|
Erdoğan, İstanbul’a yed-i emin arıyor
Yerel seçimler yaklaştıkça aday adayları arasındaki yarış hızlanıyor. En büyük merak konusu İstanbul’u 3. kez kazanacağına kesin gözüyle bakılan Tayyip Erdoğan’ın gönlündeki aday.
İstanbul sadece oy potansiyeliyle değil, başta ekonomi, bütün alanlardaki lokomotif rolüyle siyasilerin göz bebeği. Erdoğan için anlamı ise bambaşka. O, İstanbul’u bir ana kucağı, siyasi hareketinin hem başlangıç noktası hem de zembereği olarak görüyor. İstanbul da ona biraz farklı bakıyor, desteğini esirgemiyor. İstanbul’u kaybetmeden Türkiye’yi kaybetmeyeceğinin bilincindeki Erdoğan, gözdesini teslim edebileceği bir yed-i emin (güvenilir emanetçi) arıyor.
Şu haliyle bile bakanların gıpta ettiği şehreminimiz, yeni Yerel Yönetimler Yasası’yla neredeyse ‘eş başbakan’ olacak. (Hatta önemli icracı bir bakanın bile Erdoğan’dan İstanbul’u istediği iddia ediliyor.)
Erdoğan, İstanbul’u kaybettirmeyecek icraatçı; ama kendisine şerik olmayacak bir emanetçi bulmalı. Hoş, şu anda Erdoğan’la karizma yarıştırabilecek kimse yok; ama yarın ne olur bilinmez.
İstanbul’da kendisiyle yarışması beklenen AK Parti’de aday enflasyonu var. Erdoğan’ın önüne gidecek listede ilk beşe girebilmek için kıyasıya mücadele eden isimlere bakalım.
Cüneyt Zapsu; İstanbul, Türkiye’nin en büyük holdingi, onu başarılı bir işadamına emanet etmek akıllıca olabilir. Erdoğan’a yakınlığı ve en başından beri yoldaş olması avantajı. Hiç şüphesiz İstanbul medyası ve eliti için en sıcak gelebilecek isim. Yabancı dili ve yurtdışı bağlantıları artıları.
Siyasetçi olmadığı için tercih, tabana bırakıldığında çok şanslı değil. İstanbul’daki yatırımları, başında Demokles’in kılıcı gibi sallandırılacak. İşiyle siyaset arasında sıkıştırılacak. Belediyecilik tecrübesinin olmaması da handikap.
Veysel Eroğlu; ‘Belediye başkanı Erdoğan’ın en önemli icraatı neydi?’ diye anket yapılsa büyük oranda ‘su sorununu çözmesi’ çıkar. Diğer şehircilik hizmetlerini uzmanı fark edebilir ya da ondan yararlanan insanlar bilebilir. Ancak su sıkıntısını herkes yaşadı. Erdoğan’ın su müdürü Eroğlu, hem seçmene hem de tabana sıcak gelen bir isim. Zaten DSİ genel müdürü yaparak Başbakan da ona güvenini tazeledi.
Mütevazı kişiliği ve üniversite hocalığının verdiği sadelik, metropol vitrini için dezavantaj olabilir. Bunun farkına vardığından profesyonel destek alan Veysel Hoca, son TV söyleşilerinde biraz rahat görünüyor.
Eroğlu, DSİ fırsatını iyi değerlendirdi, kısa sürede bitirdiği yatırımlarla icraatçı kimliğini perçinledi. Çok arzulu hazırlandığı bilinen Erdoğan’ın elemekte zorlanacağı isimlerin başında geliyor.
İdris Naim Şahin; belediye başkanlığından beri Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biri. Kabineye alınmaması “Başbakan onu İstanbul’a saklıyor” şeklinde yorumlanmıştı. İstanbul ve belediyeyi yakından biliyor olmasıyla öne çıkıyor. Başbakan’ın ‘sana partide ihtiyacım var’ dediğinde burkulsa da kırılmayacak bir isim. İstanbul olmazsa ilk revizyonda kabineye alınarak kalbi onarılabilir.
Kadir Topbaş: Beyoğlu belediye başkanı olmasının ötesinde, Erdoğan’a yakınlığı biliniyor. Başbakan sadece duygularını dinleyerek karar verse en şanslı aday olurdu. Yerel yöneticilik tecrübesi ve şehri tanıyor olması avantajı; onun da Eroğlu gibi vitrinde sönük durma riski var.
Erol Kaya: Yerel yönetimler taslağı için Erdoğan’ın görevlendirdiği çekirdek kadroda yer aldı. Pendik belediye başkanı olarak mahalli idareleri iyi biliyor. Çok arzulu ve profesyonel destekle yürüyor.
Erdoğan’ın kafasındakini kimse bilmiyor. Yıpratmamak için adayını son anda açıklayacağı düşünülüyor. ‘İki Şahin’den biri’ formülü çok konuşuluyor. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, istemediğini beyan etmiş olmasına rağmen şansı yüksek görünüyor. İstemeyeni seçmenin isteyenler dengesi açısından da izahı kolay olacağı söylenebilir.
05.12.2003
|