İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
25.11.2003
Salı
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

Kültür Sanat

kultur@zaman.com.tr

 

Hattat Mahmud Celâleddin'in terekesi bulundu, eserlerine paha biçilemiyor

19. yüzyılın en önemli hattatlarından Mahmud Celâleddin Efendi'nin terekesi bulundu. Mahmud Celâleddin'in geride bıraktığı eserler arasında hattata ait onlarca levhanın yanında kendisi gibi hattat olan eşi Esma İbret Hanım ve öğrencisi Mahmut Tahir'in de yazıları yer alıyor.

Ayrıca terekede altı hat levha, camilere kuşak yazıları için harf birleşenleri, çok sayıda cariyar levha, (Hz. Muhammed, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali yazıları) eskiz (karalama) yazıları, aherli kağıtlar üzerine hattatın imzası bulunan; ancak yazmaya vakit bulamadığı için tamamlayamadığı levhalar ve fligranlı kağıda yazılmış yazı örnekleri bulunuyor. Terekeyi elinde bulunduran koleksiyoner, şimdilik adının açıklanmasını istemiyor. Levhaları banka kasasında sakladığını söyleyen koleksiyoner, terekeyi Mahmud Celâleddin'in bir yakınından aldığını belirterek satmayı düşünmediğini ifade ediyor.

Türk hat sanatının zirveye çıktığı 19. yy'da, bu sanatın mükemmeliyet kazanmasında çok önemli bir rol üstlenen Mahmud Celâleddin'in terekesinin bulunması sanat dünyasında sevinçle karşılandı. Portakal Sanat Evi'nin yönetim kurulu başkanı ve ünlü müzayedeci Raffi Portakal, Mahmut Celâleddin'in terekesi hakkında "Maddi olarak değeri bilinemez." derken; terekeyi inceleyen Mimar Sinan Üniversitesi Geleneksel Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Gündüz, Türk hat sanatı için bu terekelerin hazine değerinde olduğunu ifade etti.

Türk hat sanatının 19. yüzyılda zirveye çıkmasında Mustafa Rakım Efendi ile birlikte çok önemli bir yere sahip olan Mahmud Celâleddin Efendi, 'celi sülüs'ü başta saray olmak üzere ünlü koleksiyonerlerin ve tarihi yapıların duvarlarına astıran hattat olarak biliniyor. "Sert ve haşin" tabiatı yüzünden hat öğrenmek için gittiği okullardan kovulan, bu yüzden dönemin ünlü hattatları Yamakzade Salih ve Ebubekir Raşit efendilerden ders alamayan Mahmud Celâleddin, kendi kendine hat sanatını öğrenerek kendi ekolünü oluşturdu. Şeyh Hamdullah ve Hafız Osman gibi hat üstadlarının yazılarını kopya ederek yazısını ilerleten ve kendi tarzını oluşturan Mahmud Celâleddin'in hattı, kendi mizacı gibi sert ve haşin görünüşlü 'celi sülüs'ler olarak tarihe geçti.

Karakterinden dolayı usta hattatların kendisine ders vermeyi kabul etmediği; ancak azmi sayesinde devrinin en ünlü hattatı olmayı başaran Mahmud Celâleddin'in ekol sahibi bir hattat olması pek kolay olmadı. Çünkü karşısında çağdaşı ve belki de en büyük rakibi Mustafa Rakım Efendi vardı. Sülüs-nesih'te klasik yazı stilini sürdürerek, o devre kadar hiçbir hattatın erişemediği dereceye ulaştıran Mustafa Rakım Efendi ile üslup açısından kıyasıya bir rekabet içinde olan Mahmud Celâleddin'in imdadına, kendisi de iyi bir hattat olan padişah Sultan Abdülmecid yetişir. Tıpkı Mahmud Celâleddin gibi sert kıvrımlı celi sülüs yazan padişah sayesinde Celâleddin Efendi'nin yazı stili etkin çevrelerde saygın bir yer edinir. Hatta o devrin pek çok hattatı Mustafa Rakım Efendi'nin tarzı yerine Mahmud Celâleddin Efen di'nin yazı stilini benimser. Mustafa Rakım Efendi ile Mahmud Celâleddin arasındaki rekabet yaklaşık 200 yıl sonra da devam ediyor. Bugün, düzenlenen müzayedelerde Mustafa Rakım Efendi ile Mahmud Celâleddin levhaları neredeyse birbirine yakın değerlerde satılıyor.

Eşi Esma Hanım da bir hattattı

Mahmud Celâleddin'in terekesinden çıkan Esma İbret Hanım'a ait eskiz örneklerini de Mahmud Celâleddin'in yazılarından ayırmak hayli güç. Zaten 19. yüzyılda karı-koca hattatların hatlarını kendilerinden başka birinden ayıran çıkmıyormuş... Bu konuda Şevket Rado, "Türk Hattatları" adlı kitabında Mahmud Celâleddin Efendi'nin öğrencisi Tahir Efendi'ye dayandırarak şu hikâyeyi rivayet eder: Yüksek mevki sahiplerinden biri, bir Ramazan günü hattattan kendisine ait bir En'am satın almak ister. Fakat Mahmud Celâleddin Efendi'nin elinde hazır bir En'am yoktur ve buna çok canı sıkılır. Akşam evde üzgün bir halde otururken eşi Esma Hanım, kocasının neye kederlendiğini sorar. O da durumu anlatır. Esma Hanım, hemen daha önce eşinin En'amlarını taklit ederek yaptığı bir levhayı getirir ve "Gerçi sizinki kadar sanatkârane olmamıştır." diyerek Mahmud Celâleddin'in önüne koyar. Yazıyı hayretler içinde inceleyen Mahmud Celâleddin Efendi, eşinin nesih hattındaki gücüne hayran kalır. Birkaç yerini düzelttikten sonra yüksek mevki sahibine ertesi gün En'am'ı ulaştırır.

Abdullah Kılıç / İstanbul

25.11.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler


Başlıklar

> Hattat Mahmud Celâleddin'in terekesi bulundu, eserlerine paha biçilemiyor

> 1919’da bayram tatili kısaltılmış

> Din ile modernleşme arasında

> Kırım'dan gurbet hatıraları

> 'Güneş bizi geçemez'

> Mistik şair Ekelöf, Türkçede

> Asrı Saadet'in kadınları

> Doğru eğitim, mutlu çocuklar...



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.