İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
27.11.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


M. NEDİM HAZAR n.hazar@zaman.com.tr
 
 

Bomba yüksüz ölüm kamyonları

Belki birkaç yıl önce yaşansaydı bir hafta önceki terör hareketleri bizi bu kadar sarsmayacaktı.


Bu millet tam da ayakları üzerinde durmaya başlamışken, yüzlerde tebessüm artmış, ekonomik açıdan ufak ufak rahatlamaya başlamışken böylesi saldırıların hedefi olmak daha fazla olumsuz etkiledi insanımızı. Ama bugünkü yazımızın konusu bunlar değil. Gerçi yine ölümden, kamyonlardan, yastan ve terörden bahsedeceğiz ama bu şekilde değil.

Bine yakın yaralı, elliyi aşkın ölü verdik son terör hadisesinde. Ve Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’ına, cami imamından Ermeni Patriği’ne kadar toplumun her kesimi lanetledi, kınadı, moral verici açıklamalarda bulundu. Yetkililer güvenlik önlemlerini nasıl artırdıklarını ifade eden izahatlarda bulundular. Medya bu görüntülerin halkın psikolojisini olumsuz etkilediğini söyledi ve daha sorumlu yayınlar yapacağını deklare etti. Şüphesiz bütün bunların hepsi olumlu, hepsi sevindirici şeyler.

Kutsal bir ayda bu kadar yoğun ölümün yaşanması, bu kadar üzüntü bizi daha çok etkiledi. Millet olarak daha çok etkilendik ama kenetlendik de.

Sonra 9 günlük bayram tatili başladı. Ve bizim 50 ölüye verdiğimiz tepkide ne kadar samimi ya da sağlıklı olduğumuz gerçeğini sorgulama fırsatı çıktı ortaya. Aslında biz Türkler ölüme değil, ölümün şekline karşı hassaslaşmış bir milletiz. Yoksa bir günde 30–40 ölüm hadisesi bizi pek etkilemiyor.

Nerden mi biliyorum?

Başka şekilde anlatayım.

İçim bir garip oluyor bu mübarek bayram sabahlarında. Sanki bu ülkenin her bireyinin cebinde ani ölümler sonrası yayınlanacak mutlu ve masum bir aile resmi bulunuyor. Her bayram tatilinde olduğu gibi bu bayram öncesinde de yaşanmaya başladı aynı trajedi. Gazete sayfalarında, TV ekranlarında boy boy aile resimleri yayınlanmaya başladı yine. Onlarca vesikalık kafa kâğıdı basıldı sayfalara. Artık yaşamayan bir başka terör kurbanlarına ait trajik sonla biten mutluluk öyküleri süsledi medya yayınlarını.

Tatil başlangıcının birinci günü 14 ölü bilmem kaç yaralı. Üstelik soyismi aynı bir çok isim sıralıyor spikerler. Başlıklar artık alışık olduğumuz türden: ‘Trafik kazası bir aileyi yok etti!’

Hangi sivri akıldan çıktı bilmem, ‘trafik canavarı’ isminde bir heyula ürettik zamanında. Sanki başka bir gezegenden kötülük dolu tahayyüli yaratıklar ülkemizin yollarına inip, canlarımızı alıyordu: Trafik canavarına 7 kurban! Ve o kadar kanıksanmış bir durum ki bu, terörden daha dehşet verici bir kabullenilmiş durum. Yollardaki araba enkazları, parçalanmış ceset görüntüleri HSBC’nin önündekinden aşağı kalır bir manzara değil ki! Ancak ne Başbakan’dan, ne Cumhurbaşkanı’ndan bir tepki var bu olanlara, ne de biz sıradan vatandaşlardan. Sadece yolda giderken karşı şeride biraz fazla bakıp, ‘vah vah’ diye geçiriyoruz içimizden. Sonra aynen devam ölüme doğru araç kullanmaya.

Reklamlarını (Milli Piyango reklamı mıydı o?) ‘otomobil uçar gider’ şeklinde yapan bir milletin efradıyız. Yollarımızın, araçlarımızın kalitesi belli. Eğitim durumumuz, karşımızdakine saygı, kurallara riayet şeklimiz de ortada. Trafik kurallarının bizden başkaları için icat edildiğini düşünüp, her kurala uymadığımızda kendimizi iyi hisseden bir milletin evlatlarıyız.

Başbakan haklı olarak ‘İslamî terör lafı kanıma dokunuyor’ diyor. Peki sorarım size, bu yaşanan trafik terörü ve her bayram ya da başka tatillerde zirveye tırmanan ‘trafik terörü’ kimsenin kanına dokunmuyor mu? İstanbul’un sokaklarında dolaşan bomba yüklü kamyonlar ödümüzü ağzımıza getiriyor da, yollarda dolanan ve ölüm saçan bomba yüksüz kamyonlar, otobüsler, otomobiller bizi neden hiç rahatsız etmiyor? İşte 50 ölüyü çoktan geçti trafik terörüne kurban gidenlerin sayısı, farkına varmak için her kaza sonrası birilerinin medyayı arayıp eylemi El Kaide adına üstlenmesi mi lazım? İşte size ihbar ediyorum, gelecek pazar yine terör eylemleri olacak, bomba yüksüz araçlar, canlı bomba şeklindeki sürücüleriyle başka sürücülerin canını alacak, onlarca insan ölecek bu ülkenin yollarında, önlemini alan çıkacak mı?

Bu ne menem bir ölümü kabulleniştir söyler misiniz?


27.11.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (22.11.2003) - Martılar ve travma

> (20.11.2003) - Kassovitz’in rahibi veya milli gidişat

> (15.11.2003) - Bulut dedim, kork dedi!

> (13.11.2003) - Alıştığımız gerilim senaryoları

> (08.11.2003) - Kamusal alan zencileri

> (06.11.2003) - Sultanlar tokatladıkça topları...

> (01.11.2003) - Demirlerin en soğuğu!

> (28.10.2003) - 28 Şubat mahcupları

> (25.10.2003) - TMC

> (18.10.2003) - Din meslek değildir




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.