İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
20.10.2003
Pazartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim

  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

ZAMAN KiTAP

YAZARLAR


MEHMED NİYAZİ m.niyazi@zaman.com.tr
 
 

Bir vefa örneği

Sayın Alim Kahraman’ın rahmetli Cahit Zarifoğlu için hazırladığı kitap Kaknüs Yayınevi tarafından okuyuculara sunuldu. Her şeyden önce, Hak’kın rahmetine kavuştuğu yıllar olan bir dostu hatırlamak, onun hatıralarını tazelemek, yazdıklarının gündemden düşmemesi için çaba göstermek alkışlanmaya değer bir olaydır. Hele “vefa”nın çoğumuzca, sadece İstanbul’da bir semti ifade ettiği bir dönemde böyle bir çalışma bambaşka bir önem taşımaktadır.


Cahit Zarifoğlu ile Marmara kahvesinde karşılaşırdık. Şiirle meşgul olduğu için daha çok Sezai Karakoç ağabeyimizin masasını tercih ederdi. Sonra onu Rasim Özdenören, Akif İnan, Erdem Bayazıt, Bahri Zengin, Hasan Seyithanoğlu, Nazif Gürdoğan ve Alaaddin Özdenören’le Mavera Dergisi’nde görmeye başladık. Milli ruhla bezenmiş bu dergi, edebiyatı yerli figürlerle dokunan insanın ortak malı olarak görürdü. Dünyaya bakışı da sıradan dergilerden farklıydı; Büyük Doğu, Diriliş gibi bütüncü bir anlayışla bakıyor, fiziği metafizikte, metafiziği fizikte idrak ediyordu. Bu idrakte olanların sanatçıyı değerlendirmeleri de elbette farklı olacaktır. Nazif Gürdoğan’ın şu cümleleri sanatçıdan ne anladıklarını veciz bir şekilde özetlemektedir: “Onlar meyvede ağacı gören vizyonlarıyla, iç dünyalarında kopan fırtınaları, toplumu dalgalandıran bahar rüzgarlarına dönüştürür. Toplumun ortak bilincinin yaratıcısı olarak, onların bir eli yönetenlerde, diğer eli de yönetilenlerdedir. Düşünce ve duygular arasında kurdukları uyum ve düzenle, sanatlarına hem derinlik hem de zenginlik kazandırmanın yolunu açarlar. Çünkü düşüncesiz sanat sığ, sanatsız düşünce de kaba olur.”

Kitapta Zarifoğlu’nu anlatan Sayın Talat Halman’ın, İlhan Berk’in, Nursel Duruer’in, daha pek çok değerli kalem erbabının yazıları bulunuyor. Turan Koç’un “Cahit Zarifoğlu ve Şiiri”, Mehmed Can Doğan’ın “Dönemi içinde Cahit Zarifoğlu şiiri” değerlendirmeleri, şairimizin iç dünyasını tanımamız bakımından dikkat çekici. “İşaret Çocukları” kitabına dair Yılmaz Taşçıoğlu’nun yazısı beni çok eskilere götürdü; Zarifoğlu’nun o şiirleri yayınladığı derginin nüshaları gözlerimin önüne geldi. Mehmed Maraşlıoğlu’nun “Cahit Zarifoğlu’nun Poetikası” yazısında, naklettiği bir konuşmasından onun şiir anlayışını öğreniyoruz: “Benim şiir yazarken prensibim yoktur. Daha doğrusu kendi sanatımın teorisini de yapmış değilim. Yapmaya kalkarsam tatsız gelir bana. Küçük çocuklarda bilinçsiz fakat değişmeyen bir sevimlilik vardır.” Kanaatimizce Zarifoğlu en sağlam ölçüyü şiirde ideoloji konusunda söylüyor: “Sanat eseri verirken peşin peşin oturup ideolojik tavır almaya gerek yoktur. Her şeyden önce o zaten vardır. İşte onun üzerine basa basa şiirinize, hikayenize giydirmeye çalışırsanız, ideolojik acele, sanatı yiyiverir. Bu nedenle hep sanatı düşünün bir sanatkar olarak, ideolojiyi değil.”

M. Fatih Andı, Ömer Say, M. Ruhi Şirin, İlhan Kutluer, Ali Haydar Haksal, Hasan Akay, Rıdvan Çınar, Zarifoğlu’nun ayrı yönlerini ele almışlar; hepsi de okunmaya değer şeyler yazmışlar. Keşke imkan olsaydı, hepsine birkaç cümlecik de olsa yer ayırabilseydik. Ünlü hikayecimiz Rasim Özdenören de “Acının Köşeleri” yazısıyla kitaba renk katmış. “Ne çok acı var” alıntısını şöyle tamamlıyor: “Cahit Zarifoğlu’nun hayatı, bir başına bu tarafsız cümlenin içine sıkıştırılmış gibidir. Mutluluklar, umutlar, mutsuzluklar ve umutsuzluklar da bu kısa ünlem cümlesinin içinde düşünülebilir.” Kimseyi kimseye benzetmeyi kendime yakıştıramam; çünkü herkesin bende ayrı bir değeri var. Hele eli kalem tutanların gönlümdeki yerleri ayrıdır; zira onlar milletimin geleceğini yazıyorlar; insanlığı zenginleştiriyorlar. Fakat Rasim Özdenören’in ne zaman bir hikayesini okusam; “Niçin Rasim dünyada Kafka kadar ünlü değil?” sorusuna cevap ararım. Her fırsatta Zarifoğlu’nu gündeme getirmesi de, dostuna sadakatinden dolayı, yüreğinin farkında olan herkeste mutlaka saygı uyandırıyordur.

Cahit Zarifoğlu deyince akla şiir gelir; ne yazık ki şiiri hakkında bir şeyler söylemeye kendimi yetkili bulmuyorum; çünkü yazdıklarını yeterince anlayabildiğimi zannetmiyorum. Değersiz olduklarını kesinlikle söylemek istemiyorum. Değersiz olsaydı, Talat Sait Halman gibi bir kültür insanı, Kültür Eski Bakanı şiirini İngilizceye çevirmezdi. Halman’ın çevirdiği şiirin bir kısmıyla okuyucularımızı baş başa bırakmak için aradan çekiliyorum:

“Namlular aralanıyor bir sabah rüya dan bir şey salıyorsun

Yitti yolun hakkı

Her kadın çıplak kürkler cam her biri beylik istasyonu

Gıybetleniyor düşünmek dostum

Soru var içi çelişkisiz ucu dosdoğru adaletli.”


20.10.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (13.10.2003) - Romanımız öldü mü?

> (06.10.2003) - Roman tekniği

> (29.09.2003) - Güzel bir çalışma

> (22.09.2003) - Tufandan Önce

> (15.09.2003) - Roman ve hikâye

> (08.09.2003) - Sosyal bilimlerin neresindeyiz?

> (01.09.2003) - Hayatın iki kaynağı

> (25.08.2003) - Romanın hayattaki yeri

> (18.08.2003) - Tarih ilim midir?

> (11.08.2003) - İnsanî iki fenomen




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.