|
Dövizin rüzgârı sert esmeye başladı
Yaz ayları süresince gerileme trendindeki döviz fiyatlarında, bir önceki hafta itibarıyla yeniden yükseliş başladı. Döviz kurlarının hangi seviyelere kadar gerileyeceği ile ilgili tahminler bile tutmadı.
Merkez Bankası (MB) mayıs ayından itibaren günlük 20 milyon dolarlık döviz alış ihaleleri düzenledi. Kademeli artırdığı ihale miktarını 7 Ekim’de 120 milyon dolara çıkardı. Ayrıca zaman zaman piyasalardan doğrudan döviz alışları da gerçekleştirdi. MB, günlük müdahalelerle toplam 5 milyar 653 milyon dolar, doğrudan müdahalelerle de toplam 4 milyar 229 milyon dolar alarak bu süre içinde piyasadan topladığı miktar 9 milyar 882 milyon dolara ulaştı. MB döviz fiyatlarındaki oynaklığı önlemek ve fiyat istikrarı sağlamak amacıyla döviz alış müdahaleleri düzenlediğini her fırsatta açıkladıysa da, döviz fiyatlarındaki gerilemeyi durduramadı. Ayrıca, piyasalardaki iyileşme ve güven artışına paralel olarak, gecelik ve haftalık faiz oranlarında kademeli indirimler yaptı. Piyasalar Türk Lirası (TL) enstrümanlarındaki getirilerin daha cazip olduğunu düşünerek, geçici de olsa dövizden uzak durmayı tercih etti.
IMF’nin eylüldeki 6. gözden geçirmelerinin olumlu sonuçlanması, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu yükseltmeleri ve 8,5 milyar dolarlık ABD kredisinin onaylanması gibi bir dizi olumlu beklentiler kısa sürede gerçekleşti. Bu arada Hazine, 2004 yılının ilk üç ayında 30 katrilyon liralık iç borç ödemesini düşünerek, vadesi henüz dolmamış bonoları geri çağırarak, daha uzun vadeli bonolarla değiştiren bir ihale gerçekleştirdi. Bu ihalede de başarılı oldu. Bono faiz oranlarındaki gerilemeye bakarak ve erken olduğunu düşündüğüm bir kararla, MB yüzde 29 olan gecelik faiz oranını 3 puan daha düşürerek yüzde 26 seviyesine indirdi. Bu gelişmelerle, piyasalardaki kısa vadeli beklenti bitti.
2003 yılı sonunda yüzde 20 olarak hedeflenen enflasyon oranının tutturulması konusundaki tereddütlerin azalmasıyla bono faiz oranlarında daha önce yüzde 25 seviyesindeki reel faiz oranı yüzde 10 seviyelerine geriledi. Bono ve tahvilde konuşlanan bazı büyük gruplar, yabancı yatırımcılar faizlerin gerilemesiyle elde ettikleri kârları yeterli bularak bu yatırım aracından çıkıp, yerine döviz almaya başladılar. Bu işlemler sırasında kurların yükselişini destekleyici bir dizi haberler yayıldı. MB Başkanı, “Dövizde daha önce 5 defa devalüasyon oldu, pekâlâ 6’ncısı da olabilir.” dedi. Hükümet tarafından daha sonra yalanlandıysa da; bir yasa değişikliği ile dövizle alışverişlerin yasaklanacağı, yurtdışına çıkışlarda 50 bin dolar olan limitin 15 bin dolara indirileceği haberini bir gazete manşetten verdi.
Mevsimselliğin de etkisiyle kurlarda yükseliş trendi başladı. Yıl içinde birkaç kez revize edilen carî işlemler açığı, hâlâ ekonomi çevrelerinde bir tedirginlik oluşturuyor. MB 14 Ekim’de, günlük döviz alış ihalelerini 60 milyon dolara indirdiğini ve iki gün sonra da ara verildiğini açıkladı. Piyasa bu kararı “MB’nin bir bildiği var, döviz arzında azalmanın boyutu yüksek, fiyatlarda hızlı artış olacak.” şeklinde yorumladı. Dövizde rüzgarlar sert esmeye başladı. Dolar fiyatı bir haftalık sürede 100 bin lira arttı. Daha önce fiyatlardaki oynaklığı önlemek amacıyla dövize müdahale eden MB’nin bu sırada piyasada olmaması, aslında fiyatla ilgili olduğunu gösterdi.
Bütün bu gelişmelerden de anlaşıldı ki; dolardaki yüzde 7’lik yükseliş piyasalarda bu denli tedirginlik oluşturuyorsa, ekonomide kalıcı istikrar için hükümetin alacağı çok yol var.
Mübarek Ramazan ayının size, ülkemize ve İslâm alemine hayırlar getirmesini dilerim.
27.10.2003
|