bütün Haberler)

bolgeler@zaman.com.tr

 

Zurnacı Aşur zurnasıyla yaşama gözlerini kapadı

Erzincan’ın tanınan zurnacılarınden Zurnacı Aşur Şahan, gitmiş olduğu bir sünnet düğününde zurna çalarken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Erzincan merkeze bağlı Ilıdere Köyü nüfusuna kayıtlı olan, üç çocuk babası Zurnacı Aşur Şahan(53), Erzincan Yunus Emre Mahallesinde sabah saat 10.00 sularında ekmek parasını kazandığı zurnası ile birlikte gittiği sünnet düğününde kalp krizi geçirdi. Üzücü olay Erzincan’daki zurnacı ve davulcuları yasa boğarken bir çoğu düğünlerde bugün davul ve zurna çalmama kararı aldılar. Burhan Torunlar, Erzincan

21.07.2003


 

Bitlis Belediyesi grevdeki 73 işçinin iş akdini feshetti

11 aylık maaş ve 16 aylık ikramiye alacaklarını alamadıklarından dolayı geçen hafta oturma eylemine başlayan Bitlis Belediyesi’ndeki 200 işçiden 73’ünün iş akitleri belediye tarafından fesh edildi. İşçilerin avukatı, Hüseyin Öz, fesih kararının kanuna aykırı olduğunu savunarak, mahkemeye başvuracaklarını açıkladı.

Geçtiğimiz hafta greve giden Bitlis Belediyesi işçilerinden 73 işçinin iş akdi 18 Temmuz 2003 tarihi itibariyle fesh edildi. İşçilerin avukatı Hüseyin Öz, bunun hukuka aykırı olduğunu açıkladı.

Bitlis Belediyesi’nde çalışan yaklaşık 200 işçi 11 aylık maaş ve 16 ikramiye alacaklarını alamadıklarından dolayı geçtiğimiz hafta oturma eylemine başlamıştı. İşçiler, 73 işçi arkadaşlarının iş akitlerinin fesh edilmesiyle şaşkına döndüler. İşçiler, Belediye Başkanı Yaşar Buhan’ın bu tutumundan sonra haklarını alana kadar eylemi ve hukuk mücadelesine sürdüreceklerini kaydettiler. İşçilerin 11 aylık maaş ile 16 ikramiyeleri ve toplu iş sözleşmesinden doğan sosyal haklarının belediye tarafından ödenmediğini kaydeden İşçilerin Avukatı Hüseyin Öz, “Ödenmesi için Hizmet İş Sendikası Başkanı Yaşar Bulut, Belediye Başkanı ile görüşmüş, işçi alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. Ayrıca, dört ayrı alternatif sunulmuştur. Ancak, Belediye Başkanı değişik gerekçeler göstererek, alacakların ödenmesi yönünde olumlu bir tavır sergilememiştir. Bu gelişme üzerine ücretleri ödenmeyen işçiler 4857 Sayılı iş yasasının 34 maddesi gereğince ferdi kararlarına dayanarak işi bırakmışlardır. Belediye Başkanı Yaşar Buhan ise 18 Temmuz 2003 tarihinde 1617 Temmuz tarihlerinde göreve gelmedikleri gerekçesiyle 73 işçinin hizmet aktini tamamen usulsüz ve yasal dayanaktan yoksun bir şekilde fesh etmiştir.” dedi. Avukat Öz, akitleri fesh edilen işçilerin 1 ay içinde işe iadesi istemiyle, Bitlis Asliye Hukuk İş Mahkemesi’nde dava açılacağını kaydetti.

Yaklaşık 1 haftadır işçilerin grevde olması ile zaten yetersiz olan temizlik gibi işler iyice aksarken, vatandaşlar özellikle toplanmayan çöplerin insan sağlığına tehdit eden boyutlara geldiğini kaydettiler.

Kenan İçen / Bitlis

21.07.2003


 

Ağrı'da at yarışı heyecanı

Ağrı Valiliği’nin planladığı ve Ağrı Tarım İl Müdürlüğü’nün organize ettiği at yarışları vatandaşlara büyük heyacan yaşattı. Hipodromdaki yarışları aratmayacak derecede heyecana sahne olan yarışta heyecanlı anlar yaşandı. Ağrı’nın Anakaya köyünde yapılan at yarışlara çevre il ve ilçelerden çok sayıda at katıldı.

3 ayrı kategoride yapılan yarışta Tarım İl Müdürlüğü, Tugay Komutanlığı ve son olarak Valilik Kupası adı altında at yarışları yapıldı. Vali Hüseyin Yavuzdemir’in katıldığı yarışa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Valilik koşusunda Naşrip adındaki at birinci olurken, Namlıkaya adındaki at ikinci oldu. Vali Yavuzdemir’den ödülü alan jokeyler bu tür yarışların devamını dilediler.

Orhan Akkurt / Ağrı

21.07.2003


 

600 arı kovanı dağıtıldı

Bitlis Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Tarım İl Müdürlüğü’nün organizesi ile 40 aileye 600 adet arılı kovan verildi. Burada bir konuşma yapan İl Tarım Müdürü Hidayet Aktaş, Bitlis’te toplam tarım arazisinin yüzde 20’sinin tarıma elverişli olduğunu, dağıtılan 600 adet arı kovanının arıcılık hizmetlerinin yeniden tetikleyeceğini kaydetti.

Vali M. Asım Hacımustafaoğlu ise, Bitlis’te bal üretiminin önceki yıllara göre düştüğünü belirtip, “Bitlis nüfusunun yüzde 44’ü köyde yaşıyor gözükse de il nüfusunun tamamına yakını geçimini tarımdan sağlıyor. Buna rağmen kullanılabilir tarım alanlarının azlığı ve elverişsiz olması sebebi ile arıcılığa daha çok önem vermeliyiz. Çünkü arıcılık arazi istemeyen ve gelir getirici bir kaynaktır. Bitlis gibi kaliteli balı ile ünlü bir ilimizin Türkiye’de üretilen balın sadece yüzde 1.5 üretmesi üzücüdür. İşte 40 çiftçimize 600 adet arılı kovan dağıtılması arıcılığın ilimizde gelişmesine katkı sağlayacaktır. Amacımız vatandaşlarımız arasında arıcılığı yaymak, Bitlis ekonomisine katkı sağlamaktır” dedi.

Kenan İçen, Bitlis

21.07.2003


 

74 yaşındaki hasta yakınını ordan oraya dolaştırdılar

74 yaşındaki Nurettin Korkmaz, şeker ve kalp hastası eşi Menşure Korkmaz’ı tedavi için götürdüğü Erzurum’da ordan oraya gönderilmekten perişan oldu. Yeşil kartlı olduğu için sevkedildiği hastanede ameliyat da yaptıramayan dertli koca, eşini evine götürmeye karar verdi.

Sağlıktaki bürokrasi ve ilgisizlik özellikle sosyal güvencesi olmayan vatandaşa çile çektirmeye devam ediyor. Yeşil karttan başka herhangi bir sosyal güvencesi olmayan Nurettin Korkmaz(74), şeker ve kalp hastası eşi Menşure Korkmaz(74)’ın durumunun ciddileşmesi üzerine Bayburt Devlet Hastanesi’ne kaldırır. Burası Erzurum Numune Hastanesi’ne sevkeder. Korkmaz’ın çilesi de bundan sonra başlar.

Nurettin Korkmaz, eşinin durumu acil olması sebebiyle biran önce hastaneye yatırılmasını sağlamak amacıyla Numune Hastanesi’nde ilgili bölüme bakan doktorun muayenehanesine gider. Ancak doktorun izinde olduğu, yerine de doğum doktorunun baktığı belirtilir. Bu doktora giden ve özel muayene ücretini ödeyerek durumu aktaran hasta yakınına kendi branşı olmadığı gerekçesiyle, bir kalp doktoruna gönderilir. Yine 60 milyon lira muayene ücreti ödeyen hasta yakını, doktor tarafından, kendilerinde gerekli cihazlar olmadığı belirtilerek üçüncü bir doktora gönderilir. Erzurum Aziziye Hastanesi’nde görevli bu doktor, hastanın muayenelerini yapar ve hastayı kardiyoloji bölümüne yatırır.

Ancak üniversite hastanesinin yeşil kartla anlaşması olmadığı belirtilerek, hastane tarafından muayene masrafları ve 54 milyon lira kayıt ücreti alınır. Yazılan ilaçlardan üç tanesi hastanede bulunmadığı için vatandaş 170 milyon lira ödeyerek dışardan üç adet te ilaç almak zorunda kalır. Tetkikler sonucunda eşinin kalp ameliyatı olması gerektiği belirtilir. Fakat Nurettin Korkmaz, gerek milyarlar tutacak bu ameliyat için parası olmaması, gerekse de eşinin ameliyata sıcak bakmaması sebebiyle eşini Bayburt’a evine götürmeye karar verir.

Yaşadığı bu olayları bir vatandaş olarak içine sindiremeyen Nurettin Korkmaz, başından geçenleri anlatan 17.07.2003 tarihli bir dilekçeyi Erzurum Valiliğine, Tabipler Odası’na, İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Sağlık Bakanlığı’na gönderir.

Kendisinin yaşlı, yeşil karttan başka hiçbir sağlık güvencesi ve geliri bulunmayan biri olduğuna dikkat çeken Nurettin Korkmaz, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Numune hastanesi olsa masraflarımı yeşil kartla karşılayacağım, ancak beni ordan oraya dolaştırıp yeşil kartın geçmediğini sonradan öğrendiğim Aziziye’ye gönderdiler. Bu yaşlı halimle, yaşlı ve hasta eşimi Bayburt’tan Erzurum’a getirdim, doktor doktor dolaştım, bir sürü taksi ve otel parası verdim. Şimdi eşimi tedavi ettiremeden Bayburt’a geri götürmek zorundayım. Eşim artık evde ölmeyi bekleyecek. Harcadığım onca paraya mı, yoksa eşimi sağlığına kavuşturamadan çektiğim onca zahmete mi yanayım? Biz yaşlı insanlar böyle sıkıntı çekmek zorunda mıyız?” Erzurum, Cihan

21.07.2003


 

Kaçkar Dağı’ndaki vatandaşını düşünen ülke

Geçen haftaki yazımda Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Altıparmak, Olgunlar ve Yaylalar köyünde gördüğüm güzelliklerden bahsetmiştim. Hafta içinde onlarca okuyucu, bölgenin doğal güzeliklerini Zaman gibi saygın ve bölgede en çok okunan bir gazetede ele aldığım için telefon açarak memnuniyetlerini ifade ettiler.

Bugün yine Yaylalar köyünden bahsedeceğim ancak bu seferki konu karşılaştığım doğal güzellikler değil; ülke ve toplum olarak ders almamız gereken bir sağlık olayıdır. Köy pansiyonunun kafeteryasında keyifli bir şekilde yemek yiyoruz. Tam o esnada pansiyonun telefonu uzun uzun çaldı. Telefona bakan kişi bir süre sonra bulunduğumuz masaya telaşla yaklaşarak, telefondakinin Kaçkar Dağı’nda İsrail’li bir turistin yaralandığını söyleyerek acil sağlık yardımı istediğini aktardı. Ortam bir anda gerildi, ne yapabiliriz diye düşündük fakat; yardım istenen yerin bulunduğumuz yerden bin 500 metre yüksekte olduğunu öğrenince olaydan jandarmayı haberdar etmekden başka seçeneğimiz olmadığına karar verdik. Biz de onu yaptık.

Öğrendiğimize göre her sene burada buna benzer birkaç hadise yaşanıyormuş, köylüler buna rağmen yetkililerin buna bir çözüm bulmadıklarını üzüntüyle ifade ettiler. Olayın vuku bulduğu yere en yakın yer olan Yaylalar köyünde sağlık evi olmasına rağmen görevli elemanı yoktu. 70 haneli köy yazın yerli ve yabancı pek çok turiste de ev sahipliği yapıyordu. Köy yolu derseniz değil yaralı taşımak, o yolda ancak böbrek taşı düşürülür. Dar olması da işin cabası; karşı yönden başka araç gelmesin diye dua ediyorsunuz.

Dönelim İsrailli turistin durumuna. Bizden beklenen yardımı göremeyen İsrailli turistler çareyi kendi ülkelerinde arıyorlar. Ben de olayın ayrıntısını bir gün sonra gazetelerde okudum. Hadise şu şekilde cereyan ediyor: İsrail’den beş arkadaşıyla Türkiye’ye gelen Maya Goldman (18), Kaçkar Dağlarına tırmanışa geçerek 3 bin 500 metre yükseklikte kamp kurarlar. Maya Goldman’ın aniden bademcikleri iltihaplanır ve yüksek ateşle birlikte şiddetli ağrıları başlar, durumu iyice ağırlaşınca çaresizlik içerisinde arkadaşları İsrail’deki ailelerini arayarak yardım isterler.

Goldman ailesi önce İsrail makamlarını haberdar eder, devreye İsrail Dışişleri Bakanlığı girer. Bakanlık, Ankara Büyükelçiliği’ni, orası da Erzincan 3’üncü Ordu Komutanlığı’nı bilgilendirir. Erzincan Hava Alayı’ndan bir Skorsky helikopter havalanarak Kaçkar Dağı’nda 3 bin 500 metre yükseklikteki noktaya iner, İsrail’li Maya Goldman’ı alıp Trabzon Havalimanı’na indirir. Yapılan ilk müdahaleden sonra Goldman, İstanbul’dan gelen özel bir ambulans uçakla İstanbul’a götürülerek tedavisi yapılır ve sağlığına kavuşur.

Gazetelerde yer alan haberin sonunda Maya Goldman, “Zirvede geçirdiğim zor saatlerden sonra gelen helikopter, beni tekrar hayata döndürdü. Türkiye’yi asla unutmayacağım.” diyor.

Maya Goldman, unutmaman gereken birşey daha var; o da sağlık konusunda bu ülke vatandaşı sizin kadar şanslı değil. Her ne kadar 2004’te aile sağlık hekimliğine geçeceğimiz müjdesi verilse de, hala sağlık elemanı yüzünü görmemiş köyleri, basit bir sevk için bile bir gün uğraştıran bürokrasisi, paran yoksa giremezsin diyen hastaneleri, yanlış teşhis sonucu ölen insanları, bir kazada kopan kolu hastaneye götürenlere kamera şakası deyip inanmayan görevlilerin eksik olmadığı bir ülkede yaşadığımızı siz nerden bilebilirsiniz ki...

ESALETTİN GÜL

21.07.2003


 

MHP İl Başkanlığına Ertürk Çimen yeniden seçildi

Milliyetci Hareket Partisi (MHP) 8. Olağan Genel Kurulu’nda Ertürk Çimen yeniden başkan seçildi.

Cemal Gürsel Spor Salonu’nda yapılan MHP 8. Olağan Genel Kurulu’nda başkanlık için 3 aday yarıştı. Ertürk Çimen, Selami Türkmen ve Talat Göğebakan, el ele tutuşarak kongre salonuna girerek, delegeleri selamladılar. Erzincan MHP eski milletvekili Mihrali Aksu, üç adayın da teklifi ile divan başkanlığına getirildi. Ardından saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması ile başlayan kongrede halk oyunları ekibi bir gösteri sundu.

Yönetim kurulu faaliyet raporu ile hesap bilançosunun okunmasının ardından siyasi konuşmalara geçildi. Başkan adayları çektikleri kur’a sırasına göre konuşma yaptılar. Çimen, görevde bulunduğu süre içinde yaptıklarının yapacaklarının teminatı olduğunu söylerken, Türkmen, birlik beraberliği sağlayıp tüm ülkücüleri bir çatı altında toplamaya gayret edeceğinin mesajını verdi. Son olarak konuşan Talat Göğebakan ise, önceki konuşmacıların Çimen ve yönetimini eleştirerek, Erzurum’un meselelerine eğilmemekle suçladı. Göğebakan, Erzurum’un birinci derecedeki probleminin ise kömür olduğunu ifade etti.

Adayların konuşmalarının ardından MHP Merkez İlçe eski Başkanı Bahattin Bağaçlı, İl eski Başkanı Nurettin Taşcı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mahmut Uykusuz, Yılma Durak, eski milletvekilleri Mücahit Himoğlu ve Cezmi Polat, Prof.Dr. Abdurrahman Küçük ile devlet eski bakanı Ramazan Mirzaoğlu birer konuşma yaptılar. Konuşmacılar, AK Parti hükümetine yüklenerek, iktidarın iç ve dış politikasına ateş püskürdüler.

Siyasi konuşmaların ardından seçimlere geçildi. Toplam 601 delegesi bulunan MHP’de yapılan oylamada, 7 ay önce genel merkez tarafından atanma ile göreve getirilen Ertürk Çimen, bu kez delegelerin oylarını alarak il başkanlığı koltuğuna yeniden oturdu. Çimen, kongre sonunda bir teşekkür konuşması yaparak kendisine oy veren vermeyen tüm ülküdaşlarına teşekkür ederek, “Burada MHP değil, ülkücü hareket kazandı. Ben de kaybetseydim seçimin tek galibi olacaktı, o da ülkücü harekettir. İnşaallah sizlerinde desteği ile partimizi daha ileri yerlere getirecek ve tek başına iktidara taşıyacağız” dedi.

Mahir İnanç / Erzurum

21.07.2003


 

Erzurum’da trafik kazası: 1 ölü

Erzurum’da meydana gelen trafik kazasında bir kişi hayatını kaybetti. Numune Hastanesi’nde tedavi görmekte olan tanıdığını ziyarete giden Yusuf Ergüder (71), evine dönerken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.

Alınan bilgiye göre hastaneden çıktıktan sonra yürüyerek evine gitmek isteyen Ergüder, Gez Mahallesi’nde özel bir otomobilinin altında kaldı. Tempra marka olduğu belirtilen otomobil önce bir halk otobüsüne çarptı, ardından da yaşlı adamı altına aldı. Çevredeki vatandaşların yardımı ile Aziziye Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Ergüder, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Erzurum, Cihan

21.07.2003


 

Alkol yine ölüm getirdi

Erzurum’da alkol komasına giren Zekeriya Severoğlu, hayatını kaybetti. Erzurum’un Ilıca ilçesinde ikamet eden TEDAŞ’dan emekli olduğu öğrenilen Zekeriya Severoğlu (52), akşam saatlerinde aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.

Yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hastanede yapılan otopsi sonucu, Zekeriya Severoğlu’nun ‘aşırı alkol’ nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. Erzurum, Cihan

21.07.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.