İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
24.09.2003
Çarşamba
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim

  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

ZAMAN KiTAP

YAZARLAR


HİLMİ YAVUZ h.yavuz@zaman.com.tr
 
 

Baki Efendi, Niçin Şeyhülislam Olamadı?

XVI. yüzyıl Divan edebiyatımızın ‘Sultan–ı Şairan’ı (‘Şairler Sultanı’) Baki Efendi’nin dört Osmanlı padişahı (Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad ve III. Mehmed) dönemlerinde, ilmiyye sınıfının en yüksek makamlarına kadar yükselerek (hem de birkaç defa!) Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerinde bulunduğunu; ama çok istemesine rağmen, Şeyhülislam olamadığını biliyoruz.


Hele Kanuni döneminde, geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi, böyle bir atama, ilmiyye bürokrasisinin teamüllerine göre, kesinlikle mümkün değildi! Kaldı ki, bırakınız Şeyhülislamlığa getirilmesini, 1563’te, 37 yaşında ve henüz Süleymaniye Medresesi’nde danişmend (‘asistan’) iken, Kanuni’nin buyruğuyla müderrisliğe atanmasına bile, ‘hilaf–ı kanundur’ diye itirazda bulunulmuşken!

Pekiyi de, gerçekten Bab–ı Meşihat’a getirilmesinin, hiyerarşik olarak mümkün gözüktüğü daha sonraki yıllarda, Baki Efendi’nin bu göreve getirilmemesinin nedenleri ne olabilir? Prof. Dr. Haluk İpekten, ‘Baki’ üzerine yaptığı o değerli çalışmada, bu nedenlere ilişkin birtakım ipuçları veriyor;–şöyle: ‘Baki, şiirlerinde ve yaşadığı devir kaynaklarında verilen bilgilere göre, zevke ve eğlenceye düşkün yaradılışta, yaşamasını seven bir insan olarak görünüyor. Gençliğinde, henüz bir medrese öğrencisi iken İstanbul’un eğlence alemlerine devam ettiği; kışın Balat, Samatya ve Galata meyhanelerinde, bozahanelerinde yapılan şair sohbetlerini kaçırmadığı anlaşılıyor.[...] 1562 Ağustos’unda Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’da şarap içilmesini yasaklaması ve şarap getiren gemilerin deniz ortasında yakılması için verdiği emre [...] en çok üzülenlerden biri de Baki olmuştur.’ Prof. İpekten, bu olay üzerine Baki’nin bir gazel yazdığını, üzüntüsünü bu gazelde dilegetirdiğini de belirtiyor. Nevzat Yesirgil [Cevdet Kudret] de, ‘Baki’[nin] neşeli, zarif, hoşsohbet, nükteci, şakacı [ama] aynı zamanda sinirli, alıngan, dedikoducu ve nerede olursa olsun ağzına geleni söylemekten çekinmez bir adam [...]’ olduğunu bildirdikten sonra, ‘genç erkeklere düşkünlüğü yüzünden epey dedikodu olmuştur’ diye ilave ediyor.

‘Genç erkeklere düşkün’lük! Baki Efendi’nin, şimdiki deyişle ‘gay’ ya da eşcinsel olmadığını, ama biseksüel temayülleri olduğunu biliyoruz. Orhan Şaik Gökyay hocamız, ‘Kim Etti Sana Bu Kârı Teklif?’ adlı kitabındaki ‘Baki’nin Bir Beyti Üzerine’ başlıklı yazısında, Köprülü’nün ‘İslam Ansikopedisi’ne yazdığı ‘Baki’ maddesinde verilen bilgilere dayanarak, şairin, ‘hocası Kadızade Şemsüddin Ahmed Efendi’nin genç çocuğu Yusuf’a karşı büyük alaka duydu[ğunu], [h]ocası ile beraber Haleb’e kadar gi[dişinin] şüphesiz bundan dolayı [olduğunu]’ bildiriyor. Köprülü’ye göre, Baki Efendi’nin, Seni Yusuf’da güzellikde sorarlarsa bana Yusuf’u bilmezim ama seni ra’na bilürüm (Bana Hz.Yusuf’un mu yoksa senin mi daha güzel olduğunu sorarlarsa, Hz.Yusuf’u bilmem ama, seni güzel bilirim) beyti, bu genç çocuk için söylenmiştir. Abdülbaki [Gölpınarlı) hocamız da, 1932’de Türk Neşriyat Yurdu tarafından yayımlanan ‘Baki’ adlı çalışmasında, Şeyhülislam Bostanzade Mehmed Efendi’nin ‘Yusuf’u bilmezem ama, seni ra’na bilirim Mısraını ‘vesile ittihaz ederek şairi ikfare kalkıştı[ğını]’ belirtmektedir. ‘İkfar’, yani, şairi, ‘küfr’ ile itham! Bu, ağır bir suçlamadır. Nitekim, Bostanzade, Baki’nin Meyhaneler beytülharem, pir–i mugaan şeyhülharem (Meyhaneler Kabe, ihtiyar meyhaneci de Kabe şeyhidir) mısraı için de şairi tekfir etmiştir ki, Baki Efendi, Gölpınarlı’nın ifadesiyle, ‘birinci mısraı lisani ve nahvi, ikincisini de tasavvufi bir surette te’vil ederek kurtul[abilmiştir].’ Ayraç içinde belirteyim: Bostanzade Mehmed Efendi, Baki’nin can düşmanlarından biridir. III. Mehmed’in tahta çıkmasından kısa bir süre sonra, Baki’nin ikinci defa getirildiği Rumeli Kazaskerliğinden, bizzat Şeyhülislam Bostanzade Mehmed Efendi’nin etkisiyle uzaklaştırılmış olduğunu da unutmamak gerekir.

Açıkça anlaşılan şudur: Baki Efendi’nin, gençlik yıllarında da olsa içkiye ve içki meclislerine olduğu kadar, genç erkek çocuklara olan düşkünlüğü, rakipleri ve düşmanları tarafından unutulmamış görünüyor. Şeyhülislamlığına ramak kalmışken, bu makama getirilmemesi, başka ne ile izah edilebilir;–doğrusu bilemiyorum!


24.09.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (21.09.2003) - Düşünce Tarihi için Temelkoyucu bir Kavram: ‘Söylem Rejimleri’

> (17.09.2003) - Baki Efendi Şeyhülislam oldu mu?

> (14.09.2003) - Nasıl bir düşünce tarihi?

> (10.09.2003) - Kapalı zihinler

> (07.09.2003) - Felsefe kongresi üzerine ‘gecikmiş’ bir yazı

> (16.07.2003) - Postmodernizmin yolaçıcısı olarak Friedrich Nietzsche

> (13.07.2003) - Edebiyat Liseleri (2)

> (09.07.2003) - İki modern şair: Yahya Kemal ve T. S. Eliot (2)

> (04.07.2003) - Edebiyat Liseleri

> (02.07.2003) - İki modern şair: Yahya Kemal ve T. S. Eliot (1)




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.