İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
01.12.2003
Pazartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


ALİ H. ASLAN a.aslan@zaman.com.tr
 
 

Türkiye’de ‘İslami terör’ ve Amerika’da ‘Hıristiyan terörü’

‘Eğer Hıristiyanlar, Hıristiyan ve terörist kelimelerinin bir araya getirilmesinden rahatsız oluyorlarsa, özellikle 11 Eylül’den sonra Müslümanların sürekli İslami terörizm tabirini duyarken neler hissettiğini biraz anlayabilirler.’


Bu sözler, Idaho Üniversitesi sosyoloji profesörü James A. Aho’ya ait.

1996 Atlanta olimpiyatlarında 1 kişinin ölümüne, 100 kişinin yaralanmasına yol açan bombalamayı yaptığı suçlamasıyla aranırken Mayıs 2003’te yakalanan Eric Robert Rudolph’un ‘Hıristiyan terörist’ olarak adlandırılıp adlandırılamayacağı konusunda Washington Post’a verilen bir demeç.

Fundamentalist bir Hıristiyan ve anti-semitik olduğu öne sürülen Rudolph’un zanlısı olduğu terörizm, son olarak İstanbul’da çirkin yüzünü gösteren fanatik çarklı terörle benzerlikler taşıyor. Her iki terör eylemini yapanların, diğer siyasi amaçlarıyla birlikte sapkın dinî dayanakları da olduğu görülüyor.

Bu iki örnek olayın ‘adının koyulması’ konusunda Türkiye’deki yaklaşım ile Amerika’dakini karşılaştırmak amacıyla küçük bir araştırma yaptım. Böyle bir karşılaştırma şu açıdan da anlamlı: Amerika, nüfusunun çoğunluğunun Hıristiyan olduğu bir ülke. Türk halkının ise çoğu Müslüman. Yani ‘Hıristiyan terörizmi’ tabiri Amerika’da ne kadar rahatsız edici ise, ‘İslami terörizm’ lafı da Türkiye’de o denli üzücü.

Bush yönetiminin yetkilileri terörist zanlısı Rudolph’u tasvir ederken ‘Hıristiyan’ sıfatını kullanmıyor. Tıpkı Erdoğan hükümetinin ‘terörizm’ ya da ‘terörist’in başına ‘İslami’ sıfatını getirmediği gibi. Bizim medyamızda azımsanmayacak sayıda kişi, İstanbul bombalamalarını tasvir ederken ‘İslami terörizm’ lafını tercih ediyor. Amerikan medyasında ise ‘Hıristiyan terörizmi’ tabiri bazı aşırı laikçi, din karşıtı ya da ateist internet siteleri hariç, neredeyse hiç kullanılmıyor.

Washington Post, Rudolph’un yakalanmasından sonra 2 Haziran 2003 nüshasındaki haberinin başlığında adeta korka korka soru cümlesi ile ‘Terörizm bir Hıristiyan tarikatı ile bağlantılı mı?’ diyebiliyor. Rudolph’un Christian İdentity (Hıristiyan Kimliği) adlı fundamentalist bir tarikatla bağlantılı olduğu biliniyor. Hatta Atlanta bölgesinde bir kürtaj kliniğine ve homoseksüel gece kulübüne Rudolph’un attığına inanılan bombaların sorumluluğunu üstlenen mektuplarda ‘Army of God’ (Tanrı’ın Ordusu) adlı şiddet yanlısı örgütünün imzası bulunuyor. Soruşturma devam ettiği için, Rudolph’un bu örgütle ilişkisi henüz ispatlanmış değil. Ancak Hıristiyan ekstremist gruplar konusunda uzman olan ve FBI’ya danışmanlık yapan Syracuse Üniversitesi profesörü Michael Barkun, ‘Rudolph hakkında şimdiye kadar bildiklerimize dayanarak, ve resmin parçalarının henüz tamamlanmadığını da kabul ederek, bir Hıristiyan terörist olarak adlandırılması büyük ihtimalle meşru olabilir.’ diyor.

Fakat Barkun’un bu görüşü sadece satır aralarında kalıyor. Washington Post, soru cümleleriyle yumuşatılan, içinde doğrudan itham edici bir ifade olmayan, ‘Hıristiyan terörist’ tabirini hem savunan hem de karşı çıkan görüşler yer alan bu makaleden dolayı bile, bazı dindarların tepkisini çekiyor. Cumhuriyetçi Parti eski başkanlık adaylarından Gary Bauer, ‘Rudolph’un yakalanmasının üstünden daha 48 saat geçmeden, Washington Post olimpiyat bombacısı Eric Rudolph’u Hıristiyanlıkla suçladı.’ diyor. Öte yandan bazı ateist Amerikalılar ise, ‘Hıristiyan terörizm’ tabirini kullanmadığı için Amerikan medyasına ateş püskürüyor. Ateist Dan Barker soruyor: ‘Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerden ekstremistler şiddet eylemi yaptığında medyadaki birçokları onlara İslami teröristler diyor. Niye kimse Oklahoma şehri bombalaması zanlılarını Hıristiyan teröristler olarak adlandırmıyor?’

Sebebi anlamak çok zor değil. Nüfusunun çoğunluğu Hıristiyan olan bir ülkede fanatik bir azınlığın yaptıklarını ‘Hıristiyan terörizmi’ olarak adlandırmanın ne siyasi, ne ticari ne da ahlaki bir mantığı var. Böyle bir hareket, sosyal barışı bozar. Bu nedenle, Amerikan yönetici ve entelektüel elitinin çoğunluğu, hatta belki içlerinden ‘Hıristiyan terörizmi’ tabirini haklı bulanlar dahi kullanmaktan kaçınıyor.

Amerikalıların, ‘İslami terörizm’ tabirine gelince aynı hassasiyeti göstermemesi bizce mazur olmasa da, kendileri açısından biraz anlaşılabilir. Ne de olsa Müslümanlar Amerika’da küçük bir azınlık, dünyada ise etkisiz bir kitle. Vur abalıya! Ama Türkiye gibi çoğunluğu Müslüman bir ülkede kaygısızca ve ahlaksızca terörizme ‘İslami’ sıfatını yapıştırmak, ancak bizim aydınlarımıza ve medyamıza yaraşır!

Teröre ‘İslami’ ya da ‘İslamcı’ sıfatını koyanlar, Batı’ya her Müslüman’a potansiyel terörist muamelesi yapma hakkını vermiş olmuyor mu? Bayanlar ve baylar, o halde neden İngiltere’nin koyduğu vize ambargosuna kızıyorsunuz? Batı ülkelerinin Türklere vizeleri dolaylı ve doğrudan yollarla kısıtlarken, laikçi ve ateistler gelebilir, dindar ve İslamcılar gelemez diyeceğini mi sanıyordunuz? Belki bazılarınız kendini Müslüman bile görmüyor ya da Müslüman kimliğini önemsemiyor olabilir. Fikir ve vicdan özgürlüğünüzdür, saygı duyarız. Peki sizin dinini terörizmle yan yana görmek istemeyen ve bu nedenle mağdur olan geniş Müslüman kitlelere hiç mi saygınız yok? Dini fanatizme ve bağnazlığa, din-karşıtı fanatizmle ve bağnazlıkla mı cevap vermek lazım?


01.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (24.11.2003) - İslam, demokrasi, Türkiye ve Amerika

> (17.11.2003) - Bir panzehir hikayesi

> (10.11.2003) - Al birini vur ötekine

> (03.11.2003) - Diplomatik dervişlerin dil belası

> (27.10.2003) - Mutedilleri dümene geçirmek

> (20.10.2003) - Bremer mızıkacıları

> (13.10.2003) - Küçük maçtan büyük maça

> (06.10.2003) - Demokratların neşesi, Bush’un kederi

> (29.09.2003) - Doğru seçim

> (22.09.2003) - Yoksa bu şarkı bitmeyecek mi?




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.