|
Piyasalar ve istikrar
Bir yılını dolduran AK Parti hükümeti ile Türkiye yavaş yavaş her alanda istikrarı kucaklamaya başladı. Türkiye’de artık, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat konuları konuşuluyor. Ancak, kaynak yetersizliğinin de aşılması gerekiyor. Bu noktada doğrudan yabancı yatırımcıya ihtiyaç duyuluyor.
Daha önceki hükümetlerde olduğu gibi, AK Parti hükümeti de, devletin bazı kuruluşlarını özel sektöre devretmek ve bu sektörlerden çekilmek istiyor. Özelleştirmeler, doğrudan yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek için bir araç oluşturuyor. Globalleşen dünya düzeninde doğrudan yabancı yatırımcının Türkiye’de yatırım yapması, ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarı açısından da önem taşıyor. Özel sektör şirketlerin de kaynak ihtiyacını, yabancı ortak bularak giderme yolunu seçmelerini olumlu görüyorum. İşsizliğin azaltılması, özlenen istihdam ve üretim artışı gerçekleştikçe, dış pazar bulma kolaylığı ile birlikte ihracat hedefleri de bir bir aşılıyor.
Ancak yapılanlar yeterli değil. Özel sektör ürün yelpazesini; tekstil ve konfeksiyon üretiminden katma değeri yüksek mal üretmeye yönelmelidir. Bunu başarabilen şirketler olsa da, henüz sayıları oldukça azdır. Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye miktarının artırılması, bu sayede daha da kolaylaşacaktır.
Son bir yılda yakalanan siyasi ve ekonomik istikrar sayesinde özel sektörün ihracatta yakaladığı olumlu performansın, piyasaların kucakladığı istikrarın sürdürülmesi ve daha mükemmele doğru götürülmesine bugün daha fazla ihtiyaç var. Bu nedenle, piyasalarda oluşan güven ortamını zedeleyici içsel ve dışsal terör eylemlerine, dış siyasi gelişmelerin olumsuzluğuna prim vermemeliyiz.
Son aylarda piyasaların olumsuz gibi görünen haber ve yorumlara itibar etmediği, piyasa göstergesi konumundaki döviz fiyatları, faiz oranları ve borsa rakamlarının istikrarlı seyrinden anlaşılıyor. İç piyasada yatırımcılar, dış piyasa gelişmelerini izlemeye aldıklarından döviz fiyatların parite hareketleriyle şekilleniyor. Borsa endeksi de, dış borsalardaki gelişmelerin etkisinde hareket ediyor. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarı Hazine’nin dış piyasalardan döviz cinsinden borçlandığı Hazine kağıtlarının fiyatlarıyla test ediliyor.
Bizim ihtiyaç duyduğumuz kadar, dış piyasaların da istikrara ihtiyacı var. 11 Eylül 2001 terör saldırısı, yatırımcıların ABD’nin güvenilirliğini sorgulamaya yöneltti. Bu tarihten sonra yatırımlarını da gözden geçiren yatırımcılar, bunların bir kısmını “Güvenli liman” konumundaki altına yönelttiler. Bu nedenle altın fiyatları, zaman içinde geri çekilmeler olsa bile, yükseliş trendine girdi.
Irak’ta şiddet olaylarının son günlerde tırmanmasıyla ABD’nin buradaki başarısızlığı da tırmandı. Bu nedenle geçen hafta altın fiyatları son yedi yılın en yüksek değerine ulaştı. Altın fiyatı ile ilgili 400 dolar/ons seviyesine yükseleceği tahminlerimiz gerçekleşti. Teknik olarak altının 402 dolar/ons’ta güçlü bir direnci olduğu dikkate alındığında altın fiyatı bu seviyelerde dinlenmeye geçebilir.
Cumartesi günkü terör olayına serbest piyasadaki tepkisi, dolarda 5-6 bin liralık bir yükselişle sınırlı kaldı. Bugün diğer piyasalarda da bu olaya tepkinin sınırlı kalacağın ümit ediyorum. Piyasalar her ne koşulda olursa olsun, kucakladığı istikrara sıkı sıkıya sarılmalı diye düşünüyorum.
Terörün her türlüsünü nefretle kınıyorum. Ölenlere Allah’tan rahmet ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum.
17.11.2003
|