|
Buca kent ormanından rahmet çadırlarına...
Bir işte başarılı olmak veya ortaya güzel hizmetler koymak için her türlü imkanın bulunması çoğu zaman yeterli olmayabilir. Bunun için yapılan işte “niyet ve samimiyet” de çok önemli faktörlerdir. Bu durumu yaşadığımız toplumun bir çok kesiminde müşahade etmek mümkün. Yani toplum kesimlerinde olduğu gibi bürokraside de başarı için “samimi gayret” gerekli.
Şimdi, ülkemizin ve özellikle İzmir’in farklı gündemleri varken bizim “samimiyet”e neden vurgu yaptığımız dikkati celbetmiş olabilir. Hemen kaydedelim ki, önceki gün bize iade–i ziyarette bulunan Orman Bölge Müdürü Sayın İsmail Üzmez Bey’in anlattıkları, bizi “bir işe girişirken öncelikle samimi olmanın önemini ortaya koymaya” sevk etti.
Kısa bir süre önce göreve gelmesine rağmen İsmail Bey’in şu ana kadar ortaya koyduğu ve yapmayı planladığı hizmetler gerçekten kaydedilmeye değer şeyler. İsmail Üzmez Bey’in, ayrıntılarını haber sütunlarımızda okuyabileceğiniz açıklamalarında dile getirdiği icraatlar ve hayata geçirmeye çalıştıkları projeler, bürokraside sadece emir ve talimatlarla veya yönetmeliklerle, istenen şeyin istenen seviyede yapılamayacağını çok güzel ortaya koyuyor. Çünkü bir işe talip insan, öncelikle onu halka hizmet bilinciyle ve isteyerek yapmalı ki, az zamanda çok şey hayata geçirilebilsin.
Yoksa mevcut AKP Hükümeti’nin de zaman zaman sitem ettiği gibi bürokrosideki gayri samimi tavır ya da direnç, yapılacak güzel işlerin aksamasına veya akim kalmasına sebep olabiliyor. Bu yüzden, Orman Bakanlığı’nın kısa süre önce gündeme getirdiği “kent ormanları” projesinin, hemen önümüzdeki mart ayında öncelikle Buca’da 20 bin hektarlık bir alanda, sonra da Manisa Spil dağında gerçekleştirilecek olması başka türlü izah edilemezdi.
***
Bu noktada, samimiyetle yapılan bir işteki başarının, toplum hoşnutluğuna dönüştüğünü bugünlerde bir başka boyutta da görüyoruz: İftar çadırlarında...
Bir yazımızda belirtmiştik; herhangi bir resmi yönlendirme ve mecburiyet olmadan, tamamen sivil inisiyatifle ortaya çıkan “iftar çadırları”, insanımızdaki yardımlaşma ve dayanışma duygusunun fevkalade güzel bir numunesi.
Hemen hemen Türkiye’nin bir çok il ve ilçesinde görülen ve ilk önceleri daha çok belediyeler ve diyanet teşkilatı öncülüğünde ortaya çıkan bu uygulamanın, İzmir’de tamamen işadamları ve dernekler vasıtasıyla gerçekleştirildiğini gördük. Bu çadırlardaki samimi atmosferin etkilerinin kulaktan kulağa yayılmasıyla bölgenin mülki amirlerinin de uğradığı mekanlar oldu bu çadırlar.
Bu çerçevede İzmir Valimiz Yusuf Ziya Göksu da önceki akşam orucunu, Yenişehir Sanayici ve İşadamları Derneği’nin 1. Sanayi Sitesi’nde kurduğu iftar çadırında vatandaşlarla birlikte açtı. Vali Göksu, Ramazan ayındaki böyle bir dayanışmanın, dünyanın hiçbir yerinde görülemeyeceğini dile getirmiş.
İftar çadırları, İzmir’e yeni tayin olan Müftü İbrahim Acar Bey’in de gündemindeydi. Kendisine “hoşgeldiniz” ziyaretinde bulunduğumuz Acar Hocaefendi, iftar çadırlarıyla ilgili çok güzel değerlendirmelerde bulundu ve bu organizasyonların farklı bir boyutuna da dikkati çekti.
Acar, Ramazan’da kurulan bu çadırların sevgi ortamı hazırladığını, zenginlerimizin bu çadırları ziyaret etmesi gerektiğini, zira iftar çadırlarında zenginle fakirin bir arada oturmasının, fakirde zengine karşı oluşabilecek olumsuz duyguları gidereceğini dile getirdi.
Doğrusu Halep oradaysa Arşın burada... İftar çadırları ise İzmir’in her yerinde... İmkan sahiplerini, bu çadırlarda iftar etmeye davet ediyoruz...
06.11.2003
|