İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
24.11.2003
Pazartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


BÜLENT KORUCU b.korucu@zaman.com.tr
 
 

El Kaide'ye İslamcı diyelim mi?

‘Peş peşe yaşadığımız terör saldırılarına ne ad verelim’ tartışması olayın diğer önemli boyutlarını gölgeleyecek kadar ön plana çıktı. ‘Cinayetten öte katliam denebilecek eylemleri yapanların dinsel kimliğini vurgulayalım’ diyenler çoğunlukta. Tetiği çekenin ya da mağdurun dini veya etnik kimliğinin sonucu değiştirmeyeceğini, saldırıların tereddütsüz insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirttikten sonra görüşümüzü açıklayalım.


Terörle mücadele stratejisi açısından herhangi bir terör örgütünün ‘İslamcı' nitelemesiyle beraber anılmasını doğru bulmuyorum. Bir Müslüman olarak, katillerin bunu hak etmediği ve İslam'a yakışmadıklarını düşünüyor olmam değil beni bu sonuca götüren.

Yirmi yıl boyunca kan kusmamıza sebep olan ve 30 bin insanımızın hayatını kaybetmesine yol açan PKK terörünü, isabetli bir tavırla ‘Kürtçü' değil, ‘bölücü' sıfatıyla andık. O kadar kan ve can kaybına rağmen hâlâ aynı şehirde, aynı sokakta barış içinde yaşayabiliyorsak, bu hassasiyetin payının büyük olduğu kanaatindeyim.

Yine belli terör örgütü mensuplarının militanlarının cenazeleri cemevlerinden kaldırılırken, yine doğru tercihle bunlara ‘Alevici terör' yaftası vurmuyoruz. Kışkırtılmaya çalışılan Alevi-Sünni kavgasının fitilini ateşlemek anlamına gelecek şekilde sınıflandırmaya gitmeyerek oyunu bozuyoruz.

‘Ben İslamcıyım' havasındaki teröriste ‘evet öylesin’ dediğimizde zokayı yutmuş olacağız. Onun istediği zaten bu değil mi? Toplumun şuuraltını işgale yönelik, psikolojik harekattan başka bir şey olmayan terörü, tanımlanmak istediği ifadelerle markalaştırmanın mantığını anlamakta zorlanıyorum.

Evet İslam'ın arkasına saklanan cani varsa deşifre edelim. Bunu en başta İslam için yapalım. Söz konusu karışıklıktan en büyük zararı İslam dünyasının, Müslümanların göreceğinden şüphem yok. Teröriste İslamcı dediğiniz anda, cahil yığınları kolayca ikna edebileceği kılığa girmesine izin vermiş olacağız.

Dindar ve İslam'ı gerçek anlamıyla yaşamaya çalışan insanları rencide etmek de cabası. Toplumda zaten var olan gerginlik vesilelerine körükle gitmenin ise izahı yok.

Ayrıca İslamcı nitelemesini çoğunlukla aşağılama maksadıyla kullanan ve önüne gelene bu etiketi yapıştıranların sebep olacağı karışıklıktaki mağduriyetleri nasıl önleyeceğiz? Mesela tek suçu Anadolu orijinli olmak ve dindarlık yüzdesi TÜSİAD ortalamasının üzerinde bulunan işadamlarını ‘İslamcı sermaye' şeklinde anıyorlar. Ya da ülke sevgisi ve düşünce namusu hakkında söz söylenemeyecek bir grup aydın, ‘İslamcı yazar' betimlemesiyle marjinalize edilmek isteniyor. Yanlarına ilave edilen ‘İslamcı terör' kavram kargaşasına ve bu insanların haksız ithamlara maruz kalmasına yol açacak.

Herhangi bir terörist oluşumu İslam payesiyle onurlandırmanın bize ve mücadelemize zararı olduğu ortada. Türkiye'de yok çok şükür; ama geri kalmış bazı Müslüman ülkelerde insanlar Bin Ladin tişörtleriyle dolaşıyor. Batılı medya ‘negatif reklam’ yaparak Ladin’i onların gözünde İslam kahramanı haline getirdi. Biz bir kısım insanların dolduruşuna gelerek aynı tuzağa düşmemeliyiz.

Nasıl ki Hasan Sabbah tarih boyunca İslam'ın semtine sokturulmamış ve sapkın bir hareket olarak anılmıştır. Bugün ve yarın hiçbir Hasan Sabbah’a bu imtiyazı vermemeliyiz.


24.11.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (23.11.2003) - Ramazan’a veda

> (21.11.2003) - Terör niye Türkiye’yi vuruyor?

> (16.11.2003) - Kalemle baş edemeyenler kılıca sarılır

> (14.11.2003) - Zavallı kadınlar...

> (09.11.2003) - Yargıç mı, niyet metre mi?

> (07.11.2003) - CHP, halk mı devlet mi ikileminden kurtulmalı

> (31.10.2003) - Cumhuriyet korunmaz; yaşatılır

> (24.10.2003) - Sezer, laikliği tehdit ediyor

> (17.10.2003) - Karakuşi hukuku ve meslek liseleri

> (10.10.2003) - Altın yumurtlayan kazı kesmeyin!




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.