|
Aliyev’in geride bıraktığı Azerbaycan
12 yaşındaki genç Azerbaycan Cumhuriyeti’nin üçüncü cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, geçtiğimiz cuma günü vefat etti. 80 yaşındaki Aliyev, önceki gün Bakü’de düzenlenen bir törenle, ebedi aleme uğurlandı.
Aliyev, Suret Hüseyinov’un Haziran 1993’te ayaklanması sonrası Ebulfez Elçibey’in cumhurbaşkanlığı görevini bırakmasının ardından, Azerbaycan’ın yeni cumhurbaşkanı olmuştu. İki dönem görevde kalan Aliyev, bir süre önce yapılan seçimlerle görevi oğlu İlham Aliyev’e devretmişti.
Haydar Aliyev’in görevde kaldığı yaklaşık 10 yıllık süre, Azerbaycan tarihi açısından önemli bir dönem. Öyle bir dönem ki, kuruluş sancıları henüz bitmemiş, Ermeni işgali ve yol açtığı sorunlar had safhada, bölgesel sorunlar zaman zaman Azerbaycan’ı da sarsacak boyutlara tırmanıyor. Tecrübeli bir devlet adamı olan Aliyev, ilk iş olarak Ermenistan’la savaşı dondururken, Rusya ve İran’la ilişkileri iyileştirme ve geliştirme politikasını güttü.
Azerbaycan, bulunduğu konum, sahip olduğu petrol ve doğalgaz rezervleri sebebiyle, dün olduğu gibi bugün de, üzerinde her türlü oyunun oynandığı bir ülke.
Her şeye rağmen, Azerbaycan son yıllarda gerek ekonomi, gerekse siyasi ve askerî alanda ciddi adımlar attı, mesafe aldı. Aliyev’in ardından Azerbaycan’la ilgili yazılabilecek çok şey var; ama bizim konumuz ekonomi olduğu için bu konudaki gelişmelere bakmak istiyoruz.
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin son 12 yıllık geçmişinde, önemli sıçramalardan birisi Karadeniz’deki Supsa (Gürcistan) ve Novorossisk limanlarına (Rusya) açılan iki petrol boru hattının faaliyete geçmesi oldu. Türkiye’ye uzanacak Bakü–Ceyhan Boru Hattı, bütün engellemelere rağmen hayata geçmek üzere. Doğalgaz boru hattı da onun peşi sıra devreye girecek.
Şu an Azerbaycan, Sovyetler Birliği’nin dağılması ile oluşan cumhuriyetler arasında en çok yabancı yatırım çeken ülkeler arasında yer alıyor. Son 10 yılda ülkeye giren yabancı yatırım tutarı, 11 milyar dolara ulaştı. Bu yılki yatırımlar ise geçen yılın iki katı. Bugün Bakü, Kafkasya’nın kalbi, milyarlarca doların döndüğü bir merkez haline geldi.
Sovyetler’in dağılma sürecinde ve bağımsızlığın ilk yıllarında hızla küçülen Azerbaycan ekonomisi, 1997 yılından itibaren büyüme eğilimine girdi ve o günden bu yana da bu eğilim devam ediyor. Hem sanayi, hem tarım, hem de ticarette istikrarlı bir büyüme dikkati çekiyor. Petrol sektörü ekonominin motoru haline geldi. Dış ticaretteki gelişme de kayda değer boyutta. 1995’te 650 milyon doları bulmayan ihracat, 2002’de 2 milyar 170 milyon dolara çıkarak 3’e katlandı. İmzalanan onlarca petrol projesinin devreye girmesi, boru hatlarının tamamlanması ile bu rakamın kısa zamanda iki haneli milyar dolarlara çıkması bekleniyor.
İhracat, şu anda ithalatının iki katına yakın seyrediyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında rakamlar başa baş seviyesindeydi. O tarihlerde ticaretin tamamına yakını eski Sovyet cumhuriyetleri ile yapılırken, durum şimdi tam tersine dönmüş durumda.
Yüzde 2000’leri görmüş enflasyon, tek haneli rakamlara indirildi. 2002 yılı enflasyonu yüzde 2,5. Bu yıl sonunda da oranın yüzde 2,5–3 arasında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu yıl sonunda, ekonomik büyümenin yüzde 10, sanayi üretimindeki artışın yüzde 6 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Azerbaycan, ekonomik anlamda, Sovyet coğrafyasından bağımsız hale gelmeye çalışan bölge ülkelerinin en fazla mesafe almış olanı. Bununla birlikte, nüfusunun yedide biri göçmen durumunda olduğu için fakirlik sorunu henüz aşılabilmiş değil. Petrol dışı sektörlerde umulanın altında bir gelişme dikkati çekiyor.
Ama her şeye rağmen, bu şartlarda atılan adımlar hiç de küçümsenecek adımlar değil. Hem Azerbaycan hem Türkiye açısından.
Ve gelinen bu noktada, eski bir Politbüro ve KGB üyesi olan, Rusya’yı ve bölgedeki dengeleri çok iyi bilen Aliyev’in büyük payı var. Allah rahmet eylesin!
17.12.2003
|