|
Şeb-i Arus yetim kalmasın
Göreve geldiği günden bu yana daha önceki cumhurbaşkanlarına nazaran halk içine pek karışmayan Sayın Ahmet Necdet Sezer, “Hacı Bektaş–ı Veli’yi Anma’’ törenlerine katılarak halkla iç içe olduğunu göstermek istemişti veya başka bir şey.
Bugün aynı ilgiyi Mevlana’ya gönül vermiş halk da bekliyor. Halkı arasında ayrım yapmadığına inandıkları başkanlarını aralarında görmek istiyorlar. Birtakım güçlerin terörle milletin birliğini bozmaya çalıştığı bu günlerde umut edilir ki halkın başkanı halkıyla birlikte olsun.
Selim Ertuğrul, Adana
,
2003/12/07
“Türkçeyi” çok iyi biliriz de...
5 Aralık 2003 tarihli gazetenizin yorum sayfalarındaki Kemal Gürüz ile ilgili yayınlanmış yazıyı okudum. Ne kadar hazin bir durumda olduğumuzu gördüm.
Türkiye’nin geleceğine yön verecek kişileri yetiştiren üniversitelerimizin başında şimdiye kadar böyle bir insan olması, Türkiye için çok acı bir durumdur. Üniversitelere daha aydın, özgürlük taraftarı, boş işlerle değil eğitimle ilgilenecek kişiler başkanlık yapmalı. Saygıdeğer büyüklerimizin bizler için görev yapacak adamları seçerken daha dikkatli olmalarını istiyoruz.
Murat Kocar, Sivas
,
2003/12/07
Okulların en güzeli: ZAMAN
12 yıl okulu saymazsak 20 yıldır düzenli okuyan, on yıldır da içinde oluşan fikri –doğum sancısını yazmaya -o embriyonu dünyaya getirmeye- çalışan birinin yukarıdaki tespit.
Öğle paydosumun büyük bir bölümünü internetten diğer saygın gazete ve yazarları okumaya ayırırken, “Zaman”ı akşam evde yemekten sonra keyif çayımı yudumlarken aynı keyifle elime alarak okumayı tercih ederim. Bu yüzden evde o saat kimse TV açamaz, açıksa sesini kısarlar.
Aydınlanırken kirlenen, modernleşirken sürekli değerler erozyonuna uğrayan dünyamızda, insanımız, hatta tüm insanlık Zaman’ın misyonuna şu sıra o kadar muhtaç ki. Şiddetli materyalist rüzgarlarda savrulmamak, zemini sağlam tutup kaymamak veya ruhları aç bırakmamak için “yediveren” bir ağaç gibi elzem.
Zaman’ı önce kendim için okur, sonra paylaşırım dostlarımla e-mail ve kopya vasıtasıyla. Bin bir ümitle vücuda getirilmiş emeklerin tümünü biriktiremediğimden en azından arşivlemek üzere keser, en mühim azalarını itinayla organ bankama yerleştiririm. Kim bilir günün birinde, bir gönül hastanesinde, bir gönül doktoruna yetiştirebilmek veya bir hayat kurtarır ümidiyle saklarım onları. Sadece ben değil evdeki fikir arkadaşım da okuyor ve farklı olduğunu söylüyor. Evet Zaman belki yığınların ve çoğunluğun değil, bahtiyar seçilmişlerin gazetesidir. Zira hakkıyla düşünen insan, ne yediğini hassasiyetle seçtiği gibi ne okuduğunu da seçmelidir. O yüzden de Zaman’a zaman ayırmaya değer. Zira o verdiğimiz paradan yüzlerce kat daha değerlidir.
N’olaydı bu duygularım okumazlara da bir şekilde ulaşabilseydi, sizinle olduğumdan çok onlarla paylaşmak daha mutlu ederdi beni. Ömür boyu karıştırdıkları halde 51’i 52 edemedikleri kağıtlardan, TIR’lar dolusu tüketilen paketlerden, bacalar dolusu dumanlardan alamadıkları o zevki bir alabilselerdi. Bu yazıyı esas onlar için kaleme aldım, ama nerde... Yan yana üst üste otursak da dünyalarımız o kadar uzak ki... Arada adeta sanal Berlin duvarları var. Evet okumaya ve yazmaya en kıymetli zamanımı ayırıyorum; çünkü “Acılar ve dertler paylaşıldıkça azaldığı gibi, sevinç ve mutluluklar da paylaşıldıkça artıyor.”
Reklam değil, gönül dünyamdan damlayan duygularımı bir duayla taçlandırayım:
“Kalplerin içindekini bilen Rabb’imiz, huzur dünyasından süzülen ışıkları ateş sanıp kaçanları, önyargılarıyla baş başa bırakma, Zaman’ın mesajını anlamaya bir kapı aç onlara. Ta ki ballar balını bulalar, kovanlar yağma olmadan.”
Yılmaz Kuzucu
,
2003/12/06
İslamî terör olur mu?
Son günlerdeki İslami terör kavramına katılmıyorum. İslam ile terör kavramlarının bir arada kullanılması son derece yanlış.
Çünkü dün gazetemizin Yorum sayfasında da yazıldığı gibi İslam ‘selam’ kökünden gelir. Selam da ayıplardan, afetlerden uzak oluş; selamet, emniyet gibi manalara gelmektedir. Emniyet ve terör kelimeleri ancak karşılıklı mücadelede bir araya gelir. Tüm Müslümanlar sanki teröristmiş gibi bir anlam çıkıyor İslami terör ifadesinden. Eylemi yapan grubun adıyla kullanmak daha doğru. El Kaide terörü gibi, böylelikle masum insanlar da zan altında kalmamış olur. Başarılar diliyorum.
Levent Yılmaz, Sivas
,
2003/11/30
İstihbaratın eşgüdüm çıkmazı
Güvenliğimizden sorumlu istihbarat birimlerinin dayanışma içinde olmaması garip.
Dün manşetten ‘İstihbarat birimleri 19 yıldır yetki sorunu sebebiyle toplanamıyor’ başlığıyla verdiğiniz haberi okuyunca şoke oldum. Bu vatanı her türlü iç ve dış tehlikelere karşı korumakla görevli kurumların yetki sorunu gibi basit bir sebepten ötürü dayanışma içerisine girmemesi beni üzdü ve korkuttu açıkçası. Terör örgütlerinin bile bir dayanışma içinde eylemler yaptığı günümüzde istihbaratçıların birlikte çalışmamasını anlayamıyorum. Bu şaşırtıcı durumu ortaya çıkaran muhabirin şahsında Zaman’ı kutluyorum. İyi yayınlar...
Bahadır Kaya, İstanbul
,
2003/11/30
|