| |
BDT’de yeni bir ortak pazar girişimi
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 12 eski Sovyet cumhuriyetinin oluşturduğu Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), kendisine ekonomik bir temel oluşturmaya çalışıyor. Bugüne kadar, topluluk ülkeleri arasında ekonomik bir birlik kurma yönündeki adımlar başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Gerek Sovyetler’in yeniden hortlayacağı endişesi, gerekse ekonomiler arasındaki dengesizlik, kalkınmışlık farkı ve serbest piyasa ekonomisinin kurum ve kuruluşlarıyla oturmamış olması, anlaşmaların kağıt üzerinde kalmasına yol açtı.
Bundan önceki en önemli girişim, tüm çabalara rağmen yürümeyen BDT Gümrük Birliği denemesiydi. Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Belarus ve Tacikistan’ın oluşturduğu birlik, 2000 yılında Avrasya Ekonomik Topluluğu’na dönüştürüldüyse de başarılı olamadı.
Şimdi, BDT Ortak Pazarı gündemde. Hedef, malların, sermayenin ve emeğin serbestçe dolaşabildiği, gümrük duvarlarının kalktığı Avrupa Birliği’ndekine benzer ortak bir ekonomik bölge oluşturmak.
SSCB’nin en önemli mirasçıları olan BDT üyesi Rusya, Kazakistan, Ukrayna ve Belarus bu maksatla bir araya gelmiş bulunuyor. Oturdukları coğrafya Asya’nın doğu ucundan Avrupa’ya uzanan bu dört ülke, ekonomik yapı ve işleyiş bakımından biribirine çok benziyor. BDT’nin geri kalan sekiz üyesi ise, bu aşamada oluşumun dışında.
“Çekirdeği” oluşturacak dört ülkenin liderleri, 18 Eylül 2003 günü Kırım’ın sayfiye kenti Yalta’da bulunan Livadia Sarayı’nda bir araya geldi. Son Rus Çarı 2. Nicholas’ın yazlığı olan bu saray, 2. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru da, Winston Churchill, Franklin D. Roosevelt ve Joseph Stalin’in buluştuğu “dünyanın taksimi konferansı”na ev sahipliği yapmıştı.
Zirve, Türk basınında pek yer bulmadı. Ancak zirve sonrasında yabancı basında çıkan haber ve yorumlar gösteriyor ki, esas plan 12 ülkeyi kapsayan bölgede, öncelikle enerji ve taşımacılık sektöründe duvarları kaldırmak. Bu beraberlikte en çok kazanan ülkenin ise, bölgedeki enerji hatlarını kontrolünde tutmak isteyen Rusya’nın olacağı açık. Yeni oluşumla, kendisinin ve diğer BDT üyesi ülkelerin petrol ve doğalgazını, Belarus ve Ukrayna üzerinden Avrupa’ya en az maliyetle ulaştırma imkanına kavuşacak. Petrol ihracında tamamen Rusya boru hatlarına bağımlı olan Kazakistan da rahat nefes alabilecek. Orta Asya’nın göbeğinden Avrupa’ya uzanan geniş bir alanda ticari bakımdan hareket serbestisi bulabilecek. Tabii ki, bu yapı öngörüldüğü gibi işlerse.
Bir diğer önemli konu da, bu ülkelerin dış ticaretlerinin büyük oranda kendi aralarında olması. Diğer pazarlar girişi zor, rekabet gücü gerektiren pazarlar. O yüzden dayanışmaya ihtiyaç var.
Birliğin Ukrayna için de önemli getirileri olmakla birlikte, bu dörtlü birliğe en fazla tepki Ukrayna içinden geldi. Özellikle Ukraynalı demokratlar, bu projenin Ukrayna’nın bağımsızlığını tehlikeye sokacağını savunuyor. Diğer bir itiraz noktası ise, ülkenin Avrupa Birliği ile entegrasyonunun engelleneceği ve Dünya Ticaret Örgütü’ne üyeliğinin tehlikeye düşüceği konusu.
Ukrayna Devlet Başkanı Leonid Kuchma, eleştirileri de dikkate alan açıklamalarında, “Avrupa pazarı bize kapalı. Buna mecburduk” yönünde ifadeler kullanırken, “Bugünkü yumurta, yarınki tavuktan daha iyi” görüşünü dile getiriyordu. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin de, imzadan bir gün sonra, atılan imzanın siyasi yönünden çok ekonomik sorunlara çözüm arayan bir birlik oluşturmayı hedeflediğini açıklama gereği duyuyordu. SSCB’nin dağılmasından bu yana Avrasya coğrafyasında güçlü bir ekonomik birlik düşüncesini savunan Kazak lider Nursultan Nazarbayev ise, bu organizasyonun kapalı bir organizasyon olmadığını, diğer sekiz BDT ülkesi üyenin de davet edileceğini belirtiyordu.
Bugüne kadar BDT ülkeleri arasında varılan benzer mutabakatlar, atılan imzalar çoğu kez hayata geçirilemedi, daha ilk uygulamalarda ülkeler arasında sıkıntılar yaşandı. Bunun diğerlerinden farklı olup olmadığını görmemiz de uzun zaman almaz diye düşünüyorum. Bakalım bu proje, enerji hatlarını garanti altına alma ve Rusya güzergahlarını cazip hale getirme hamlesi mi, yoksa bölgenin refahını hedefleyen gerçek bir ortak pazar projesi mi hep birlikte göreceğiz.
01.10.2003
|