| |
Coşkular gölgelenemiyor
Ramazan ve Cumhuriyet... İkisi de halk için, iki kavram da insanı ilgilendiriyor. Ramazan; ona inananlar için 11 ayın sultanı... Onun her bir gününde tutulan Oruç da âlây–ı illiyyîn’e namzet insanın, bu yolda en büyük engellerden olan nefsi dizginleme vesilesi...
Yani hakkı verilerek tutulan oruç, aynı zamanda iradenin zaferi... Dolayısıyla Ramazan da bir yönüyle zafer ayı... Kısacası farz olan bir ibadetin ayı... Cumhuriyet’e gelince... Beşerin ortaya koyduğu insan haysiyetine en uygun yönetim şekli... Ancak onu tatbik edenlerin elinde rahatlıkla aksi yönde neticeler verebilecek örnekleri de mevcut. Demokrasiyle taçlanmazsa, totaliter bir idare olarak tezahür edebilecek sistem...
Rahmet ve bereket ayı olan bir Ramazan daha insanlık semasına doğdu; ne mutlu ona erişenlere... Yazık ona erişip de kıymetini bilmeyenlere... Bir Cumhuriyet bayramını daha 80. kez kutluyoruz, coşkuyla, heyecanla... İşte iki içtimaî motivasyon kaynağı; mağfiret ayı ile millî heyecan günü aynı zamana rastladı. Ancak toplumda oluşan bu heyecan atmosferini gölgelemek isteyenler de var. “Şeytanların bağlandığı ay”da, her şeye rağmen rolünü oynayanlar eksik olmuyor...
Evet, bütün Türkiye’de olduğu gibi, İzmir’de de Cumhuriyetin 80. yıldönümü kutlamalarına büyük bir ilgiyle hazırlanılıyor. Bu çerçevede önceki gün İzmir Valiliği’nin organize ettiği geleneksel Cumhuriyet yürüyüşü yapıldı. Resmî, sivil çok sayıda vatandaşımızın ellerinde bayraklarla ve aile fertleriyle katıldığı bu yürüyüş, ne yazık ki, bir yerel basın organında, “Sokaktan muhtıra” başlığıyla verildi. Sanki Ankara’da üniversite öğretim üyeleri tarafından kötü bir örneği sergilenen malum “ordu göreve!” pankartlı yürüyüşten esinlenilmiş gibi.
Ankara’daki yüz karası görüntülerin ortaya çıktığı mitinge, geçmişlerinde anti demokratik tavırlar olsa da çoğu kalem tarafından gereken sağduyulu cevaplar verildi. Buna rağmen, sormak gerek, Ankara’daki mitinge yine basından şamar gibi cevaplar geldiği halde bir gün sonra İzmir’de gerçekleşen coşkulu ve kalabalık bir Cumhuriyet yürüyüşü, nasıl olur da “muhtıra” olarak nitelendirilir? Katılımcıların arasında çok sayıda askerî elbiseli vatandaşlarımızın olması, böyle bir yorum için yeterli midir? Yoksa askerler, bu ülkenin vatandaşı olarak bir Cumhuriyet yürüyüşüne katılamazlar mı? Tabiatı gereği emir komuta zinciri içerisinde hareket eden askerlerin, yine komutanlarının emir ve tavsiyeleri doğrultusunda İzmir’deki yürüyüşe yoğunlukla katılmalarından, sözkonusu basın organı niye muhtıra manası çıkarıyor?
Doğrusu bir kafa karışıklığının ürünü olarak kabul ettiğimiz bu manşet haberi, “Cumhuriyet coşkusunun üzerinde küçük bir kara bulut” olarak değerlendirip geçiyorum. Zira görünen o ki, Rahmet Ayı’nın coşkusunun her tarafı sardığı İzmir’de insanımız, bu ve benzeri metazori haberlere pek ehemmiyet vermedi, vermiyor. Çünkü Ramazan münasebetiyle İzmir’de çok güzel dayanışma ve yardımlaşma örnekleri sergileniyor. Öğrendiğimiz kadarıyla sadece metropol ilçelerimizde 21’in üzerinde sivil dernek ve kurum, açtıkları iftar çadırlarında ihtiyaç sahibi insanımıza Ramazan’ın rahmet ve bereket ayı olduğunu hissettirecek icraatlar yapıyor. Yıllardır gelenekselleşen bu tür organizasyonlar, herhangi bir resmî yönlendirme ve merkezî planlama olmadan tamamen sivil insiyatifle devam ede gelirken, aynı zamanda güzel bir örnek de oluşturuyor. Zira İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu sene ilk defa 20 bin kişiye 20 noktada yemek dağıtmaya başladı.
Ayrıca Ramazan akşamlarına ayrı bir renk katan diğer iftar davetleri de kaydedilmeye değer organizasyonlar. Her zaman başka atmosfer içerisinde karşımıza çıkan mesailerinin çoğunu dünya işlerine ayıran ekâbirden insanların, iftar heyecanıyla masa başında bekleyişlerini de burada kaydetmek gerek. Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nun dün verdiği iftar yemeğindeki manzara, bu yönden görülmeye değerdi. Her şeye rağmen, toplumumuz yarınki Cumhuriyet Bayramı’nı heyecanla kutlayacak; her türlü “gölge ihsanında bulunanlar” olsa da... Ramazan ayı, insanımızı mânen coşturuyor, coşturacak, onu yozlaştırma gayretinde bulunanlara inat...
Bu duygu ve düşüncelerle bütün okuyucularımızın Ramazan–ı şeriflerini tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim.
28.10.2003
|