|
Cumhuriyet’in 80. yılı ‘gölgeli’ de olsa coşkuyla kutlandı
Bir Cumhuriyet coşkusu daha yaşadık dün. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi İzmir’de de...Her ne kadar Cumhurbaşkanı Sezer’in, Cumhuriyet resepsiyonuna davet ettiği milletvekillerine, konjonktürel “kamusal alan” yorumundan kaynaklanan bir anlayışla farklı davetiye göndermesinin gölgesi düşse de bayram coşkusunda bir azalma olmadı.
Bu durum dün İzmir’in Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan resmî kutlamalarda da görüldü. Havanın soğuk olmasına rağmen İzmir’in çeşitli semtlerinden gelen genciyle yaşlısıyla çok sayıda vatandaşımız, gösterileri sonuna kadar ilgiyle izledi. Hatta geçen seneki törenleri izleyen arkadaşlarımızın ifadesiyle, bu seneki kalabalık daha fazlaydı.
Bu ilgide elbette bu seneki etkinliklerin çeşitliliğinin ve bir haftaya yayılmasının rolü olmuştur. Hatırlanacaktır; İzmir’de 20 Ekim’de bayrak dağıtılması ve Cumhuriyet yürüyüşü, öğrencilere Nutuk dağıtımı, tiyatro gösterileri, konserler, sergiler ile sportif gösteriler gibi etkinlikler gerçekleştirildi. Bu durum sadece İzmir’de değil bütün Türkiye’de böyleydi; hatta çeşitli sivil kuruluşlar da bu etkinliklere kendi çaplarında programlar düzenleyerek katıldılar. “Cumhuriyet tarihinin en sivil ve renkli kutlaması” diye nitelendirenler oldu bu seneki organizasyonları. Dünkü Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenin akışı ve içeriği de geçmiş kutlamalara göre güzeldi. Mesela, resmi geçit, öğrenci korosunun konseri ve İzmir Valisi Yusuf Zuya Göksu’nun günün mana ve ehemmiyeti hakkındaki konuşmasından sonra okunan şiirlerin akabinde kalabalık bir oyuncu grubu tarafından gerçekleştirilen “Sakarya’dan Cumhuriyet’e” tablosu, vatandaşlarımızın büyük ilgisini çekti.
İzmir’deki kutlamaların renkli ve heyecan verici olmasında, biliyoruz ki, Vali Yusuf Ziya Göksu Bey’in, işin üzerinde samimi olarak durmasının büyük rolü var. Sayın Göksu’nun samimiyeti, Cumhuriyet Meydanı’nındaki konuşmasında da kendini gösteriyordu.
“Bugün, Cumhuriyetimizin 80. yıldönümünü, huzur ve güven ortamı içinde kutlamanın, geleceğe coşkun umutlarla bakmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” sözleriyle konuşmasına başladı Vali Göksu, ve ekledi: “Kurtuluş savaşı, milletimizin var olma mücadelesinin, Cumhuriyet ise yeniden dirilişin sembolüdür. Bağımsızlığını her değerin üstünde tutan Türk Milleti’nin, harcında yüzbinlerce vatan evladının kanı bulunan Cumhuriyet yönetimine kavuşması kolay olmamıştır.”
İşte bu bilinçle olsa gerektir ki halkımız, her geçen yıl kutlamalara daha fazla ilgi gösteriyor; kutlamalar stadyumlardan, resmî kortejlerden aşıp halkı kapsadıkça bu coşku daha da artacaktır.
Ancak bunun için hangi konumda olursa olsun, artık jakoben zihniyetle, Cumhuriyet anlayışından da vazgeçilmesi gerekiyor. Çünkü, Sayın Göksu’nun konuşmasında da belirttiği gibi “Cumhuriyet, insanı yücelten inanç ve düşünce özgürlüğünü ön planda tutan, doğruluğu, çalışmayı ve yeteneği değerlendiren bir rejimin adıysa, artık, yeri “Köşk” de olsa ayrımcı uygulamalardan vazgeçilmesi gerekiyor.
Çünkü Cumhuriyet halk idaresidir, halk yoksa o rejim Cumhuriyet değildir. Bu yüzden Cumhuriyet'e sahip çıkmak gerekiyor... Zira Vali Göksu’nun, konuşmasında belirttiği gibi “Türk Milleti’nin tabiat ve şiarına en uygun idare Cumhuriyet idaresidir.”
30.10.2003
|