Düşünce dünyamızın edebiyatla sunulması
Edebiyat, bir milletin rûhî yapısı, sanat telakkisi, estetik anlayışı ve düşünce yapısını ifade eden önemli bir dinamiktir. Ne var ki inanan insanlar olarak kendi duygu ve düşünce dünyamızı başkalarına taşıma istikametinde, henüz kendimize has bir edebi düşünce geliştiremediğimiz gibi inanç felsefesimizi de edebi seviyede nakış nakış işlediğimiz söylenemez.
Hareket ve düşünce sahası daraltılmamalı
Temel bazı prensiplere riayet esas olmak kaydıyla insanların hareket ve düşünce sahası daraltılmamalıdır. Temel meselelere bağlı olarak ortaya konan hareketin gidişatını içtihat edebilecek serbestiyet akla verilebilmelidir. Yeter ki, fikr-i sâbitlere takılı kalıp ısrarcı tavırlar içinde olunmasın.
Hayatınızın hiçbir karesi karanlık kalmasın
İman; Eş’arîce bir üslupla, insanın diliyle “Lâ ilâhe illallah - Allah’tan başka ilah yoktur” demesi, kalbiyle onu tasdik etmesi, mantığıyla ona düğümlenmesi ve bütün hisleriyle de ona sahip çıkması demektir. Şüphesiz bütün bunların olması için sağlam bir fikir ameliyesine ihtiyaç vardır.
Müminin derdi
Müminin derdi, insanların kalblerine Allah’ı yerleştirme olmamalıdır. Bunun gerçekleştirilmesi, müminin üzerine vazife de değildir.
[FASILDAN FASILA]
|